ELEKTRİK
ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor
Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.
ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]
Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.
ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor
Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.
Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.
ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.
ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Mission to Zero™ programı
Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
ELEKTRİK
Enda Enerji, İzmir’deki kapasitesini 10 milyon dolarlık yatırımla artırıyor
Türkiye ve Avrupa’daki yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir Urla’daki Rüzgâr Enerjisi Santrali’nin (RES) kapasite artışı için 10 milyon dolarlık yatırımı hayata geçiriyor. Urla RES’te iki yeni türbinin kurulacağı yatırımın temel atma töreni gerçekleştirildi. Yatırımla santralin elektriksel kurulu gücü yaklaşık yüzde 65 artışla 13 MWe’den 21,4 MWe’ye,
mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. İki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor.
Türkiye ve Avrupa’da yenilenebilir enerji alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir’deki üretim kapasitesini artırıyor. İzmir merkezli şirket, Urla RES’in kapasitesini büyütmek amacıyla planladığı 10 milyon dolarlık yatırımın temelini attı.
Yatırım kapsamında Urla RES’e iki yeni rüzgâr türbini eklenecek. Böylece santraldeki toplam türbin sayısı 5’ten 7’ye yükselirken, elektriksel kurulu güç 13 MWe’den 21,4 MWe’ye ulaşacak. Santralin mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. Yaklaşık iki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor. Urla RES’in kurulu gücü yüzde 65 artacak.
Yeni yatırımla Urla RES’in elektriksel kurulu gücünde yaklaşık yüzde 65’lik artış sağlanacak. Kapasite artışı, Enda Enerji Holding’in mevcut santrallerinin üretim potansiyelini artırırken kaynak ve coğrafya çeşitliliğini güçlendirmeye yönelik büyüme stratejisinin de önemli adımlarından biri olacak.
Şirketin Yönetim Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen temel atma töreninde yatırımı değerlendiren Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan, Türkiye’deki mevcut üretim kapasitesini geliştirirken yurt dışındaki büyüme fırsatlarını da değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti.
“Yenilenebilir enerji ekosistemimizi daha da büyüteceğiz”
“Avrupa’daki yeni yatırımlarımız için izin süreçleri devam ederken, doğduğumuz topraklarda üretim kapasitemizi artıracak yatırımlarımızı da sürdürüyoruz” diyen Serdar Dağıstan şöyle devam etti: “Dünyada yenilenebilir enerji üretimini artırmaya yönelik çalışmalar hız kazanırken, bu yatırımla ülkemizin enerji bağımsızlığına katkıda bulunmak ve Enda Enerji’nin kaynak ve coğrafya çeşitliliğini artırmak için önemli bir adım daha atıyoruz. Şirketimizin yatırım iştahını kaynak çeşitlendirme odaklı yatırımlara yönelteceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında yeni iş birlikleriyle toplam kurulu gücümüzü artırmayı ve oluşturduğumuz yenilenebilir enerji ekosistemini daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”
Class I sınıfı saha, yatırımı destekliyor
Urla RES’in yatırım açısından öne çıkan özelliklerinden birinin de yüksek rüzgar koşullarına sahip Class I sınıfındaki sahası olduğunu söyleyen Dağıstan, “En üst rüzgâr rejimine sahip bölgeler için kullanılan bu sınıflandırma, Urla’nın rüzgâr enerjisi yatırımları açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyuyor. Bu sebeple de bu bölgede yatırım yapmak yenilenebilir enerjideki gücümüzü katlıyor” dedi.
ELEKTRİK
Beta Enerji Türkiye’nin enerji teknolojileri gücünü küresel arenada temsil edecek
Avrupa’nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji, enerji iletim ve dağıtım sektörünün uluslararası ölçekte önemli buluşmalarından Industry Navigator 2026 Conference’ta Türkiye’yi ve Türk transformatör sektörünü temsil edecek. Beta Enerji, küresel enerji dönüşümünün geleceğine yön veren sektör liderleriyle aynı platformda yer alacak.
Transformer Magazine tarafından “Sustainable Development Strategies for T&D” temasıyla 6-8 Ekim 2026 tarihlerinde Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek Industry Navigator 2026; enerji iletim ve dağıtım (T&D) sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, sürdürülebilir büyüme stratejilerini ve geleceğin enerji altyapısına yönelik ihtiyaçları gündeme taşıyacak. Beta Enerji, konferansta Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Asya ve Amerika kıtalarına uzanan ihracat deneyiminin yanı sıra mühendislik, üretim ve uluslararası proje yönetimi alanlarındaki birikimini sektörün küresel paydaşlarıyla paylaşacak. Dünya transformatör sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan etkinlikte şirket, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki üretim gücünü ve mühendislik birikimini küresel gündeme taşırken, Türk transformatör sektörünün ulaştığı yetkinlik seviyesini ve uluslararası ölçekte değer yaratma kapasitesini de ortaya koyacak.
Küresel enerji dönüşümünün yol haritası Viyana’da konuşulacak
Industry Navigator 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sektör liderlerini ve uzmanlarını bir araya getirerek ortak sorunlara kolektif çözümler geliştirilmesini hedefliyor. Konferans programında; üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik teknik ve organizasyonel yaklaşımlardan küresel ve bölgesel baskılar karşısında tedarik zincirlerinin güçlendirilmesine, yeni şebeke ihtiyaçlarına yönelik teknolojilerin geliştirilmesinden sürdürülebilir üretim modellerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek birçok başlık ele alınacak. Yapay zeka, dijital izleme, akıllı şebeke teknolojileri, döngüsel tasarım, sürdürülebilir malzeme kullanımı, yatırım planlaması ve stratejik iş gücü yönetimi de konferansın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alacak.
Beta Enerji Türk transformatör sektörünün gücünü dünya sahnesine taşıyacak
Beta Enerji, konferansta “Kontrolü Kaybetmeden Büyümek: Transformatör Sektöründe Stratejik Bir Yetkinlik Olarak Proje Yönetimi” başlıklı sunumuyla da sektör temsilcilerine seslenecek. Beta Enerji Proje Yönetim Müdürü Mustafa Çakmaz tarafından gerçekleştirilecek sunumda, transformatör sektörünün şebeke yatırımları, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve artan kapasite ihtiyacıyla birlikte girdiği hızlı büyüme dönemi proje yönetimi perspektifinden değerlendirilecek.
Beta Enerji, uluslararası projelerde edindiği deneyimden hareketle, sektörün hızlı büyüme sürecinde karşı karşıya olduğu ortak konulara Türkiye’den bir perspektif sunacak. Artan üretim kapasitesiyle birlikte büyüyen proje hacmi, teknik karmaşıklık, müşteri beklentileri ve tedarik zinciri yönetimi gibi kritik başlıkların ele alınacağı sunumda, sürdürülebilir büyüme için etkin proje yönetiminin, güçlü koordinasyonun ve kontrollü büyümenin önemi vurgulanacak.
Farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği projelerden edindiği deneyimi sektörün uluslararası temsilcileriyle paylaşacak olan Beta Enerji, Türk transformatör sektörünün bilgi birikimini ve proje yönetimi yetkinliğini küresel sektör diyaloğuna taşıyarak, geleceğin enerji altyapısına yönelik uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına Türkiye’den katkı sunacak.
ELEKTRİK
IC Holding’den IC Enterra’nın büyüme hedeflerine güçlü destek
IC Holding, 1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan, yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki yüzde 4,5 seviyesindeki payını, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 10’a kadar artırabilecek. Alımların kapsamı ve zamanlaması; Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra hisseleri üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek. Bu adımla, IC Enterra’nın 2027 yılında üç yeni projede yatırıma başlamayı planladığı büyüme programına uzun vadeli destek sağlanması hedefleniyor. Türkiye’de 10 yenilenebilir enerji santrali bulunan IC Enterra, yurt içi ve yurt dışında geliştirdiği yeni projelerle, kurulu gücünü önümüzdeki beş yıl içinde 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.
IC Holding, enerji alanındaki büyüme vizyonunu, grubun yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın yeni yatırım programına verdiği destekle güçlendiriyor. Bu doğrultuda Holding, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşullarını dikkate alarak, IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki payını yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 10’a kadar artırabilmesine imkan sağlayan bir pay alım kararı aldı. Yüzde 10 oranı, piyasa koşullarına bağlı olarak gerçekleştirilebilecek alımlar için belirlenen üst sınırı ifade ederken, alımların kapsamı ve zamanlaması Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra payları üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek.
“IC Enterra’nın uzun vadeli değerine güveniyoruz”
Yenilenebilir enerjinin IC Holding’in uzun vadeli büyüme vizyonunda stratejik bir yere sahip olduğunu belirten IC Holding CEO’su Can Çaka, şunları söyledi: “IC Enterra’nın ana hissedarı olarak şirketin gelecek dönem hedeflerini destekleyecek finansal kapasiteye ve kararlılığa sahibiz. IC Enterra’nın uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyduğumuz güven doğrultusunda, önümüzdeki dönemde alımlarımızı sürdürebilecek ve halka açık hisselerdeki payımızı yüzde 10’a kadar yükseltebileceğiz. IC Enterra’nın yeni yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle yaratacağı değeri desteklemeye devam edeceğiz.”
IC Enterra 2027 yılında üç projede yatırıma başlayacak
1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 10 yenilenebilir enerji santraliyle yaklaşık 500 MW kurulu güce sahip olan IC Enterra, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Şirket, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı RES portföyünde yer alan projelerin tamamında ÇED süreçlerini sonuçlandırdı. Depolamalı GES projeleriyle birlikte yaklaşık 500 MW’a ulaşan yeni yatırım portföyünün lisans süreçlerini 2027 yılı içinde tamamlamayı planlayan IC Enterra, aynı yıl üç projede yatırıma başlamayı hedefliyor. Türkiye’deki yatırımlarının yanı sıra yurtdışında geliştirdiği projelerle üretim portföyünü uluslararası ölçekte de büyüten şirket, önümüzdeki beş yıl içinde toplam kurulu gücünü 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.
