PETROL
Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu: “Ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz”
Türkiye’nin öncü enerji altyapı grubu Petrol Ofisi’nin tüm paydaşlarıyla bu topraklara değer kattığını söyleyen Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu, akaryakıt ve madeni yağ pazarlarındaki geleneksel liderliklerini korurken güçlü adımlarla büyümeye ve yatırım yapmaya devam edeceklerini açıkladı.
Küresel çapta yaşanan tüm zorluklara karşın Petrol Ofisi Grubu olarak yoğun bir şekilde yeniliklere imza attıklarını belirten Petrol Ofisi Perakende Direktörü Yiğit Meral ise sektörün tüm paydaşlarının yanı sıra binlerce bayinin de katıldığı fuarda Petrol Ofisi standına gösterilen yoğun ilgiye dikkat çekti.
16. Uluslararası Petrol, LPG, Madeni Yağ, Ekipman, İstasyon Market Ürünleri ve Teknoloji Fuarı Petroleum Istanbul 2022, 16 – 18 Mart tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Gas & Power Network, 5. Elektrik, Doğal Gaz ve Alternatif Enerji, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenen Petroleum Istanbul 2023’te 3 gün boyunca sektörün önde gelen uzman ve üst düzey konukları sunumlar ve katıldıkları panellerde önemli bilgiler paylaştı.
22 ülkeden binin üzerinde markanın ve binlerce kişinin ziyaret ettiği fuarda Türkiye akaryakıt ile madeni yağlar ve kimyasallar sektörlerinin geleneksel lideri Petrol Ofisi Grubu da hem katılımcı hem de destekçi olarak bu önemli buluşmada yer aldı.
“Türkiye’nin akaryakıt ve madeni yağ pazarlarının geleneksel lideriyiz”
Enerji sektörünü uluslararası pazarlarla buluşturan Petroleum Istanbul’un sektörün ortak bilgi paylaşım platformu olma misyonunu başarıyla üstlendiğini söyleyen Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu, “Petrol Ofisi Grubu olarak, çok katmanlı ekosistemimizdeki tüm paydaşlarımızla bu topraklara değer katıyoruz. 200 milyar TL’yi bulan ciromuzla ülkemizin en büyük özel şirketlerinden biriyiz. Ayrıca, Türkiye’nin akaryakıt ve madeni yağ pazarlarının geleneksel lideriyiz. 4 kıtada 33 ülkeye madeni yağ ihracatı yapan, teknoloji ihraç eden bölgesel bir güç konumundayız. Akaryakıt ve madeni yağ pazarlarındaki geleneksel liderliğimizi korurken attığımız her adımda ülkemizin enerji koridoru konumunu güçlendirecek altyapı ve yenilikçi teknolojilere yatırım yapmaya, yarattığımız ölçek ekonomisi ile ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katma değer sağlayacak girişimler yaratmaya devam ediyoruz.” dedi.
“Deprem felaketinin yaralarını sarmak öncelikli gündem maddelerimiz arasında”
6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketinden etkilenen bölgelerdeki yaraları sarabilmek ve ihtiyaçları karşılayabilmek adına vatandaşların yanında yer aldıklarını da söyleyen Abbasoğlu, gerçekleştirdikleri seferberlik hakkında şu bilgileri paylaştı: “Kamu, sivil toplum ve özel sektör paydaşlarımızla birlikte, deprem felaketinin yaralarını sarmak bu yılki öncelikli gündem maddelerimiz arasında bulunuyor. Nitekim deprem felaketinin ilk gününden bu yana yaptığımız destekler kapsamında bölgeye 100 milyon TL’lik kaynak aktardık. Bu çerçevede 5 milyon litrelik akaryakıtı afet bölgesinde yer alan 10 ildeki istasyonlarımızın otomasyon sistemi ile kademeli olarak AFAD’ın bilabedel kullanımına sunduk. Bölgedeki AFAD araçlarına ve AFAD’ın yönlendirdiği kurum ve kuruluşlara istasyonları ve mobil ikmal noktaları ile yakıt ikmali yaptık. 40 bin litrelik mobil konteyner tankını afet bölgesine indirerek AFAD’ın hizmetine sunduk. Bilabedel yardımlarımız dışında valilikler ve kaymakamlıkların koordinasyonunda, onların yönlendirdiği lokasyonlara mobil ikmal noktaları ile kesintisiz enerji de sağlıyoruz. Mersin ve İskenderun terminallerini besleyebilmek amacıyla toplam 8 aracımızı terminaller arası taşımayı sağlamak üzere yönlendirdik. Bugüne kadar afet bölgesine 2.858 tankerimizle 64 milyon litreden fazla yakıt ikmali gerçekleştirdik. Bölgedeki yardım uçakları trafiğinin sorunsuz ilerlemesi için toplam 720 yardım uçağına 6.550.000 litre yakıt ikmali yaptık. 4 adet gezici tankerimizi havaalanı tadilatı ve diğer destek işlerinde kullanılmak üzere bölgeye taşıdık. Bölgede zarar gören yolların onarımı adına Karayolları Genel Müdürlüğü araçları ile bölgenin asayişi için kritik bir sorumluluğa sahip Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı araçlarına kesintisiz yakıt ikmali yapıyoruz. Terminallerinden deniz yolu ile akaryakıt tedarik operasyonu kapsamında gemilerimizi sürekli teyakkuz halinde tutuyoruz.”
“Ürün ve hizmetlerimiz yoğun ilgi gördü”
Petroleum Istanbul’un enerji dünyasındaki tüm paydaşları bir araya getirmesi açısından son derece değerli bir platform olduğunu söyleyen Petrol Ofisi Perakende Direktörü Yiğit Meral ise, “Küresel çapta yaşanan tüm zorluklara karşın Petrol Ofisi Grubu olarak ülkemizde yine yoğun bir şekilde yeniliklere imza atmaya, birçok ‘en’i gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Elde ettiğimiz başarıların ardında ise bayilerimiz ile kurdumuz güçlü bir sinerji var. Sürekli sahada, bayilerimizle bir arada olan bir ekibiz. Bu nedenle Petroleum Istanbul’da 500’ü aşkın bayimiz ve potansiyel bayilerimizle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmak bizim için çok kıymetliydi. Bu platformun ulusal, bölgesel ve uluslararası alanda önemli iş birliklere zemin hazırlaması da sadece sektörümüz için değil ülkemiz için de önemli fırsatları ortaya çıkarıyor. Petrol Ofisi Grubu olarak bu önemli buluşmada sektörün değerli isimleriyle bir araya gelmekten mutluluk duyuyoruz.” açıklamasında bulundu.
Fuarda Petrol Ofisi Grubu standına gösterilen ilgiye de değinen Meral, “Sektörün tüm paydaşlarının yanı sıra binlerce bayinin de katıldığı fuarda yine yoğun ilginin odağında yer aldık. MarketPlus konseptimiz ve özgün lezzetler sunduğumuz Kap Bi’ Tat ve Kap Bi’ Tat Fırından markalarımızın yanı sıra Tchibo, Western Union, Hepsimat gibi alanlarında öne çıkan markalarla geliştirdiğimiz iş birliklerimiz, yenilenen formülüyle Maxima Motor Yağlarımız ziyaretçilerimizin en çok ilgilendiği konu, ürün ve hizmetlerimiz arasında yer aldı. Ayrıca, elektrikli araçlar için özel geliştirdiğimiz e-POwer ve istasyonlarımıza kurduğumuz güneş panelleri projemiz s-POwer markamızı da fuarda sergiledik.” dedi.
PETROL
SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.
Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.
61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.
Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
-
Blog2 hafta önceZambiya’da Afrika güneşini enerjiye dönüştürecek yatırım
-
ELEKTRİK3 gün önceEksim Holding CMO’su Ahmet Yaman: “Marka Yönetiminde Önceliğimiz İnsanla Güçlü Bağ Kurmak”
-
Nükleer Enerji3 gün önceAKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NDE TEKNİK SU TEMİNİ SİSTEMİ’NİN KİLİT AŞAMASI TAMAMLANDI
-
PETROL3 gün önceSOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
