ELEKTRİK
352 PROJELİK DENEYİM YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYUYOR
Türkiye’nin enerji dönüşümü yalnızca yeni santrallerin kurulmasıyla değil, bu yatırımların doğru planlanması ve tüm izin süreçlerinin eksiksiz yönetilmesiyle mümkün oluyor. Bir rüzgâr ya da güneş enerjisi yatırımının hayata geçebilmesi için şehir planlamasından harita çalışmalarına, çevresel değerlendirmelerden kamulaştırmaya, orman izinlerinden imar süreçlerine kadar onlarca teknik aşamanın birbiriyle uyum içinde ilerlemesi gerekiyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye’de üretim lisansı sahibi 348 rüzgâr enerji santrali bulunurken, ARI-ES Enerji bu santrallerin 124’ünde görev aldı. Önlisans aşamasındaki projelerle birlikte şirketin rüzgâr enerjisi referansı 162 projeye ulaşarak, bu alanda önemli bir mühendislik ve proje geliştirme deneyimi oluşturdu. Güneş enerjisinde üretim lisanslı ve önlisanslı 37 projede yer alan şirket, rüzgâr lisanslarına derç edilen 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. EPDK kayıtlarındaki lisanslı ve önlisanslı 218 projenin yanı sıra lisanssız üretim, proje geliştirme ve diğer kaynak yatırımlarıyla birlikte şirketin toplam referansı 352 projeye ve 16.211,29 MW’a ulaşıyor.
YATIRIMLARIN BAŞARISI SADECE SAHADA DEĞİL, MASADA BAŞLIYOR
Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreç, saha seçimiyle birlikte proje geliştirme aşamasında başlıyor; bu aşamada atılan adımlar yatırımın en kritik belirleyicilerinden birini oluşturuyor. Kurum görüşlerinin alınması, imar planlarının hazırlanması, halihazır haritaların oluşturulması, ÇED ve ESIA süreçlerinin yürütülmesi, kamulaştırma işlemleri, yol projeleri ile orman izinlerinin tamamlanması; yatırımın zamanında başlayabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
İzmir merkezli ARI-ES Enerji, yaklaşık 40 kişilik uzman kadrosuyla ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleri altında şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği disiplinlerini tek çatı altında buluşturuyor; bu disiplinlerin her birinde mesleki yeterlik belgesi ve büro tesciline sahip. Şirket, yatırımlara proje geliştirme aşamasından itibaren eşlik ediyor; önlisanslı, üretim lisanslı ve lisanssız projelerin tamamında hizmet veriyor. Kurum görüşlerinin alınmasından imar planlarının hazırlanmasına, halihazır harita üretiminden yol projelerine, mülkiyet edinimi ve kamulaştırmadan orman ön izinleri, kesin izinler ile ÇED ve ESIA süreçlerine kadar yatırımın ihtiyaç duyduğu jeolojik ve jeoteknik etütler dışındaki tüm aşamaları, proje geliştirmeden inşaata başlanmasına kadar kendi bünyesinde (in-house) yürütüyor. Geliştirdiği proje takip sistemiyle de her yatırımın izin ve ruhsat takvimini anlık izleyerek süreçlerin koordinasyonunu tek merkezden sağlıyor.
30 YILA YAKLAŞAN MÜHENDİSLİK BİRİKİMİ
Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında bu alana odaklanan yapısıyla yeniden kurulmuş ve o tarihten bu yana yalnızca yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Bugün şehir planlama, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve orman mühendisliği disiplinlerini aynı yapı altında buluşturan şirket; lisanslı ve önlisanslı rüzgâr ile güneş enerjisi projelerinin yanı sıra hibrit, lisanssız, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında da hizmet veriyor. Şirketin en güçlü olduğu alanlardan biri, arazi projeleri ile lisanssız rüzgâr ve güneş projelerinin geliştirme aşamasından itibaren yürütülmesi: proje geliştirme aşamasında 68 rüzgâr projesinde 5.313,58 MW’lık çalışma yürüten şirket, 52 lisanssız rüzgâr ve güneş projesi (352,16 MW) ile rüzgâr santrallerine bütünleşik 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. Bugüne kadar görev aldığı 352 proje ve 16.211,29 MW’lık referans portföyü, şirketi sektörün önemli proje geliştirme ve mühendislik kuruluşlarından biri haline getiriyor.
HER YATIRIM, FARKLI DİSİPLİNLERİN AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR
Yenilenebilir enerji yatırımlarında başarının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, yatırımın her aşamasının doğru planlanmasıyla mümkün olduğuna dikkat çeken ARI-ES Enerji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Enerji dönüşümünün görünür yüzünü rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri oluşturuyor. Ancak bu yatırımların arkasında uzun bir planlama, mühendislik ve izin süreci bulunuyor. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının zamanında hayata geçirilebilmesi için teknik uzmanlık kadar disiplinler arası koordinasyon da büyük önem taşıyor. ARI-ES Enerji olarak yaklaşık otuz yıla dayanan mühendislik birikimimizle yatırımın fikir aşamasından inşaat başlangıcına kadar tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz” açıklamalarında bulundu.
ELEKTRİK
Enda Enerji, İzmir’deki kapasitesini 10 milyon dolarlık yatırımla artırıyor
Türkiye ve Avrupa’daki yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir Urla’daki Rüzgâr Enerjisi Santrali’nin (RES) kapasite artışı için 10 milyon dolarlık yatırımı hayata geçiriyor. Urla RES’te iki yeni türbinin kurulacağı yatırımın temel atma töreni gerçekleştirildi. Yatırımla santralin elektriksel kurulu gücü yaklaşık yüzde 65 artışla 13 MWe’den 21,4 MWe’ye,
mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. İki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor.
Türkiye ve Avrupa’da yenilenebilir enerji alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir’deki üretim kapasitesini artırıyor. İzmir merkezli şirket, Urla RES’in kapasitesini büyütmek amacıyla planladığı 10 milyon dolarlık yatırımın temelini attı.
Yatırım kapsamında Urla RES’e iki yeni rüzgâr türbini eklenecek. Böylece santraldeki toplam türbin sayısı 5’ten 7’ye yükselirken, elektriksel kurulu güç 13 MWe’den 21,4 MWe’ye ulaşacak. Santralin mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. Yaklaşık iki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor. Urla RES’in kurulu gücü yüzde 65 artacak.
Yeni yatırımla Urla RES’in elektriksel kurulu gücünde yaklaşık yüzde 65’lik artış sağlanacak. Kapasite artışı, Enda Enerji Holding’in mevcut santrallerinin üretim potansiyelini artırırken kaynak ve coğrafya çeşitliliğini güçlendirmeye yönelik büyüme stratejisinin de önemli adımlarından biri olacak.
Şirketin Yönetim Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen temel atma töreninde yatırımı değerlendiren Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan, Türkiye’deki mevcut üretim kapasitesini geliştirirken yurt dışındaki büyüme fırsatlarını da değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti.
“Yenilenebilir enerji ekosistemimizi daha da büyüteceğiz”
“Avrupa’daki yeni yatırımlarımız için izin süreçleri devam ederken, doğduğumuz topraklarda üretim kapasitemizi artıracak yatırımlarımızı da sürdürüyoruz” diyen Serdar Dağıstan şöyle devam etti: “Dünyada yenilenebilir enerji üretimini artırmaya yönelik çalışmalar hız kazanırken, bu yatırımla ülkemizin enerji bağımsızlığına katkıda bulunmak ve Enda Enerji’nin kaynak ve coğrafya çeşitliliğini artırmak için önemli bir adım daha atıyoruz. Şirketimizin yatırım iştahını kaynak çeşitlendirme odaklı yatırımlara yönelteceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında yeni iş birlikleriyle toplam kurulu gücümüzü artırmayı ve oluşturduğumuz yenilenebilir enerji ekosistemini daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”
Class I sınıfı saha, yatırımı destekliyor
Urla RES’in yatırım açısından öne çıkan özelliklerinden birinin de yüksek rüzgar koşullarına sahip Class I sınıfındaki sahası olduğunu söyleyen Dağıstan, “En üst rüzgâr rejimine sahip bölgeler için kullanılan bu sınıflandırma, Urla’nın rüzgâr enerjisi yatırımları açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyuyor. Bu sebeple de bu bölgede yatırım yapmak yenilenebilir enerjideki gücümüzü katlıyor” dedi.
ELEKTRİK
Beta Enerji Türkiye’nin enerji teknolojileri gücünü küresel arenada temsil edecek
Avrupa’nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji, enerji iletim ve dağıtım sektörünün uluslararası ölçekte önemli buluşmalarından Industry Navigator 2026 Conference’ta Türkiye’yi ve Türk transformatör sektörünü temsil edecek. Beta Enerji, küresel enerji dönüşümünün geleceğine yön veren sektör liderleriyle aynı platformda yer alacak.
Transformer Magazine tarafından “Sustainable Development Strategies for T&D” temasıyla 6-8 Ekim 2026 tarihlerinde Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek Industry Navigator 2026; enerji iletim ve dağıtım (T&D) sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, sürdürülebilir büyüme stratejilerini ve geleceğin enerji altyapısına yönelik ihtiyaçları gündeme taşıyacak. Beta Enerji, konferansta Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Asya ve Amerika kıtalarına uzanan ihracat deneyiminin yanı sıra mühendislik, üretim ve uluslararası proje yönetimi alanlarındaki birikimini sektörün küresel paydaşlarıyla paylaşacak. Dünya transformatör sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan etkinlikte şirket, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki üretim gücünü ve mühendislik birikimini küresel gündeme taşırken, Türk transformatör sektörünün ulaştığı yetkinlik seviyesini ve uluslararası ölçekte değer yaratma kapasitesini de ortaya koyacak.
Küresel enerji dönüşümünün yol haritası Viyana’da konuşulacak
Industry Navigator 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sektör liderlerini ve uzmanlarını bir araya getirerek ortak sorunlara kolektif çözümler geliştirilmesini hedefliyor. Konferans programında; üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik teknik ve organizasyonel yaklaşımlardan küresel ve bölgesel baskılar karşısında tedarik zincirlerinin güçlendirilmesine, yeni şebeke ihtiyaçlarına yönelik teknolojilerin geliştirilmesinden sürdürülebilir üretim modellerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek birçok başlık ele alınacak. Yapay zeka, dijital izleme, akıllı şebeke teknolojileri, döngüsel tasarım, sürdürülebilir malzeme kullanımı, yatırım planlaması ve stratejik iş gücü yönetimi de konferansın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alacak.
Beta Enerji Türk transformatör sektörünün gücünü dünya sahnesine taşıyacak
Beta Enerji, konferansta “Kontrolü Kaybetmeden Büyümek: Transformatör Sektöründe Stratejik Bir Yetkinlik Olarak Proje Yönetimi” başlıklı sunumuyla da sektör temsilcilerine seslenecek. Beta Enerji Proje Yönetim Müdürü Mustafa Çakmaz tarafından gerçekleştirilecek sunumda, transformatör sektörünün şebeke yatırımları, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve artan kapasite ihtiyacıyla birlikte girdiği hızlı büyüme dönemi proje yönetimi perspektifinden değerlendirilecek.
Beta Enerji, uluslararası projelerde edindiği deneyimden hareketle, sektörün hızlı büyüme sürecinde karşı karşıya olduğu ortak konulara Türkiye’den bir perspektif sunacak. Artan üretim kapasitesiyle birlikte büyüyen proje hacmi, teknik karmaşıklık, müşteri beklentileri ve tedarik zinciri yönetimi gibi kritik başlıkların ele alınacağı sunumda, sürdürülebilir büyüme için etkin proje yönetiminin, güçlü koordinasyonun ve kontrollü büyümenin önemi vurgulanacak.
Farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği projelerden edindiği deneyimi sektörün uluslararası temsilcileriyle paylaşacak olan Beta Enerji, Türk transformatör sektörünün bilgi birikimini ve proje yönetimi yetkinliğini küresel sektör diyaloğuna taşıyarak, geleceğin enerji altyapısına yönelik uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına Türkiye’den katkı sunacak.
ELEKTRİK
IC Holding’den IC Enterra’nın büyüme hedeflerine güçlü destek
IC Holding, 1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan, yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki yüzde 4,5 seviyesindeki payını, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 10’a kadar artırabilecek. Alımların kapsamı ve zamanlaması; Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra hisseleri üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek. Bu adımla, IC Enterra’nın 2027 yılında üç yeni projede yatırıma başlamayı planladığı büyüme programına uzun vadeli destek sağlanması hedefleniyor. Türkiye’de 10 yenilenebilir enerji santrali bulunan IC Enterra, yurt içi ve yurt dışında geliştirdiği yeni projelerle, kurulu gücünü önümüzdeki beş yıl içinde 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.
IC Holding, enerji alanındaki büyüme vizyonunu, grubun yenilenebilir enerji şirketi IC Enterra’nın yeni yatırım programına verdiği destekle güçlendiriyor. Bu doğrultuda Holding, sermaye piyasalarındaki gelişmeler ve piyasa koşullarını dikkate alarak, IC Enterra’nın halka açık hisselerindeki payını yüzde 4,5 seviyesinden yüzde 10’a kadar artırabilmesine imkan sağlayan bir pay alım kararı aldı. Yüzde 10 oranı, piyasa koşullarına bağlı olarak gerçekleştirilebilecek alımlar için belirlenen üst sınırı ifade ederken, alımların kapsamı ve zamanlaması Holding kaynaklarının etkin kullanımı, piyasa koşullarının IC Enterra payları üzerindeki etkileri ve pay sahiplerinin uzun vadeli menfaatleri gözetilerek belirlenecek.
“IC Enterra’nın uzun vadeli değerine güveniyoruz”
Yenilenebilir enerjinin IC Holding’in uzun vadeli büyüme vizyonunda stratejik bir yere sahip olduğunu belirten IC Holding CEO’su Can Çaka, şunları söyledi: “IC Enterra’nın ana hissedarı olarak şirketin gelecek dönem hedeflerini destekleyecek finansal kapasiteye ve kararlılığa sahibiz. IC Enterra’nın uzun vadeli değer yaratma potansiyeline duyduğumuz güven doğrultusunda, önümüzdeki dönemde alımlarımızı sürdürebilecek ve halka açık hisselerdeki payımızı yüzde 10’a kadar yükseltebileceğiz. IC Enterra’nın yeni yatırımlar ve artan üretim kapasitesiyle yaratacağı değeri desteklemeye devam edeceğiz.”
IC Enterra 2027 yılında üç projede yatırıma başlayacak
1 Ekim itibarıyla BIST 100 Endeksi’nde yer alan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren 10 yenilenebilir enerji santraliyle yaklaşık 500 MW kurulu güce sahip olan IC Enterra, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Şirket, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı RES portföyünde yer alan projelerin tamamında ÇED süreçlerini sonuçlandırdı. Depolamalı GES projeleriyle birlikte yaklaşık 500 MW’a ulaşan yeni yatırım portföyünün lisans süreçlerini 2027 yılı içinde tamamlamayı planlayan IC Enterra, aynı yıl üç projede yatırıma başlamayı hedefliyor. Türkiye’deki yatırımlarının yanı sıra yurtdışında geliştirdiği projelerle üretim portföyünü uluslararası ölçekte de büyüten şirket, önümüzdeki beş yıl içinde toplam kurulu gücünü 1.000 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.
