Nükleer Enerji
BELARUS NGS’NİN 2’NCİ ÜNİTESİ’NDE DEVREYE ALMA AŞAMASI BAŞLADI
Belarus Cumhuriyeti Acil Durumlar Bakanlığı Nükleer ve Radyasyon Güvenliği Departmanı Gosatomnadzor, genel tasarımcılığını ve genel yükleniciliğini Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mühendislik Bölümü ASE A.Ş’nin yaptığı Belarus Nükleer Güç Santrali’nin 2’nci Ünitesi’nin devreye alma aşamasının başlatılması için onay verdi.
Alınan izin, santralin gücünde nominal gücünün %40’ına kadar kademeli olarak artırılmasını sağlıyor. ASE A.Ş Direktör Yardımcısı ve Belarus NGS İnşaat Projesi Direktörü Vitaly Polyanin, konuya ilişkin açıklamasında, “B aşamasının (devreye alma) uygulanması için verilen izin, santralin 2’nci Ünitesi’nin tüm nötron-fiziksel özelliklerinin tasarım özelliklerine uygun olduğunu ve reaktör nötron akışı güç izleme ve kontrol sistemlerinin verimli ve güvenilir bir şekilde çalıştığını kanıtlamaktadır. Reaktörün gücü nominal kapasitesinin %40’ına ulaştığında, uzmanlar türbin ünitesinin deneme çalıştırmasını ve yüksüz çalışma testini gerçekleştirecek. Ardından ünite şebekeye bağlanacak ve Belarus’un ulusal şebekesine elektrik verilecek” dedi.
Rus teknolojileriyle yurtdışında inşa edilen en yeni 3+ nesil ilk nükleer güç santrali olan Belarus NGS’nin 2’nci Ünitesi, 10 Haziran 2021 tarihinde ticari işletme için devralındı. Ünitenin ürettiği enerjinin ülkenin yıllık enerji dengesindeki payı yaklaşık %20. Belarus NGS’nin 2’nci Ünitesi’nin işletimi için kabulün 2023 sonbaharında yapılması planlanıyor.
Belarus NGS güç ünitelerinin inşası, Birlik Devleti’nde enerjiyle ilgili en büyük proje ve önemli alanları kapsayan ve devletlerin enerji güvenliğini sağlayan Rusya-Belarus etkileşiminin temeli haline geldi. Rusya ve Belarus’tan ilgili kurumların iş birliğinde kazanılan deneyim, nükleer tıp, katkı ve dijital teknolojiler de dahil olmak üzere ülke ekonomisinin çeşitli alanlarında yeni faaliyetler geliştirmeye başlanmasına ve bunların tamamen yeni bir düzeye getirilmesine olanak sağladı.
Toplam 2400 MW kapasiteli iki VVER-1200 reaktörüne sahip Belarus NGS, Belarus’un Ostrovets kentinde inşa ediliyor. Belarus’taki ilk nükleer santral için uluslararası yasalara ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) güvenlik gerekliliklerine tam olarak uyan Rus 3+ Nesil tasarımı seçildi. 10 Haziran 2021 tarihinde, Rus teknolojileri ile yurtdışında inşa edilen en yeni 3+ neslinin ilk nükleer tesisi olan Belarus NGS’nin 1’inci Ünitesi ticari işletme için devralındı.
Rosatom, küresel bir lider ve dünyada nükleer enerji santrallerinin tam ölçekli üretimini yurtdışında gerçekleştiren tek şirket olarak tanınıyor. Dünya genelinde 80’i VVER reaktörleriyle donatılmış güç üniteleri olmak üzere toplam 106 Rus tasarımı nükleer güç santrali inşa edildi. Halihazırda Rosatom’un uluslararası sipariş portföyünde, 11 ülkede farklı yapım aşamalarında olan VVER reaktörleri ile donatılmış 34 ünite bulunuyor.
Rusya, dost ülkelerle iş birliğine odaklanarak uluslararası ticari ve ekonomik ilişkilerini sürekli olarak geliştiriyor. Dış kısıtlamalara rağmen, enerji sektöründeki büyük uluslararası projelerin uygulanmasına devam ediliyor. Rosatom ve işletmeleri bu çalışmalarda aktif rol alıyor.
Nükleer Enerji
ROSATOM, RITM-200 REAKTÖR TESİSİNE EKİPMAN ÜRETECEK 3D BASKI TEKNOLOJİSİNİ TANITTI
Reaktör ünitesinin ilk bileşeninin katmanlı üretim kullanılarak üretilmesi, RITM-200 için daha karmaşık bileşenlerin üretimindeki deneyimin tekrarlanmasına olanak tanıyacak
Rosatom Makine Mühendisliği Bölümü Afrikantov Deneysel Makine Mühendisliği Tasarım Bürosu (OKBM) RITM-200 reaktör tesisi için yerli bir 3D yazıcı kullanarak ekipman bileşenleri üretme izni aldı. Katmanlı teknolojiler kullanılarak üretilen ilk bileşen, bir nükleer güç santralindeki pompa ekipmanının bileşeni olan terminal kutusu oldu.
Prototipler, ana malzeme bilimi kuruluşuyla kararlaştırılan program ve test metodolojisine uygun olarak kapsamlı bir çalışma yelpazesinden geçti ve tesisinin bileşenlerinin üretiminde 3D baskı yönteminin kullanılabileceğini doğruladı. Ayrıca, düzenleyici belgeler hazırlanıp onaylandı ve Rusya Gemi Sicil Müdürlüğünden ilk sertifika da alındı. Bu projenin hayata geçirilmesi, katmanlı teknolojileri kullanarak reaktör ekipmanı bileşenlerinin üretiminde deneyim kazanmayı, bu yönde düzenleyici belgeler geliştirmeyi ve RITM-200 için bir 3D yazıcıda daha karmaşık ve güvenilir ürünler üretmeyi mümkün kıldı.
Afrikantov OKBM Baş Teknoloji Sorumlusu Yuri Vytnov konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Katmanlı teknolojiler kullanılarak üretilen RITM-200 reaktör tesisinin ilk bileşeni için düzenleyici belgelerin alınması, gelecekte 3D baskı teknolojisinin deniz nükleer güç santralleri için çeşitli ekipmanların yanı sıra diğer tip ve amaçlara yönelik nükleer endüstri ekipmanlarının üretilmesinde kullanılmasını mümkün kılıyor” dedi.
Rosatom Yakıt Bölümü Katkı Maddesi Teknolojileri İş Birimi Müdürü Ilya Kavelashvili ise RITM-200 için bileşen üretiminde katkı maddesi teknolojilerinin kullanılmasının Rus endüstrisinin yüksek teknolojik hazırlığını gösterdiğini belirterek, “3D baskının kullanımı tasarım ve üretim için yeni fırsatlar sunuyor. Optimize edilmiş geometriye ve geliştirilmiş özelliklere sahip parçalar üretmek mümkün. Bu, ekipmanın verimliliğini ve güvenilirliğini artırmanın yanı sıra ağırlığını ve maliyetini de azaltmayı mümkün kılıyor” diye konuştu.
Rus nükleer endüstrisinde reaktör ünitelerinin bileşenleri ilk kez 3D yazıcıda üretildi. Bu teknoloji, öncesinde tezgah ekipmanları, proses takımları ve prototip modeller için parça üretiminde kullanılıyordu. Endüstride katmanlı üretim teknolojilerinin kullanımı, ürünlerin kullanım ömrünü uzatmayı, ekonomik verimliliği artırmayı ve işçilik maliyetlerini düşürmeyi mümkün kılıyor.
Nükleer Enerji
Bayraktar: “2050’ye kadar 20 gigavat nükleer kurulu güç hedefliyoruz”
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünya genelinde hızla ilerleyen elektrifikasyon sürecine dikkat çekerek, Türkiye’nin bu dönüşümü nükleer enerji merkezli ve tüm kaynakları kapsayan bir stratejiyle yöneteceğini söyledi.
Bayraktar, Moskova’da düzenlenen Rusya Enerji Haftası kapsamında “Nükleer Enerji: İklimi Koruyan, Ulusları Buluşturan, İnsanlığa Yön Veren Güç” başlıklı panelde konuştu.
Türkiye’nin elektrik talebinin önümüzdeki 30 yılda üç katına çıkacağını belirten Bayraktar, “Bugün 350 teravatsaat olan yıllık tüketim, 2055’te 1000 teravatsaatin üzerine çıkacak. Bu artışı yönetebilmek için kaynak çeşitliliğine dayalı bir enerji politikası izlememiz gerekiyor.” dedi.
“Tüm kaynakları kapsayan bir enerji politikası geliştiriyoruz. Ancak aynı zamanda bir iklim hedefimiz var. Türkiye, 2053’te karbon nötr bir ekonomi olacak.”
Bayraktar, bu kapsamda yenilenebilir enerji, fosil yakıtlar ve nükleer teknolojilerin dengeli biçimde kullanılacağını belirterek, sürecin piyasa dinamikleriyle uyumlu ve sürdürülebilir biçimde yürütüleceğini vurguladı.
Nükleer enerji stratejinin merkezinde yer alıyor
Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye’nin enerji stratejisinde kilit rol oynadığını belirterek, “Nükleer enerji temiz, sürdürülebilir ve kesintisiz üretim sağlayan bir kaynak. Hedefimiz iddialı; 2050’ye kadar 20 gigavatlık nükleer kurulu güç oluşturmak.” ifadelerini kullandı.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS)’ndeki dört reaktörün inşasının sürdüğünü, Karadeniz ve Trakya bölgelerinde sekiz yeni büyük ölçekli reaktör planlandığını belirten Bayraktar, ayrıca en az 5 gigavat küçük modüler reaktör (SMR) kurulumunun hedeflendiğini söyledi.
“Bu yatırımlarla Türkiye, 2050’li yıllarda elektrik ihtiyacının en az yüzde 15’ini nükleer enerjiden karşılayacak. Bu, arz güvenliği ve rekabetçilik açısından kritik bir adım.”
Bayraktar, Rosatom’un Türkiye’nin nükleer hedeflerini desteklediğini, Akkuyu projesindeki yerlileşme oranının yüzde 50’nin üzerine çıktığını ifade etti. “Bu deneyim, Türkiye’nin ikinci ve üçüncü nükleer santrallerini daha hızlı inşa etmesini sağlayacak.” dedi.
Eğitim, teknoloji ve araştırma yatırımları artıyor
Bayraktar, nükleer enerji hedeflerinin hayata geçirilmesi için nitelikli insan kaynağının önemine vurgu yaptı:
“Bu amaçla çok sayıda genç öğrencimizi Rusya’ya gönderdik. Eğitimlerini tamamlayıp Akkuyu’da çalışmaya başladılar. Yüzlerce genç artık Türkiye’nin neden nükleer enerjiye ihtiyaç duyduğunu anlatan birer elçi.”
Bakan, TEKNOFEST kapsamında düzenlenen nükleer teknoloji yarışmalarının, gençlerin bu alandaki ilgisini artırdığını ve insan kaynağı gelişimine katkı sağladığını söyledi.
Ayrıca Rosatom ile yeni bir araştırma reaktörü inşa etme olasılığına değinen Bayraktar, “Araştırma reaktörlerimizi yeniden aktif hale getirmeye oldukça hevesliyiz. Bu işbirliği, teknoloji ve inovasyon açısından ülkemizi ileri taşıyacak.” ifadelerini kullandı.
“Nükleer enerji Türkiye için bir zorunluluk”
Bayraktar, enerji geçişinin ani değişimlerle değil, mantıklı ve dengeli bir süreçle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Herkes bol enerji istiyor ama fazla ödemek istemiyor. Bu nedenle teknolojiyi geliştirmeli, elektrik maliyetini düşürmeliyiz. Nükleer enerji üretimi, Türkiye için bir zorunluluktur ve bu hedefe ulaşacağımıza eminiz.”
Bayraktar, yapay zekâ uygulamalarının da nükleer enerji sektöründe dönüştürücü bir rol oynayacağını belirterek, Türkiye’nin gelecekte rekabetçi, güvenli ve sürdürülebilir enerji üretiminde öncü ülkelerden biri olacağını kaydett
Nükleer Enerji
Türkiye, Nükleer Enerji Yol Haritasını Viyana’da Tanıttı: Gelecek SMR’lerde
Türkiye, nükleer enerji alanındaki iddialı hedeflerini ve yenilikçi uygulamalarını Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Konferansı’nda dünya sahnesine taşıdı. Viyana’da düzenlenen konferansta Türkiye, nükleer enerjinin geleceğine dair vizyonunu iki ayrı etkinlikle sundu.
Türkiye’nin Nükleer Enerji Vizyonu
Etkinliklere, Türkiye’nin üst düzey bürokratları ve ilgili kurumların temsilcileri katıldı. Yapılan sunumlarda, Türkiye’nin nükleer enerjiye bakış açısı ve bu alanda yürüttüğü faaliyetler detaylıca anlatıldı. Özellikle, temiz, güvenli ve uygun fiyatlı enerji üretme hedefi vurgulandı. Ülkenin, bu hedefe ulaşırken güvenlik, emniyet ve sürdürülebilirlik konularında en iyi uygulamaları benimseyeceği ve UAEA ile yakın işbirliğini sürdüreceği belirtildi.
Küçük Modüler Reaktörler (SMR) Ön Planda
Etkinliklerde öne çıkan en önemli başlıklardan biri, küçük modüler reaktörler (SMR) oldu. Türkiye’nin, SMR teknolojisiyle nükleer enerji yolculuğunda yeni ve belirleyici bir aşamaya girdiği kaydedildi. Bu modern reaktörlerin, Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynaması hedefleniyor.
Nükleer Teknoloji Sadece Enerji Değil
Öğleden sonraki etkinlik ise nükleer teknolojinin sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Türkiye’nin, sağlık, tarım ve endüstri gibi çeşitli sektörlerde nükleer teknolojiden nasıl faydalandığına dair örnekler sunuldu. Bu, Türkiye’nin nükleer enerjiyi çok yönlü bir kalkınma aracı olarak gördüğünü gösteriyor.
Türkiye, bu sunumlarla küresel iklim hedeflerine katkıda bulunma kararlılığını bir kez daha gösterirken, nükleer alanda uluslararası işbirliğini artırmaya da hazır olduğunun sinyalini verdi.
Anahtar Kelimeler: Türkiye, nükleer enerji, UAEA, Viyana, SMR, küçük modüler reaktör, nükleer teknoloji, enerji, sürdürülebilirlik, iklim hedefleri, nükleer düzenleme
-
Güneş Enerjisi4 hafta önceYüzde 60 eğimli arazide ilk güneş enerjisi santrali Adana’da
-
Yenilenebilir Enerji4 hafta önceEDSİS, ENERGY STORAGE SYSTEMS SUMMIT EUROPE 2025’TE TÜRKİYE’Yİ TEMSİL ETTİ
-
ELEKTRİK2 hafta önceEDEDER Enerjinin Geleceği ve Depolama Kongresi’nde
-
ELEKTRİK4 hafta önceSungrow, Enerji Depolama Çözümleri ile Türkiye’de
-
ELEKTRİK4 hafta önceAksa Jeneratör, Avrupa ve Afrika’daki Yatırımlarıyla Küresel Gücünü Artırıyor
-
Güneş Enerjisi4 hafta önceEksim Enerji CEO’su Arkın Akbay:“1 GW Kurulu Güç Eşiğini Aştık”
-
Yenilenebilir Enerji4 hafta önceAksa Enerji’den 9 Ayda 10 Milyar TL FAVÖK
-
Güneş Enerjisi2 hafta önceSokak lambaları elektrik üretecek, her direk bir GES’e dönüşecek!


