Connect with us

ELEKTRİK

Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi Yenilikçi Projelerle Sektöre Öncülük Ediyor


Teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla elektrik dağıtım sektöründe öncü konumda bulunan Dicle Elektrik, Türkiye’de ilk niteliğindeki çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Verimlilik ve müşteri odaklı projelerle sektördeki diğer elektrik dağıtım şirketlerine örnek teşkil ettiklerini ifade eden Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Ar-Ge şirketi olma hedefimiz kapsamında 60 kadar nitelikli proje geliştirdik. Bu çalışmalarla enerji verimliliğini ve güvenliğini sağlayarak hizmet bölgemizde sürdürülebilir bir altyapı oluşturmayı ve müşteri memnuniyetini daha da artırmayı hedefliyoruz.” dedi. “Makaralı Aydınlatma Direği” projesiyle ilgili detaylar veren Arvas, “Bu projeyle karbon salınımını ciddi oranda azaltırken arızalara oldukça hızlı çözüm sunuyoruz. Hayata geçen bir diğer Ar-Ge projemiz ‘Köstebek’ ile yeraltı şebekelerinde kaçak kullanımın önüne geçerek enerji kaybını minimize ediyoruz. Bu ve daha birçok projeyle elektrik dağıtımında yeni bir dönemin kapısını aralıyor ve sektörümüzdeki öncü rolümüzü pekiştiriyoruz.” şeklinde konuştu.

Kayıpsız-Kesintisiz-Kaliteli enerji anlayışıyla elektrik dağıtım hizmeti veren Dicle Elektrik, teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarıyla, sürdürülebilirlik ve verimliliği merkeze alan yenilikçi projeler geliştirmeye devam ediyor. Şirketin 2017 yılında kurduğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezi, elektrik dağıtım şirketleri arasında kurulan ilk Ar-Ge Merkezi olma özelliği taşıyor.

Kaçak elektriğe karşı yerli ve milli çözümler 

Dicle Elektrik’in Ar-Ge faaliyetleri; enerji dağıtımında verimlilik sağlamaya, dışa bağımlılığı azaltacak milli yazılımlar geliştirmeye ve akıllı şebeke çözümleri üretmeye odaklanıyor. Ar-Ge merkezinde 30 kişilik uzman ekiple kayıp kaçak oranlarını azaltmaya yönelik projeler geliştiren Dicle Elektrik, 2013 yılında yüzde 80 seviyelerinde olan kayıp kaçak oranını, 2024 yılı itibarıyla yüzde 42 seviyelerine düşürmeyi başardı. Konuyu değerlendiren Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Güvenli ve kesintisiz enerji tedarikinin sağlanması, şirketimizin en önemli Ar-Ge stratejisini temsil ediyor. Özelleşmeden bu yana sürdürdüğümüz ‘Ar-Ge şirketi olma’ hedefimiz kapsamında 60’ın üstünde nitelikli proje geliştirdik. Bu projelerle enerji verimliliğini ve güvenliğini sağlayarak hizmet bölgemizde sürdürülebilir bir altyapı oluşturmayı ve müşteri memnuniyetini daha da artırmayı hedefliyoruz. Teknoloji ve Ar-Ge’nin gücünü kullanarak Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ve diğer dağıtım şirketlerinin çalışmalarına örnek teşkil eden projelerimiz ile elektrik dağıtımında yeni bir dönemin kapısını aralıyor ve sektörümüzde öncü rolümüzü pekiştiriyoruz.” dedi.

Dicle Elektrik’in Ar-Ge kapsamındaki hedeflerini de aktaran Arvas, “5 yıllık stratejimiz kapsamında; ekstrem hava koşulları ve doğal afetlere karşı şebeke dayanıklılığının artırılması, dağıtım şebekelerinin çift yönlü enerji ve bilgi akışıyla daha dinamik hale getirilmesi, gerçek zamana yakın ölçüm altyapılarının kullanılması ile durumsal farkındalığın iyileştirilmesi ve dijitalizasyonun artırılması gibi hedeflerimize ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu.

Her 100 km’de yüzde 30 oranında karbon ayak izini siliyor

Dicle Elektrik Ar-Ge Merkezi’nin öne çıkan projeleri arasında, “Makaralı Aydınlatma Direği” geliyor. 2021 yılında başlayan proje ile iş kazalarının önlenmesi, bakım süreçlerinin hızlanması ve çalışanların iş yükünün hafifletilmesinin hedeflenirken çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlanıyor. Projenin yaygınlaşmasıyla, elektrik sektöründe sıkça kullanılan sepetli kamyonetlerin kullanımının azalacağı, böylece her 100 kilometrede yaklaşık yüzde 30 oranında karbon ayak izinin silinebileceği öngörülüyor.

Dicle Elektrik’in köstebeği kaçağı anında buluyor!

Dicle Elektrik’in bir diğer örnek Ar-Ge projesi olan ‘Köstebek’, 2020 yılında hayata geçirildi. Yeraltı kablo şebekelerinde gözle tespit edilemeyen kaçakları belirlemeyi hedefleyen ‘Köstebek’ ile akıllı sayaçlardan elde edilen ölçüm verileri kullanılarak kaçak bölgesi sistematik bir şekilde tespit ediliyor. Sistem, sadece kaçağın yerini değil, aynı zamanda kaçağın yapıldığı mesafeyi de tahmin ediyor. Projenin devreye girmesiyle birlikte usulsüz kullanımın önüne geçilerek ülke ekonomisine önemli katkılar sağlandı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Sungrow’un Şebeke Ölçekli ESS Çözümü PowerTitan 3.0, Büyük Ölçekli Yangın Testini Geçti


Sungrow’un yeni nesil enerji depolama sistemi PowerTitan 3.0, büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla tamamlayarak sistem seviyesindeki güvenliğini doğruladı. Test sırasında yangının başlatıldığı konteynerde sıcaklık 1.259,8°C’ye ulaşmasına rağmen termal kaçağın komşu konteynerlere ve orta gerilim trafo merkezine yayılmadığı doğrulandı. Sungrow’un şebeke ölçekli enerji depolama ürün ailesinin üçüncü nesil üyesi PowerTitan 3.0 böylece, serinin önceki iki nesli gibi büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla geçti.

Dünyanın önde gelen fotovoltaik invertör ve enerji depolama sistemi üreticilerinden Sungrow, yeni nesil batarya enerji depolama sistemi (BESS) PowerTitan 3.0’ın büyük ölçekli yangın testini başarıyla tamamladığını açıkladı. Güncel UL 9540A: 2026 ve CSA/ANSI C800-2025 gereklilikleri doğrultusunda gerçekleştirilen testle PowerTitan 3.0, AC block tasarımına sahip ve hücrelerin üst üste konumlandırıldığı mimariyi kullanan sistemler arasında bu testi başarıyla tamamlayan sektörün ilk BESS çözümü oldu.

Küresel ölçekte güvenlik testleri ve sertifikasyon alanında önde gelen bağımsız kuruluşlardan UL Solutions tarafından gerçekleştirilen, yangın güvenliği ve risk mühendisliği alanında uzman Fire Risk Alliance (FRA) tarafından gözlemlenen ve uluslararası yangın güvenliği ve mühendislik danışmanlığı kuruluşu Jensen Hughes’un da yer aldığı testte, PowerTitan 3.0’ın şiddetli bir termal kaçak olayını sistem içerisinde sınırlandırma ve yangının komşu enerji depolama konteynerleri ile orta gerilim trafo merkezine yayılmasını önleme kabiliyeti değerlendirildi.

Gerçek saha koşullarında kapsamlı test

Şebeke ölçekli enerji depolama projelerindeki blok seviyesindeki gerçek kurulum koşullarını yansıtacak şekilde tasarlanan testte, 28,56 MWh kapasiteli, tamamen sıvı soğutmalı PowerTitan 3.0 enerji depolama sistemi ile 7,4 MW gücündeki orta gerilim trafo merkezi (MVS) birlikte test edildi.

Yüksek enerji yoğunluğuna sahip üst üste yerleştirilmiş hücrelerden oluşan bir mimariye sahip PowerTitan 3.0, batarya sistemi ile DC/AC güç dönüştürme ünitesini tek bir 20 feet (yaklaşık 6,1 metre) konteyner içerisinde bir araya getiren entegre AC block mimarisini kullanıyor.

Sistemin güvenlik tasarımını en zorlu koşullarda değerlendirmek amacıyla test yüzde 100 şarj seviyesinde gerçekleştirildi. Yangının başlatıldığı konteyner ile bitişiğindeki konteyner birbirine oldukça yakın, arka arkaya yerleştirilirken, orta gerilim trafo merkezi de test düzeneğine dahil edildi.

Test sırasında aktif yangın söndürme sistemleri ve termal yönetim sistemi devre dışı bırakıldı. Yangının başlatıldığı konteynerin çatısındaki basınç tahliye panelleri de havalandırmayı ve oksijen girişini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla tamamen açık bırakıldı. Böylece PowerTitan 3.0’ın herhangi bir aktif müdahale olmadan termal kaçağı kendi sistem tasarımıyla sınırlandırma kabiliyeti test edildi. Test sırasında oluşan duman ve yangın kaynaklı tüm gazlar özel bir arıtma sisteminde toplandı ve işlemden geçirildi. Arıtılmamış dumanın doğrudan çevreye salınmasına izin verilmedi.

1.259,8°C sıcaklığa rağmen termal kaçak yayılmadı

Kesintisiz olarak 7,5 saat boyunca izlenen test sonucunda termal kaçağın yangının başlatıldığı BESS konteynerinden komşu konteynerlere veya orta gerilim trafo merkezine yayılmadığı doğrulandı.

Yangının başlatıldığı A konteynerinde iç sıcaklık 1.259,8°C’ye kadar yükselirken, komşu konteynerlerde ölçülen en yüksek hücre sıcaklığı UL 9540A: 2026 kapsamında termal kaçak için belirlenen eşik değerin altında kaldı.

Yangının yüksek sıcaklığına ve uzun süresine rağmen A konteyneri yapısal bütünlüğünü korudu. Komşu B, C, D ve E konteynerlerinde de herhangi bir deformasyon meydana gelmedi ve yapısal bütünlük korundu. Yangın testinin ardından A konteynerinin de tek parça halinde kaldırılabilecek ölçüde yapısal bütünlüğünü koruduğu gözlemlendi.

Böylece PowerTitan 3.0; tam şarj, yakın yerleşim ve maksimum havalandırma gibi zorlayıcı koşullarda termal olayı başladığı konteyner içerisinde sınırlandırarak olayın birden fazla konteynere yayılan daha büyük ölçekli bir yangına dönüşmesini engelledi. Test sonuçları, yüksek enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil enerji depolama sistemlerinde güvenliğin sistem seviyesinde nasıl sağlanabileceğine ilişkin önemli bir doğrulama ortaya koydu.

Üç nesil PowerTitan da yangın testini ilk denemede geçti

PowerTitan 1.0 ve PowerTitan 2.0’ın ardından PowerTitan 3.0’ın da büyük ölçekli yangın testini ilk denemede başarıyla tamamlamasıyla Sungrow, üç ürün neslinden elde edilen termal kaçak ve yangın davranışı verilerini kapsayan kapsamlı bir veri tabanı oluşturdu.

PowerTitan 3.0, fiziksel yangın testi öncesinde Sungrow’un simülasyon platformunda yüzlerce farklı uygulama senaryosu ve çalışma koşulu altında değerlendirildi. Simülasyonlarda öngörülen yangın şiddeti ve gelişim eğilimlerinin fiziksel test sırasında gözlemlenen sonuçlarla yakından örtüşmesi, modelin ekstrem koşullardaki yangın davranışını öngörme kabiliyetini de doğruladı.

Sungrow Enerji Depolama İş Birimi Şebeke Ölçekli Ürün Grubu Genel Müdürü Roger Li, test sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Bu testle güvenlik tasarımımızı gerçek dünyadaki ekstrem koşullar altında doğrulamayı amaçladık. Güvenlik, en başından itibaren ürünün tasarımına dahil edilmek zorunda. Simülasyonlar sistemin nasıl tepki vereceğini öngörmemize yardımcı olurken, büyük ölçekli yangın testleri bu öngörüleri gerçek koşullar altında sınamamızı sağlıyor. Enerji depolama sistemlerinde güvenlik yalnızca batarya hücresinin güvenliğinden ibaret değil. Hücre performansından sistem entegrasyonuna, termal yönetimden yapısal korumaya ve mühendislik tasarımına kadar birçok unsurun birlikte çalışmasının bir sonucu.”

UL Solutions Mühendislik Müdürü Benjamin Liu ise, “Sungrow sürece tasarım aşamasında güvenliği merkeze alarak başladı, test öncesi değerlendirmelerle yangının davranışını öngördü ve ardından bu öngörüleri büyük ölçekli yangın testiyle doğruladı. Test sonuçları, sistem tasarımının yangını sınırlandırabildiğini ve yayılmasını önleyebildiğini göstererek olası kayıpların boyutunun önemli ölçüde azaltılabileceğini ortaya koydu” dedi.

Sungrow; tasarım aşamasından başlayan güvenlik yaklaşımını, öngörücü simülasyonları ve büyük ölçekli fiziksel testleri bir araya getirerek enerji depolama sistemlerinde güvenliği ölçülebilir ve doğrulanabilir veriler üzerine inşa ediyor. Bu yaklaşım; proje sahipleri, yatırımcılar, sigorta şirketleri ve acil müdahale ekipleri için yangın risklerinin değerlendirilmesi, acil durum planlarının oluşturulması ve kritik varlıkların proje yaşam döngüsü boyunca korunması açısından daha güçlü bir teknik temel sunuyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

Enda Enerji, İzmir’deki kapasitesini 10 milyon dolarlık yatırımla artırıyor


Türkiye ve Avrupa’daki yenilenebilir enerji yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir Urla’daki Rüzgâr Enerjisi Santrali’nin (RES) kapasite artışı için 10 milyon dolarlık yatırımı hayata geçiriyor. Urla RES’te iki yeni türbinin kurulacağı yatırımın temel atma töreni gerçekleştirildi. Yatırımla santralin elektriksel kurulu gücü yaklaşık yüzde 65 artışla 13 MWe’den 21,4 MWe’ye,

mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. İki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor.

Türkiye ve Avrupa’da yenilenebilir enerji alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enda Enerji Holding, İzmir’deki üretim kapasitesini artırıyor. İzmir merkezli şirket, Urla RES’in kapasitesini büyütmek amacıyla planladığı 10 milyon dolarlık yatırımın temelini attı.

Yatırım kapsamında Urla RES’e iki yeni rüzgâr türbini eklenecek. Böylece santraldeki toplam türbin sayısı 5’ten 7’ye yükselirken, elektriksel kurulu güç 13 MWe’den 21,4 MWe’ye ulaşacak. Santralin mekanik kurulu gücü ise 15 MWm’den 23,4 MWm’ye çıkacak. Yaklaşık iki ay sürmesi planlanan çalışmaların ardından yeni kapasitenin aralık ayında devreye alınması hedefleniyor. Urla RES’in kurulu gücü yüzde 65 artacak.

Yeni yatırımla Urla RES’in elektriksel kurulu gücünde yaklaşık yüzde 65’lik artış sağlanacak. Kapasite artışı, Enda Enerji Holding’in mevcut santrallerinin üretim potansiyelini artırırken kaynak ve coğrafya çeşitliliğini güçlendirmeye yönelik büyüme stratejisinin de önemli adımlarından biri olacak.

Şirketin Yönetim Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen temel atma töreninde yatırımı değerlendiren Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan, Türkiye’deki mevcut üretim kapasitesini geliştirirken yurt dışındaki büyüme fırsatlarını da değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti.

“Yenilenebilir enerji ekosistemimizi daha da büyüteceğiz”

“Avrupa’daki yeni yatırımlarımız için izin süreçleri devam ederken, doğduğumuz topraklarda üretim kapasitemizi artıracak yatırımlarımızı da sürdürüyoruz” diyen Serdar Dağıstan şöyle devam etti: “Dünyada yenilenebilir enerji üretimini artırmaya yönelik çalışmalar hız kazanırken, bu yatırımla ülkemizin enerji bağımsızlığına katkıda bulunmak ve Enda Enerji’nin kaynak ve coğrafya çeşitliliğini artırmak için önemli bir adım daha atıyoruz. Şirketimizin yatırım iştahını kaynak çeşitlendirme odaklı yatırımlara yönelteceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında yeni iş birlikleriyle toplam kurulu gücümüzü artırmayı ve oluşturduğumuz yenilenebilir enerji ekosistemini daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”

 

Class I sınıfı saha, yatırımı destekliyor

Urla RES’in yatırım açısından öne çıkan özelliklerinden birinin de yüksek rüzgar koşullarına sahip Class I sınıfındaki sahası olduğunu söyleyen Dağıstan, “En üst rüzgâr rejimine sahip bölgeler için kullanılan bu sınıflandırma, Urla’nın rüzgâr enerjisi yatırımları açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyuyor. Bu sebeple de bu bölgede yatırım yapmak yenilenebilir enerjideki gücümüzü katlıyor” dedi.

Continue Reading

ELEKTRİK

Beta Enerji Türkiye’nin enerji teknolojileri gücünü küresel arenada temsil edecek  


Avrupa’nın en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden birini hayata geçiren Beta Enerji, enerji iletim ve dağıtım sektörünün uluslararası ölçekte önemli buluşmalarından Industry Navigator 2026 Conference’ta Türkiye’yi ve Türk transformatör sektörünü temsil edecek. Beta Enerji, küresel enerji dönüşümünün geleceğine yön veren sektör liderleriyle aynı platformda yer alacak.

Transformer Magazine tarafından “Sustainable Development Strategies for T&D” temasıyla 6-8 Ekim 2026 tarihlerinde Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek Industry Navigator 2026; enerji iletim ve dağıtım (T&D) sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunları, sürdürülebilir büyüme stratejilerini ve geleceğin enerji altyapısına yönelik ihtiyaçları gündeme taşıyacak. Beta Enerji, konferansta Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Afrika’dan Asya ve Amerika kıtalarına uzanan ihracat deneyiminin yanı sıra mühendislik, üretim ve uluslararası proje yönetimi alanlarındaki birikimini sektörün küresel paydaşlarıyla paylaşacak. Dünya transformatör sektörünün önemli buluşma noktalarından biri olan etkinlikte şirket, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki üretim gücünü ve mühendislik birikimini küresel gündeme taşırken, Türk transformatör sektörünün ulaştığı yetkinlik seviyesini ve uluslararası ölçekte değer yaratma kapasitesini de ortaya koyacak.

Küresel enerji dönüşümünün yol haritası Viyana’da konuşulacak

Industry Navigator 2026, dünyanın farklı bölgelerinden sektör liderlerini ve uzmanlarını bir araya getirerek ortak sorunlara kolektif çözümler geliştirilmesini hedefliyor. Konferans programında; üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik teknik ve organizasyonel yaklaşımlardan küresel ve bölgesel baskılar karşısında tedarik zincirlerinin güçlendirilmesine, yeni şebeke ihtiyaçlarına yönelik teknolojilerin geliştirilmesinden sürdürülebilir üretim modellerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek birçok başlık ele alınacak. Yapay zeka, dijital izleme, akıllı şebeke teknolojileri, döngüsel tasarım, sürdürülebilir malzeme kullanımı, yatırım planlaması ve stratejik iş gücü yönetimi de konferansın öne çıkan gündem maddeleri arasında yer alacak.

Beta Enerji Türk transformatör sektörünün gücünü dünya sahnesine taşıyacak

Beta Enerji, konferansta “Kontrolü Kaybetmeden Büyümek: Transformatör Sektöründe Stratejik Bir Yetkinlik Olarak Proje Yönetimi” başlıklı sunumuyla da sektör temsilcilerine seslenecek. Beta Enerji Proje Yönetim Müdürü Mustafa Çakmaz tarafından gerçekleştirilecek sunumda, transformatör sektörünün şebeke yatırımları, elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve artan kapasite ihtiyacıyla birlikte girdiği hızlı büyüme dönemi proje yönetimi perspektifinden değerlendirilecek.

Beta Enerji, uluslararası projelerde edindiği deneyimden hareketle, sektörün hızlı büyüme sürecinde karşı karşıya olduğu ortak konulara Türkiye’den bir perspektif sunacak. Artan üretim kapasitesiyle birlikte büyüyen proje hacmi, teknik karmaşıklık, müşteri beklentileri ve tedarik zinciri yönetimi gibi kritik başlıkların ele alınacağı sunumda, sürdürülebilir büyüme için etkin proje yönetiminin, güçlü koordinasyonun ve kontrollü büyümenin önemi vurgulanacak.

Farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği projelerden edindiği deneyimi sektörün uluslararası temsilcileriyle paylaşacak olan Beta Enerji, Türk transformatör sektörünün bilgi birikimini ve proje yönetimi yetkinliğini küresel sektör diyaloğuna taşıyarak, geleceğin enerji altyapısına yönelik uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına Türkiye’den katkı sunacak.

Continue Reading

En Çok Okunanlar