Connect with us

Sektörel

Mısır, Afrika’da Türkiye’nin adımlarını mı takip ediyor?


Türkiye, Afrika’da önemli enerji ve savunma anlaşmaları yaparken Mısır ise Libya’dan sonra Somali’de de masaya dahil olmak için adımlar atıyor.

Raşit Kırkağaç’ ın kaleme aldığı özel haberine göre,

Türkiye son yıllarda kurduğu enerji filosu ile arama-üretim konusunda önemli adımlar atarken özellikle Sakarya Gaz Sahası’nda edindiği tecrübeyle hidrokarbon arama-üretim faaliyetlerini dış ülkelere de taşımak için çeşitli anlaşmalar imzalıyor. 27 Kasım 2019’da Libya’yla imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’yla Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin (GKRY) Doğu Akdeniz’deki tek taraflı maksimalist adımlar atmasının önüne geçildi. Anlaşma Birleşmiş Milletler (BM) tarafından onaylanmış olmasına rağmen özellikle Mısır, Yunanistan, GKRY ve Avrupa Birliği (AB) tarafından tepkiyle karşılanmasına ve Libya’nın Atina Büyükelçisi Muhammed el-Menfi’nin *Persona non grata ilan edilmesine neden olmuştu. Bununla birlikte Libya’daki iç savaşta Türkiye Ulusal Birlik Hükümeti’ni (UBH) desteklerken Mısır da Hafter Hükümeti’ni (LNA) destekledi. Son dönemlerde her ne kadar Mısır ve Türkiye ilişkileri normalleşme seviyesine dönse de Mısır, Türkiye’nin Afrika ve bölgedeki Arap Birliği ülkeleri üzerinde liderlik kurmasını istemiyor.

HEDEF SOMALİ İLE ENERJİ İŞ BİRLİKLERİNİ GELİŞTİRMEK

Bununla birlikte Türkiye son dönemlerde bir yandan Somali ve Etiyopya arasında arabuluculuk konusunda öncü olurken diğer yandan da Somali’yle çeşitli önemli anlaşmalar imzaladı. Enerji başta olmak üzere savunma alanı ön plana çıktı. Önce 7 Mart 2024’te Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Abdirizak Omar Mohamed’le İstanbul’da görüşen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile Somali arasında kara ve açık deniz bloklarında petrol ve doğal gaz alanında iş birliğini geliştirmek üzere hükümetlerarası anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. Bakan Bayraktar görüşmeyi şu sözlerle değerlendirdi: “Bu anlaşma ile Somali’nin sahip olduğu kaynakları Somali halkına kazandırmak üzere ortak faaliyetler gerçekleştireceğiz. Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki varlığını enerji alanındaki bu iş birlikleri ile güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Savunma anlaşmaları da peş peşe geldi. Tarihler 18 Temmuz 2024’ü gösterdiğinde İstanbul’da düzenlenen Türkiye ile Somali arasında Hidrokarbon Arama ve Üretim Anlaşması’na ilişkin imza töreninde konuşan Bakan Bayraktar anlaşmayla her biri 5 bin kilometrekare alanı temsil eden 3 blokta Türkiye’nin münhasıran arama ve üretim anlaşması imzalandığını ifade etti. Oruç Reis arama gemisinin eylül sonu, ekim başı gibi bölgeye gideceğini ifade eden Bakan Bayraktar, “Oruç Reis yaklaşık 50 kişilik bir ekiple Somali’ye hareket edecek ama sadece Oruç Reis değil onun yanında 5 destek gemisi de mutlaka ona eşlik edecek bu operasyon sırasında. Elbette Deniz Kuvvetleri’mizin de burada, bu gemilerimize iştirak edeceğini ifade etmem doğru olur” diye konuşmuştu.

TÜRKİYE BÖLGEDE BARIŞ İÇİN ÇALIŞIYOR

Tüm bunlar yaşanırken Türkiye aynı zamanda Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bölgenin iki ülkesi Etiyopya ile Somali arasında sıcak çatışmaya dönme riski olan ihtilafın çözümünde arabulucu olmak için çalışmalara başladı. Somali’yle çatışma yaşayan Somaliland’in ocak 2024’te Berbera Limanı üzerinden Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim imkanı tanıyan Mutabakat Zaptı’nı imzalaması Somali’de Etiyopya’nın Somaliland’in bağımsızlığını tanıdığı anlaşma Somali egemenliğine yönelik bir ihlal olarak değerlendirildi ve diplomatik ilişkiler koptu. Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’nin Türkiye’den arabulucu olmasını istemesi ve Türkiye’nin her iki ülkeyle de güçlü diplomatik bağlara sahip olmasıyla temmuz 2024’te ilk tur görüşmeleri başladı. Akabinde 12-13 Ağustos’ta gerçekleştirilen ikinci tur görüşmelerinde barışçıl çözüm arayışlarının devam edeceği taahhüt edildi.

MISIR, TÜRKİYE’NİN ENERJİ VE SAVUNMA ANLAŞMALARINDAN RAHATSIZ MI?

Yaşanan gelişmelerin ışığında Mısır, yakın zamanda Somali ile savunma alanında anlaşma imzaladı. Ankara ve Mogadişu’nun enerji ve takip eden dönemde savunma konusunda yakınlaşmasından rahatsız olan Kahire Yönetimi Somali’ye Etiyopya ile yaşadığı gerginlikte tam destek veriyor. Halihazırda Büyük Etiyopya Rönesans Barajı konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Kahire Yönetimi aynı zamanda Türkiye’nin Libya’dan sonra Somali’de attığı adımları da dikkatle takip ediyor. Türkiye ise bir yandan arabuluculuk görevi üstlenirken bir yandan da 1991’de iç savaş başladığından bu yana kısmen dokunulmayan 30 milyar varillik Somali petrol ve gaz rezervlerini ülke ekonomisine kazandırmaya ve aynı zamanda Kızıldeniz’in girişinde bir enerji güvenlik ağı oluşturmaya çalışıyor. Çünkü Libya dahil Kuzey Afrika ülkeleriyle birlikte Afrika Boynuzu zengin mineral kaynakları ve coğrafi konumuyla Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde önemli bir rol oynuyor.

*Persona non grata: İstenmeyen kişi

Raşit Kırkağaç / İstanbul /PETROTURK.com

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Manas Enerji sermayesini ikiye katlıyor


Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin sermaye artırımı talebi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayından geçti. Şirketin 800 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 165 milyon 528 bin TL olan çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden 2 kat artılmasına karar verildi.

SERMAYE YÜZDE 100 ARTACAK 

Sermaye artışının tamamı nakden karşılanmak üzere 165 milyon 528 bin liradan 331.056.000 liraya yükselmesi hedefleniyor. SPK bülteninde yayımlanan kararla birlikte ihraç edilecek payların halka arzına ilişkin hazırlanan izahname onayı çıktı. Şirket, 09.01.2026 tarihinde aldığı yönetim kurulu kararıyla başlattığı süreci onay aşamasına taşıdı.

RÜÇHAN HAKLARI VE PAYLAR 

Şirket ortaklarının rüçhan hakkı kullanım oranı yüzde 100 olarak netleşti. Artırılan sermayeyi temsil eden paylar kaydi pay niteliği taşıyor. Mevcut sermaye dağılımında 10.032.000 liralık A grubu paylar ile 155.496.000 liralık B grubu paylar yer buluyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Oldu 


Aksa Enerji, 2030 stratejik hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısını dönüştürmek amacıyla üst yönetiminde önemli bir yeniden yapılanmaya gitti.

2026 yılı sonu itibarıyla 11 ülkede 22 santral ve 4200 MW’ı aşan kurulu güce ulaşacak olan Aksa Enerji, kurumsallaşma hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısının dönüşümünü sağlamak amacıyla üst yönetiminde değişiklikler yaptı.

Bu kapsamda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi Cemil Kazancı tarafından yürütülürken, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanlığı ve CEO’luğu görevlerine, Naci Ağbal atandı. Naci Ağbal ayrıca Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürecek.

Naci Ağbal, Aksa Enerji’nin devam eden yatırımlarının hızlı bir şekilde devreye alınmasını, global operasyonların büyümesi ve şirketin 2030 hedeflerine ulaşması için atılan adımların daha da ileri taşınmasını hedeflemektedir.

Sayın Naci Ağbal yeni görevine 26 Ocak 2026 tarihinde başlayacaktır.

Aynı zamanda, şirketin stratejik hedeflerine daha çevik ve etkin bir yönetim organizasyonuyla ilerlemesi amacıyla İcra Kurulu da yeniden düzenlendi. Serdar Nişli İcra Kurulu Üyesi olarak görevine devam ederken; Cevdet Yalçın (CFO), Soner Yıldız (CIO) ve Senlav Güner (COO) Aksa Enerji’deki mevcut pozisyonlarına ek olarak İcra Kurulu Üyesi olarak atandı.

Yeni Aksa Enerji İcra Kurulu oluşturulurken, kurumsal yönetim ilkelerine uyumun artırılması ile şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde operasyonel etkinliği ve hızlı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflendi.

Tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer üretmeyi odağına alan bu yeni yönetim yapısı ile Aksa Enerji’nin global rekabet gücünü daha ileri bir seviyeye taşıması hedefleniyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Enerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!


Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin enerji alanında daha verimli bir büyüme sağlamasının, enerji arz güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri için büyük bir stratejik fırsat sunduğunu vurguladı. Güray, artan enerji talebinin daha verimli ve katma değeri yüksek çözümlerle yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.

“Daha Verimli Bir Enerji Sistemi Enerji Arz Güvenliğini Güçlendirecek”

Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından yayınlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” raporunun bulgularına dikkat çekti. Rapora göre, verimli bir enerji sisteminin gelişimi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosu”nda fayda-maliyet oranının dört buçuk gibi çarpıcı bir rakam olduğunu belirtti: her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı, fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile birlikte 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlayabilir.

2053 Yılına Kadar %21 Daha Az Enerji Tüketimi ile Aynı Ekonomik Çıktı Mümkün

“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre, 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı %21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Güray, bu durumun Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleriyle arasındaki farkı daha hızlı kapatmasına olanak tanıyacağını belirtti. Ayrıca Verimli Büyüme Senaryosu’nda emisyonların daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşması, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacak.

Finansmanı Artırmak ve Çeşitlendirmek Önemli

Güray, Türkiye’nin son yıllarda ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıktığını, ancak bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarının bulunduğunu ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı’nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Güray, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedeflendiğini vurguladı. Bu bağlamda, sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve çeşitli finansman çekebilmek için yeni modeller ve iş birlikleri geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Enerjide En Yüksek Talep Binalarda Isıtma ve Soğutmadan Kaynaklanıyor

Güray, Türkiye’nin enerji talebinin beşte birinin binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı kullanımdan kaynaklandığını belirtti. Bunu, %18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık %70’i bu beş alandan kaynaklanıyor. Güray, özellikle eski konut binalarında, eski taşıtlarda ve sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

Artan Elektrik Enerjisi Talebinin Verimli Yönetimi Kritik Önem Taşıyor

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Güray, elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payının önümüzdeki 25-30 yıl içinde %50’ye ulaşabileceğini öngördüklerini belirtti. Artan ve çeşitlenen elektrik talebinin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerektiğinin altını çizen Güray, veri analitiği ve dijitalleşmenin sunduğu olanakların enerjide daha verimli büyüme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Continue Reading

En Çok Okunanlar