Nükleer Enerji
ROSATOM, MACARİSTAN’DAKİ PAKS-2 NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ’NİN YENİ ÜNİTESİNDE İNŞAAT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında düzenlenen törenle, 5. Güç Ünitesi’nin reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başladı. Bu ünite ile Paks-2, Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde 3+ nesil en yeni Rus teknolojisi olan VVER-1200 reaktörüne sahip ilk nükleer santral olacak.
Sahada düzenlenen törene, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó ve Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katıldı.
Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başlanması, UAEA standartlarına göre tesisin “inşa halindeki nükleer güç santrali” statüsüne geçtiği anlamına geliyor. Bu aşamaya geçilmesi, Macaristan’ın nükleer enerji alanındaki gelişimi açısından kilit bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımında Macaristan ve Rusya arasında 1956 yılında başlayan iş birliğinin istikrarlı biçimde sürdüğünü de teyit ediyor.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün Macaristan’ın nükleer enerji alanında atılan bu simgesel adım, ülkelerimiz arasında zaman içinde tesis edilen yapıcı ilişkileri açıkça ortaya koyuyor. Paks-2 NGS, uzun yıllara dayanan iş birliğimizin doğal bir devamı niteliğinde. Macaristan açısından Paks-2 NGS hiç şüphesiz ülkeye büyük kazanım sağlayacak ve ulusal ekonominin gelişimini destekleyecek stratejik bir adımdır. Rosatom için ise bu proje, nükleer sektördeki lider konumumuzun bir kez daha teyit eden ve Rus sanayisinin gelişimine sunulan önemli bir katkıdır.”
Macaristan Atom Enerjisi Kurumu (HAE), 4 Kasım 2025 tarihinde, Paks-2 NGS’nin 5. Güç Ünitesi’nin temelinde ilk beton dökümünün başlatılmasına ve nükleer ada kapsamındaki binaların inşasına olanak tanıyan izinleri verdi. 2022 yılında verilen ana inşaat lisansına ek olarak düzenlenen bu lisanslar, projenin nükleer güvenlik alanında geçerli olan katı uluslararası, Avrupa ve ulusal nükleer güvenlik gerekliliklerine tam uyum sağladığını teyit ediyor. Aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin birlikte kullanıldığı bütüncül güvenlik yaklaşımı, tüm standartların eksiksiz şekilde karşılanmasını sağlıyor.
Nükleer Enerji
Almanya nükleer enerjiden çıkışı “stratejik hata” ilan etti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, nükleer enerjiden vazgeçmenin üretim kapasitesini düşürdüğünü ve enerji maliyetlerini kalıcı biçimde artırdığını söyledi. Türkiye’de ise bugün Almanya’nın “stratejik hata” olarak tanımladığı risk başlıkları, Berat Albayrak’ın enerji ve ekonomi yönetiminde hayata geçirdiği üretim, yerli kapasite ve arz güvenliği odaklı projelerle daha önce karşılık buldu.
Merz’in çıkışı: Üretim düştü, enerji pahalandı
Merz, nükleer santrallerin devreden çıkarılmasının Almanya’da ciddi bir üretim açığı yarattığını ifade etti. Bu açığın bütçe sübvansiyonlarıyla kapatılmaya çalışıldığını belirten Merz, enerji dönüşümünün bu nedenle maliyetli ve kırılgan hale geldiğini vurguladı.
Türkiye nükleeri terk etmedi, sisteme dahil etti
Türkiye, kesintisiz elektrik üretimi ihtiyacını gözeterek nükleer enerjiyi tamamen dışlayan bir yol izlemedi. eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın görev sürecinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali, baz yük kapasitesini güvence altına almak amacıyla planlandı ve hayata geçirildi. Yaklaşık 20 milyar doları aşan yatırım hacmi, bu tercihin uzun vadeli bir enerji mimarisine dayandığını gösterdi.
Derin deniz aramada kritik eşik aşıldı
Enerji politikalarında dışa bağımlılığı kıran adımlardan biri, Berat Albayrak’ın hayata geçirdiği derin deniz arama hamlesi oldu. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin envantere alınmasıyla Türkiye, denizlerde kendi filosuyla arama yapabilen ülkeler arasına girdi.
Karadeniz keşfi sahada karşılık buldu
Kurulan sondaj altyapısı, Karadeniz’de yürütülen çalışmaların önünü açtı. Açıklanan doğal gaz keşfi, Berat Albayrak’ın sahaya dayalı ve sonuç odaklı enerji yaklaşımının somut çıktısı olarak kayıtlara geçti.
Yenilenebilirde ölçek sorunu aşıldı
Rüzgâr ve güneş enerjisinde YEKA modeliyle büyük ölçekli yatırımlar devreye alındı. Albayrak’ın planladığı bu modelle Konya Karapınar gibi projeler hayata geçirildi; hem kurulu güç artırıldı hem de elektrik üretim maliyetleri aşağı çekildi.
Almanya sübvansiyonu tartışıyor, Türkiye üretimi artırdı
Merz’in işaret ettiği bütçe sübvansiyonları, üretim kapasitesi zayıfladığında kaçınılmaz hale geliyor. Türkiye’de ise Albayrak’ın tercihi, maliyetleri geçici desteklerle değil, doğrudan üretim kapasitesini büyüten yatırımlarla dengelemek oldu.
TANAP ile arz güvenliği güçlendirildi
TANAP projesi, Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde arz güvenliğini güçlendiren stratejik adımlardan biri olarak devreye alındı. Türkiye, yalnızca kendi ihtiyacını değil, bölgesel enerji güvenliğini de etkileyen bir geçiş ülkesi konumuna ulaştı.
Yerli kapasite enerji politikasının temeline yerleşti
Denizlerde arama, sondaj ve üretim kabiliyetinin kurumsallaşması, Albayrak’ın kurduğu enerji mimarisiyle kalıcı hale geldi. Almanya’nın bugün “stratejik hata” olarak tartıştığı başlıklar, Türkiye’de üretim ve kapasiteyi merkeze alan bu anlayış sayesinde daha önce yönetildi.
Nükleer Enerji
Japonya, Kashiwazaki-Kariwa NGS’yi yeniden devreye aldı
Dünyanın en büyük nükleer santrali olarak bilinen Japonya’daki 8 bin 212 MW’lık Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi.Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan ve kapasite açısından dünyanın en büyük nükleer santrali unvanını elinde bulunduran 7 reaktörlü toplam 8 bin 212 MW kurulu gücündeki Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi. 2011 Fukushima Daiichi felaketinden kısa süre sonra kapatılan santralin 1360 MW kapasiteli 6’ıncı reaktörü planlanandan bir gün gecikmeli olarak elektrik üretimine başladı.
TEPCO’NUN DEVREYE ALDIĞI İLK NÜKLEER SANTRAL
Santral işletmecisi TEPCO’dan (Tokyo Electric Power Company) yapılan açıklamada, Mart 2012’deki periyodik bakımdan bu yana güvenlik endişeleri nedeniyle devre dışı bırakılan santralin 6’ncı reaktörünün Japonya saati ile 19.00 itibariyle yeniden faaliyete alındığı aktarıldı. Böylece, faciaya sahne olan Fukushima Daichi Nükleer Santrali’nin işletmecisi TEPCO, kazadan bu yana ilk kez bir nükleer santralini devreye almış oldu.
TAM TİCARİ ÜRETİME ŞUBAT SONU GEÇECEK
Reaktörün kapasitesi önümüzdeki hafta yaklaşık %50 güç seviyesine çıkacak, sonra kısa süreli durdurulup güvenlik kontrolleri yapılacak. Şubat ayı sonlarında ise tam ticari üretime geçmesi bekleniyor.
AÇILIŞ 1 GÜN GECİKTİ
Normalde dün gerçekleştirilmesi beklenen santrali yeniden hizmete alma işlemi, reaktörü başlatmak ve durdurmak için kullanılan kontrol çubuklarına bağlı güvenlik alarmlarında sorunlar tespit edilmesi nedeniyle ertelenmişti. Sorunların giderildiğini duyuran TEPCO, santralin bugün yeniden enerji üretimine başlayacağını açıklamıştı.
Nükleer Enerji
ROSATOM GENEL MÜDÜRÜ ALEXEY LİKHACHEV İLE ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI ALPARSLAN BAYRAKTAR AKKUYU NGS SAHASINDA ÇALIŞMA TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRDİ
Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali projesi, Rus ve Türk taraflarının yakın koordinasyonuyla planlanan program dahilinde devam ediyor
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev ile Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) inşaat sahasını ziyaret etti. Çalışma ziyareti kapsamında taraflar, projenin mevcut durumunu ve 1. Güç Ünitesi’nin işletmeye alınması hazırlıklarına yönelik temel çalışmaları görüştü.
Rosatom ve Bakanlık heyetlerine sahada, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anton Dedusenko, AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdür Birinci Yardımcısı ve Teknik Direktörü Andrey Zhukov eşlik etti. Santralin ilk ünitesinin ana tesislerindeki çalışmaları yerinde inceleyen heyetler, işletme personelinin halihazırda planlı vardiya düzeninde çalıştığı 1. Güç Ünitesi’nin ana kontrol odasını da ziyaret ettiler.
Ziyaret sırasında santralin elektrik altyapısına da özel önem verildi. Likhachev ve Bayraktar, santralin önemli ekipmanları arasında bulunan gaz yalıtımlı şalt tesisi ekipmanlarını inceledi. Akkuyu NGS’nin gaz yalıtımlı şalt tesisine geçtiğimiz yılın Aralık ayında dış elektrik şebekesinden gerilim verilmişti. Gerçekleştirilen bu operasyon, santralin güç tahliye sisteminin, 1. Güç Ünitesi’nden üretilecek elektriğin Türkiye Cumhuriyeti ulusal elektrik sistemine aktarılmasına hazır olduğunu teyit etmişti.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un öncelikli görevi, Akkuyu NGS’nin birinci ünitesinde güç üretimine başlamak ve ilk elektriği vermek. Geçtiğimiz yılın sonunda birinci ünitenin inşaatında tamamlanma oranı yaklaşık %99’a ulaştı, devreye alma çalışmaları ise %65 oranında tamamlandı. Şu an işletmeye alma sürecinde son düzlükte olduğumuzu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin enerji iletim sistemiyle kesintisiz ve istikrarlı bağlantı da sağlanmış durumda. Bu yılki temel hedef, ilk elektrik enerjisinin üretimine hazırlık için Türk ve Rus denetleyici kurumlarının gözetimi altında gerekli tüm prosedürleri yürütmek olacak. Projenin hayata geçirilmesinde iki ülke liderlerinin aktif desteğini de özellikle belirtmek isterim. Bu bizim için hem büyük bir sorumluluk hem de büyük bir onur. Bizim için yeni bir ülkede, kısmen yerli üretimle ikame edilmiş ekipmanlar kullanılarak nükleer güç santrali inşa etmek, her zaman ilave zorluklar barındırmaktadır. Buna rağmen hem Türk yüklenicilerin hem de Rosatom’un tüm birimlerinin, bu yılın Türkiye’nin nükleer enerjiye kavuştuğu yıl olması için gereken her şeyi yapacağından eminim.”
Taraflar, tüm aşamalarda projenin önceliğinin güvenlik olduğunu ve tüm çalışmaların kalite gereklilikleri ile uluslararası standartlara tam uyum içinde yürütüldüğünü vurguladı.
Akkuyu NGS sahasındaki çalışmaların en önemli aşamalarından birini, santralin 1. Güç Ünitesi’nin işletmeye alınması için yapılan hazırlıklar oluşturuyor. Şu anda tüm sistemlerin devreye alma işlemleri ve kapsamlı kontrolleri yapılıyor. Yakın zamanda, ünitenin devreye alınmasından önceki son kontrol aşaması olan “soğuk-sıcak deneme çalışmaları”nın yapılması planlanıyor.
Buna ek olarak, dört güç ünitesinin tamamında ve yardımcı tesislerde çalışmalar sürdürülüyor. Proje kapsamında, dev bir altyapı kompleksini oluşturan toplam 560 bina ve yapının inşası öngörülüyor.
-
Sektörel4 hafta önce2025’te petrol ve doğal gaz üretimi arttı
-
PETROL4 hafta önceShell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLERİDE’ye Başvurular İçin Geri Sayım Başladı
-
Elektrikli Araçlar4 hafta önce2025 Türkiye İhracat Raporu: Otomotiv Zirvede, Savunma Sanayii Rekor Artışta!
-
PETROL4 hafta önceTPAO ve ExxonMobil’den Dev İş Birliği: Denizlerde Yeni Petrol ve Doğal Gaz Keşifleri İçin İmzalar Atıldı
-
Rüzgar Enerjisi4 hafta önce2035 Hedeflerine ‘Süper İzin’ Desteği: Rüzgar ve Güneşte Hibrit Dönemi Başlıyor!
-
PETROL4 hafta önceShell & Turcas’ta Dev Atama: Oğuz Uçanlar CEO Oldu, Emre Turanlı Global Yönetime Geçti!
-
Sektörel4 hafta önceEnerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!
-
Rüzgar Enerjisi4 hafta önceRönesans Yenilenebilir Enerji ‘Gökçedağ RES’i satın aldı
