PETROL
Bakü Enerji Forumu’nda gündem ‘arz güvenliği’
Bakü Enerji Forumu’na AB’den Çin’e, Ortadoğu’dan Kafkaslar’a sektörün ileri gelen isimleri katıldı. Azerbaycan Enerji Bakanı, Hazar – Avrupa bağlantısında üstlendikleri kritik role değinirken uluslararası enerji kuruluşları ile sektörün başını çeken şirketlerin yetkilileri, artan enerji talebinin karşılanması için sürdürdükleri projeleri anlattı.

“SOCAR-BOTAŞ ANLAŞMASI İHRACATIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Forumu, “30 yıldır hedefimiz aynı: Bölgede enerji güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak. Ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesi Hazar Denizi’nin kapasitesidir” sözleriyle açan Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Shahbazov, yeşil enerji dönüşüm sürecine bağlı olduklarının ve COP29’a gururla ev sahipliği yapacaklarının altını çizdi ve “İki güneş ve bir rüzgar olmak üzere bin MW’lık santralin temelini attık. Tüm uluslararası aktörlerle bağlantı kuracağız. Güney Gaz Koridoru’nun geliştirilmesi için Avrupa Birliği’yle çalışacağız. AB’ye gaz ihracatımız 2010’dan bu yana 8,2 bcm’den 12 bcm’e çıktı. Bu yıl, 24,3 bcm’lik gaz ihracatımızın yarısı AB’ye sağlandı. Trans-Adriyatik boru hattının 2026’ya kadar 1,2 bcm artırılmasını hedefliyoruz. Fosil yakıtlardaki ters ivmeye rağmen biz gaz arzımızı artırmaya devam edeceğiz. SOCAR’ın ikili anlaşmaları bunu teyit ediyor. Son olarak, SOCAR ve BOTAŞ arasında imzalanan anlaşma da ülkemizin gaz ihracatını güçlendiriyor. MASDAR’la birlikte 1 milyar dolarlık iki güneş ve bir rüzgar santrali inşaatına da başladık. Bu 2,3 milyar kWh elektrik üretecek, 0,5 bcm tasarruf sağlayacak ve emisyonları 943 bin ton azaltacak. BP ve Nobel Enerji’yle de Zengezur’da 240 MW’lık güneş enerjisi karbonnötr projesi yürütüyoruz. 2027’ye kadar yenilenebilir enerjinin kurulu güç içindeki payını yüzde 37’ye çıkaracağız. Bunun için 2 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Bununla 5,3 milyar kWh elektrik tasarrufu gerçekleşecek” dedi.
KARABAĞ VE DOĞU ZENGEZUR YEŞİL SAHA İLAN EDİLDİ
Shahbazov, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Karabağ ve Doğu Zengezur kısmını yeşil saha ilan ettiğini belirttiği konuşmasında, “Bu, hiçbir fosil yakıt kullanılmaması demek. Talebin yüzde 100’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanacak. İletim şebekesinin güçlendirilmesini istiyoruz. İlk 50 MW’lık depolama kapasitemizi artırmak istiyoruz, bunun için Acwa Power’la da 200 MW’lık ek bir depolama anlaşması imzaladık. Nahçıvan’ı sıfırkarbon doğrultusunda yeşil enerji üssü haline getirmek istiyoruz” diye konuştu. “157 GW’lık offshore rüzgar potansiyeli olan Hazar Denizi’nde de önemli gelişmeler olacak” diye sözlerini sürdüren Shahbazov, uluslararası iş birliklerine ilişkin şunları aktardı: “Gürcistan, Romanya, Macaristan ve Bulgaristan tüm bu çabalarımıza ilgi gösteriyor. Kazakistan ve Özbekistan’la da enerji hatlarımızı bağlama konusunda anlaşmalar imzaladık. Türkiye ve AB’yle yeşil enerji koridoru çalışmasına da devam ediyoruz. 2022’e AB’yle enerji iş birliği için memorandum imzalamıştık. AB’ye gaz arzını da önümüzdeki yıllarda artırmak için anlaşmıştık. Gaz tedariğimiz de yüzde 40’ın üzerinde arttı. Şimdi daha çok artırmamız bekleniyor ama biz de uzun vadeli sözleşmeler istiyoruz ve altyapıların iyileştirilmesi konusunda da destek bekliyoruz. Çünkü büyük hacimlerde arz bunu gerektiriyor.”
“HİDROJEN SERTİFİKALARI VE YEŞİL BÖLGELER İÇİN GÜZEL BİR İVME VAR”
Azerbaycan’ın geleneksel olarak bir enerji ülkesi olduğunu belirten Enerji Bakan Yardımcısı Orkhan Zeynalov, “COP28, yenilenebilir enerji verimliliğine odaklanma, hidrojen dağıtımı, sıfır emisyon teknolojisi gibi fosil yakıtlardan uzaklaşmaya geçişte önemli bir katkı sağladı ve COP29’da da enerjide dönüşümü gündemimize daha çok alacağız. Enerji geçişinin temel unsurları olan net sıfır hedefini önümüze koyacağız ve bunun için finansmanı nasıl sağlayacağımızı tartışacağız. Yatırımların nasıl karşılanacağını düşünmek gerek. Bölgedeki ülkelerin hepsi aynı sorunla karşı karşıya. Tek bir ‘geçiş’ yöntemi yok. Gerekirse bu konuda çıkarılacak yasalarla özel şirketleri daha çok yatırım yapmaya nasıl teşvik edeceğimizi düşünmemiz lazım. Aynı gemideyiz. ‘Adlandırma’ ve ‘utandırma’ aşamasını çoktan geçtik. Karbonsuzlaşma amacına hizmet etmek için çalışmamız lazım. Bölgesel ve küresel çapta hidrojen sertifikaları, yeşil koridor ve bölgeler için güzel bir ivme var. Bunu değerlendirmeliyiz” dedi.
“SOCAR 2050’Yİ SIFIRKARBON İÇİN SON TARİH OLARAK BELİRLEDİ”
Azerbaycan’ın enerji devi SOCAR’ın başkan yardımcısı Ziba Mustafayeva, “Her şey değişiyor. İşletmeler yenilikleri tanıtmak için en güvenilir kurumlardır. Bu bağlamda düşünürsek gelecek jenerasyonlara sürdürülebilir yaşam sağlamak için göstereceğimiz çabalar, bilimsel ve teknolojik gelişmeler yeterli olmasa da şurası kesin ki derhal harekete geçmeliyiz ve SOCAR da bunu yapıyor” derken şirketin petrolle başladığını, ardından gaza odaklandığı, şimdi ise kurdukları ‘SOCAR Green’ şirketiyle birlikte yenilenebilir enerji alanına da geçiş yaptığını dile getirdi ve şunları aktardı: “SOCAR kurumsal stratejisini enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik olarak güncelledi ve 2050’yi de sıfır-karbon hedefiyle bir son tarih olarak belirledi. 2030’a kadar da sıfır metan salımını kendisine şart koştu. Bunlar için işletme modelimizi güncellememiz, değiştirmemiz gerekecek. Birçoğunu gözden geçirdik. SOCAR 20’den fazla ülkede ofisi olan dev bir şirket ve 70 bin çalışanı var. Bu değişiklikler için kompakt hale gelmeli, merkezileşmeliyiz. Farklı coğrafyalarda tek bir şirket anlayışıyla hareket etmeliyiz. Biraz da hem dıştaki hem de içteki iş birliklerine değinmek gerekiyor. DP, AIC, BP’yle güneş enerjisi projelerimiz var. MASDAR’la metan azaltma girişimlerimiz ve jeotermal, mavi hidrojen projelerimiz var. Sürdürülebilirlik bir tercih değil, zorunluluk. Bu sektöre daha fazla kadın çekmemiz, kültürel gelişimi ve inovasyonu artırmamız lazım. Yetenek programlarımızla bunu gerçekleştiriyoruz. Umut verici olan şu ki, eğitim merkezlerimizdeki mezunlarımızın sayısında kadın oranı sürekli artıyor. Ek olarak, SOCAR’ın yönetim kuruluna bakarsanız bu oranın artışını görebilirsiniz.”
“KÖMÜRDEN PETROLE, PETROLDEN GAZA, GAZDAN ‘YEŞİL’ ENERJİYE”
Bu yılın mart ayında SOCAR’ın bünyesinde kurulan SOCAR Green’in yöneticisi Elmir Musayev “MASDAR ve BP gibi ortaklarımız var. Enerji dönüşümünde çok önemli bir ana tanık oluyoruz. Bu insanlığın tanık olduğu ilk dönüşüm değil. Geçmişten günümüze birçok dönüşüm oldu. Kömürden petrole, petrolden gaza, şimdi de gazdan yenilenebilir ve daha temiz enerji kaynaklarına doğru bir dönüşüm var. Bugün iklim krizinin aciliyeti ve teknolojik ilerlemeler, dünyada daha temiz bir gelecek yaratmak için bizi heyecan verici bir sürece itiyor. Elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. SOCAR’ın yan kuruluşu olarak sadece ülkemiz için değil bölgemiz için de biz bu gelecek için çok tutkuluyuz. Ortağımız MASDAR’la iki güneş ve bir rüzgar enerji santrali için 1 GW’lik bir proje imzaladık. Bu proje bizim adımıza ilk olması nedeniyle çok önemli bir adım. BP’nin tecrübelerinden de istifade ediyoruz.
ACWA Power ve Çinli şirketlerle hazırlanan başka projelerimiz de var. Offshoreonshore güneş ve rüzgar enerjisi santrali hazırlıklarımız var. Amacımız ülkemiz, bölgemiz ve dünyamız için maksimum değeri sağlamak” dedi.
“AZERBAYCAN BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR TEDARİKÇİ VE PARTNER”
Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan’la enerjide iş birliğini genişletme konusunda mutabakata varan Slovenya’nın Çevre, İklim ve Enerji Bakan Yardımcısı Tina Sersen de forumdaki konuşmasında “Azerbaycan, AB için olduğu kadar bizim için de çok önemli. Biz AB’nin enerji cücesiyiz. Dünyadaki gazın yüzde 1’i kadarını tüketiyoruz. Yine de enerji tedarik güvenliğini sağlamak çok önemli, özellikle endüstri için. Biz geleneksel olarak Rus gazına bağlı bir ülke olarak, jeopolitikadaki bu dramatik değişimler bizim için yeni bir gerçeklik sunuyor. Çünkü biz de ‘Yeni partnerler nasıl bulunur?’ sorusuyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu bağlamda Azerbaycan bizim için çok önemli bir tedarikçi, iyi bir partner oldu. Karbon-nötr kapsamındaki çabalara destek veren bir ülkeyiz ve bu konuda Azerbaycan’ın çalışmalarını da takdir ediyoruz” dedi.
Sersen, Azerbaycan Enerji Bakanı’nın konuşmasından çok ilham aldığını eklediği konuşmasını, “Birçok konuda ortak noktamız var. Potansiyelimiz çok büyük ve yeni ortaklıklar yaratabiliriz. Güneş ve hidroelektrik enerjisinde AB’nin en önde gelen know-how’larından birine sahibiz ve bunu sizlere sunabiliriz” sözleriyle sonlandırdı.
“TÜKETİMİMİZİN YÜZDE 10’UNU GAZDAN KARŞILAMAYI HEDEFLİYORUZ”
Rus gazına Ukrayna’daki savaş öncesi yüzde 100, petrolüne de yüzde 50 bağımlı olduklarını belirten Çek Cumhuriyeti Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Enerji Stratejisi ve Uluslararası İşbirliği Direktörü Petr Binhack de şunları kaydetti:
“Elektrik üretimimizin yüzde 40’ı da kömürden geliyordu. Bu bizim için kolay bir başlangıç değildi. AB dönem başkanlığını da yürüttüğümüz 2022’den itibaren enerji arzındaki bu kesintiyi çözmemiz lazımdı. Endüstri performansımız yıllık 9,5 bcm’den 7 bcm’lere düştü. Şu anda gazın yüzde 5 kadarının elektrikte rol alması, ısıtma ve soğutma için kurulum kapasitemizi 5 GW artırmak, tüketimimizin yüzde 10’unu da 2035’e kadar kömürden değil gazdan karşılamak hedeflerimiz arasında. Karbonnötr için belirlediğimiz tarih 2050 ve bunlar bizi ileriye taşıyabilir. Önümüzdeki süreçte Rus petrolünün ithalatını da aşamalı olarak sonlandırmayı umuyoruz.”
“BAKÜ’NÜN GAZ VE TEMİZ ENERJİDEKİ DENGELİ YAKLAŞIMI DİKKAT ÇEKİYOR”
Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) Genel Sekreteri Mohamed Hamel de yaptığı konuşmada Azerbaycan’ın petrol, doğal gaz ve yenilenebilir enerjide oynadığı kilit role değinerek, “Doğal gaz ve yenilenebilir enerjideki dengeli yaklaşımı dikkat çekiyor. GECF’nin bir üyesi olmasından da çok mutluyuz. Devam eden jeopolitik kriz, enerjinin modern toplum için önemini gösterdi. Paris Anlaşması’nın uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için bu krizden etkilenmememiz gerekiyor. Uluslararası iş birliği bu bağlamda çok değerli” dedi.
Küresel enerji talebinin nüfus artışına bağlı olarak 2050’ye kadar yüzde 20 artacağının altını çizen Hamel, şunları kaydetti:
“Gelişmiş ülkelerde bu iki katına çıkacak. Hidrokarbonların en temizi olarak doğal gaz, enerji güvenliğinin sağlanmasında çok kritik bir rol oynuyor. Pişirme ve ısıtmada alternatif olarak hizmet ediyor. Kömürden gaza geçiş hava kalitesini artırıyor ve sera gazı emisyonlarını azaltır. Gıda güvenliğini destekliyor. Açlığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunuyor. Gaz talebinin 2050’ye kadar yüzde 34 oranında artacağı düşünülüyor ve küresel çıktıda da yüzde 23’ten yüzde 26’ye yükselmesi bekleniyor. Hidrolik kırma, yatay delme gibi çeşitli inovasyonlar üretimi artırdı ve pazarı büyüttü. Bu teknolojilerin doğal gazdaki sürdürülebilirlik açısından da önemi çok. İklim değişikliğine karşı mücadelede Azerbaycan’ın ev sahipliğindeki COP29 bir rehber işlevi görecek.”
“2030’A KADAR KARBONDİOKSİT SALIMINI YÜZDE 45 AZALTMALIYIZ”
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera ise “Bir geçiş var ama istenen ölçek ve hızda değil. Bunu değerlendirirken bilime bağlı kalmalıyız. Paris Anlaşması hedeflerinin gerçekleşmesi için 2030 yılına kadar karbondioksit salımını yüzde 45 kadar azaltmalıyız. Bunun için de kömür meselesini çözmeli ve en az bin GW’lık yenilenebilir enerji kapasitesi eklememiz lazım. Örneğin, nükleer enerji kurulu gücünü üçe katlasak bile arzın sadece yüzde 2 ila 4’ü arasını kapatabiliriz” dedi.
“KOŞULLARA ENTEGRE OLMAMIZ VE BAĞIMLILIKTAN KURTULMAMIZ LAZIM”
Çözülmesi gereken iki konu daha olduğunu belirten Camera, “İlki, eşitsizlikler. Mevcut enerji kapasitesine baktığımızda G20’nin 3 bin GW, Afrika’nın 62 GW olduğunu görüyoruz. Bu küresel ölçekte karşılaştırıldığında G20’nin yüzde 80, Afrika’nın ise sadece yüzde 1,6 pay sahibi olması demek. İkinci olarak da şunu belirtmek lazım ki bugün 116 ülke petrol, 112’si gaz, 116’sı da kömür ithalatçısı. Yani küresel nüfusun yüzde 86’sı fosil ithalatçısı. Gaza ihtiyaç var ama koşullara entegre olmamız ve bağımlılıktan kurtulmamız da lazım” diye konuştu.
“TRANS-HAZAR, İRAN VE AZERBAYCAN OLMADAN GERÇEKLEŞEMEZ”
Atlantik Konseyi Küresel Enerji Merkezi Genel Müdürü Landon Derentz, “Trans- Atlantik bir bakış açısından bakarsak, Orta Koridor’un gelişimi bizim için çok önemli. Amerikan perspektifine göre Azerbaycan, enerji güvenliğinin direğidir. ABD Başkanı Joe Biden da COP29 bağlamında bu ülkenin önemini vurguladı” diye söze başlarken Rusya’nın Ukrayna’daki askeri müdahalesinin ardından bölgede ortaya çıkan güvensizliklere işaret ederek şunları kaydetti:
“Trans-Hazar Projesi, İran’ın kaynakları ve Azerbaycan’ın siyasi liderliği olmadan mümkün değil. Bunun için talebe ve gaz ihracatının artmasına, kimya sektörünün gelişimine ve rafinerilerin artmasına bakmalıyız. 2030’a kadar petrol talebinin yüzde 30 düşeceği belirtiliyor. Bu, yenilenebilir enerji kaynakları için büyük bir fırsat olabilir. Almanya enerji çıktısının yüzde 35’ini hala petrolden elde ediyor. Rus petrolü üzerindeki yaptırımlar ve ticari akışın değişmesi, Washington ve Brüksel açısından Kazakistan’la ilişkiler bağlamında da Azerbaycan’ın önemini artırdı. Hazar Politika Enstitüsü’ne göre Orta Koridor’un ticaret hacimleri 2030’a kadar 11 milyon ton artabilir. Bu geleceği kucaklayalım.”
Deniz Yaşayan / Bakü- PETROTURK
PETROL
Shell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLERİDE’ye Başvurular İçin Geri Sayım Başladı
Shell Türkiye’nin gençlerin geleceğe hazırlanmasına destek olmak amacıyla 2023’ten beri yürüttüğü sosyal yatırım programı İLERİDE’nin yeni dönemi için başvurular başladı. Bilim Virüsü tarafından gerçekleştirilen program, gençlerin ihtiyaçları ve iş dünyasının değişen dinamikleri doğrultusunda her yıl güçlendirilen program aynı zamanda gençleri küresel sorunların çözümünde aktif rol almak için teşvik ediyor.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde okuyan, değişime meraklı ve sürdürülebilir bir gelecek hayali kuran üniversite 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin katılabildiği programa başvurular, 12 Ocak 2026 tarihinden itibaren Youthall platformu üzerinden alınmaya başlandı. Başvurular 21 Ocak 2026’da sona erecek.
İLERİDE programı, dördüncü yılında da gençlere teorik bilgi sunmanın yanı sıra edindikleri bilgileri gerçek hayatta uygulama fırsatı tanıyor. Program; Öğrenme Modülü, İş Simülasyonu ve Proje Üretim Adımı olmak üzere üç ana modülden oluşuyor.
Katılımcılar uzman eğitmenlerden alacakları Yapay Zeka ve Yeni Teknolojiler, Tasarım Odaklı Düşünce, Yaratıcılık ve İnovasyon, Eleştirel Düşünce dahil dokuz farklı eğitimle 21. yüzyıl yetkinliklerini geliştirecek, İş simülasyonı sayesinde karmaşık problemleri ekip olarak çözme deneyimi kazanacak. Programın finalinde ise Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan Erişilebilir ve Temiz Enerji, Eşitsizliklerin Azaltılması, İklim Eylemi, Sorumlu Üretim ve Tüketim ve Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar alanlarında kendi projelerini geliştirerek jüri karşısına çıkacak. Programı başarıyla tamamlayan 10 genç ise Shell Türkiye’de staj ve gençlik programlarına katılma hakkı kazanacak.
“Gençlerin çözüm odaklı enerjisine ihtiyacımız var”
Shell Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Shell & Turcas İcra Kurulu Üyesi Meltem Okyar Perdeci, programın dördüncü yılına girmesinden heyecan duyduklarını belirterek şöye devam etti: “Shell Türkiye olarak, Cumhuriyetimizle yaşıt yolculuğumuzda gençlerin gelişimini desteklemeye öncelik veriyoruz. İş dünyası ve sosyal yaşam hızla değişirken, biz de İLERİDE Programımız ile gençlere potansiyellerini keşfedecekleri, hata yapmaktan korkmadan deneyimleyecekleri ve birbirlerinden öğrenecekleri güvenli bir alan açıyoruz. Yeni yüzyıl yetkinlikleriyle donanmaları, sorunları tespit etmeleri ve sürdürülebilir çözümler üretmeleri için güçlenmelerine destek olmayı amaçlıyoruz. Programın ilk üç yılında gençlerin ortaya koyduğu vizyoner projeler, ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu hepimize gösteriyor. Dördüncü dönemde de gençlerimizin enerjisiyle geleceği şekillendirmeye devam edeceğiz.”
Üniversite 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin katılımına açık olan İLERİDE programına başvurmak ve detaylı bilgi almak isteyen adaylar, https://www.youthall.com/tr/Shell/genclik-sosyal-yatirim-programi-ileride_1221/ adresini ziyaret edebilirler.
PETROL
Shell & Turcas’ta Dev Atama: Oğuz Uçanlar CEO Oldu, Emre Turanlı Global Yönetime Geçti!
Türkiye enerji ve perakende sektörünün öncü oyuncularından Shell & Turcas üst yönetiminde 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni bir dönem başladı. Şirketin CEO’luk görevine Oğuz Uçanlar getirilirken, Emre Turanlı Shell’in global operasyonlarında kritik bir sorumluluk üstlendi.
İSTANBUL – Akaryakıt, madeni yağlar, elektrikli araç şarj ve filo çözümleriyle mobilite dünyasına yön veren Shell & Turcas, yönetim kadrosunda bayrak değişimine gitti. 2020 yılından bu yana başarıyla görev yapan Emre Turanlı, bayrağı deneyimli yönetici Oğuz Uçanlar’a devretti.
Emre Turanlı’dan Global Başarı: 70 Ülke ve 47 Bin İstasyon Ona Emanet
Shell & Turcas’ın ilk Türk CEO’su olarak tarihe geçen Emre Turanlı, 1 Ocak 2026 itibarıyla Shell Mobilite, Global Pazarlama ve Lisanslı Pazarlardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak atandı. Turanlı’nın yeni global rolü, Türkiye’deki yöneticilerin küresel arenadaki gücünü bir kez daha tescilledi.
Turanlı’nın Yeni Görev Kapsamı:
-
Dünya Devi Yönetimi: 70’ten fazla ülkede 47 bin istasyon ve günlük 33 milyon müşteriye hizmet veren dünyanın en büyük mobilite perakende ağının stratejilerini yönetecek.
-
Stratejik Pazarlar: Avustralya, Brezilya, İtalya, İspanya ve Arjantin gibi öne çıkan 60 lisanslı pazarın sorumluluğunu üstlenecek.
-
Yönetim Kurulu Başkanlığı: Global görevine ek olarak Shell Brands International AG şirketinin Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğuna oturacak.
Shell & Turcas’ın Yeni Lideri: Oğuz Uçanlar Kimdir?
Şirketin yeni CEO’su Oğuz Uçanlar, kariyerindeki uluslararası danışmanlık ve üst düzey yöneticilik tecrübeleriyle Shell & Turcas’ın Türkiye’deki büyüme stratejilerine liderlik edecek.
Kariyer Yolculuğu ve Başarıları:
-
Global Danışmanlık: ABD’de Booz-Allen-Hamilton bünyesinde perakendeden otomotive kadar pek çok sektörde çok uluslu devlere danışmanlık verdi.
-
Dönüşüm Mimarı: McDonald’s Türkiye CEO’luğu döneminde markayı kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçirdi.
-
Rekor Performans: Son olarak Adel & Faber-Castell bünyesinde CEO’luk yapan Uçanlar, şirketin 56 yıllık tarihinin en yüksek finansal performansına imza attı.
-
Eğitim: Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Uçanlar, Michigan Üniversitesi’nden MBA derecesine sahiptir.
PETROL
TPAO ve ExxonMobil’den Dev İş Birliği: Denizlerde Yeni Petrol ve Doğal Gaz Keşifleri İçin İmzalar Atıldı
Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolundaki hamleleri hız kesmeden devam ediyor. Milli petrol şirketimiz Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile dünya enerji devi ExxonMobil’in iştiraki ESSO Exploration International Limited arasında stratejik bir mutabakat zaptı (MoU) imzalandı.
Bu kritik iş birliği, Karadeniz ve Akdeniz’deki derin deniz arama faaliyetlerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Karadeniz ve Akdeniz’de Yeni Arama Alanları
İstanbul’da düzenlenen törenle resmiyet kazanan anlaşma, sadece mevcut sahaları değil, Karadeniz ve Akdeniz’deki yeni arama alanlarını da kapsıyor. Ayrıca iki şirket, karşılıklı olarak belirlenecek farklı uluslararası projelerde de ortak hareket etme kararı aldı.
İmzalar, TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ve ExxonMobil Başkan Yardımcısı John Ardill tarafından atıldı. Törene Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da eşlik etti.
Bakan Bayraktar: “Hedef Enerjide Tam Bağımsız Türkiye”
Anlaşmanın ardından sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, iş birliğinin stratejik önemine şu sözlerle dikkat çekti:
“Derin deniz arama ve sondajındaki teknik yeteneklerimizi, ExxonMobil’in uluslararası deneyimiyle birleştirerek, operasyonel etkinliğimizi artırmayı ve yeni keşiflerin önünü açmayı hedefliyoruz. Enerjide bağımsız bir Türkiye hedefimiz doğrultusunda, uluslararası iş birlikleriyle kurumsal kapasitemizi güçlendiriyor ve bölgemizin enerji merkezi olma yolunda ilerliyoruz.”
İş Birliğinin Öne Çıkan 3 Kritik Noktası
Bu mutabakat zaptı, Türkiye’nin enerji stratejisi açısından birçok fırsatı beraberinde getiriyor:
-
Teknoloji ve Deneyim Transferi: TPAO’nun Mavi Vatan’daki derin deniz sondaj tecrübesi, ExxonMobil’in küresel ölçekteki teknik uzmanlığıyla birleşecek.
-
Operasyonel Verimlilik: Ortak projeler sayesinde arama ve üretim maliyetlerinin optimize edilmesi ve keşif süreçlerinin hızlandırılması planlanıyor.
-
Küresel Rekabet Gücü: Anlaşmanın uluslararası alanları da kapsaması, TPAO’nun küresel bir oyuncu olma vizyonunu destekliyor.
Mavi Vatan’da Yeni Müjdeler Bekleniyor
Türkiye’nin Sakarya Gaz Sahası’ndaki başarısının ardından, ExxonMobil gibi dev bir partnerle atılan bu adım, Karadeniz ve Akdeniz’de yeni hidrokarbon rezervlerinin bulunma ihtimalini güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür ortaklıkların enerji arz güvenliği açısından Türkiye’nin elini güçlendireceğini vurguluyor.
-
Yenilenebilir Enerji4 hafta önceBorusan EnBW Enerji’nin, kız öğrencileri yenilenebilir enerji sektörüne hazırladığı Yeşil Yaka projesinde yeni dönem başladı
-
PETROL4 hafta önceShell Türkiye, 16. Yol Emniyeti Konferansı’nda Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler Öne Çıktı
-
PETROL6 gün önceShell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLERİDE’ye Başvurular İçin Geri Sayım Başladı
-
ELEKTRİK4 hafta önceGÜRİŞ’TEN UKRAYNA’NIN GELECEĞİNE YATIRIM
-
Sektörel1 hafta önce2025’te petrol ve doğal gaz üretimi arttı
-
Rüzgar Enerjisi1 hafta önce2035 Hedeflerine ‘Süper İzin’ Desteği: Rüzgar ve Güneşte Hibrit Dönemi Başlıyor!
-
Elektrikli Araçlar1 hafta önce2025 Türkiye İhracat Raporu: Otomotiv Zirvede, Savunma Sanayii Rekor Artışta!
-
PETROL1 hafta önceTPAO ve ExxonMobil’den Dev İş Birliği: Denizlerde Yeni Petrol ve Doğal Gaz Keşifleri İçin İmzalar Atıldı
