Connect with us

Nükleer Enerji

AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NDE TEKNİK SU TEMİNİ SİSTEMİ’NİN KİLİT AŞAMASI TAMAMLANDI


Kıyı pompa istasyonunun ana pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, türbin adasının soğutma sisteminin oluşturulmasında yeni bir aşamanın başlangıcını oluşturuyor.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un inşa ettiği Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) 2. Güç Ünitesi kıyı pompa istasyonunda, teknik su temini sisteminin dört ana pompa ünitesinin montajı tamamlandı. Dikey santrifüj pompaları, türbin yoğuşturucularının soğutma sistemine deniz suyunu temin edecek. Bu pompaların güvenilir şekilde çalışması, türbin binasındaki ekipmanların etkin bir biçimde soğutulması ve türbin ünitesinin istikrarlı işletimi açısından büyük önem taşıyor.

Kıyı pompa istasyonlarında, nükleer güç santrallerinde kullanılan en büyük pompa üniteleri yer alıyor. Toplam yükseklikleri yaklaşık beş katlı bir binanın yüksekliğine eş olan pompa ünitelerinin bileşenleri farklı seviyelere yerleştiriliyor. Pompanın alt bölümü, zemin seviyesinin 21 metre altında monte edilirken, 6.500 kW gücündeki elektrik motorları eksi 5 metre kotunda monte ediliyor. Bu tasarım çözümü, pompa istasyonu ekipmanının sel ve tsunami dâhil olmak üzere her türlü dış etkene karşı güvenilir şekilde korunmasını sağlıyor.

Güç ünitesinin işletme aşamasında yüksek kapasiteli pompa üniteleri, türbin yoğuşturucusunun soğutulmasını sağlayarak nükleer güç santralinin istikrarlı ve verimli işletimine önemli katkı sunacak. Dört pompanın toplam kapasitesi saatte 260 bin metreküp suya ulaşacak. Bu miktar, yaklaşık 100 olimpik yüzme havuzunu doldurmaya yetecek hacme eşdeğer.

AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Kıyı pompa istasyonu, güç ünitesi altyapısının en önemli unsurlarından biridir. Ana sirkülasyon pompa ünitelerinin montajının tamamlanması, teknik su besleme sistemlerinin hazırlık çalışmalarında bir sonraki aşamaya planlı şekilde geçilmesini sağlıyor. Birinci Güç Ünitesi’nde işletmeye alma çalışmalarına yönelik hazırlıklar yoğun şekilde sürerken, Akkuyu NGS’nin diğer güç ünitelerinin güvenilir işletimini sağlayacak mühendislik sistemlerini oluşturmaya da eş zamanlı olarak devam ediyoruz.”

Akkuyu NGS’nin ana ekipmanı Akdeniz’den gelen su ile soğutulacak. Suyun bir kısmı tuzdan arındırma komplekslerinden geçecek. Bu amaçla, deniz ve kıyı hidrolik yapılarından oluşan bir kompleks tasarlandı ve inşasına başlandı. Kompleks, her ünite için bir tane olmak üzere dört pompa istasyonu, bir drenaj kanalı, sifon kuyuları, bir dağıtım odası, bir su alma ve boşaltma yapısından oluşuyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nükleer Enerji

ROSATOM, MACARİSTAN’DAKİ PAKS-2 NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ’NİN YENİ ÜNİTESİNDE İNŞAAT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI   


Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında düzenlenen törenle, 5. Güç Ünitesi’nin reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başladı. Bu ünite ile Paks-2, Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde 3+ nesil en yeni Rus teknolojisi olan VVER-1200 reaktörüne sahip ilk nükleer santral olacak. 

Sahada düzenlenen törene, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó ve Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katıldı.

Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başlanması, UAEA standartlarına göre tesisin “inşa halindeki nükleer güç santrali” statüsüne geçtiği anlamına geliyor. Bu aşamaya geçilmesi, Macaristan’ın nükleer enerji alanındaki gelişimi açısından kilit bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımında Macaristan ve Rusya arasında 1956 yılında başlayan iş birliğinin istikrarlı biçimde sürdüğünü de teyit ediyor.

Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün Macaristan’ın nükleer enerji alanında atılan bu simgesel adım, ülkelerimiz arasında zaman içinde tesis edilen yapıcı ilişkileri açıkça ortaya koyuyor. Paks-2 NGS, uzun yıllara dayanan iş birliğimizin doğal bir devamı niteliğinde. Macaristan açısından Paks-2 NGS hiç şüphesiz ülkeye büyük kazanım sağlayacak ve ulusal ekonominin gelişimini destekleyecek stratejik bir adımdır. Rosatom için ise bu proje, nükleer sektördeki lider konumumuzun bir kez daha teyit eden ve Rus sanayisinin gelişimine sunulan önemli bir katkıdır.”

Macaristan Atom Enerjisi Kurumu (HAE), 4 Kasım 2025 tarihinde, Paks-2 NGS’nin 5. Güç Ünitesi’nin temelinde ilk beton dökümünün başlatılmasına ve nükleer ada kapsamındaki binaların inşasına olanak tanıyan izinleri verdi. 2022 yılında verilen ana inşaat lisansına ek olarak düzenlenen bu lisanslar, projenin nükleer güvenlik alanında geçerli olan katı uluslararası, Avrupa ve ulusal nükleer güvenlik gerekliliklerine tam uyum sağladığını teyit ediyor. Aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin birlikte kullanıldığı bütüncül güvenlik yaklaşımı, tüm standartların eksiksiz şekilde karşılanmasını sağlıyor.

Continue Reading

Nükleer Enerji

Almanya nükleer enerjiden çıkışı “stratejik hata” ilan etti


Almanya Başbakanı Friedrich Merz, nükleer enerjiden vazgeçmenin üretim kapasitesini düşürdüğünü ve enerji maliyetlerini kalıcı biçimde artırdığını söyledi. Türkiye’de ise bugün Almanya’nın “stratejik hata” olarak tanımladığı risk başlıkları, Berat Albayrak’ın enerji ve ekonomi yönetiminde hayata geçirdiği üretim, yerli kapasite ve arz güvenliği odaklı projelerle daha önce karşılık buldu.

Merz’in çıkışı: Üretim düştü, enerji pahalandı

Merz, nükleer santrallerin devreden çıkarılmasının Almanya’da ciddi bir üretim açığı yarattığını ifade etti. Bu açığın bütçe sübvansiyonlarıyla kapatılmaya çalışıldığını belirten Merz, enerji dönüşümünün bu nedenle maliyetli ve kırılgan hale geldiğini vurguladı.

Türkiye nükleeri terk etmedi, sisteme dahil etti

Türkiye, kesintisiz elektrik üretimi ihtiyacını gözeterek nükleer enerjiyi tamamen dışlayan bir yol izlemedi. eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın görev sürecinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali, baz yük kapasitesini güvence altına almak amacıyla planlandı ve hayata geçirildi. Yaklaşık 20 milyar doları aşan yatırım hacmi, bu tercihin uzun vadeli bir enerji mimarisine dayandığını gösterdi.

Derin deniz aramada kritik eşik aşıldı

Enerji politikalarında dışa bağımlılığı kıran adımlardan biri, Berat Albayrak’ın hayata geçirdiği derin deniz arama hamlesi oldu. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin envantere alınmasıyla Türkiye, denizlerde kendi filosuyla arama yapabilen ülkeler arasına girdi.

Karadeniz keşfi sahada karşılık buldu

Kurulan sondaj altyapısı, Karadeniz’de yürütülen çalışmaların önünü açtı. Açıklanan doğal gaz keşfi, Berat Albayrak’ın sahaya dayalı ve sonuç odaklı enerji yaklaşımının somut çıktısı olarak kayıtlara geçti.

Yenilenebilirde ölçek sorunu aşıldı

Rüzgâr ve güneş enerjisinde YEKA modeliyle büyük ölçekli yatırımlar devreye alındı. Albayrak’ın planladığı bu modelle Konya Karapınar gibi projeler hayata geçirildi; hem kurulu güç artırıldı hem de elektrik üretim maliyetleri aşağı çekildi.

Almanya sübvansiyonu tartışıyor, Türkiye üretimi artırdı

Merz’in işaret ettiği bütçe sübvansiyonları, üretim kapasitesi zayıfladığında kaçınılmaz hale geliyor. Türkiye’de ise Albayrak’ın tercihi, maliyetleri geçici desteklerle değil, doğrudan üretim kapasitesini büyüten yatırımlarla dengelemek oldu.

TANAP ile arz güvenliği güçlendirildi

TANAP projesi, Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde arz güvenliğini güçlendiren stratejik adımlardan biri olarak devreye alındı. Türkiye, yalnızca kendi ihtiyacını değil, bölgesel enerji güvenliğini de etkileyen bir geçiş ülkesi konumuna ulaştı.

Yerli kapasite enerji politikasının temeline yerleşti

Denizlerde arama, sondaj ve üretim kabiliyetinin kurumsallaşması, Albayrak’ın kurduğu enerji mimarisiyle kalıcı hale geldi. Almanya’nın bugün “stratejik hata” olarak tartıştığı başlıklar, Türkiye’de üretim ve kapasiteyi merkeze alan bu anlayış sayesinde daha önce yönetildi.

Continue Reading

Nükleer Enerji

Japonya, Kashiwazaki-Kariwa NGS’yi yeniden devreye aldı


Dünyanın en büyük nükleer santrali olarak bilinen Japonya’daki 8 bin 212 MW’lık Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi.Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan ve kapasite açısından dünyanın en büyük nükleer santrali unvanını elinde bulunduran 7 reaktörlü toplam 8 bin 212 MW kurulu gücündeki Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi. 2011 Fukushima Daiichi felaketinden kısa süre sonra kapatılan santralin 1360 MW kapasiteli 6’ıncı reaktörü planlanandan bir gün gecikmeli olarak elektrik üretimine başladı.

TEPCO’NUN DEVREYE ALDIĞI İLK NÜKLEER SANTRAL

Santral işletmecisi TEPCO’dan (Tokyo Electric Power Company) yapılan açıklamada, Mart 2012’deki periyodik bakımdan bu yana güvenlik endişeleri nedeniyle devre dışı bırakılan santralin 6’ncı reaktörünün Japonya saati ile 19.00 itibariyle yeniden faaliyete alındığı aktarıldı. Böylece, faciaya sahne olan Fukushima Daichi Nükleer Santrali’nin işletmecisi TEPCO, kazadan bu yana ilk kez bir nükleer santralini devreye almış oldu.

TAM TİCARİ ÜRETİME ŞUBAT SONU GEÇECEK

Reaktörün kapasitesi önümüzdeki hafta yaklaşık %50 güç seviyesine çıkacak, sonra kısa süreli durdurulup güvenlik kontrolleri yapılacak. Şubat ayı sonlarında ise tam ticari üretime geçmesi bekleniyor.

AÇILIŞ 1 GÜN GECİKTİ

Normalde dün gerçekleştirilmesi beklenen santrali yeniden hizmete alma işlemi, reaktörü başlatmak ve durdurmak için kullanılan kontrol çubuklarına bağlı güvenlik alarmlarında sorunlar tespit edilmesi nedeniyle ertelenmişti. Sorunların giderildiğini duyuran TEPCO, santralin bugün yeniden enerji üretimine başlayacağını açıklamıştı.

Continue Reading

En Çok Okunanlar