PETROL
Castrol Köklü Otomobil Markası MG ile Türkiye’de İş Birliğine İmza Attı
Madeni yağ pazarının lider markalarından Castrol, otomotiv sektöründeki güçlü iş birliklerine bir yenisini ekleyerek konumunu pekiştirdi. Gerçekleştirilen anlaşmayla birlikte Castrol, Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen MG markasının önerdiği madeni yağ ve e-sıvı partneri oldu. Castrol, böylece global ölçekte olduğu gibi Türkiye’de de iddialı markalarla yaptığı ortaklıklarla dikkat çekmeye devam etti.
“MG’nin Türkiye’deki başarılı yolculuğuna eşlik edeceğiz”
Otomotiv dünyasının önemli markalarından MG ile iş birliğine imza atmanın önemine değinen Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Genel Müdürü Nilay Tatlısöz, “Castrol’ün gücünü otomotiv sektörünün köklü markalarıyla bir araya getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. MG elektrikli, benzinli ve hibrit model seçenekleriyle geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor. Bu iş birliğiyle önemli bir İngiliz markası olan MG’nin Türkiye’deki başarılı yolculuğuna eşlik edeceğiz. MG, araçlarında Castrol’ün uzun yıllara dayanan deneyimiyle geliştirdiği ürünleri öneriyor. Böylece Castrol olarak kullanıcıların en iyi sürüş deneyimini yaşamalarına katkı sağlıyoruz. Global ve yerel kapsamda birçok önde gelen marka ve üreticiyle iş birlikleri gerçekleştiriyoruz. MG de önümüzdeki dönemde bu önemli partnerlerimizden biri olacak” dedi.
“MG sahiplerine Castrol ile olan iş birliğimizde, en kaliteli satış sonrası hizmetini vermeye odaklanıyoruz”
Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen MG markasının 29 ildeki 37 servis noktasıyla müşterilere sunduğu hizmet kalitesini sürekli geliştirmeyi hedeflediğine vurgu yapan Doğan Trend Grubu Otomotiv Markaları Genel Müdür Yardımcısı Uğur Sakarya, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikli hedefimiz, her geçen gün büyüyen MG araç parkına, Türkiye genelindeki 37 servis noktamızda en iyi hizmeti sunmak. Bu anlamda 2024 yılında tüm bayilerimiz önemli servis yatırımları yaptılar. MG olarak ana odağımız, Türkiye’deki satış sonrası hizmetler yatırımlarımızı artırarak hizmet kalitemizi sürekli geliştirmek. Castrol’ün uzun yıllara dayanan deneyimiyle geliştirdiği ürünleri yetkili servislerimizde MG benzinli, hibrit ve elektrikli otomobil sahiplerine sunmanın, hedeflerimizi destekleyen önemli bir iş birliği olduğuna inanıyoruz.”
Elektrikli, hibrit ve içten yanmalı motorlu araçlara özel geliştirilen Castrol ürünleri
Castrol’ün Türkiye’de gerçekleştirdiği anlaşmayla birlikte MG kullanıcıları, benzinli, hibrit ve elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilen Castrol’ün ileri teknolojiye sahip madeni yağları ve e-sıvılarına kolayca ulaşabilecek. MG markası benzinli ZS ve hem benzinli hem de şarj edilebilir hibrit versiyonları bulunan HS modellerinin yanı sıra tamamen elektrikli ZS EV, MG4 ve Marvel R modelleriyle geniş bir yelpaze sunuyor.
Castrol ürünleri, benzinli, hibrit ve elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilmiş formülleriyle verimliliği ve performansı en üst seviyeye taşıyor. Zorlu sürüş koşullarında dahi yüksek sıcaklık, hız ve basınca dayanıklılık gösteren bu yağlar, motorların maksimum verimlilikte çalışmasına katkı sağlayarak kullanıcı deneyimini yükseltiyor.
Elektrikli araçlarda da Castrol ile üstün performans
Castrol, son dönemde daha fazla kullanıcının tercihi haline gelen elektrikli araçlar için de verimliliği artıracak yenilikçi çözümler sunuyor. Castrol ON e-sıvıları, elektrikli araçların bataryalarını optimum sıcaklık aralığında tutarak termal yönetimi iyileştiriyor. Bu sayede bataryalar daha hızlı şarj olabilirken, araçlar daha uzun menzil ve daha yüksek verimlilik elde ediyor. Güç aktarma organlarını yüksek performansta çalıştırmaya yardımcı olan bu e-sıvılar, aynı zamanda düşük karbon emisyonuyla çevre dostu bir sürüş deneyimini destekliyor.
Bu iş birliğiyle Castrol, MG sahiplerine en uygun ürün ve çözümleri sunarak otomotiv dünyasındaki güçlü konumunu bir kez daha kanıtlıyor.
PETROL
SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.
Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.
61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.
Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
-
Blog3 hafta önceZambiya’da Afrika güneşini enerjiye dönüştürecek yatırım
-
ELEKTRİK1 hafta önceEksim Holding CMO’su Ahmet Yaman: “Marka Yönetiminde Önceliğimiz İnsanla Güçlü Bağ Kurmak”
-
Nükleer Enerji1 hafta önceAKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NDE TEKNİK SU TEMİNİ SİSTEMİ’NİN KİLİT AŞAMASI TAMAMLANDI
-
PETROL1 hafta önceSOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
-
ELEKTRİK18 saat önceYeniköy Kemerköy Enerji’de üst düzey atamalar
