PETROL
Türk Telekom ve Petrol Ofisi Grubu’ndan akaryakıt sektörünün en büyük dijital dönüşüm hamlesi
Türkiye’nin enerji altyapı grubu Petrol Ofisi ile Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom arasında “Geniş Alan İletişim Ağı” (SD-WAN) alanında dört yıldır devam eden stratejik iş birliğinde yeni bir döneme girildi. Petrol Ofisi Grubu’nun 81 ilde sayıları 2 bin 700’e varan akaryakıt istasyonunu kapsayan ve dünyanın en yaygın SD-WAN teknolojisi kullanımlarından birine imza atılan proje, sektörde de bir ilk olma özelliği taşıyor.
Türkiye akaryakıt ve toplam kimyasal pazarlarının geleneksel lideri Petrol Ofisi Grubu, dijital dönüşümün lideri Türk Telekom ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, sektöründe bir ilke imza attı. Şirket, Türkiye genelindeki akaryakıt istasyonları ve yurt genelinde yayılan köy pompalarında satış, stok ve dolum verilerinin yönetimini daha güvenli ve kesintisiz hale getirmek amacıyla Türk Telekom ile sürdürdüğü kapsamlı iş birliğini genişletiyor. Bu iş birliği sayesinde Türk Telekom, Petrol Ofisi’nin akaryakıt otomasyon sistemlerinin dijital dönüşümünde sektöre referans teşkil eden “Geniş Alan İletişim Ağı” (SD-WAN) ve Lokal Network Altyapı kurulumunu hayata geçirerek 5 yıl daha altyapı yönetimini sağlayacak. Yeni anlaşma ile Petrol Ofisi Grubu’nun dört yıl önce sektörde bir ilke imza atarak yine Türk Telekom iş birliğiyle kullanmaya başladığı SD-WAN teknolojisi, geçtiğimiz günlerde devir süreci tamamlanan bp istasyonlarında ve hizmet noktalarında da kullanılacak.
Anlaşma hakkında açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, “Grubumuzun dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve Türkiye genelinde enerji sektöründe iletişim otomasyon altyapısının, UTTS dâhil olmak üzere yenilikçi çözümlerle güçlendirilmesine katkı sunan bu önemli projeyi, dijitalleşmeyi bir kültür olarak gören ve ülkemizin dijital dönüşümünde hayati rol oynayan Türk Telekom ile hayata geçirmekten ötürü mutluyuz. bp satın alımı ile birlikte ülke genelinde 2 bin 700 adetlik bir istasyon ağına ulaşarak ülkenin enerji arzının güvenliği ve erişimindeki rolümüzü daha da perçinlediğimiz bir yaygınlığa eriştik. Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan bu ağı güvenli, kesintisiz ve yüksek erişilebilirlik sağlayan bir iletişim altyapısı ile destekleyerek sektörde norm olacak bir standarda öncülük etmenin gurunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.
Türk Telekom CEO’su Ümit Önal ise açıklamasında şunları söyledi: “Türk Telekom olarak, işletmelerin ve kurumların dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olmaktan gurur duyuyoruz. Hayatın her alanına aktardığımız dijitalleşme vizyonumuz ile savunmadan sanayiye, finanstan enerjiye, eğitimden sağlığa ulaşımdan tarıma, sanattan spora pek çok sektörlerde dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ediyoruz. Petrol Ofisi ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, SD-WAN teknolojimizle onların ağ yönetimini daha esnek, güvenilir ve merkezi hale getirerek, operasyonel verimliliklerini en üst düzeye çıkarmalarına olanak tanıyor. Geleceğin teknolojilerini bugünden hayata geçirerek, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeye ve en yeni teknolojilerle uçtan uca çözümler sunmaya devam edeceğiz.” dedi.
Merkezi ağ mimarisi ile yüzde 100’e yakın erişilebilirlik
İstasyon ve terminal altyapısını tek bir merkezden yönetmeyi mümkün kılan, esneklik, ölçeklenebilirlik ve yüksek görünürlük sağlayan bir ağ mimarisi olan SD-WAN (Geniş Alan İletişim Ağı) teknolojisi Petrol Ofisi Grubu’nun Türkiye’nin 81 ilinde bulunan ve sayıları bp’nin de katılımıyla 2 bin 700’e varan akaryakıt istasyonunda kullanılabilir hale gelecek. Bu sayede istasyonlarda otomasyon sistemleri ile elde edilen verilerin Türk Telekom’un sağladığı uydu, GSM ve karasal hatlar üzerinden Petrol Ofisi veri merkezi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) anında iletilmesi sağlanacak. Petrol Ofisi Grubu’na geniş alan ağlarını merkezi bir yapıda yönetme imkânı sunan bu yenilikçi SD-WAN teknolojisi, yüzde 100’e yakın erişilebilirlik, esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlıyor.
PETROL
SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.
Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.
61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.
Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
-
Blog3 hafta önceZambiya’da Afrika güneşini enerjiye dönüştürecek yatırım
-
ELEKTRİK1 hafta önceEksim Holding CMO’su Ahmet Yaman: “Marka Yönetiminde Önceliğimiz İnsanla Güçlü Bağ Kurmak”
-
Nükleer Enerji1 hafta önceAKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NDE TEKNİK SU TEMİNİ SİSTEMİ’NİN KİLİT AŞAMASI TAMAMLANDI
-
PETROL1 hafta önceSOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
-
ELEKTRİK18 saat önceYeniköy Kemerköy Enerji’de üst düzey atamalar
