Connect with us

PETROL

Shell, dünyada enerji sektörünün en değerli markası seçildi


Uluslararası marka değerlendirme kurumu Brand Finance’in “Dünyanın En Değerli 500 Markası 2022” listesinde 28’inci sıradan 23’üncü sıraya yükselen Shell, 49.9 milyar dolarlık değeri ile bir kez daha dünya enerji sektörünün en değerli markası seçildiğini duyurdu.

Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance’in her yıl dünyanın en değerli ve en güçlü markalarını ortaya koyan Brand Finance Global 500 araştırmasının 2022 sonuçları açıklandı. Dünyanın En Değerli 500 Markası listesinde geçen sene 28’inci sırada yer alan Shell, bu sene 5 basamak yükselerek 2022 listesinde 23’üncü sırada yer aldı.

“DÜNYADA ENERJİ SEKTÖRÜNÜN EN DEĞERLİ MARKASI OLMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Shell Dünya Başkanı Ben van Beurden, Brand Finance tarafından dünya enerji sektörünün en değerli şirketi seçilmesi konusunda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Dünyada enerji sektörünün en değerli markası olmaya devam ediyoruz. Yaklaşık 49,9 milyar dolar olan marka değerimiz,  100 yılı aşkın süredir tüm dünyada değerlerimizi, ürün ve hizmet kalitemizi temsil ediyor. Bu başarımızın arkasında çalışanlarımızın emeği, özverili çalışmaları yatıyor. Katkılarından dolayı tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

Dünyada 80’e yakın ülkede yaklaşık 86.000 çalışanıyla hizmet veren Shell, petrol, petrol ürünleri, doğal gaz, yeni enerjiler ve kimyasallar alanlarında verimli, sorumlu ve kârlı bir şekilde faaliyet gösterirken, küresel enerji ihtiyacının ekonomiye, çevreye ve toplumsal ihtiyaçlara duyarlı bir şekilde karşılanmasına katkı sağladığını ifade etti.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN KAPSAMLI ENERJİ DÖNÜŞÜM ATAĞI

Shell, tüm tesislerinde, istasyonlarında, ofislerinde enerji verimliliği sağlayan uygulamaları hayata geçirerek 2050 yılına kadar net sıfır emisyonla faaliyet gösteren bir şirket olmayı hedefliyor. Şirket, her yıl 1 milyar dolar ayırdığı AR-GE çalışmaları ile düşük karbonlu teknolojiler üretiyor, enerji verimliliği yüksek ve karbon oranı düşük ürünler geliştiriyor.

Dünyanın kullandığı enerjinin yaklaşık yüzde 3’ünü sağlayan bir şirket olduklarını belirten Shell, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel çaptaki çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla temiz enerjiye geçiş inisiyatifini başlattı. Daha fazla yenilenebilir enerji ürünü satarak enerji ürünlerinin net karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen Shell, elektrikli araçlar için şarj istasyonları, hidrojen, güneş ve rüzgar enerjisiyle üretilen elektrik gibi daha düşük karbonlu enerjiler sağlıyor.

Akdeniz’deki tek gres ve en büyük madeni yağ üretim tesisi olan Derince’deki Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi için Shell, 2023’te “Enerji Yönetim Sistemi” sertifikası almak amacıyla da yürüttüğü çalışmalara hız kesmeden devam ettiğini de belirtti.

50 yıldan bu yana dünyada Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) teknolojisi yaptığını belirten Şirket, sıvılaştırılmış doğal gazı denizde üretmek için dev bir yüzer tesis olan Prelude’ü inşa ettiğini belirtirken bunun, doğal gazın denizde üretilmesine, sıvılaştırılmasına, saklanmasına ve LNG taşıyıcılara yüklenmesine imkân veren, çığır açan bir teknoloji olduğunu ifade etti.

BRAND FİNANCE GLOBAL 500 İLE DÜNYANIN EN BÜYÜK 500 MARKASI BELİRLENİYOR

Her yıl yapılan Brand Finance Global 500 araştırması ile dünyanın en büyük 500 markası açıklanıyor. Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu, bu alanda faaliyet gösteren dünyanın en büyük üç marka ajansı arasında yer alıyor. Marka değeri bir markanın gelir, potansiyel gelir, itibar, prestij ve pazar değeri açısından ederi olarak tanımlanıyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PETROL

SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım  


SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.

Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.

61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci  ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED  çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.

Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.

Continue Reading

PETROL

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı


Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.

Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.

FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket;  teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.

Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”

FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.

İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi

FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.

Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı

FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.

Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.

 

FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor

1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.

Continue Reading

PETROL

SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi


SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.

 

On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.

 

Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.

Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.

SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar