Sektörel
ARAÇ EMNİYET SİSTEMLERİNİN KRİTİK ROLÜ: TRAFİK GÜVENLİĞİNDE ORİJİNAL PARÇA VE UZMANLIK ÖNEMLİ
Gün geçtikçe artan trafik yoğunluğu ve değişen yol koşulları, trafik güvenliğini daha da kritik hale getiriyor. D-Expert Genel Müdür Yardımcısı Ozan Ayözger, özellikle büyük şehirlerde sıkça yaşanan trafik kazalarında, araç içi güvenlik sistemlerinin önemine dikkat çekiyor. Ayözger, bu hayati bileşenlerin doğru çalışabilmesi için onarımlarının, orjinal yedek parça kullanılarak, uzman bir personel tarafından gerçekleştirilmesi vurgusunu yapıyor.
Orijinal Yedek Parçaların Kritik Rolü
Emniyet sistemlerinin kazalar sonrasında etkili bir şekilde devreye girmesinin sürücü ve yolcuları ciddi yaralanmalardan koruduğunu belirten Ayözger, “Airbag ve emniyet kemerleri temelde pasif güvenlik sistemleridir. Sistemin görevi; bir kaza anında sürücü ve yolcuların mümkün olan en iyi seviyede korunmasıdır. Bu sebeple hasarlı ve arızalı parçaların, orjinal yedek parçalar ile uzman personeller tarafından yenilenmeleri gerekmektedir” dedi.
Sökme ve Takma İşlemlerine Dikkat
Araç servis geçmişinin titizlikle incelenmesinin, sürüş ve yolcu güvenliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çeken Ayözger, orijinal parçalarla yapılmayan müdahalelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ayrıca sökme-takma işlemlerinin uzman personeller tarafından ve son teknoloji cihazlarla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayözger, açıklamalarında şunları kaydetti: “Sürüş ve yolcu güvenliği, araçların bakım ve onarım süreçlerinde kullanılan parçaların kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, ilgili parçalara sadece yetkili servislerin müdahale etmesi hayati önem taşır. Kontroller, gelişmiş ekipmanlar ve uzman personel tarafından gerçekleştirilmelidir.’’
En Küçük Yanlış Müdahale Ölümcül Sonuçlara Neden Olabiliyor
Ayözger, “OBD taraması esnasında ve görsel kontrollerimizde şüphe edilen bir bulguya rastlamamız durumunda müşterilerimize bilgi vererek yetkili servis kontrolü yapılmasını öneriyoruz” diyor ve ekliyor: “Yetkili servisler dışında yapılacak en küçük yanlış müdahalenin istenmeyen sonuçlara neden olabileceğini bilmemiz sebebiyle bu önlemi alıyoruz.”
Hasar Denetim Süreciyle Birlikte İkinci Elde Standartlar Yükseliyor
Son olarak hasar denetim süreçlerinin kritik önemini vurgulayan Ayözger şunları kaydetti: “Hasar denetim süreci, bir dizi hedefi gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu hedefler arasında hasar maliyetlerini etkili bir şekilde azaltmak, araçların kalite standartlarına uygun bir biçimde onarılmasını sağlamak, araçların onarımını tamamladıktan sonra detaylı bir kontrol yaparak, doğru bir şekilde onarıldığından emin olmak, ikame araç süresini kısaltmak, kullanıcı memnuniyetini artırmak ve onarımdan geçen araçların ikinci el satış değerlerini korumak yer almaktadır.”
Sektörel
Manas Enerji sermayesini ikiye katlıyor
Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin sermaye artırımı talebi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayından geçti. Şirketin 800 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 165 milyon 528 bin TL olan çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden 2 kat artılmasına karar verildi.
SERMAYE YÜZDE 100 ARTACAK
Sermaye artışının tamamı nakden karşılanmak üzere 165 milyon 528 bin liradan 331.056.000 liraya yükselmesi hedefleniyor. SPK bülteninde yayımlanan kararla birlikte ihraç edilecek payların halka arzına ilişkin hazırlanan izahname onayı çıktı. Şirket, 09.01.2026 tarihinde aldığı yönetim kurulu kararıyla başlattığı süreci onay aşamasına taşıdı.
RÜÇHAN HAKLARI VE PAYLAR
Şirket ortaklarının rüçhan hakkı kullanım oranı yüzde 100 olarak netleşti. Artırılan sermayeyi temsil eden paylar kaydi pay niteliği taşıyor. Mevcut sermaye dağılımında 10.032.000 liralık A grubu paylar ile 155.496.000 liralık B grubu paylar yer buluyor.
Sektörel
Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Oldu
Aksa Enerji, 2030 stratejik hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısını dönüştürmek amacıyla üst yönetiminde önemli bir yeniden yapılanmaya gitti.
2026 yılı sonu itibarıyla 11 ülkede 22 santral ve 4200 MW’ı aşan kurulu güce ulaşacak olan Aksa Enerji, kurumsallaşma hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısının dönüşümünü sağlamak amacıyla üst yönetiminde değişiklikler yaptı.
Bu kapsamda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi Cemil Kazancı tarafından yürütülürken, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanlığı ve CEO’luğu görevlerine, Naci Ağbal atandı. Naci Ağbal ayrıca Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürecek.
Naci Ağbal, Aksa Enerji’nin devam eden yatırımlarının hızlı bir şekilde devreye alınmasını, global operasyonların büyümesi ve şirketin 2030 hedeflerine ulaşması için atılan adımların daha da ileri taşınmasını hedeflemektedir.
Sayın Naci Ağbal yeni görevine 26 Ocak 2026 tarihinde başlayacaktır.
Aynı zamanda, şirketin stratejik hedeflerine daha çevik ve etkin bir yönetim organizasyonuyla ilerlemesi amacıyla İcra Kurulu da yeniden düzenlendi. Serdar Nişli İcra Kurulu Üyesi olarak görevine devam ederken; Cevdet Yalçın (CFO), Soner Yıldız (CIO) ve Senlav Güner (COO) Aksa Enerji’deki mevcut pozisyonlarına ek olarak İcra Kurulu Üyesi olarak atandı.
Yeni Aksa Enerji İcra Kurulu oluşturulurken, kurumsal yönetim ilkelerine uyumun artırılması ile şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde operasyonel etkinliği ve hızlı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflendi.
Tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer üretmeyi odağına alan bu yeni yönetim yapısı ile Aksa Enerji’nin global rekabet gücünü daha ileri bir seviyeye taşıması hedefleniyor.
Sektörel
Enerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin enerji alanında daha verimli bir büyüme sağlamasının, enerji arz güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri için büyük bir stratejik fırsat sunduğunu vurguladı. Güray, artan enerji talebinin daha verimli ve katma değeri yüksek çözümlerle yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
“Daha Verimli Bir Enerji Sistemi Enerji Arz Güvenliğini Güçlendirecek”
Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından yayınlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” raporunun bulgularına dikkat çekti. Rapora göre, verimli bir enerji sisteminin gelişimi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosu”nda fayda-maliyet oranının dört buçuk gibi çarpıcı bir rakam olduğunu belirtti: her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı, fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile birlikte 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlayabilir.
2053 Yılına Kadar %21 Daha Az Enerji Tüketimi ile Aynı Ekonomik Çıktı Mümkün
“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre, 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı %21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Güray, bu durumun Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleriyle arasındaki farkı daha hızlı kapatmasına olanak tanıyacağını belirtti. Ayrıca Verimli Büyüme Senaryosu’nda emisyonların daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşması, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacak.
Finansmanı Artırmak ve Çeşitlendirmek Önemli
Güray, Türkiye’nin son yıllarda ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıktığını, ancak bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarının bulunduğunu ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı’nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Güray, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedeflendiğini vurguladı. Bu bağlamda, sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve çeşitli finansman çekebilmek için yeni modeller ve iş birlikleri geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Enerjide En Yüksek Talep Binalarda Isıtma ve Soğutmadan Kaynaklanıyor
Güray, Türkiye’nin enerji talebinin beşte birinin binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı kullanımdan kaynaklandığını belirtti. Bunu, %18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık %70’i bu beş alandan kaynaklanıyor. Güray, özellikle eski konut binalarında, eski taşıtlarda ve sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.
Artan Elektrik Enerjisi Talebinin Verimli Yönetimi Kritik Önem Taşıyor
Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Güray, elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payının önümüzdeki 25-30 yıl içinde %50’ye ulaşabileceğini öngördüklerini belirtti. Artan ve çeşitlenen elektrik talebinin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerektiğinin altını çizen Güray, veri analitiği ve dijitalleşmenin sunduğu olanakların enerjide daha verimli büyüme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.
-
PETROL2 hafta önceShell Gençlik Sosyal Yatırım Programı İLERİDE’ye Başvurular İçin Geri Sayım Başladı
-
Sektörel3 hafta önce2025’te petrol ve doğal gaz üretimi arttı
-
Elektrikli Araçlar3 hafta önce2025 Türkiye İhracat Raporu: Otomotiv Zirvede, Savunma Sanayii Rekor Artışta!
-
PETROL3 hafta önceTPAO ve ExxonMobil’den Dev İş Birliği: Denizlerde Yeni Petrol ve Doğal Gaz Keşifleri İçin İmzalar Atıldı
-
Rüzgar Enerjisi3 hafta önce2035 Hedeflerine ‘Süper İzin’ Desteği: Rüzgar ve Güneşte Hibrit Dönemi Başlıyor!
-
Sektörel3 hafta önceEnerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!
-
PETROL3 hafta önceShell & Turcas’ta Dev Atama: Oğuz Uçanlar CEO Oldu, Emre Turanlı Global Yönetime Geçti!
-
Rüzgar Enerjisi3 hafta önceRönesans Yenilenebilir Enerji ‘Gökçedağ RES’i satın aldı
