ELEKTRİK
ARAŞTIRMA RAPORU: SU GÜVENLİĞİ VE EKONOMİK İNTİHAR
VAHŞİ SULAMA TEHDİDİ: GÜNEYDOĞU’DA YERALTI SU KAYNAKLARININ ÇÖKÜŞÜ VE ENERJİ KAÇAĞININ ULUSAL MALİYETİ
Güvenlik Paradigmasında Su ve Enerji
Güneydoğu Anadolu Bölgesi (G.A.B.), Türkiye’nin tarımsal üretim üssü olmasına rağmen, geleneksel ve kontrolsüz vahşi sulama yöntemleri, bölgeyi geri dönüşü zor bir su ve enerji krizine sürüklemektedir. Bu durum, sadece bir çevresel sorun değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı baltalayan ve ulusal güvenlik stratejilerini tehdit eden bir ekonomik ve sosyal güvenlik meselesidir.
I. YERALTI SU KAYNAKLARINDAKİ ÇÖKÜŞ: BİR SU GÜVENLİĞİ MESELESİ
Vahşi sulama, yüzey sularında yüksek kayıplara yol açarken, esas tehdidi fosil yeraltı sularının (yenilenme hızı çok düşük olan eski rezervler) üzerinde oluşturmaktadır.
1. Aşırı Çekim ve Tükenme Hızı
Kontrolsüz salma sulamada, çiftçiler genellikle düşük verimli ancak anlık su ihtiyacını karşılayan güçlü pompalarla yer altından aşırı su çekimi yapmaktadır.
-
Hidrojeolojik Dengesizlik: Bölgede yeraltı sularının yıllık beslenme (yenilenme) miktarı, tarımsal sulama için çekilen su miktarına (debi) göre çok daha düşüktür. Bu sürekli negatif hidrolojik bütçe, yeraltı suyu seviyelerinin her yıl metrelerce düşmesine yol açmaktadır.
-
Obruk Oluşumu ve Yer Altı Yapısının Bozulması: Özellikle Konya Kapalı Havzası’nda çarpıcı şekilde görüldüğü gibi, yeraltı suyunun aşırı çekilmesi, toprağın altındaki karstik yapıların ve boşlukların taşıyıcı gücünü kaybetmesine neden olur. Bu durum, yüzeyde ani ve büyük çaplı çöküntüler olan obrukların oluşumunu tetikler. G.A.B.’de henüz yaygın olmasa da, bu jeolojik tehlike, aşırı su çekiminin birincil göstergesidir ve uzun vadede arazi kullanım güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atar.
-
Kirlilik Riski: Yeraltı suyu seviyesinin düşmesi, yüzeyden sızan tarımsal ilaçların ve gübrelerin (özellikle nitrat) yeraltı suyuna karışma süresini kısaltır ve kirlilik yükünü artırır, bu da içme suyu rezervleri için ciddi bir tehdit oluşturur.
2. Stratejik Su Rezervlerinin Kaybı
Fosil su rezervlerinin tükenmesi, Türkiye’nin gelecekteki kuraklık senaryolarına karşı elindeki stratejik su tamponunu kaybetmesi anlamına gelir. Su kaynakları açısından kritik olan bu durum, ulusal gıda arz güvenliğini ve bölgesel istikrarı doğrudan tehdit eden bir güvenlik meselesidir.

II. ENERJİ İSRAFI VE KAÇAK KULLANIMI
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin elektrik dağıtım kurumu olan Dicle Elektrik verilerine de bakıldığında Vahşi sulama, sadece suyu değil, suyu tarlaya ulaştırmak için harcanan elektrik enerjisini de hunharca tüketmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki yüksek kaçak elektrik oranı, bu israfı katlanarak ulusal bir ekonomik krize dönüştürmektedir.
1. Kaçak Kullanımın Enerji Dengelerine Etkisi
Güneydoğu’da elektrik dağıtım kurumu Dicle Elektrik tarımsal sulama amacıyla kullanılan elektriğin büyük bir kısmı, şebeke dışı kaçak yollarla sağlanmakta olduğunu açıklıyor. Kayıp kaçakla mücadelede milyonlarda dolar harcanıyor. Bu da ekonomik olarak sadece elektriğin ve suyun değil milli ekonomimizin zararını açıklıyor.
-
Aşırı Talep ve Şebeke Gerilimi: Kaçak kullanılan elektrik, herhangi bir resmi denetim ve tarife sistemine tabi olmadığından, çiftçileri suyu ve dolayısıyla enerjiyi israf etmeye teşvik eder. Sulama sezonunda, yüz binlerce kaçak pompanın aynı anda çalışmasıyla oluşan kontrolsüz ve yüksek ani talep (Peak Load), bölge ve ulusal elektrik şebekesinde büyük bir gerilim düşüşüne ve dengesizliğe neden olur.
-
Gizli Maliyet: Bu dengesizliği gidermek ve sistemi stabil tutmak için Dağıtım Şirketleri ve TEİAŞ, pahalı hızlı tepki ünitelerini (genellikle yüksek maliyetli doğalgaz santralleri) devreye sokmak zorunda kalır. Bu durum, enerji üretim maliyetini (Milli Enerji Faturası) aşırı yükseltir.
2. Ekonomik Hasarın Vatandaşa Yansıması
Kaçak elektrik kullanımının maliyeti, kamu bütçesi ve dürüst aboneler aracılığıyla tüm ülke vatandaşlarına yüklenmektedir.
-
Kayıp-Kaçak Bedeli: Yasal olarak faturalı elektrik tüketicileri (ev, sanayi, ticari işletmeler), dağıtım bölgesindeki yüksek kayıp-kaçak elektrik oranının maliyetini kendi faturaları üzerinden ödemektedir. Bu, vatandaşın ödediği ortalama elektrik fiyatının (Tarife) yükselmesine ve hane halkı bütçesinden haksız bir çıkışa neden olmaktadır.
-
Bölgesel Kalkınma Engeli: Enerji dağıtım şirketlerinin, tahsil edemedikleri devasa kaçak bedelleri nedeniyle yatırım yapma kapasiteleri kısıtlanmaktadır. Bu durum, bölgedeki elektrik altyapısının modernizasyonunu (akıllı şebeke, kayıp önleyici sistemler) yavaşlatarak, sanayicinin ve yasal tarımcının kaliteli ve kesintisiz enerjiye erişimini engellemektedir.
-
Haksız Rekabet: Kaçak elektrikle sulama yapan çiftçi, üretim maliyetini düşürdüğü için, faturasını ödeyen ve sulamada modern teknoloji kullanan dürüst çiftçiye karşı haksız bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Bu durum, bölge ekonomisinde uzun vadede adaletsizlik ve çarpıklık yaratmaktadır.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki vahşi sulama, yeraltı sularının tükenmesiyle birlikte ulusal su güvenliğini tehdit ederken, kaçak elektrikle birleşen enerji israfı da milli ekonomik istikrarı derinden sarsmaktadır.
-
Teknolojik Dönüşüm: Bölgede açık kanal ve vahşi sulama yerine, Basınçlı Sulama Sistemlerine (Damla/Yağmurlama) geçişin sübvansiyonlar ve kredilerle hızlandırılması bir zorunluluktur.
-
Enerji Denetimi: Tarımsal sulamada kullanılan pompalara akıllı sayaç ve uzaktan izleme sistemleri entegre edilerek kaçak kullanımın ve verimsizliğin anlık takibi sağlanmalıdır. Bu konuda bölgede yaşayan ve tarımı yapan vatandaşların geleceklerini korumaları adına ilgili kamu kurumlarıyla el ele vermeleri gerekmektedir.
-
Yerinde Enerji Üretimi: Sulama ihtiyacının karşılanması için çiftlik bazında Güneş Enerjisi Santralleri (GES) sistemleri teşvik edilmeli, böylece elektrik şebekesine bağımlılık ve kaçak kullanım motivasyonu azaltılmalıdır. Bölgede en büyük GES santrali yatırımı olan EKSİM ENERJİ’nin yanı sıra diğer enerji şirketleri de böylesel yatırımlar için ellerini taşın altına koymalıdır.
Bu tedbirler hayata geçirilmediği sürece, bölge sadece tarımsal verimliliğini değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılması gereken en kıymetli stratejik kaynakları (su ve enerji bütçesi) da kaybetmeye devam edecektir.
Oktay ERGİNOĞLU
ELEKTRİK
ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor
Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.
ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]
Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.
ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor
Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.
Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.
ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.
ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Mission to Zero™ programı
Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
ELEKTRİK
Enerjisa Enerji’den çifte rekor: 7 yıl vadeli 10 milyar TL tahvil ihracı
Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji, 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını Ak Yatırım aracılığıyla başarıyla tamamladı. Şirket, bu işlemle reel sektörde bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük ve en uzun vadeli tahvil ihracına imza atarak Türkiye’nin enerji dönüşümündeki rolünü güçlendirdi. Söz konusu kaynak, Enerisa Enerji’nin hizmet verdiği üç dağıtım bölgesi Ayedaş, Başkent ve Toroslar’ın dağıtım altyapısının modernizasyonu ve daha dayanıklı enerji sistemlerine yönelik yatırımlarda kullanılacak
Kapsamlı altyapı yatırımlarını uzun vadeli ve güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeye devam eden Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji, bu işlemle sermaye piyasalarındaki yüksek itibarı ve finansmana erişim gücünü bir kez daha ortaya koydu. Enerjisa Enerji, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile 7 yıl vadeli ve 10 milyar TL tutarındaki tahvil ihracını duyurdu. Bu işlemle birlikte şirketin tedavüldeki toplam tahvil tutarı 34,6 milyar TL seviyesine yükseldi.
Şirket, 2025 yılı içerisinde reel sektörde tahvil ihraç büyüklüğü açısından iki kez kırdığı rekoru, bu yeni ihraçla bir kez daha yeniledi. Ak Yatırım aracılığıyla, ikinci yılın sonundan itibaren her yıl sonu bir kez kısmi ana para ödemeli olarak toplam 7 yıl vadeli yapılandırılan ihraç, BİST TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan gibi oldukça rekabetçi bir fiyatla gerçekleşti. Piyasada bugüne kadar ağırlıklı olarak 1 ila 2 yıl vadeli ihraçlar başarıyla gerçekleştirilebilirken, bu işlem yalnızca büyüklüğü ile değil, vadesi ile de reel sektörde yeni bir eşik oluşturdu.
Yeni tarife dönemine güçlü başlangıç
“Daha İyi Bir Gelecek” vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Enerjisa Enerji, 5. tarife dönemine güçlü bir finansal zeminle girdi. Artan elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji güvenliğinin, daha akıllı ve daha dayanıklı dağıtım şebekelerini zorunlu kıldığı bu dönemde şirket; altyapısını güçlendirme ve büyütme yönündeki çalışmalarına tam anlamıyla odaklanarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenerek kârlı büyümesini sürdürüyor. Şirketin yıllık yatırım hacminin yaklaşık üçte birine denk gelen bu rekor ihraç, dağıtım iş kolunun öngörülebilir nakit akışı yaratma kapasitesi ile de uyum içerisinde bulunuyor.
Pınar: “Uzun vadeli büyüme stratejimize duyulan güvenin açık bir göstergesi.”
Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, gerçekleştirilen tahvil ihracına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Beşinci tarife döneminin başında gerçekleştirdiğimiz bu uzun vadeli ve büyük ölçekli ihraç, yalnızca bir finansman işlemi değil; yatırım modelimizle uyumlu bir finansal çerçeve oluşturmaktadır. Dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir ve düzenlemeye tabi gelir yapısına uygun olarak tasarlanan bu finansman modeli, bilanço gücümüzü pekiştiriyor. Bu sayede yatırımlarımızı daha istikrarlı ve sürdürülebilir bir zeminde büyütebiliyoruz.Küresel ve yerel dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde bu vade ve büyüklükte bir işlemi başarıyla tamamlamamız, Enerjisa’nın disiplinli finansal yönetimine ve uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Sağladığımız bu kaynakla, dağıtım altyapımızı güçlendirmeye ve Türkiye için daha dirençli ve verimli bir enerji altyapısına katkı sunmaya devam edeceğiz.”
Ulbrich: “Sermaye piyasalarındaki güçlü kredibilitemizi bir kez daha teyit etmiş olduk”
Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, bu tahvil ihracının önemini vurgulayarak, şunları ekledi: “7 yıl vade, 10 milyar TL büyüklük ile gerçekleştirdiğimiz bu ihraç, hem tutarı hem de vadesi itibarıyla reel sektörde rekor niteliğindedir. TLREF endeksi değişimi + 150 baz puan gibi oldukça rekabetçi bir fiyatlama ile başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu tahvil ihracı, şirketimizin güçlü bilançosu ve sağlam finansal performansı sayesinde, zorlu makroekonomik koşullara rağmen, yatırımcıları nezdinde sahip olduğu yüksek güvenilirliğin altını çiziyor. Bu rekor ihraç Enerjisa’nın sağlam bilanço yapısının yanı sıra dağıtım iş kolumuzun öngörülebilir nakit akışı yaratma kapasitesi ile de yatırımcılarımız tarafından oldukça cazip bulundu. Türkiye piyasasında gerek kredi ve tahviller yoluyla gerek ise sürdürülebilirlik stratejimizle desteklenen yapımız sayesinde Uluslararası Finans Kuruluşları kaynaklı fonlamalar aracılığıyla, çeşitli finansman araçlarına erişim kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koymuş olduk. 5.tarife dönemine ilişkin regülasyon çerçevesi uygun bir iş ortamı sağlayacak şekilde kurgulanmış olup, günümüzdeki yüksek reel faiz ortamında dahi karlı yatırımların yapılabilmesini mümkün kılıyor. Ölçeklenebilir ve disiplinli finansman yaklaşımımızla Enerjisa Enerji’yi sağlıklı ve karlı biçimde büyütmeye devam edecek; müşterilerimize her an güvenli enerji erişimi sağlama hedefi doğrultusunda Türkiye’nin enerji altyapısına yönelik gerekli yatırımları kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Erdoğmuş: “7 yıl vadeli ve kademeli anapara geri ödemesine sahip tahvil ihracı ile 2 yeni rekora imza attık.”
Enerjisa Enerji ile bugüne kadar çok sayıda başarılı ihraç yaparak birçok ilki gerçekleştirdiklerini belirten Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş; “1 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’nin ilk 5 yıl vadeli özel sektör tahvil ihracını tamamladığımız Enerjisa Enerji’nin 18 Temmuz 2025 tarihindeki 5 milyar 250 milyon TL tutarlı tahvil ihracıyla da tüm zamanların en büyük reel sektör tahvil ihracı rekorunu elde etmiştik. Şimdi gerçekleştirdiğimiz 10 milyar TL tutarında ve 2.548 gün vadeli yeni ihraç ile tüm zamanların hem en büyük hem de en uzun vadeli reel sektör borçlanma aracı ihracını gerçekleştirmiş olduk. Ayrıca, bu ihraç eşit taksitler halinde anapara geri ödemesine sahip ilk borçlanma aracı olması açısından da önem taşıyor. Yenilikçi ve hem vade hem de tutar bakımından rekorlara imza attığımız bir borçlanma aracı ihracına daha aracılık etmekten gurur duyuyoruz. Ak Yatırım olarak özel sektör borçlanma aracı ihraçlarındaki lider konumumuzu kesintisiz olarak sürdürmeye kararlıyız” dedi.
ELEKTRİK
Eksim Enerji’den Öğrencilere Çevre Bilinci Eğitimi
Eksim Enerji, sosyal sorumluluk projesi olan “Yeteri Kadar” kampanyası kapsamındaki Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları’nın ilkini Osmaniye’de gerçekleştirdi. 7-11 yaş grubundan öğrencilerin katıldığı programda, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yaşam odağında uygulamalı eğitimler verildi. Şirket eğitimler kapsamında, 10 ilde toplam 2 Bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyor.
Türkiye’nin dört bir yanında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, sahadaki varlığını toplumsal faydaya dönüştüren projelerine de hız kesmeden devam ediyor. 1.180 MW toplam kurulu gücüyle rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üç oyuncu arasında yer alan şirket, Eksim Holding çatısı altında yürütülen “Yeteri Kadar” sosyal farkındalık kampanyası kapsamında bir eğitim projesi başlattı. Eksim Enerji’nin rüzgar enerjisi santrallerinin bulunduğu bölgelerde gerçekleşecek eğitimlerin ilki Osmaniye Hasanbeyli İlköğretim Okulu’nda 7-11 yaş grubundan 200 öğrencinin katıldığı bir eğitimle başladı.
Sürdürülebilirlik kültürünü erken yaşta kazandırmayı amaçlayan eğitim programında öğrencilere ilk olarak Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları kapsamında projenin amacı ve içeriği anlatıldı. Ardından uygulamalı çevre ve sürdürülebilirlik eğitimleri gerçekleştirildi. Eğitimin devamında çocuklara doğa dostu etkinlik kitleri dağıtıldı. Son bölümde ise eğitmenler eşliğinde “mini ekosistem teraryumu” ve “tohum bombası” uygulamaları yapılarak eğitim tamamlandı.
“10 ilde 2 Bin öğrenciye eğitim vereceğiz”
Yeni hayata geçen eğitim projesiyle ilgili bilgiler veren Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, “Sürdürülebilirliği, faaliyet gösterdiğimiz alanların ötesinde, topluma karşı taşıdığımız uzun vadeli bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Geleceğin mimarları olan çocuklarımızın sürdürülebilirliği bir tercih değil, bir gereklilik olarak benimsemeleri gerektiğine inanıyoruz. Bu bilinç ne kadar erken yaşta kazanılırsa, yarınlarımız o kadar güçlü ve güvenli olacaktır.
Bu anlayışla başlattığımız eğitim projemizin ilk adımını, Osmaniye’deki RES sahamızın yakınında bulunan Hasanbeyli İlköğretim Okulu’nda attık. Üretim yaptığımız her bölgede yalnızca enerji değil; sosyal fayda üretmeyi, çevresel farkındalığı artırmayı ve bulunduğumuz topluma değer katmayı kurumsal sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
Projemizle çocuklarımıza erken yaşta sürdürülebilirliği yaşamlarının önemli bir parçası olarak kazandırmayı ve böylece bugünden yarına uzanan güçlü bir farkındalık köprüsü kurmayı amaçlıyoruz. Böylece temiz enerji bilincini okul sıralarından başlayarak toplumsal dönüşüme taşıyan kalıcı ve etkili bir sürecin temellerini atıyoruz. Çalışmalarımız kapsamında 10 ilde 2 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi
-
ELEKTRİK3 hafta önceEksim Enerji’den Öğrencilere Çevre Bilinci Eğitimi
-
ELEKTRİK3 hafta önceEnerjisa Enerji’den çifte rekor: 7 yıl vadeli 10 milyar TL tahvil ihracı
-
PETROL3 hafta önceTotalEnergies Türkiye uzun soluklu iş birlikleriyle fark yaratıyor
-
ELEKTRİK2 hafta önceABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor
-
Doğalgaz2 hafta önceNaturelgaz, 2025’te net karını yüzde 88 artırdı
-
PETROL2 hafta öncePetrol Ofisi Grubu ve Hicri Ercili Grup iş birliğinde inşa edilen ilk tanker “Wolf 1” suya indirildi

