Connect with us

ELEKTRİK

VAHŞİ SULAMA VE KAÇAK ELEKTRİK VURGUNU


Türkiye’de tarımın can damarı olan su, yanlış yöntemlerle kullanıldığında sadece toprağı değil, cebimizi de kurutuyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu gibi tarımın yoğun olduğu bölgelerde yaygın olarak görülen “vahşi sulama” yöntemleri ve bu yöntemlere eşlik eden kaçak elektrik kullanımı, her bir vatandaşın elektrik faturasına gizli bir yük olarak yansıyor. Bu makale, milyonlarca liralık enerji israfının perde arkasını ve bunun ulusal ekonomiye verdiği derin zararları gözler önüne seriyor.

I. Sadece Su Değil, Elektrik İsraf Ediyoruz: Vahşi Sulamanın Gizli Maliyeti

Vahşi sulama, diğer adıyla salma sulama, tarlaya kontrolsüzce su salmak esasına dayanır. Çiftçiler, nehirlerden, barajlardan veya yeraltı kuyularından suyu devasa pompalarla çeker ve arazinin üzerine bırakır. Bu yöntem, “ne kadar çok su, o kadar iyi ürün” yanılgısından beslenir. Ancak gerçekler çok farklıdır:

  1. Gereksiz Yere Pompalanan Su: Modern sulama sistemleri (damla, yağmurlama) bitkinin ihtiyacı kadar suyu, doğru zamanda ve doğru yere ulaştırırken, vahşi sulamada suyun büyük bir kısmı, bitkiye ulaşamadan buharlaşır, toprağın derinliklerine sızar ya da yüzeyden akıp gider. Bu, basitçe, gereksiz yere pompalanan her litre su için harcanan enerjinin çöpe gitmesi demektir.

  2. Verimsiz Pompalar ve Uzun Çalışma Süreleri: Vahşi sulama yapan çiftçiler, genellikle eski teknolojiye sahip, enerji verimliliği düşük pompalar kullanır. Bu pompalar, daha modern sistemlere göre aynı miktarda suyu çok daha fazla enerji harcayarak çeker. Ayrıca, kontrolsüz su dağıtımı nedeniyle pompaların çok daha uzun süreler çalıştırılması gerekir. Sonuç: Enerji maliyeti katlanarak artar.

  3. Yeraltı Sularının Çekilmesindeki Aşırı Enerji: Yeraltı su seviyelerinin her geçen yıl metrelerce düşmesi, suyu yüzeye çıkarmak için pompaların daha derinlerden, daha büyük bir güçle çekim yapmasını gerektirir. Bu da doğrudan daha fazla elektrik tüketimi ve dolayısıyla daha yüksek enerji maliyeti anlamına gelir. Suyun derinlerden çekilmesi, birim metreküp su başına düşen enerji maliyetini astronomik seviyelere çıkarır.

Bu israf, sadece çiftçinin cebinden çıkan bir maliyet olmaktan öte, ulusal enerji bütçemizin üzerindeki devasa bir yüktür.

II. Kaçak Elektrik: Milli Servetin Büyük Soygunu ve Vatandaşın Sırtındaki Yük

Vahşi sulamanın enerji israfı, özellikle kaçak elektrik kullanımının yaygın olduğu bölgelerde gerçek bir “ekonomik vurguna” dönüşüyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ne yazık ki bu acı tablonun en net görüldüğü yerlerden biridir.

  1. Kayıp-Kaçak Bedeli: Herkesin Ödediği Gizli Fatura: Kaçak elektrik, adından da anlaşılacağı gibi, kaydı tutulmayan ve bedeli ödenmeyen elektriktir. Ancak bu elektriğin maliyeti ortadan kaybolmaz; elektrik dağıtım şirketleri, bu açığı “kayıp-kaçak bedeli” adı altında yasal faturalara yansıtır. Yani, faturasını düzenli ödeyen her sanayici, her esnaf ve her hane halkı, kaçak elektrik kullananların israfının bedelini üstlenmek zorunda kalır. Bu, sizin elektrik faturanızdaki “Dağıtım Bedeli” gibi kalemlerin içinde gizlenmiş, aslında hiç tüketmediğiniz bir maliyettir.

  2. Şebeke Zararları ve Kamu Kaybı: Yaz aylarında, özellikle sulama sezonunda, yüz binlerce kaçak elektrikle çalışan pompa aynı anda devreye girer. Bu durum, elektrik şebekesinde ani ve kontrolsüz bir yük artışına neden olur. Şebekenin bu ani talebi karşılamak için zorlanması, voltaj düşmelerine, kesintilere ve trafo arızalarına yol açar. Bu arızaların onarımı, şebeke altyapısının güçlendirilmesi için yapılan yatırımlar, yine kamu kaynaklarından veya faturalı abonelerden karşılanır. Kısacası, kaçak kullanım, elektrik altyapısının çürümesine ve kamunun zarara uğramasına neden olur.

  3. Ülke Ekonomisine Darbe: Kaçak elektrik kullanımı, yalnızca bireysel faturaları şişirmekle kalmaz, aynı zamanda milli ekonomiye de ağır bir darbe vurur. Devletin kaçak kullanım nedeniyle milyarlarca liralık vergi ve enerji geliri kaybı yaşanır. Bu, sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlara aktarılması gereken kaynakların israf edildiği anlamına gelir. Enerji fiyatlarının suni olarak yüksek kalmasına neden olan bu durum, sanayicinin üretim maliyetini artırır, ülkemizin uluslararası rekabet gücünü zayıflatır ve enflasyonu tetikler.

Sonuç: Milli Bir Seferberlik Çağrısı

Vahşi sulama ve kaçak elektrik, Türkiye’nin su ve enerji kaynaklarını tüketen, toprağımızı verimsizleştiren ve en önemlisi her bir vatandaşın cebinden haksız yere para çalan devasa bir sorundur. Dicle Elektrik tarafından alınan bilgilere göre bu, sadece çiftçiyi veya enerji dağıtım şirketlerini ilgilendiren lokal bir problem değil, ulusal bir güvenlik ve ekonomik beka meselesidir.

Bu sarmaldan kurtulmak için acilen:

  • Modern Sulama Sistemlerine Geçişin Hızlandırılması: Devlet destekli, cazip kredi ve hibe olanaklarıyla çiftçilerin damla ve yağmurlama gibi verimli sulama yöntemlerine geçişi teşvik edilmelidir.

  • Kaçak Elektrikle Mücadele: Uzaktan izleme sistemleri, akıllı sayaçlar ve etkin denetimlerle kaçak elektrik kullanımının önüne geçilmelidir.

  • Farkındalık ve Eğitim: Çiftçilere, vahşi sulamanın uzun vadeli zararları ve modern sulamanın faydaları konusunda kapsamlı eğitimler verilmelidir.

Aksi takdirde, tarlalarımıza kontrolsüzce akıttığımız su, aslında cebimizden kaçak yollarla akıp giden milyarlarca liralık enerjiye dönüşmeye devam edecektir. Bu sessiz soygunu durdurmak, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Yazan: Oktay ERGİNOĞLU – Enerji Ekonomisi Birimi

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Dicle Elektrik’ten Yenilikçi Sürdürülebilir Projeler


Dicle Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası kapsamında çocuklardan öğretmenlere, çiftçilerden gençlere uzanan çok boyutlu sosyal sorumluluk projeleriyle bir yandan enerji tasarrufu sağlarken diğer yandan da toplum bilincinin artmasına katkı sağlıyor. Şirketin dijitalleşme uygulamaları ve sürdürülebilirlik odaklı projeleri sayesinde bugüne kadar 33 milyon adet kağıt tasarrufu sağlanırken, 3 bin 800 ton karbon salınımının önüne geçildi. Bugüne kadar çocuklara özel tiyatro oyunuyla yaklaşık 12 bin öğrenciye enerji verimliliği konusunda farkındalık kazandırılırken binden fazla çiftçiye de enerji ve su tasarrufu odaklı eğitimler verildi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Enerji Verimliliği Haftası’nı uzun vadeli bir dönüşümün önemli bir parçası olarak görüyor. Şirketin hayata geçirdiği sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik projeleri sayesinde bugüne kadar çevrenin korunmasına önemli katkılar sağlandı. Abonelik süreçleri, dijital fatura uygulamaları ve diğer sürdürülebilirlik çalışmalarıyla birlikte 33 milyon adet kağıt tasarrufu sağlanırken, 8 bin 473 ağacın kesilmesi önlendi ve 3 bin 800 ton karbon salımının önüne geçildi. Ayrıca, LED aydınlatma dönüşümü, yüksek verimli iklimlendirme sistemleri ve hizmet binalarında uygulanan enerji verimliliği önlemleri sayesinde toplamda 520 bin hanenin bir günlük kullanımına denk gelen 14 milyon kW enerji tasarrufu elde edildi.

5 ilde 12 bin öğrenciyle buluştu

Çocuklara erken yaşta tasarruf bilinci kazandırmayı da hedefleyen Dicle Elektrik,  tamamında gönüllü çalışanlarının rol aldığı “Dicle’nin Rüyası” tiyatro oyunu ile enerji verimliliği ve tasarruf konularını sahneye taşıyor. Çocuklara özel sahnelenen oyun, bugüne kadar Batman, Diyarbakır, İstanbul, Şanlıurfa ve Siirt’te yaklaşık 12 bin öğrenciyle buluştu. Eğlenceli anlatımıyla çocuklara enerji israfının etkilerini aktaran tiyatro oyununun, önümüzdeki dönemde Mardin ve Şırnak başta olmak üzere farklı illerde de sahnelenmesi planlanıyor.

Farkındalık sınıf ortamında kalıcı hale geliyor

Dicle Elektrik, çocuklara yönelik çalışmalarını yalnızca sahneyle sınırlı tutmayarak Doğa Dostu Etkinlik Uygulamaları projesiyle sınıflara da taşıyor. İl Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine enerji, su ve gıda israfı konularında farkındalık kazandırılması hedefleniyor. Öğretmenler için düzenlenen Doğa Dostu Öğretmen Atölyeleri ile de bu bilginin sınıf içinde sürdürülebilir hale gelmesi sağlanıyor. Müfredatla birebir uyumlu eğitim materyalleriyle desteklenen proje sayesinde 2025 yıl sonu itibarıyla 150 öğretmen ve yaklaşık 3 bin 150 öğrenciye ulaşıldı.

Enerji verimliliği ve sürdürülebilir tarım birlikte ele alınıyor

Enerji verimliliğini tarımsal üretimin ayrılmaz bir parçası olarak gören Dicle Elektrik, çiftçilere yönelik projeleriyle de dikkat çekiyor. Batman Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen “Bir Destek Bin Bereket” Çiftçi Eğitim Programı kapsamında, tarımda enerji ve su verimliliği odağında eğitimler düzenleniyor. İlk etapta Diyarbakır’da başlayan ve bugüne kadar 1.000 çiftçiye eğitim verilen programın, Şanlıurfa’da Harran Üniversitesi iş birliğiyle devam etmesi planlanıyor. Özellikle genç çiftçileri desteklemeyi amaçlayan proje ile bölgeden toplam 10 bin çiftçiye ulaşılması hedefleniyor.

Enerji verimliliğinde Ar-Ge gücüyle öncü yaklaşım

Türkiye’de elektrik dağıtım sektörünün ilk Ar-Ge merkezine sahip olan Dicle Elektrik, enerji verimliliğini altyapı ve bakım süreçlerinde de bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Makaralı Aydınlatma Direği Projesi ile iş kazalarının önlenmesi, bakım sürelerinin kısaltılması ve saha ekiplerinin iş yükünün azaltılması hedefleniyor. Şirketin söz konusu Ar-Ge projesi kapsamında yapılan hesaplamalara göre, her 100 kilometrede yaklaşık %30 oranında karbon ayak izi azaltımı öngörülüyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

Çoruh EDAŞ, Yoğun Kar Yağışında Kesintisiz Enerji İçin Sahada  


Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ) ekipleri sahada 7/24 görev yapıyor.  Artvin, Rize, Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’de etkisini artıran olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını sürdüren ekipler; enerji arzının sürekliliğini sağlamak, olası arızalara hızlı müdahale etmek ve kesinti sürelerini en aza indirmek amacıyla sahada aktif olarak görev alıyor.

Türkiye genelinde etkisini gösteren soğuk hava dalgası ve yoğun kar yağışı, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yoğun kar yağışı nedeniyle bazı illerde eğitime ara verildi. Kar yağışı, ulaşımda aksamalara yol açarken bazı yollar geçici olarak ulaşıma kapandı. Hava koşullarına bağlı olarak bölgede yer yer enerji kesintileri yaşanıyor.

Zor Şartlarda Hızlı Müdahale

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ), kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtımı sağlamak üzere olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını 7/24 kesintisiz şekilde sürdürüyor.   Bölge genelinde 65 bin kilometreyi aşan şebekenin kesintisiz hizmet verebilmesi için 461 ekip ve 805 arıza, bakım ve onarım çalışanı sahada görev yapıyor. Araçla ulaşılamayan noktalara yaya olarak ilerleyen ekipler, olası arızalara hızlı müdahale edilmesi ve kesinti sürelerinin en aza indirilmesi amacıyla yoğun çaba harcıyor.

Şebeke Anlık Olarak İzleniyor

Çoruh EDAŞ, olumsuz hava koşullarının enerji arzı üzerindeki etkisini en aza indirmek ve abonelere kesintisiz enerji sağlamak amacıyla tüm imkanlarını seferber etmeye devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle ulaşımın güçleştiği bölgelerde, teknik ekipler arıza tespit ve onarım çalışmalarını kesintisiz şekilde yürütürken, kontrol ve bakım faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Hava koşullarına bağlı risklere karşı şebeke izleme ve müdahale süreçleri anlık olarak takip ediliyor. Çoruh EDAŞ, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek her türlü arıza ve şebeke olayını 186 Çağrı Merkezi üzerinden bildirmesini öneriyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

GÜRİŞ’TEN UKRAYNA’NIN GELECEĞİNE YATIRIM  


Türkiye’nin önde gelen gruplarından biri olan GÜRİŞ, dev yatırımlarına bir yenisini Ukrayna’da ekledi. Enerji Depolama (BESS) Projesi’nin 25 MW / 50 MWh’lik birinci etabı, bütün testleri başarıyla tamamlayarak ticari işletim kapsamında faaliyete başladı. Uluslararası projelerinde de sürdürülebilir ve yenilikçi çözümleri tecrübeli kadrosuyla üreten GÜRİŞ, Ukrayna’nın geleceğine yatırım yaparak bölgenin enerji altyapısına modern bir çözüm sundu.  

İnşaat, endüstri ve enerji alanlarında Türkiye’nin önde gelen gruplarından biri olan GÜRİŞ, uluslararası projelerine bir yenisini daha ekleyerek Ukrayna’da önemli bir projeyi hayata geçirdi.

GÜRİŞ’in Ukrayna’daki yatırımı BESS (Battery Energy Storage System) projesi kapsamında Ukrenergo tarafından yürütülen aFRR (Automatic Frequency Restoration Reserve – Otomatik Frekans Restorasyon Rezervi) test ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamladı. GÜRİŞ’in, Ukrayna’da gerçekleştirdiği aFRR Projesi ile gücü 50 MW ve kapasitesi 100 MWh olan sistemin 25 MW / 50 MWh’lik kısmının devreye alınmasıyla bölgenin enerji altyapısına modern bir çözüm sunuyor.

Savaş Döneminde Yatırım Devam Ediyor

GÜRİŞ’in Ukrayna temsilcisi Loic Lerminiaux, Ukrayna’da hayata geçirdikleri BESS Projesi hakkında şöyle konuştu: “GÜRİŞ olarak projemiz, uluslararası iş birliklerimizin ve mühendislik ekibimizin başarılı çalışmalarının bir sonucudur. Savaş döneminde böyle bir yatırımı yapmak büyük bir özveri ister. Tüm çalışma arkadaşlarıma, yerel yönetimlere, tedarikçilerimize, çözüm ortaklarımıza ve firmama teşekkürü bir borç bilirim. İstek varsa çözüm de var anlayışıyla çıktığımız bu yolda, elektrik altyapısının son derece önemli olduğu bu koşullar altında projeyi başarıyla tamamlamaktan ve bölgenin kritik öneme sahip altyapısına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.”

 

Proje Detayları:

* Proje Adı: ACUMEN Battery Energy Storage System (BESS)

* Kurulu Güç: 50 MW

* Enerji Kapasitesi: 100 MWh

* Yatırımcı: GÜRİŞ ve Rezon Trade LLC

* Çözüm Ortağı / Batarya ve Ekipman Tedarikçisi: MING YANG Ren Electric

 

Continue Reading

En Çok Okunanlar