Connect with us

Sektörel

Bakan Bayraktar: “Madeni bor karbüre dönüştürdüğümüzde fiyatı değer kazanacak”


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bor madenine ilişkin “Bunu bor karbüre dönüştürdüğümüzde, Bandırma’daki bu tesisimizde yaklaşık 1350 tonluk yıllık üretime ulaştığımızda, inşallah bu ürün artık tonu 500, 600, 700 dolar değil, çok daha fazla 20 bin doların, 30 bin doların, 35 bin doların üzerine çıkabilecek” dedi.

Bayraktar, AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı’nı ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında Balıkesir’e geldiklerini söyledi.

Balıkesir’in Türkiye’nin enerjisine enerji katan önemli şehirlerden olduğunu belirten Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığını azaltacak adımları kararlılıkla atmaya devam ettiklerini vurguladı.

Bayraktar, yerli ve yenilenebilir kaynakları en hızlı şekilde ekonomiye kazandırma hedefiyle çalıştıklarını dile getirerek, “Bu anlamda Balıkesir çok çok önemli bir ilimiz, hemen her yerde 1500 megavata yakın kurulu rüzgar kapasitesine sahip bir ilimiz. Onun dışında Bandırma’daki doğal gaz çevrim santralimiz de yaklaşık 3 bin 500 megavatlık bir kurulu güce sahip. Yani Türkiye’nin enerjisinin yaklaşık yüzde 3,5’i Balıkesir’de kurulu güç olarak bulunmakta.” ifadesini kullandı.

Bakan Bayraktar: “Madeni bor karbüre dönüştürdüğümüzde fiyatı değer kazanacak”Petrol ve doğal gaz rezervlerine değinen Bayraktar, şöyle konuştu:

“Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü, en yüksek miktarda bugün itibariyle günde 47 bin varili aşmış bir şekilde üretiyoruz. Geçmişte gidilemeyen, ‘girilemez’ denilen coğrafyalarda, ülkemizi hep yıllarca adeta o bölgeye sokulmamak için terörle engellenmiş coğrafyalarda bugün 3 bine yakın gencimize istihdam sağlayan Türkiye’nin en önemli projelerinden birisi hayata geçiyor. 2020 yılında pandeminin ortasında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük 2020 yılı içinde denizlerdeki dünyadaki en büyük keşfi yaparak Sakarya gaz sahasında doğal gaz keşfetmiştik. ‘Yapılamaz, aranamaz’ dediler. Çok şükür o gazı biz aradık. Karadeniz’de deniz derinliğinin 2 kilometreden fazla deniz derinliğinin olduğu bir lokasyonda, kıyıdan 170 kilometre mesafe taşıdık ve bugün evlerimizde yaklaşık 2,6 milyon hanede doğal gaz kullanılır hale geldi. Dolayısıyla hamdolsun 6 milyon metreküp günlük üretimle, her geçen gün artan üretimle o sahayı çalıştırıyoruz. O sahadan üretim sağlıyoruz.”

– “Yeni doğal gaz platformunun aktif hale gelmesiyle üretim 2 katına çıkacak”

Bakan Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda kullanılacak yeni doğal gaz platformunun gelecek hafta sonuna doğru ülkeye geleceğini belirterek, bu platformun aktif hale gelmesiyle üretimin 2 katına çıkarılacağını kaydetti.

AK Parti olarak önce insanı, çevreyi ve katma değerli madenciliği hedefleyen bir anlayışla hareket ettiklerini anlatan Bayraktar, “Burada insanı merkeze alan, elbette ki iş sağlığı ve güvenliğini önceliklendiren sonra çevreyle uyumlu şekilde çevreye zarar vermeden çevreye verilen zararları da rehabilitasyon programlarıyla ortadan kaldıran bir anlayışla ve katma değerli madencilik anlayışıyla, yani ham olarak, toprak olarak en ucuz şekilde bu ham maddeyi ‘bu madenleri ihraç edelim’ deyip ‘kullanalım’ demiyoruz. Bunları ara ürüne ve nihai ürüne çevirelim istiyoruz.” diye konuştu.

Bayraktar, Balıkesir’in bor madenindeki önemine değinerek, katma değerli madenciliğin önemli örneklerinden birinin Bandırma’daki bor tesisi olduğunu anlattı.

Dünyada 4 milyon tonluk bor pazarı olduğunun altını çizen Bayraktar, 2,6 milyon tonluk satışın Türkiye tarafından gerçekleştirildiğini ifade etti.

Bayraktar, bordan çeşitli ürünlerin imal edildiğini anlatarak, “Bunu bor karbüre dönüştürdüğümüzde, Bandırma’daki bu tesisimizde yaklaşık 1350 tonluk yıllık üretime ulaştığımızda, inşallah bu ürün artık tonu 500, 600, 700 dolar değil, çok daha fazla 20 bin doların, 30 bin doların, 35 bin doların üzerine çıkabilecek. Savunma sanayinin, imalat sanayinin birçok alanında kullanılabilecek çok daha katma değerli ürüne dönüşebilecek bir alan.” dedi.

Bugün Bigadiç ilçesinde bor granül fabrikasının açılışını yapacaklarını anımsatan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Bor savunma sanayisinde var, cam endüstrisinde var, birçok alanda var, tarımda da var. Tarımda daha verimli ürün alabilmek için kullanılan bir ürün. Bize tarım sektörümüzden, çiftçilerimizden gelen taleplerden bir tanesi şuydu; Özellikle çok su kullanılan tarım ürünlerinin üretilmesinde granül şeklinde bor daha verimli hale getiriyor ve üretimi daha canlı hale getiriyor. Dolayısıyla biz şimdi boru tarımda granül olacak şekilde, granüllü şekilde üretmeye başlıyoruz. İnşallah Bigadiç’te de bu fabrikamızın açılışını gerçekleştireceğiz.”

– “Türkiye’nin 81 ili doğal gaz ile tanıştı”

Bayraktar, Türkiye’nin 81 ilinin doğal gaz ile tanıştığını belirterek, “Doğal gaz altyapımız da yoğun şekilde büyüyor. 3 bin kilometrenin üzerinde hatla doğal gaz evlerimize ulaşmış durumda. Doğal gazın ithal kaynakla değil de kendi doğal gazımızla vatandaşlarımızın kullanımına sunulması da fevkalade önem arz ediyor. İnşallah Sakarya Gaz Sahası’ndaki çalışmalarımız, üretim artışlarımız bizi doğal gazda hane halkımızın tamamına kendi doğal gazımızı ulaştırdığımız bir seviyeye getirecek. Belki onun ötesine geçip, sanayimizin, ticarethanelerimizin ihtiyacını da kendi gazımızla karşılar hale geleceğiz.”

“Türkiye Buluşmaları” etkinliklerinin devam edeceğini anlatan Bayraktar, “Bugün Mevlit Kandili. Gecenizi de tebrik ediyorum. İnşallah birlik ve bütünlük içinde memleketimiz çok daha büyüyerek, etrafındaki bütün olumsuzluklara rağmen yoluna kararlılıkla devam edecek. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti olarak bizler bu mücadele ve kararlılık hep birlikte yürüyeceğiz.” dedi.

Toplantıda, AK Partili 20 milletvekili de hazır bulundu.

Bakan Bayraktar, daha sonra Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’nu ziyaret etti.

Ziyaretin ardından öğle namazını Zağnos Paşa Camisi’nde kılan Bayraktar, cami bahçesinde merhum Emine Ercan için kılınan cenaze namazına da katıldı.

Bakan Bayraktar, namazın ardından meydandaki vatandaşlarla sohbet etti.

AA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu


Rota Portföy ve Goldfinc Golfinch Global Capital işbirliği ile kurulanRota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, düzenlenen lansman etkinliği ile basına ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren iş ve finans dünyası temsilcilerine anlatıldı.

Goldfinch Global Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ile Rota Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan lansman etkinliği öncesinde bir grup gazeteci ile bir araya geldiler.

Burada yaptığı açıklamada, Goldfinch Global Capital’i bir alternatif varlık yönetimi şirketi olarak kurduklarını belirten Dr. Tamer Saka, şirketin resmi kuruluşunun 2025 yılı başı olduğunu söyledi.

Saka şöyle konuştu: “Goldfinch Global Capital olarak hedefimiz 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık bir varlık yönetimi seviyesine çıkmak. Alternatif varlık yönetimi işinin bir parçası olarak da farklı alanlarda fonlar kuracağız. Bunlar vasıtasıyla şirket kendisine bir yatırım portföyü oluşturacak. Bu amaçla ilk fonumuzu biz Rota Portföy şirketi ile beraber bugün lansmanını yaptığımız fonumuzu kurduk. Bu fonun ilk hedefi 100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmak.”

Dr. Tamer Saka bu fonun, üretim ve üretim teknolojileri alanında yatırımlar yapacağını kaydederek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki, sanayi dönüşüm ihtiyacını karşılamak üzere orta büyüklükteki şirketlere global ölçekte büyüme imkanları sağlayacak yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Yatırım yapacakları şirketleri “ileri teknoloji kullanan üretim şirketleri ve/veya bu üretim şirketlerine teknoloji sağlayan firmalar” olarak tanımlayan Saka, Fonun yüzde 85’i Türkiye’de yüzde 15’i yurtdışında yatırım yapacak şekilde planlama yaptıklarını vurguladı.

Dr. Tamer Saka şunları söyledi:

“Yatırımlarımızı ileri malzeme üzerinde çalışan, ileri teknoloji sahibi olan, elektronik, sağlık tarım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalara odaklamayı düşünüyoruz.

Bu fon ile tabii ki ticari bir faaliyet yürüteceğiz ama aynı zamanda Türkiye’nin sanayi dönüşüm potansiyelinde ortaya çıkacak güzel örneklere yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de özellikle orta pazardaki şirketlerde teknolojiye çok hızlı bir adaptasyon gözlemliyoruz. Ancak bu şirketlerinde yönetim gibi, insan kaynakları gibi, finansmana erişim gibi konularda sıkıntıları oluyor. Belli bir eşiğe geldikten sonra büyümekte zorlanıyorlar. İşte biz bu fonu yönetirken, şirketlerin önünü açacak, onları destekleyecek her türlü yönetsel desteği veren ve gerekli finansal desteği sağlayan bir anlayışla hareket edeceğiz. Amacımız, ileri teknoloji alanında sanayi şirketlerimizin gerçek potansiyelini kamuoyuna göstermek.”

Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, girişim sermayesi alanındaki bu ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Rota Portföy olarak girişim sermayesi alanında seçici ve disiplinli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Bugün yönettiğimiz 28 girişim sermayesi yatırım fonu ve 14,4 milyar TL’yi aşan büyüklük, bu alandaki kurumsal kapasitemizin somut bir göstergesi. Goldfinch GSYF ile sanayi ve teknoloji ekseninde, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyoruz.”

Rakamlarla Girişim Sermayesi Fonları

Küresel ölçekte regüle edilmiş yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 73,9 trilyon ABD dolarına, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının toplam hacmi ise yaklaşık 12 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu tablo, private equity ve venture capital fonlarının küresel yatırım ekosisteminde artık ana akım bir rol üstlendiğini gösteriyor.

Türkiye’de de girişim sermayesi ekosistemi hızla derinleşiyor. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 273 milyar ABD doları seviyesine ulaşırken; 47 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 388 GSYF’nin toplam büyüklüğü 384 milyar TL’yi aşıyor. Bu fonlara 13.812 yatırımcı ortak olurken, 255 milyar TL doğrudan şirket ortaklıklarına yönlendirilmiş durumda.

Continue Reading

Sektörel

Bayraktar: Türkiye’nin 10 milyar Metreküp Gaz İhracat Kapasitesi Var


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 70-80 milyar metreküp doğal gaz tedarik edebilecek altyapıya ulaştığını belirterek, “Biz 10 milyar metreküpün üzerinde gazın ticaretini yapabilecek bir noktadayız.” dedi.

Bakan Bayraktar, İstanbul’da gerçekleştirilen 15. Türkiye Enerji Zirvesi özel oturumunda sektör gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin sondaj ve sismik gemileriyle dünyadaki dördüncü büyük filoya sahip ülke haline geldiğini aktaran Bayraktar, Karadeniz’de hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinde birinci fazın bitirildiğini söyledi.

Karadeniz’de 2026’ya kadar yeni sondajlar

Bayraktar, konutlarda ve sanayide doğal gaz tüketiminin arttığına, doğal gazdan elektrik üretiminin de yükseldiğine dikkati çekerek, “Bu sene itibarıyla yaklaşık 60 milyar metreküp gaz tüketeceğiz.” dedi.

Gelecek yıl üretimin iki katına çıkararak yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının karşılanabileceğini işaret eden Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“2028 hedefimiz 40 ila 45 milyon metreküp günlük üretim, 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi ihtiyacımızla karşılayabilmek. Karadeniz gazı şu anda bizim en önemli milli projelerimizin başında geliyor. Gabar petrolü için çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. 80 bin varil günlük üretimimiz var. Gabar, petrol ithalatını en az 2 milyar dolar aşağı çekiyor. Bunlar bizim için, ekonomimiz için çok hayati konular.”

Enerji konusunda yeni müjdeler için çalışmaların devam ettiğine değinen Bayraktar, “Özellikle Karadeniz’de bu yıl 6 derin deniz sondajı yapmayı planlıyoruz. Bunu yapabilmek için 5. sondaj gemimiz şu anda Türkiye’de. Muhtemelen 2026 başından itibaren operasyona hazır hale gelecek. Karadeniz’de bu 6 sondajla hem Batı Karadeniz’de hem Orta Karadeniz’de hem de Doğu Karadeniz’de yapacağımız sondajlarla petrol ve doğal gaz arayacağız. Bunlardan sonra ancak bir müjde gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

– Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinde tehlike yok

Bayraktar, yıl sonunda süresi dolacak yaklaşık 22 milyar metreküplük doğal gaz ithalat sözleşmesinin bir yıl daha uzatıldığını belirterek, “Bu anlamda Türkiye, TürkAkım ve Mavi Akım üzerinden süresi dolan 21,75 milyar metreküplük kontratı bir yıl daha uzattı. Türkiye’nin arz güvenliğinde bu açıdan bir risk yok. Söz konusu gaz BOTAŞ tarafından alınıp Türkiye’ye getirilecek.” diye konuştu.

Türkiye’nin doğal gaz iletim şebekesinin oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Bayraktar, “BOTAŞ’ın bugün 20 bin kilometrenin üzerinde iletim hattı bulunuyor. Dağıtım tarafı ise sektör özel sektör eliyle büyüdü. Bu, Türkiye’nin sessiz devrimlerinden biri. Bugüne kadar 220 bin kilometrenin üzerinde doğal gaz dağıtım hattı inşa edildi.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesinin de hızla arttığını vurgulayarak, “Depolama açısından Türkiye’nin geldiği nokta 6,3 milyar metreküp. 2030’lara geldiğimizde ihtiyacımız olan gazın en az yüzde 20’sini depolayabilir hale gelmemiz gerekiyor. Hedefimiz bu.” dedi.

Türkiye’nin 161 milyon metreküplük günlük gazlaştırma kapasitesini 200 milyon metreküpe çıkarma hedefi bulunduğunu aktaran Bayraktar, “İki yeni FSRU daha sistemimize girebilir. Dolayısıyla tüm bunlarla birlikte Türkiye’nin ihracat imkanları artacak. Bunu sağlayabilmek için gazı doğru zamanda, doğru fiyatla alıp depolayabilmek büyük önem taşıyor. Ancak depolamada biraz daha hızlı gitmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 70-80 milyar metreküplük gazı tedarik edebilecek bir altyapıya ulaştığını belirterek, “Biz 10 milyar metreküpün üzerinde doğal gaz ticaretini yapabilecek bir noktadayız.” dedi.

Bayraktar, Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) uygulamasının belli bir gelir düzeyinin üzerindeki vatandaşlar için revize edildiğini belirterek, “EPDK’nin aldığı karar 4 bin kilovatsaat. Bunu muhtemelen 2026’da bir kademe daha aşağı çekebiliriz.” ifadesini kullandı.

Gelecek yıl da benzer bir yapının uygulanacağını aktaran Bayraktar, “Yüzde 18-20 civarında beklenen bir enflasyon var. Bizim fiyat ayarlamalarımız da bu minvalde olacak. Bunun dışında SKTT benzeri bir uygulamayı doğal gazda, tüketim esaslı olarak 2026’da düşünmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Nükleer enerji projelerinde ilerleme

Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ilk reaktörünün devreye alınma sürecinin salgın, yurt dışından gelecek ekipmanların gecikmesi gibi sebeplerden uzadığını belirterek, “İnşallah bunu yapacağız. İlkini yapmak çok önemli, değerli. Türkiye bu sayede çok ciddi bilgi birikimine, tecrübeye sahip oluyor. 2025 yılı ikinci çeyrek sonu itibarıyla Akkuyu NGS’de yaklaşık 10,6 milyar dolarlık yerliliğe ulaştık. Santralin inşaatında yüzde 56 yerlilikteyiz şu anda.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin küçük modüler reaktörler dahil bütün kollardan nükleer enerji sektörünü geliştirmeye çalıştığını dile getiren Bayraktar, Sinop’a yapılacak nükleer santral konusunda görüşülen ülkeler olduğunu ancak henüz anlaşma yapılmadığını söyledi.

Bayraktar, Güney Kore ile mutabakat zaptı imzaladıklarını anımsatarak, “Önümüzdeki 6 ay onlarla yoğun çalışarak bir noktaya gelmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Trakya’ya yapılacak nükleer santral konusunda da Çin ile görüşüldüğünü ve ABD’li firmaların da Türkiye’de nükleer enerji santrali projeleriyle ilgilendiğini belirten Bayraktar, “Belki üçlü, dörtlü konsorsiyumlarla Sinop ve Trakya bu şekilde kurulabilir.” dedi.

YEKA yarışmaları ve elektrik altyapısı yatırımları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bugün düzenlenen rüzgar enerjisi santrallerine yönelik Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmasına da değinen Bayraktar, “Toplam 208 milyon avroluk bir katkı bedeli ödemeyle bu ihaleler 6 yarışma sahiplerini buldu. 1,1 milyar dolarlık bir yatırım yapılacak. 2 hafta önceki yaptığımız YEKA GES yarışmalarıyla beraber toplam 309 milyon avro katkı bedeli bu yarışmalarda gelmiş oldu. Yatırımcılarımızdan beklentimiz bunların bir an önce hayata geçmesi.” değerlendirmesinde bulundu.

Elektrik altyapısının da enerji yatırımlarıyla birlikte güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “TEİAŞ’ın, sistem operatörümüzün, dağıtım şirketlerinin artık yeni bir sistem işletmeciliğine geçmesi lazım. Onların da kendilerini güncellemesi lazım. Türkiye genelinde iletim altyapısına biz yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım planlıyoruz. Bunlar önem arz ediyor.” diye konuştu.

“Öz tüketim amaçlı lisanssız projelerde iyileştirmeye gidilecek”

Bayraktar, öz tüketim amaçlı lisanssız projelerde iyileştirmeye gidileceğini belirterek, “2026’da özellikle çatı uygulamaları başta olmak üzere, kendi ihtiyacı için tesis kurmak isteyen ve ürettiği fazla elektriği sisteme satma zorunluluğu olmayan yatırımcılar için alan açmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çatı uygulamaları ve öz tüketim amaçlı projeler için kapasite tahsisini açmayı hedeflediklerine işaret eden Bayraktar, “Hibrit tesislerin kapasite tahsisi de bu kapsamda olacak. Rüzgar santrallerinde ise mevcut kurulu güç içinde teknik olarak kapasite artışı yapılabilecek alanlarda yeni tahsislere gideceğiz. Elbette teknik kısıtlar da söz konusu, bu nedenle sınırsız bir alan yok.” bilgisini paylaştı.

Continue Reading

Sektörel

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNÜŞÜMÜNÜN AKTÖRLERİ UN GLOBAL COMPACT TÜRKİYE 2025 ZİRVESİ’NDE BULUŞACAK


“Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla düzenlenecek UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde, sürdürülebilirlik dönüşümünün aktörleri daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık’ta İstanbul’da bir araya gelecek. Zirvede; küresel, bölgesel ve yerel düzeyde sorumlu liderlikten iklim eylemine, sürdürülebilir finanstan düzenlemelere, insan haklarından inovasyona sürdürülebilirlik gündemi tartışılacak.

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi; Türkiye’den ve Avrupa’dan iş dünyası liderleri, Birleşmiş Milletler, kamu ve sivil toplum temsilcilerini daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık 2025 tarihinde Hilton Bosphorus İstanbul Hotel’de bir araya getirecek.

 

“Daha Hızlı, Daha İleri” Yol Almak Gerekiyor

UN Global Compact Türkiye tarafından ilk kez düzenlenecek olan zirve “Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla gerçekleşecek. 2025 SKA Raporu’na göre Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yalnızca yüzde 35’i hedefe ulaşma yolunda ya da orta düzeyde ilerleme gösterirken hedeflerin yaklaşık yarısı çok yavaş ilerliyor ve yüzde 18’i ise gerilemiş durumda. 2030’a kadar başarıya ulaşmak için çabaların hızlandırılması şart.

 

İş Dünyası Liderleri İçgörülerini ve Fırsatları Paylaşacak

Zirvede iş dünyası liderleri kurumsal sürdürülebilir dönüşümde üst düzey liderliğin rolünü ve somut hedeflerin stratejik önemini ele alacak; geleceğe yönelik içgörülerini paylaşarak sürdürülebilirlik trendlerini ve iş dünyasını şekillendirecek fırsatları tartışacak.

 

Açılış konuşmasını UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü’nün yapacağı zirveye UN Global Compact’in CEO’su Sanda Ojiambo video mesajı ile katkı verecek.  TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın konuk konuşmacı olarak yer alacağı zirvede, Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Unilever Türkiye Ülke Başkanı & Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü Ali Fuat Orhonoğlu, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, TSKB CEO’su Ozan Uyar, Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz ve Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız konuşmacılar arasında yer alacak.

 

Sürdürülebilirlik Tüm Boyutlarıyla Ele Alınacak

Zirvede küresel kredi derecelendirme kuruluşları, banka ve şirketlerin finans liderleri ile sürdürülebilirliğin finansmanı ve ulusal ve uluslararası düzenlemelerden sorumlu kurumların temsilcileriyle sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve Türkiye iş dünyasına etkileri tartışılacak. Yalnızca bir strateji değil, değer zincirinden günlük iş pratiklerine, tedarikten pazarlama ve iletişime iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik; otomotivden gıdaya, enerjiden danışmanlığa farklı sektörlerden üst düzey yöneticiler tarafından bir kurum kültürü meselesi olarak ele alınacak. İnteraktif oturumlarda ise insan hakları, tedarik zinciri, net sıfır yolculuğu ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi sürdürülebilirliğin farklı boyutları keşfedilecek.

 

Dönüşümün Parçası Olmak İsteyenler Bir Araya Gelecek

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde katılımcılar; sürdürülebilirlik ekseninde iş dünyasının rotasını belirleyecek yeni fikirler, ortak hedefler ve dönüşüm hikâyeleri etrafında buluşmak ve yeni bağlantılar kurmak üzere edindikleri bilgi ve ilhamı kurumlarına taşıma imkanı bulacak. Daha iyi bir geleceğe katkı sunmak ve dönüşüme yön veren hareketin bir parçası olmak isteyenler bu zirvede bir araya gelecek.

Continue Reading

En Çok Okunanlar