Connect with us

Sektörel

Bakan Bayraktar, Suudi Arabistan ile enerjide önemli bir anlaşma olabileceğini bildirdi


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’ye körfez ülkelerinden ciddi ilgi olduğunu belirterek, “Suudi Arabistan ile önemli bir enerji işbirliği gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Maddi olarak miktarı netleşmedi. 4-5 bin megavatlık yenilenebilir enerji projesine ilgi duyduklarını görüyoruz.” dedi.

Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında Türkiye’nin enerji gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Körfez turu kapsamında resmi ziyarette bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile enerjide işbirliğinin ele alındığını anımsatan Bayraktar, Suudi Arabistan ve Katar’ın da Türkiye ile enerji projeleri geliştirmek istediklerini söyledi.

Bayraktar, son iki aydır BAE ile gerçekleştirilmesi muhtemel enerji projelerine yoğun olarak odaklanıldığını belirterek, “BAE ile toplamda 50,7 milyar dolarlık anlaşma seti bulunuyor. Bunun 29,7 milyar doları enerji projeleri. Enerji projelerinde de ağırlıklı olan kısım yenilenebilir enerji, rüzgar, güneş, deniz üstü rüzgar enerjisi projeleri, doğal gaz ile hidrojen ve yeşil amonyak üretiminin olduğu bir proje setimiz var.” diye konuştu.

Körfez ülkelerinin Türkiye’de özellikle yenilenebilir enerji alanına ilgi gösterdiğini vurgulayan Bayraktar, “Türkiye’de yatırım yapan şirketler ülkemizi bildiği için o anlamda da Suudi Arabistan’la önemli bir enerji işbirliği gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Maddi olarak miktarı netleşmedi. 4-5 bin megavatlık yenilenebilir enerji projesine ilgi duyduklarını görüyoruz. Biz gerek elektrikte, gerek doğal gazda çevre ülkelerde bölgesel işbirliğini geliştirmek istiyoruz. Orada da BAE ve Suudi Arabistan’ın istekleri ve talepleri olduğunu gördük.” değerlendirmesini yaptı.

YENİLENEBİLİR ENERJİDE 5 BİN MEGAVAT YATIRIM HEDEFİ

Bayraktar, Türkiye’nin 2035 yılına kadar her yıl 3 bin 500 megavat güneş, 1500 megavat rüzgar enerjisi yatırımı hedefi olduğuna dikkati çekerek, “Sürekli elektrik üretebilecek bir santral düşünüldüğünde yaklaşık yeni 6 Atatürk Barajı devreye almış olacağız bu projeleri hayata geçirdiğimizde.” ifadesini kullandı.

İklim değişikliğiyle mücadele, dışa bağımlılığın azaltılması ve arz güvenliği için nükleerin Türkiye’nin enerji sepetinin içinde yer alması gerektiğini dile getiren Bayraktar, “Akkuyu, 27 Nisan’da yakıtın sahaya gelmesiyle nükleer tesis statüsü kazandı. İnşallah, 2024 yılında ilk elektriği bu sahadan, ilk reaktörden üretmek istiyoruz. Böylece, takip eden yıllarda da diğer reaktörlerin devreye girmesi suretiyle yaklaşık 4 reaktörle Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’u Akkuyu’dan karşılanmış olacak.” diye konuştu.

Yeni nükleer enerji projelerine ilişkin ise Bayraktar, şunları kaydetti:

“Trakya projesi için ağırlıklı olarak Çin Halk Cumhuriyeti ve ilgili şirketlerle görüşüyoruz. Müzakerelerimiz önemli bir olgunluk seviyesine ulaşmış durumda. Bir diğer proje Sinop’ta da Rosatom ile yıllardır devam eden çalışmalarımız var. Güney Kore de bu konuyla alakalı olan tecrübelerini ülkemize yansıtmak istiyor. Onlarla da görüşmelerimiz devam ediyor. Bunları da önümüzdeki aylarda neticelendirmek ve bu konuda sahada fiili çalışmalara başlamayı hedefliyoruz.”

Bakan Bayraktar, ayrıca küçük modüler reaktörler konusunda da ABD ve İngiltere ile işbirliği konusunun değerlendirildiğini söyledi.

Türkiye’nin 2053’te karbon nötr olma hedefine de değinen Bayraktar, “Kaynakta ve teknolojide net ihracatçı bir Türkiye hedefimiz var.” dedi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Enerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!


Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin enerji alanında daha verimli bir büyüme sağlamasının, enerji arz güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri için büyük bir stratejik fırsat sunduğunu vurguladı. Güray, artan enerji talebinin daha verimli ve katma değeri yüksek çözümlerle yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.

“Daha Verimli Bir Enerji Sistemi Enerji Arz Güvenliğini Güçlendirecek”

Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından yayınlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” raporunun bulgularına dikkat çekti. Rapora göre, verimli bir enerji sisteminin gelişimi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosu”nda fayda-maliyet oranının dört buçuk gibi çarpıcı bir rakam olduğunu belirtti: her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı, fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile birlikte 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlayabilir.

2053 Yılına Kadar %21 Daha Az Enerji Tüketimi ile Aynı Ekonomik Çıktı Mümkün

“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre, 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı %21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Güray, bu durumun Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleriyle arasındaki farkı daha hızlı kapatmasına olanak tanıyacağını belirtti. Ayrıca Verimli Büyüme Senaryosu’nda emisyonların daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşması, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacak.

Finansmanı Artırmak ve Çeşitlendirmek Önemli

Güray, Türkiye’nin son yıllarda ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıktığını, ancak bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarının bulunduğunu ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı’nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Güray, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedeflendiğini vurguladı. Bu bağlamda, sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve çeşitli finansman çekebilmek için yeni modeller ve iş birlikleri geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Enerjide En Yüksek Talep Binalarda Isıtma ve Soğutmadan Kaynaklanıyor

Güray, Türkiye’nin enerji talebinin beşte birinin binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı kullanımdan kaynaklandığını belirtti. Bunu, %18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık %70’i bu beş alandan kaynaklanıyor. Güray, özellikle eski konut binalarında, eski taşıtlarda ve sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

Artan Elektrik Enerjisi Talebinin Verimli Yönetimi Kritik Önem Taşıyor

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Güray, elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payının önümüzdeki 25-30 yıl içinde %50’ye ulaşabileceğini öngördüklerini belirtti. Artan ve çeşitlenen elektrik talebinin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerektiğinin altını çizen Güray, veri analitiği ve dijitalleşmenin sunduğu olanakların enerjide daha verimli büyüme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Continue Reading

Sektörel

2025’te petrol ve doğal gaz üretimi arttı


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2025’te yerli petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir hamle yaptık. 2026’da yerli kaynaklarımızı daha etkin kullanacağız” dedi.

2024’te yıllık 38 milyon varil olan yurt içi petrol üretimi, 2025 yılında yüzde 26 artış ile 47,9 milyon varile ulaştı. Doğal gazda da 2024’te yıllık 2,3 milyar metreküplük Türkiye geneli üretim, 2025’te yüzde 39 artarak 3,2 milyar metreküpe çıktı.

ENERJİ FATURASINI DÜŞÜRÜYOR

Enerjide dışa bağımlılığı azaltma noktasında yerli petrol ve doğal gaz üretimi büyük önem taşıyor. Özellikle Gabar’daki petrol, Karadeniz’deki doğal gaz üretimi, Türkiye’nin enerji faturasının azaltılmasında katkı sağlıyor. Bu sahaların yanı sıra yeni keşiflerin de devreye girmesiyle petrol ve doğal gaz üretimi giderek artıyor.

135 BİN VARİLLİK REKOR

2025 yılında yurt içindeki toplam petrol üretimi 47,9 milyon varil olarak gerçekleşti. 2024’te 38 milyon varil olan yurt için petrol üretiminin yüzde 26’lık artışı dikkat çekti. Günlük ham petrol üretimi 135 bin 671 varil ile 25 Nisan 2025’te yıllık bazda rekor seviyeye ulaştı.

10,2 MİLYON METREKÜP İLE ZİRVE

Doğal gazda 2024 yılında yıllık 2,3 milyar metreküp olan toplam yurt içi üretim, 2025’te 3,2 milyar metreküpe çıktı. Doğal gazdaki yıllık artış, yüzde 39 olarak kayıtlara geçti. 21 Nisan 2025’te Türkiye geneli günlük doğal gaz üretimi, 10,2 milyon metreküp ile zirve yaptı.

ENERJİ FATURASI

Petrol ve doğal gaz üretimindeki artış trendini yorumlayan Bakan Bayraktar, ülke olarak her yıl 60-70 milyar dolar enerji faturası ödediklerini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin enerjisinin üçte ikisini ithal ettiğini ifade ederek enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin önemine dikkat çekti.

YENİ KEŞİFLER

2025 yılında yerli petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir hamle yaptıklarını kaydeden Bayraktar, “Bu yıl ile birlikte arama ve üretim faaliyetlerimize hız vereceğiz. Karadeniz’deki doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracağız. Diyarbakır’da gerçekleştireceğimiz yatay sondaj yönteminin Türkiye petrolcülüğünde oyun değiştirici etkisi olacak. Hem denizlerde hem de kara alanlarından sondaj faaliyetlerimiz artacak. İnşallah 2026 daha büyük keşiflere gideceğimiz bir yıl olacak.” dedi.

Continue Reading

Sektörel

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu


Rota Portföy ve Goldfinc Golfinch Global Capital işbirliği ile kurulanRota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, düzenlenen lansman etkinliği ile basına ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren iş ve finans dünyası temsilcilerine anlatıldı.

Goldfinch Global Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ile Rota Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan lansman etkinliği öncesinde bir grup gazeteci ile bir araya geldiler.

Burada yaptığı açıklamada, Goldfinch Global Capital’i bir alternatif varlık yönetimi şirketi olarak kurduklarını belirten Dr. Tamer Saka, şirketin resmi kuruluşunun 2025 yılı başı olduğunu söyledi.

Saka şöyle konuştu: “Goldfinch Global Capital olarak hedefimiz 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık bir varlık yönetimi seviyesine çıkmak. Alternatif varlık yönetimi işinin bir parçası olarak da farklı alanlarda fonlar kuracağız. Bunlar vasıtasıyla şirket kendisine bir yatırım portföyü oluşturacak. Bu amaçla ilk fonumuzu biz Rota Portföy şirketi ile beraber bugün lansmanını yaptığımız fonumuzu kurduk. Bu fonun ilk hedefi 100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmak.”

Dr. Tamer Saka bu fonun, üretim ve üretim teknolojileri alanında yatırımlar yapacağını kaydederek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki, sanayi dönüşüm ihtiyacını karşılamak üzere orta büyüklükteki şirketlere global ölçekte büyüme imkanları sağlayacak yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Yatırım yapacakları şirketleri “ileri teknoloji kullanan üretim şirketleri ve/veya bu üretim şirketlerine teknoloji sağlayan firmalar” olarak tanımlayan Saka, Fonun yüzde 85’i Türkiye’de yüzde 15’i yurtdışında yatırım yapacak şekilde planlama yaptıklarını vurguladı.

Dr. Tamer Saka şunları söyledi:

“Yatırımlarımızı ileri malzeme üzerinde çalışan, ileri teknoloji sahibi olan, elektronik, sağlık tarım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalara odaklamayı düşünüyoruz.

Bu fon ile tabii ki ticari bir faaliyet yürüteceğiz ama aynı zamanda Türkiye’nin sanayi dönüşüm potansiyelinde ortaya çıkacak güzel örneklere yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de özellikle orta pazardaki şirketlerde teknolojiye çok hızlı bir adaptasyon gözlemliyoruz. Ancak bu şirketlerinde yönetim gibi, insan kaynakları gibi, finansmana erişim gibi konularda sıkıntıları oluyor. Belli bir eşiğe geldikten sonra büyümekte zorlanıyorlar. İşte biz bu fonu yönetirken, şirketlerin önünü açacak, onları destekleyecek her türlü yönetsel desteği veren ve gerekli finansal desteği sağlayan bir anlayışla hareket edeceğiz. Amacımız, ileri teknoloji alanında sanayi şirketlerimizin gerçek potansiyelini kamuoyuna göstermek.”

Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, girişim sermayesi alanındaki bu ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Rota Portföy olarak girişim sermayesi alanında seçici ve disiplinli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Bugün yönettiğimiz 28 girişim sermayesi yatırım fonu ve 14,4 milyar TL’yi aşan büyüklük, bu alandaki kurumsal kapasitemizin somut bir göstergesi. Goldfinch GSYF ile sanayi ve teknoloji ekseninde, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyoruz.”

Rakamlarla Girişim Sermayesi Fonları

Küresel ölçekte regüle edilmiş yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 73,9 trilyon ABD dolarına, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının toplam hacmi ise yaklaşık 12 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu tablo, private equity ve venture capital fonlarının küresel yatırım ekosisteminde artık ana akım bir rol üstlendiğini gösteriyor.

Türkiye’de de girişim sermayesi ekosistemi hızla derinleşiyor. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 273 milyar ABD doları seviyesine ulaşırken; 47 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 388 GSYF’nin toplam büyüklüğü 384 milyar TL’yi aşıyor. Bu fonlara 13.812 yatırımcı ortak olurken, 255 milyar TL doğrudan şirket ortaklıklarına yönlendirilmiş durumda.

Continue Reading

En Çok Okunanlar