Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Dünya Bankası enerji verimliliğini hızlandırmaya yönelik bölgesel girişim başlattı


Bankadan yapılan açıklamada, 10 yıllık bir dönemi kapsayan “Avrupa ve Orta Asya’da Enerji Verimliliğinin Arttırılması Programı” (E3 Programı) ile yatırımların ömrü boyunca 63 teravatsaat (TWh) enerji tasarrufu sağlanması ve CO2 emisyonlarının 18,7 milyon ton azaltılması öngörülüyor.

E3 Programı kapsamında 1,46 milyar dolar Dünya Bankası finansmanı sağlanacak ve buna ek olarak 1,5 milyar dolarlık bölümü özel sektör finansmanı olmak üzere kamu, özel sektör ve kalkınma sektöründen 2,4 milyar dolarlık finansman harekete geçirilecek.

Başlangıç olarak sağlanacak fonlar özel olarak 4 ülkedeki enerji verimliliği programları için ayrıldı ve 10 yıllık program süresi içerisinde başka ülkelerin de programa dahil olması bekleniyor.

Türkiye için ilave projeler de var

Yatırımlar kamu tesislerini, konutları ve konutlarda kullanılan elektrikli cihazları, sanayi modernizasyonunu ve bölge ısıtma sistemlerinde yapılacak geliştirmeleri hedefleyecek.

Proje, Moldova – Büyüme, Dayanıklılık ve Refah için Fırsatlar (M-GROW) programından sağlanan 5 milyon dolarlık hibe ile destekleniyor.

E3 programı ayrıca ulusal planlara dayalı olarak tekrarlanabilir ülke projeleri geliştirecek ve sürdürülebilir finansmana erişimi destekleyecek.

Program kapsamında ilk aşamada uygulanacak projeler arasında, Türkiye’de merkezi hükümet binalarının yenilenmesine yönelik 300 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanı ve Moldova’da özellikle eğitim tesisleri olmak üzere kamu binalarının ve bölgesel ısıtma sistemlerinin yenilenmesine yönelik sağlanacak, 54,5 milyon dolarlık finansman yer alıyor.

Türkiye, Moldova, Karadağ, Özbekistan ve başka ülkelerde ilave aşamalar ve projeler planlanıyor.

Zaman içerisinde, E3 Programı ülkelerin kamu finansmanlı küçük ölçekli enerji verimliliği programlarından daha büyük ticari finansmanlı ulusal ölçekli programlara geçişlerini destekleyecek.

Kamu finansmanının kullanımı, ticari finansörlerin getirilmesi için gerekli yatırımların gösterimi, yeni iş modellerinin test edilmesi, yatırım risklerinin azaltılması ve ticari finansmanın yanında hedefli sübvansiyonların sağlanması üzerinde odaklanacak.

Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki 18 ülke halihazırda COP 28’de 2030’a kadar yıllık enerji verimliliği artış oranlarını ikiye katlamayı taahhüt etmiş durumda bulunuyor.

Ancak bölgede halen dünyanın enerji açısından en verimsiz, karbon yoğunluklu ekonomilerinden bazıları yer alıyor.

E3 programı, enerji verimliliği yatırımlarıyla ilişkili yüksek işlem maliyetleri, kural ve standart eksikliği ve genel farkındalık eksikliği gibi piyasa sorunlarının ve davranış değişikliği ihtiyaçlarının ele alınmasına yardımcı olacak.

Program, politikaları ve düzenlemeleri güçlendirecek, sağlam kurum ile kuruluşlar geliştirecek, güvenilir veriler oluşturarak dağıtacak, piyasa yeteneklerini geliştirecek ve özel sermayeyi harekete geçirecek.

Verimli sistemler temiz ve rekabetçi

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dünya Bankasının Avrupa ve Orta Asya Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Antonella Bassani, enerji verimliliğine yatırım yapmanın Dünya Bankası Grubunun iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek amacıyla temiz ve verimli enerjiye geçişi hızlandırma vizyonunun bir parçasını oluşturduğunu aktardı.

Bassani, enerji verimliliğinin arttırılmasının, başka kalkınma öncelikleri için kullanılmak üzere bütçe tasarrufu sağlayabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Ayrıca enerji arzı için gereken yatırım ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir. Verimli sistemler işletme faaliyetlerini daha temiz ve daha rekabetçi hale getirir, evlerde enerji faturalarını düşürür, hava kirliliğini azaltır, karbon emisyonlarını azaltır ve istihdam yaratır.”

“Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelere deneyimlerimizi aktaracağız”

Dünya Bankasının Bölge Altyapı Direktörü Charles Cormier de son dönemde yaşanan enerji krizinin, kıt doğal kaynakların korunmasını amaçlayan büyük ölçekli enerji verimliliği önlemlerine duyulan acil ihtiyacı ön plana çıkardığını belirtti.

Cornier şu değerlendirmede bulundu:

“Enerji verimliliği halen yeni enerji üretimi ile karşılaştırıldığında enerji ihtiyaçlarını karşılamanın en erişilebilir ve uygun maliyetli yoludur. Programımızın temelinde, Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelerin enerji verimliliklerini arttırmalarına yardımcı olma konusundaki onlarca yıllık deneyimimiz yatmaktadır. Çeşitlilik sergileyen bir bölgede bulunmalarına rağmen, bu ülkeler programın ele alınmasına yardımcı olacağı birçok ortak engeli ve ulusal önceliği paylaşmaktadır ve bölgesel bir ağ aracılığıyla bilgi paylaşımına yönelik bir platform oluşturmaktadır.”

Program kapsamında, aralarında kendilerini bilgi alışverişine ve kapasite geliştirmeye adayan uluslararası finansal kuruluşlarının ve donör ortakların yer aldığı, bölgesel ile küresel kuruluşlardan oluşan bir koalisyon oluşturulacak.

Bölgesel ağ, Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı’ndan (ESMAP) başlangıçta alınacak 5 milyon dolar tutarındaki bir hibe ile finanse edilecek.

Bu bölgesel ağ, bilgi alışverişi ve bilgi oluşturma için kolaylaştırıcı bir rol oynayacak ve ülke yaklaşımlarını koordine ederek uyumlaştıracak. Ağın öncelikli konuları arasında politika oluşturma ve uygulama, daha geniş ölçekte uygulanacak programların tasarımı ve enerji verimliliği önlemlerinin ölçülmesi ve doğrulanması yer alacak.

E3 programı, enerji güvenliğini arttırmak, enerjiye uygun maliyetli erişimi ve temiz enerjiye geçişi desteklemek için kısa süre önce uygulamaya konulan Avrupa ve Orta Asya Yenilenebilir Enerji Ölçeklendirme (ECARES) Programıyla paralel olarak işleyecek.

ECARES programı temiz enerji arzı üzerinde odaklanırken, E3 programı enerji talebini azaltmayı hedefliyor.

AA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yenilenebilir Enerji

TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE 80 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM HAMLESİ


Türkiye, güneş ve rüzgârda kurulu gücünü 2035’e kadar 120 bin megavata çıkarmayı hedeflerken, bu dönüşüm için 80 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor. Enerji yatırımlarının hız kazandığı bu dönemde sektörün önemli buluşma platformlarından EIF Enerji Kongresi ve Fuarı, 5–7 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde sektörün yerli ve yabancı temsilcilerini bir araya getirecek. 30 bin metrekarelik alanda yaklaşık 200 firmanın katılımıyla düzenlenecek EIF 2026’da, 30 binin üzerinde ziyaretçi hedefleniyor. Enerji depolama sistemleri ve Tarım GES uygulamalarının öne çıkacağı organizasyon; yatırımcıları, teknoloji üreticilerini, enerji şirketlerini ve karar vericileri aynı platformda buluşturacak.

ENERJİ SEKTÖRÜNÜN GÜNDEMİ ANTALYA’DA ELE ALINACAK

Enerji sektöründe yatırımların yönü; artan elektrik talebi, enerji arz güvenliği, şebeke esnekliği ve yeni teknolojilerle birlikte yeniden şekilleniyor. EIF 2026, üç gün boyunca sektörün güncel yatırım ve teknoloji gündemini Antalya’ya taşıyacak.

Fuar kapsamında gerçekleştirilecek oturumlar, B2B görüşmeler ve iş toplantılarıyla yeni ticari bağlantıların ve yatırım iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. 2025 yılında İngiltere, Almanya, Çin, İsviçre, Kosova ve Avusturya başta olmak üzere 25 ülkeden ticari heyeti ağırlayan EIF, 2026’da uluslararası katılımını daha da genişletmeye hazırlanıyor. Bu yıl Yurt dışından 32 farklı alım heyetinin Antalya’da sektör temsilcileriyle bir araya gelmesi planlanırken, birebir görüşmelerle Türk enerji sektörünün uluslararası pazarlardaki ticari temaslarının güçlendirilmesi hedefleniyor.

KARBON PİYASALARI VE YEŞİL DÖNÜŞÜM EIF 2026’DA GÜNDEMDE

Enerji dönüşümünün yanı sıra karbon piyasaları ve sürdürülebilirlik başlıkları da EIF 2026’nın önemli gündem alanlarından birini oluşturacak. EIF Karbon Piyasaları Kongresi, karbon piyasalarının gelişimi, Türkiye’nin emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), karbon kredileri, iklim finansmanı ve yeşil dönüşüm gibi başlıkları sektörün gündemine taşıyacak. Karbon piyasalarının yalnızca çevresel hedefler açısından değil, şirketlerin rekabetçiliği, yatırım kararları ve uluslararası ticaret açısından da giderek daha stratejik hale gelmesiyle birlikte kongrenin; kamu, özel sektör, yatırımcılar ve finans dünyası arasında bilgi ve iş birliği zemini oluşturması hedefleniyor. EIF’in karbon piyasaları odağı, enerji dönüşümü ile ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik arasındaki bağlantıyı güçlendiren önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

20 YILLIK BİRİKİMİMİZİ YENİ İŞ BİRLİKLERİNE TAŞIYACAĞIZ

Organizasyona ilişkin şu değerlendirmelerde bulunan EIF Yönetim Kurulu Başkanı M. Murat Dilek: “EIF’i ilk kez düzenlediğimiz günden bugüne enerji sektöründeki büyük dönüşüme yakından tanıklık ettik. Bu süreçte sektörün değişen gündemini, yeni teknolojileri, yatırımcıları ve karar vericileri aynı platformda buluşturduk. Bu yıl Antalya’da 30 bin metrekarelik alanda yaklaşık 200 firma ve 30 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz. Enerji depolama ve Tarım GES başta olmak üzere sektörün önümüzdeki dönem yatırım kararlarını şekillendirecek başlıkları gündeme taşıyacağız. 20 yıllık birikimimizi yeni yatırımlar ve uluslararası iş birlikleriyle ileriye taşımak istiyoruz.”

30 BİN METREKAREDE YAKLAŞIK 200 FİRMA

30 bin metrekarelik alanda yaklaşık 200 firmanın katılımıyla gerçekleşecek EIF 2026’nın, 30 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Organizasyon; enerji şirketlerinin yanı sıra yatırımcıları, finans kuruluşlarını, teknoloji sağlayıcılarını, mühendislik şirketlerini ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek.

Fuarın öne çıkan gündemlerinden birini enerji depolama sistemleri ve Tarım GES uygulamaları oluşturacak. Enerji arz güvenliği ve şebeke esnekliği açısından önemi artan depolama yatırımları ile tarımsal üretimde enerji kullanımına yönelik yeni modeller, sektör temsilcilerinin gündeminde olacak.

ULUSLARARASI ENERJİ BULUŞMASI ANTALYA’DA

Antalya’nın uluslararası ulaşım ağı ve Akdeniz havzasındaki konumu, organizasyonun uluslararası katılım hedefini de destekleyecek. Türkiye’nin yanı sıra yurt dışından sektör temsilcilerinin katılımının hedeflendiği EIF 2026’da, B2B görüşmeler aracılığıyla şirketler ve yatırımcılar arasında doğrudan ticari temas kurulacak.

EIF 2026 Enerji Kongresi ve Fuarı, 5–7 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Eksim Holding’den 40. Yılına Özel Mücellit Sergisi


Yenilenebilir enerji, elektrik dağıtım ve gıda başta olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’yle kutluyor.  Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sergi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ziyarete açıldı. Sergi kapsamında düzenlenen açılış töreninin sonunda Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı’na, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanan yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. 

1986’dan bu yana Türkiye’nin stratejik sektörlerinde 20’yi aşkın iştiraki ve yaklaşık 10 bin çalışanıyla yatırımlarını sürdüren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin ev sahipliğinde Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra üst düzey davetliler katıldı.

Etkinlik kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına ithafen restore edilen 40 nadir eseri ve şifa bekleyen nadir eserleri bir araya getiren ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış anısına Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi.

Cumhurbaşkanı’na takdim edilen hediye, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış, yaklaşık 500 yıllık el yazması bir eser olma özelliği taşıyor. Müellifi hayatta iken istinsah edilmiş ve günümüze ulaştığı tespit edilen en eski nüsha olan kitapta, Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet edilen hadisler yer alıyor. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfı’nda mücellit Muharrem Kalenci tarafından restore edilerek günümüze kazandırılan eser, “Ebû Eyyûb el-Ensâr’î’nin hadislerinden cihana yayılan güzel kokulu esintiler” adını taşıyor.

“Şifa Bekleyen Eserleri Hayata Kazandırıyoruz”

Eksim Holding’in 40 yıl boyunca enerji, elektrik dağıtımı, gıda ve farklı alanlarda yatırım yaparak binlerce insana istihdam sağladığının altını çizen Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli şunları söyledi:

“Ülkemize karşı sorumluluğumuzun yalnızca yatırım yapmak ve üretmekten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kültürümüze, tarihimize ve bize emanet edilen eserlere sahip çıkmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız Sergi de bu anlayışımızın en somut göstergesi. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımız bünyesinde oluşturduğumuz yaklaşık 50 bin eserlik kütüphanemizde, çok kıymetli nadir eserler bulunuyor. Bu eserleri yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, şifa bekleyen eserleri de kurduğumuz mücellithanede yeniden hayata kazandırıyoruz. Bugüne kadar binden fazla eserin restorasyonunu tamamlamış durumdayız.”

Geçmişten Devraldığımız Emanetleri Gelecek Nesillere Ulaştırıyoruz”

‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına atfen, restore edilen kitaplar arasından seçilen 40 nadir eserin sergilendiğini belirten Tivnikli,

“Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca özel koleksiyonumuzu görmekle kalmayacak, aynı zamanda cilt sanatının nasıl yapıldığını da tüm yönleriyle deneyimleme şansına sahip olacak. Sergimizi “Kitaba Vefa” olarak adlandırıyoruz çünkü kitapların yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kitapların ilim, hafıza ve emanet içerdiğini düşünüyoruz. Bizlere düşen de geçmişten devraldığımız emanetleri koruyarak gelecek nesillere ulaştırmak” dedi.

40. Yıla Özel 40 Nadir Eser 

Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Kitaba Vefa Sergisi’nde yer alan 40 özel eser, Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde olan ve 50 bin nadide eserlik kütüphaneye sahip İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde mücellit Muharrem Kalenci tarafından yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları arasından seçildi. Eserler, farklı dönemlerden, coğrafyalardan ve düşünce dünyalarından günümüze ulaşan nadir örneklerden oluşuyor.

Sergi kapsamında Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık el yazması Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olan Muhammed Şerif Erzurumi tarafından istinsah edilen yaklaşık 200 yıllık el yazması Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin el yazması Muhammediye’si yer alıyor.

Sergide ayrıca Seyyid Muhammed Reşid el-Karamani’nin tezhipleriyle süslenen 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif’i, İbn Haldun’un Mukaddime’sinin yanı sıra Taş baskı bir Mushaf-ı Şerif’i gibi kültürel hafıza açısından büyük değer taşıyan eserler sanatseverlerle buluşuyor. Sergide yer alan eserlerin her biri, yalnızca içerdiği metinlerle değil; cildi, kâğıdı, yazısı, malzemesi, onarım izleri ve günümüze ulaşmasını sağlayan restorasyon çalışmalarıyla da serginin ana hikâyesini anlatıyor.

Kültürel mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlayan Sergi, 13 Eylül tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Akfen Yenilenebilir Enerji  Yaklaşık 700 Bin Hanenin Yıllık  İhtiyacına Eşdeğer Temiz Enerji Üretti  


Akfen Yenilenebilir Enerji, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı ile iklim kaynaklı risk ve fırsatlara yönelik yaklaşımını ortaya koyan 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. 

 

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında, yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi. 

Söz konusu üretim, şirketin yenilenebilir enerji alanındaki büyüklüğünü somutlaştırırken, yaklaşık 700 bin hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına karşılık gelen üretim ölçeğiyle Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne sağladığı katkıyı da ortaya koydu. 

Akfen Yenilenebilir Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim değişikliğine karşı dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir enerji portföyü oluşturma hedefi doğrultusunda sürdürürken, 2025 yılına ilişkin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarının bilgisine sundu. 

Şirketin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın TSRS S1 ve TSRS S2 hükümleri doğrultusunda hazırlanan ilk raporu; sürdürülebilirlikle ve iklimle ilişkili risk ve fırsatları yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler çerçevesinde ele alıyor.

Raporda, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkısının yanı sıra operasyonel dayanıklılık, kaynak verimliliği, yeni teknolojiler, çalışanlar, toplumsal etki ve biyoçeşitlilik alanlarındaki çalışmaları da yer alıyor.

KURULU GÜÇ 887 MW SEVİYESİNE ULAŞTI

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi.

RÜZGÂR VE HİBRİT ÜRETİMDE YÜZDE 14,7 BÜYÜME

2025 yılında hidroelektrik üretimi hidrolojik koşulların etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 21,5 azalırken, güneş santrallerinin üretimi ise bir önceki yıla yakın bir seviyede kaldı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin çeşitlendirilmiş üretim portföyü toplam üretimin artmasını destekledi. Şirketin rüzgâr ve hibrit üretim portföyünden elde ettiği elektrik üretimi 2025 yılında 1.099,6 GWh’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 14,7 arttıRüzgâr ve hibrit GES yatırımlarının toplam kurulu güç içerisindeki payı da yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaştı.

Bu gelişim, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine dayanan portföy yapısının değişken iklim ve üretim koşullarına karşı sağladığı operasyonel dayanıklılığı ortaya koydu.

 

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TSRS DÖNEMİ

2025 yılı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlaması açısından da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Şirket, ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda hazırladığı raporunda sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatları daha bütüncül bir çerçevede değerlendirdi.

TSRS kapsamında ilk uygulama döneminde açıklanması zorunlu olmamasına rağmen şirket, 2025 yılı Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını gönüllü olarak hesaplayarak raporladı. Raporda yer alan seçili çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimi gerçekleştirildi.

 

YEREL PAYDAŞLARA YÖNELİK SOSYAL ETKİ ÇALIŞMALARI

Raporun sosyal etki başlıkları arasında Akfen Yenilenebilir Enerji finansörlüğünde, TİKAV koordinasyonunda yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yer aldı. Proje kapsamında 2025 yılında Türkiye’nin 28 farklı lokasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 3 bin kişiye afetlere hazırlık ve afet yönetimi konularında ulaşıldı.

 

Akfen Yenilenebilir Enerji ayrıca santrallerinin bulunduğu bölgelerde altyapı, sosyal ihtiyaçlar ve güvenlik gibi alanlarda yerel paydaşlara destek sağlamaya devam etti.

 

BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜ

Çevresel çalışmalar kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik izleme faaliyetlerine 2025 yılında da devam edildi. RES ve EDT projeleri kapsamında flora-fauna ve yarasa izleme çalışmaları gerçekleştirilirken ekolojik raporlamalar istatistiki veriler elde edebilme adına devam ettirildi.

Ayrıca santral çalışanlarının santral çevresinde karşılaştıkları canlı veya ölü hayvanlara ilişkin gözlemlerini dijital ortamda bildirebilmelerine yönelik uygulama da biyoçeşitlilik izleme çalışmalarının bir parçası olarak kullanıldı.

Akfen Yenilenebilir Enerji, önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeyi, rüzgâr ve güneş kaynaklı büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi, elektrik depolama ve yeni teknolojiler alanındaki çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Sürdürülebilirliği iş modelinin ve kurumsal karar alma süreçlerinin merkezinde konumlandıran Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkı sağlamayı ve tüm paydaşları için uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir değer yaratmayı sürdürüyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar