Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Dünya Bankası enerji verimliliğini hızlandırmaya yönelik bölgesel girişim başlattı

Bankadan yapılan açıklamada, 10 yıllık bir dönemi kapsayan “Avrupa ve Orta Asya’da Enerji Verimliliğinin Arttırılması Programı” (E3 Programı) ile yatırımların ömrü boyunca 63 teravatsaat (TWh) enerji tasarrufu sağlanması ve CO2 emisyonlarının 18,7 milyon ton azaltılması öngörülüyor.

E3 Programı kapsamında 1,46 milyar dolar Dünya Bankası finansmanı sağlanacak ve buna ek olarak 1,5 milyar dolarlık bölümü özel sektör finansmanı olmak üzere kamu, özel sektör ve kalkınma sektöründen 2,4 milyar dolarlık finansman harekete geçirilecek.

Başlangıç olarak sağlanacak fonlar özel olarak 4 ülkedeki enerji verimliliği programları için ayrıldı ve 10 yıllık program süresi içerisinde başka ülkelerin de programa dahil olması bekleniyor.

Türkiye için ilave projeler de var

Yatırımlar kamu tesislerini, konutları ve konutlarda kullanılan elektrikli cihazları, sanayi modernizasyonunu ve bölge ısıtma sistemlerinde yapılacak geliştirmeleri hedefleyecek.

Proje, Moldova – Büyüme, Dayanıklılık ve Refah için Fırsatlar (M-GROW) programından sağlanan 5 milyon dolarlık hibe ile destekleniyor.

E3 programı ayrıca ulusal planlara dayalı olarak tekrarlanabilir ülke projeleri geliştirecek ve sürdürülebilir finansmana erişimi destekleyecek.

Program kapsamında ilk aşamada uygulanacak projeler arasında, Türkiye’de merkezi hükümet binalarının yenilenmesine yönelik 300 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanı ve Moldova’da özellikle eğitim tesisleri olmak üzere kamu binalarının ve bölgesel ısıtma sistemlerinin yenilenmesine yönelik sağlanacak, 54,5 milyon dolarlık finansman yer alıyor.

Türkiye, Moldova, Karadağ, Özbekistan ve başka ülkelerde ilave aşamalar ve projeler planlanıyor.

Zaman içerisinde, E3 Programı ülkelerin kamu finansmanlı küçük ölçekli enerji verimliliği programlarından daha büyük ticari finansmanlı ulusal ölçekli programlara geçişlerini destekleyecek.

Kamu finansmanının kullanımı, ticari finansörlerin getirilmesi için gerekli yatırımların gösterimi, yeni iş modellerinin test edilmesi, yatırım risklerinin azaltılması ve ticari finansmanın yanında hedefli sübvansiyonların sağlanması üzerinde odaklanacak.

Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki 18 ülke halihazırda COP 28’de 2030’a kadar yıllık enerji verimliliği artış oranlarını ikiye katlamayı taahhüt etmiş durumda bulunuyor.

Ancak bölgede halen dünyanın enerji açısından en verimsiz, karbon yoğunluklu ekonomilerinden bazıları yer alıyor.

E3 programı, enerji verimliliği yatırımlarıyla ilişkili yüksek işlem maliyetleri, kural ve standart eksikliği ve genel farkındalık eksikliği gibi piyasa sorunlarının ve davranış değişikliği ihtiyaçlarının ele alınmasına yardımcı olacak.

Program, politikaları ve düzenlemeleri güçlendirecek, sağlam kurum ile kuruluşlar geliştirecek, güvenilir veriler oluşturarak dağıtacak, piyasa yeteneklerini geliştirecek ve özel sermayeyi harekete geçirecek.

Verimli sistemler temiz ve rekabetçi

Açıklamada görüşlerine yer verilen Dünya Bankasının Avrupa ve Orta Asya Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Antonella Bassani, enerji verimliliğine yatırım yapmanın Dünya Bankası Grubunun iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek amacıyla temiz ve verimli enerjiye geçişi hızlandırma vizyonunun bir parçasını oluşturduğunu aktardı.

Bassani, enerji verimliliğinin arttırılmasının, başka kalkınma öncelikleri için kullanılmak üzere bütçe tasarrufu sağlayabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

“Ayrıca enerji arzı için gereken yatırım ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir. Verimli sistemler işletme faaliyetlerini daha temiz ve daha rekabetçi hale getirir, evlerde enerji faturalarını düşürür, hava kirliliğini azaltır, karbon emisyonlarını azaltır ve istihdam yaratır.”

“Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelere deneyimlerimizi aktaracağız”

Dünya Bankasının Bölge Altyapı Direktörü Charles Cormier de son dönemde yaşanan enerji krizinin, kıt doğal kaynakların korunmasını amaçlayan büyük ölçekli enerji verimliliği önlemlerine duyulan acil ihtiyacı ön plana çıkardığını belirtti.

Cornier şu değerlendirmede bulundu:

“Enerji verimliliği halen yeni enerji üretimi ile karşılaştırıldığında enerji ihtiyaçlarını karşılamanın en erişilebilir ve uygun maliyetli yoludur. Programımızın temelinde, Avrupa ve Orta Asya’daki ülkelerin enerji verimliliklerini arttırmalarına yardımcı olma konusundaki onlarca yıllık deneyimimiz yatmaktadır. Çeşitlilik sergileyen bir bölgede bulunmalarına rağmen, bu ülkeler programın ele alınmasına yardımcı olacağı birçok ortak engeli ve ulusal önceliği paylaşmaktadır ve bölgesel bir ağ aracılığıyla bilgi paylaşımına yönelik bir platform oluşturmaktadır.”

Program kapsamında, aralarında kendilerini bilgi alışverişine ve kapasite geliştirmeye adayan uluslararası finansal kuruluşlarının ve donör ortakların yer aldığı, bölgesel ile küresel kuruluşlardan oluşan bir koalisyon oluşturulacak.

Bölgesel ağ, Enerji Sektörü Yönetim Yardım Programı’ndan (ESMAP) başlangıçta alınacak 5 milyon dolar tutarındaki bir hibe ile finanse edilecek.

Bu bölgesel ağ, bilgi alışverişi ve bilgi oluşturma için kolaylaştırıcı bir rol oynayacak ve ülke yaklaşımlarını koordine ederek uyumlaştıracak. Ağın öncelikli konuları arasında politika oluşturma ve uygulama, daha geniş ölçekte uygulanacak programların tasarımı ve enerji verimliliği önlemlerinin ölçülmesi ve doğrulanması yer alacak.

E3 programı, enerji güvenliğini arttırmak, enerjiye uygun maliyetli erişimi ve temiz enerjiye geçişi desteklemek için kısa süre önce uygulamaya konulan Avrupa ve Orta Asya Yenilenebilir Enerji Ölçeklendirme (ECARES) Programıyla paralel olarak işleyecek.

ECARES programı temiz enerji arzı üzerinde odaklanırken, E3 programı enerji talebini azaltmayı hedefliyor.

AA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüzgar Enerjisi

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay: “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri  Karbonsuz Geleceğin Anahtarı!”  

Yenilenebilir enerji sektörü; elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve kuantum bilgisayarlar gibi teknolojilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için büyüme hızını artırmak zorunda görünüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, uzun süredir elektrik enerjisi üretiminin merkezinde yenilenebilir kaynaklarının olduğunu belirterek, “Günümüzde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, tüm dünya için kritik bir hâle geldi. Yenilenebilir enerji teknolojilerini, iklim değişikliği etkilerinin geriye döndürülmesinde anahtar olarak görüyor, yatırımlarımıza Türkiye’nin her bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz.” dedi.

Enerji sektörü, özellikle küresel düzlemde karbonsuz elektrifikasyon ve sürdürülebilir enerji üretimi hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Fosil yakıtların yerini hızla yenilenebilir enerji kaynakları alırken, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji üretiminde tarım alanları ve doğal yaşam alanları arasındaki dengenin korunmasını gerektiriyor. Özellikle endüstriyel süreçlerde ve ulaştırmada kullanılan yeşil hidrojen, hidrokarbonların yerine geçecek önemli bir enerji taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Suyun verimli kullanımı ve atmosferin korunmasıyla doğrudan ilişkili olan elektroliz teknolojileri, tarımsal su ihtiyaçları başta olmak üzere artan enerji talebinin dikkate alınarak sürdürülebilir şekilde karşılanması ve karbon salımının doğal dengeye kavuşturulmasında kritik bir rol oynuyor. Yüzde yüz yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren Eksim Holding’e bağlı Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Teknoloji kullanımı çevresel etkileri minimize ediyor

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını belirterek, elektrifikasyonun hızlanması ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle temiz enerjiye geçişin kritik hale geldiğini vurguladı. Akbay, “Ekstrem hava olayları enerji üretim verimliliğini etkilerken, verimli tüketimi de yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Ekipman dayanıklılığının artması ve tasarımların aşırı iklim olaylarına göre gözden geçirilmesi, kesintisiz üretimi sağlamak için önemli. Yenilenebilir enerji teknolojilerini enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede anahtar olarak görüyor ve bu nedenle Türkiye genelinde temiz enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerin doğru yönetimi ve etik çerçevede kullanımı, enerji maliyetlerini kontrol etmek ve kaynakları verimli kullanmak açısından hayati önemde.” dedi

 

Yenilenebilir enerjide çığır açıcı teknolojiler

Yenilenebilir enerjide devrim yaratacak yeniliklere de değinen Akbay, “Hidrokarbon yakmanın bir süre daha devam etme zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenilir nükleer enerji teknolojileri ile enerji talebine cevap vermek, arz güvenliğini artıracak. Takip edilmesi elzem olan küçük modüler nükleer reaktörler gibi üretim kaynaklarının da hayatımıza girmesi için çalışılıyor. Aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjilerinden yararlanarak tüketim yerlerine yakın bölgelerde, elektrik üretecek dağıtık mikro şebekeler geliştiriliyor. Böylece hem iletim şebekesinin yükü bir miktar azaltılıyor hem de elektriğin yüksek taşıma maliyetinden tasarruf sağlanabiliyor.” dedi.  Yenilenebilir enerji üretimi artıklarından hidrojen ve saf su üretiminin gerçekleştirilebilmesi konusuna da değinen Akbay,  “Yüksek ısı enerjisi ihtiyacı için suyun kapalı çevrim kullanılacağı hidrojen-oksijen-su döngüsü sağlanırken, karbondioksit salımı tutularak yenilenebilir enerji desteği ile tekrar sentetik metana dönüşümü ardından saf su elde edilebiliyor. Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılması ve batarya depolama teknolojisi sayesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğunda anlık destek sağlanarak şebeke kalitesinin korunması, çığır açan teknolojiler arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

Enerjide sürdürülebilirliği, pil teknolojileri ve depolama çözümleri sağlıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarının düzensiz üretimi ve talebi karşılamak için sürekli olarak depolama teknolojileri geliştirildiğinin altını çizen Akbay,        “Pil teknolojileri ve diğer depolama çözümleri, tüketicilere ekonomik ve güvenilir elektrik sağlamanın yanı sıra enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğini de artıracak. Bu teknolojiler, enerji üretim tesislerinin üretim kapasitelerini ve verimliliğini optimize etmek, elektrik enerjisinin transferi ve ticareti ile sınırları aşan çözümler sunmak, arz-talep dengesini hassas bir şekilde yönetmek için önemli bir görev görüyor.” dedi.

Enerji altyapılarımıza son teknolojileri entegre ediyoruz

Elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve yapay zeka algoritmalarını çalıştıracak kuantum bilgisayarlarının enerji yönetiminde önemli araçlar olduğunu belirten Akbay, “Bu teknolojilerin etik çerçevede kullanılması, enerji verimliliğini artırırken doğal kaynakları korumamıza ve zamanımızı verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Eksim Enerji olarak, mevcut enerji altyapılarımızı gelişen teknolojilerle bütünleştirerek üretim ve tüketim verimliliğini artırmaya devam ediyoruz. Akıllı şebeke sistemleri, yapay zeka ve veri analitiği, enerji tüketim modellerini optimize ederek enerji tasarrufunu maksimize etmemizi sağlıyor. Yapay zeka ile enerji tesislerimizin projelendirme, yapım, üretim planlama ve bakım süreçlerinde kaynak-zaman yönetimini optimize ediyoruz. Böylece, enerji arz-talep dengesini doğru öngörebiliyor, tesislerimizin ömrünü uzatıyor ve kapasite kullanımını artırıyoruz.” dedi.

 

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Haziran’da yenilenebilir enerjinin payı %50’yi geçti

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre Türkiye’nin 2024 Haziran ayı elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı %50’e ulaşırken, güneş enerjinin payı ise toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,38’sine ulaştı. Bu artış, Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilir kaynaklara yöneliminin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Anahtar Noktalar:

  • Yenilenebilir Enerji Payı: Haziran ayında toplam elektrik üretiminin %50,2’si yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.
  • Güneş Enerjisi: Toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,39 güneş enerjisinden elde edildi.
  • Jeotermal Enerji: Elektrik üretimindeki payı %2,71 olarak gerçekleşti.
  • Hidroelektrik Enerji: Elektrik üretiminin %22,95’ü hidroelektrik santrallerden sağlandı.
  • Rüzgar Enerjisi: Rüzgar enerjisinin payı %10,7 oldu.
  • Biyokütle: Biyokütlenin payı ise %2,47 oldu.
  • Termik Santraller: Elektrik üretiminin %49,8’i termik santrallerden sağlandı.
Continue Reading

Güneş Enerjisi

İBB, 2029 yılına kadar, belediye binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlamayı hedefliyor

İBB Tesislerinde Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımları Tanıtım Toplantısı’nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, enerjinin Türkiye için çok kritik bir mesele olduğunu belirterek, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlamayı ve yararlanmayı çok önemsediğine vurgu yaptı. 

Bu konuda seferber olduklarını ifade eden İmamoğlu, “Belediyemizin tesislerinin kullandığı enerjiyi, güneş enerji santrallerinden sağlamak için bir atılım yürüttüğümüzün de altını çizeyim. Hedefimiz; inşallah 2029 yılına kadar, belediyemiz binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlayacak seviyeye gelerek, yüzde 100 çevre dostu bir kurum, çevre dostu binalara sahip bir kurum haline gelmek. Bu sayede, yıllık 148 bin ton karbondioksit salınımını da engellemiş olacağız” dedi.

“GÜNEŞ ENERJİ SANTRALLERİNİN POTANSİYELİ, 2019’DAN BUGÜNE TAM 6 KAT ARTMIŞ DURUMDA”

“Bu hedef doğrultusunda bugün, belediyemizin Park Bahçeler Daire Başkanlığı ve İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapımı tamamlanan güneş enerjisi santrallerinin de bir nevi açılışını yapmış olacağız. Yani bütüncül bir toplantı, bir kavram bütünlüğü içinde bu sürece nasıl baktığımızı sizlere anlatan. Ama aynı zamanda bir açılışla da bunu süsleyen bir paylaşımı yapıyoruz bugün. İSKİ’nin yaptığı çalışmalarla da mevcut İkitelli İçme Suyu Arıtma Tesisleri Güneş Enerjisi Santrali’ne ilaveten; Büyükçekmece, Kağıthane ve Şile İçme Suyu Arıtma Tesisleriyle; Kartal, Esenyalı, Dudullu, Bahçelievler, Mahmutbey gibi pek çok içme suyu terfi merkezinde ve çeşitli İSKİ binalarında yenilenebilir enerji kaynakları projelerini hayata geçiriyoruz. Bu sayede, İSKİ bünyesindeki güneş enerji santrallerinin potansiyeli, 2019’dan bugüne, tam 6 kat artmış durumda. Bu çok önemli bir atılımdır. Güncel bedeliyle 275 milyon lirayı bulan bu 14 tane güneş enerji santrali, ciddi bir güç kapasitesine de sahip, 9400 kilovat. Aynı zamanda bu santraller, 6 bin 650 hanenin de yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşmış oluyor. Karbondioksit salınımını engellemiş oluyor. 138 bin ağacın doğaya kazandırılması anlamına geliyor. 4 bin 450 aracın trafikten çıkartılması anlamına geliyor.”

“PARK BAHÇELER, 60 TESİSİ TAMAMLADI”

“Bu yönüyle hareketimizin devam etmesini istiyorum. İSKİ kurumumuz, burada duracak değil. Genel Müdürümüzle de konuştuk. Bu atılım devam edecek. Özellikle Park Bahçeler Dairemiz bünyesinde, sadece 2 adet güneş santrali vardı 2019 yılında. Ama bu zaman dilimi içerisinde yaptığı yatırımla, 60 tesisin yapımını tamamlayarak, yani bulduğu her fırsatı değerlendirerek, ciddi bir yatırım yapmış bulunuyor. Bu anlamda kurulu bulundukları binalarda da yüzde 45’e yakın elektrik ihtiyacını karşılar halde. Özellikle Şile Spor Kompleksi, Tuzla Bahar Engelliler Merkezi, İBB Bakırköy ek hizmet binasından Cebeci Lojistik Merkezi’ne kadar, pek çok tesiste enerji santralleri yerini alıyor.”

“BİR MÜREKKEP VE BİR KALEM; İMZA ATACAK VE BİZ YOL YÜRÜYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Şile Kömürcüoda’da açmayı planladıkları çöp gazından enerji üretim tesisini yatırım planına alması çağrısını yineledi.

İmamoğlu, “Avrupa’nın bir başka büyük tesisini, en büyüklerinden birini yapmayla ilgili son aşamaya geldiğimizi ve uzun süredir yine Cumhurbaşkanlığı onayını, yatırım planına alınmasını beklediğimizin de altını çizmek istiyorum. Kendi kaynağından enerji üreten, 1,5 milyona yakın insanın yaşadığı bir kentin enerjisini verebilecek güce sahip bir tesisin yapılması adına, uzun süredir beklememizin tek sebebi; bir mürekkep ve bir kalem. İmza atacak ve biz yol yürüyeceğiz. Bu anlamda Şile Kömürcüoda’da açmak istediğimiz atık yakma tesisinin, bir an önce Cumhurbaşkanlığı Yatırım Planı’na alınması konusunda da çağrımızı yapıyoruz. Fırsat bulduğumuz her alanda ve her ortamda bunları hatırlatacağımızı, böylesi bir milli yatırımın, milli bir meselenin hangi saiklerle engellendiği hususunun da sorusunu sorarak, her konuşmamın içine bunu katacağımı buradan belirtmek isterim” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar