Nükleer Enerji
Dünyanın ilk nükleer güç santralinin faaliyete alınmasının üzerinden 70 yıl geçti
Dünyanın ilk nükleer enerji santrali Obninsk NGS’nin faaliyete alınmasının 70’inci yılına ithafen düzenlenen törende konuşan Likhachev, Obninsk NGS’nin dünyadaki nükleer güç sanayisini başlatmasının ardından çok çeşitli alanlarda önemli gelişmelerin kaydedildiğini söyledi.
Küçük ve büyük kapasiteli NGS’lerden gemi reaktörlerine, nükleer tıptan yeni malzemelere önemli keşiflerin yapıldığını vurgulayan Likhachev, “Bugün aynı zamanda, dünyanın ilk 4. nesil enerji kompleksinin oluşturulması ve temelde farklı bir enerji üretimi türü olan termonükleer füzyona geçiş de dahil olmak üzere yeni nükleer atılımların eşiğindeyiz.” diye konuştu.
Törenin ardından, Rosatom ve Türk öğrencilerin de eğitim gördüğü Rusya Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi’nin (MEPhI) desteğiyle “Obninsk New” adlı forum düzenlendi.
Asya, Afrika ve Latin Amerika’daki yaklaşık 100 farklı ülkeden 900’den fazla katılımcının yer aldığı forumda, Obninsk NGS’nin faaliyete alınmasının ardından geçen 70 yılda nükleer enerji alanında yaşananlar ve gelecek 70 yılda bu alanda yaşanması beklenenler çeşitli oturumlarda uzmanlar tarafından ele alındı.
Törende, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dünya Nükleer Birliği Genel Direktörü Sama Bilbao y Leon ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Mariano Grossi’nin katılımcılara yönelik mesajları da iletildi.
Obninsk NGS
Dünyada barışçıl atom enerjisinin doğduğu şehir olarak tanınan Obninsk, Rusya’nın teknoloji ve bilim alanında yapılan çalışmalar açısından önde gelen şehirleri arasında yer alıyor.
Obninsk’te dünyanın ilk nükleer enerji santrali, 26 Haziran 1954’te faaliyete alınırken, şehirdeki araştırma tesislerinde denizaltılar için nükleer reaktörler ve uzaya yönelik teknolojiler de geliştiriliyor.
Yaklaşık 5 bin kilovatlık düşük bir kapasiteyle faaliyete alınan Obninsk NGS, 5 yıl elektrik üretmesinin ardından nükleer enerji teknolojilerinin geliştirilmesi için kullanılmaya başlandı.
Bilimsel çalışmalarla geçen 48 yılın ardından 2002’de faaliyeti sonlandırılan Obninsk NGS’nin bulunduğu yere artık, öğrenciler ve yabancı heyetler ziyaret düzenliyor.
Nükleer Enerji
ROSATOM, MACARİSTAN’DAKİ PAKS-2 NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ’NİN YENİ ÜNİTESİNDE İNŞAAT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında düzenlenen törenle, 5. Güç Ünitesi’nin reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başladı. Bu ünite ile Paks-2, Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde 3+ nesil en yeni Rus teknolojisi olan VVER-1200 reaktörüne sahip ilk nükleer santral olacak.
Sahada düzenlenen törene, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó ve Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katıldı.
Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başlanması, UAEA standartlarına göre tesisin “inşa halindeki nükleer güç santrali” statüsüne geçtiği anlamına geliyor. Bu aşamaya geçilmesi, Macaristan’ın nükleer enerji alanındaki gelişimi açısından kilit bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımında Macaristan ve Rusya arasında 1956 yılında başlayan iş birliğinin istikrarlı biçimde sürdüğünü de teyit ediyor.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün Macaristan’ın nükleer enerji alanında atılan bu simgesel adım, ülkelerimiz arasında zaman içinde tesis edilen yapıcı ilişkileri açıkça ortaya koyuyor. Paks-2 NGS, uzun yıllara dayanan iş birliğimizin doğal bir devamı niteliğinde. Macaristan açısından Paks-2 NGS hiç şüphesiz ülkeye büyük kazanım sağlayacak ve ulusal ekonominin gelişimini destekleyecek stratejik bir adımdır. Rosatom için ise bu proje, nükleer sektördeki lider konumumuzun bir kez daha teyit eden ve Rus sanayisinin gelişimine sunulan önemli bir katkıdır.”
Macaristan Atom Enerjisi Kurumu (HAE), 4 Kasım 2025 tarihinde, Paks-2 NGS’nin 5. Güç Ünitesi’nin temelinde ilk beton dökümünün başlatılmasına ve nükleer ada kapsamındaki binaların inşasına olanak tanıyan izinleri verdi. 2022 yılında verilen ana inşaat lisansına ek olarak düzenlenen bu lisanslar, projenin nükleer güvenlik alanında geçerli olan katı uluslararası, Avrupa ve ulusal nükleer güvenlik gerekliliklerine tam uyum sağladığını teyit ediyor. Aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin birlikte kullanıldığı bütüncül güvenlik yaklaşımı, tüm standartların eksiksiz şekilde karşılanmasını sağlıyor.
Nükleer Enerji
Almanya nükleer enerjiden çıkışı “stratejik hata” ilan etti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, nükleer enerjiden vazgeçmenin üretim kapasitesini düşürdüğünü ve enerji maliyetlerini kalıcı biçimde artırdığını söyledi. Türkiye’de ise bugün Almanya’nın “stratejik hata” olarak tanımladığı risk başlıkları, Berat Albayrak’ın enerji ve ekonomi yönetiminde hayata geçirdiği üretim, yerli kapasite ve arz güvenliği odaklı projelerle daha önce karşılık buldu.
Merz’in çıkışı: Üretim düştü, enerji pahalandı
Merz, nükleer santrallerin devreden çıkarılmasının Almanya’da ciddi bir üretim açığı yarattığını ifade etti. Bu açığın bütçe sübvansiyonlarıyla kapatılmaya çalışıldığını belirten Merz, enerji dönüşümünün bu nedenle maliyetli ve kırılgan hale geldiğini vurguladı.
Türkiye nükleeri terk etmedi, sisteme dahil etti
Türkiye, kesintisiz elektrik üretimi ihtiyacını gözeterek nükleer enerjiyi tamamen dışlayan bir yol izlemedi. eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın görev sürecinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali, baz yük kapasitesini güvence altına almak amacıyla planlandı ve hayata geçirildi. Yaklaşık 20 milyar doları aşan yatırım hacmi, bu tercihin uzun vadeli bir enerji mimarisine dayandığını gösterdi.
Derin deniz aramada kritik eşik aşıldı
Enerji politikalarında dışa bağımlılığı kıran adımlardan biri, Berat Albayrak’ın hayata geçirdiği derin deniz arama hamlesi oldu. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin envantere alınmasıyla Türkiye, denizlerde kendi filosuyla arama yapabilen ülkeler arasına girdi.
Karadeniz keşfi sahada karşılık buldu
Kurulan sondaj altyapısı, Karadeniz’de yürütülen çalışmaların önünü açtı. Açıklanan doğal gaz keşfi, Berat Albayrak’ın sahaya dayalı ve sonuç odaklı enerji yaklaşımının somut çıktısı olarak kayıtlara geçti.
Yenilenebilirde ölçek sorunu aşıldı
Rüzgâr ve güneş enerjisinde YEKA modeliyle büyük ölçekli yatırımlar devreye alındı. Albayrak’ın planladığı bu modelle Konya Karapınar gibi projeler hayata geçirildi; hem kurulu güç artırıldı hem de elektrik üretim maliyetleri aşağı çekildi.
Almanya sübvansiyonu tartışıyor, Türkiye üretimi artırdı
Merz’in işaret ettiği bütçe sübvansiyonları, üretim kapasitesi zayıfladığında kaçınılmaz hale geliyor. Türkiye’de ise Albayrak’ın tercihi, maliyetleri geçici desteklerle değil, doğrudan üretim kapasitesini büyüten yatırımlarla dengelemek oldu.
TANAP ile arz güvenliği güçlendirildi
TANAP projesi, Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde arz güvenliğini güçlendiren stratejik adımlardan biri olarak devreye alındı. Türkiye, yalnızca kendi ihtiyacını değil, bölgesel enerji güvenliğini de etkileyen bir geçiş ülkesi konumuna ulaştı.
Yerli kapasite enerji politikasının temeline yerleşti
Denizlerde arama, sondaj ve üretim kabiliyetinin kurumsallaşması, Albayrak’ın kurduğu enerji mimarisiyle kalıcı hale geldi. Almanya’nın bugün “stratejik hata” olarak tartıştığı başlıklar, Türkiye’de üretim ve kapasiteyi merkeze alan bu anlayış sayesinde daha önce yönetildi.
Nükleer Enerji
Japonya, Kashiwazaki-Kariwa NGS’yi yeniden devreye aldı
Dünyanın en büyük nükleer santrali olarak bilinen Japonya’daki 8 bin 212 MW’lık Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi.Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan ve kapasite açısından dünyanın en büyük nükleer santrali unvanını elinde bulunduran 7 reaktörlü toplam 8 bin 212 MW kurulu gücündeki Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi. 2011 Fukushima Daiichi felaketinden kısa süre sonra kapatılan santralin 1360 MW kapasiteli 6’ıncı reaktörü planlanandan bir gün gecikmeli olarak elektrik üretimine başladı.
TEPCO’NUN DEVREYE ALDIĞI İLK NÜKLEER SANTRAL
Santral işletmecisi TEPCO’dan (Tokyo Electric Power Company) yapılan açıklamada, Mart 2012’deki periyodik bakımdan bu yana güvenlik endişeleri nedeniyle devre dışı bırakılan santralin 6’ncı reaktörünün Japonya saati ile 19.00 itibariyle yeniden faaliyete alındığı aktarıldı. Böylece, faciaya sahne olan Fukushima Daichi Nükleer Santrali’nin işletmecisi TEPCO, kazadan bu yana ilk kez bir nükleer santralini devreye almış oldu.
TAM TİCARİ ÜRETİME ŞUBAT SONU GEÇECEK
Reaktörün kapasitesi önümüzdeki hafta yaklaşık %50 güç seviyesine çıkacak, sonra kısa süreli durdurulup güvenlik kontrolleri yapılacak. Şubat ayı sonlarında ise tam ticari üretime geçmesi bekleniyor.
AÇILIŞ 1 GÜN GECİKTİ
Normalde dün gerçekleştirilmesi beklenen santrali yeniden hizmete alma işlemi, reaktörü başlatmak ve durdurmak için kullanılan kontrol çubuklarına bağlı güvenlik alarmlarında sorunlar tespit edilmesi nedeniyle ertelenmişti. Sorunların giderildiğini duyuran TEPCO, santralin bugün yeniden enerji üretimine başlayacağını açıklamıştı.
-
Sektörel4 hafta önceZorlu Enerji, Ar-Ge’de lider enerji şirketi olma yolunda kararlılıkla ilerliyor
-
ELEKTRİK4 hafta önceMitsubishi Electric, AG MELCO Elevator’ın Satın Alımını Tamamladı
-
Rüzgar Enerjisi4 hafta önceTÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİDE ULUSLARARASI YATIRIMLARLA YENİ BİR FAZA GEÇİYOR
-
ELEKTRİK4 hafta önceDicle Elektrik’in Yeraltı Elektrik Şebekesine Kaçak Elektrik Saldırısı!
-
ELEKTRİK4 hafta önceFırat EDAŞ Malatya’da Deprem Sonrası Enerji Altyapısına 3,5 Milyar TL Yatırım Yaptı
-
ELEKTRİK6 gün önceEksim Enerji’den Öğrencilere Çevre Bilinci Eğitimi
-
ELEKTRİK6 gün önceEnerjisa Enerji’den çifte rekor: 7 yıl vadeli 10 milyar TL tahvil ihracı
-
PETROL6 gün önceTotalEnergies Türkiye uzun soluklu iş birlikleriyle fark yaratıyor
