Connect with us

Sektörel

Eksim Holding “Yeteri Kadar En Doğru Karar” Kampanyasını Tanıttı


Eksim Holding, çağımızın en büyük küresel problemlerinden biri olan israfla mücadele kapsamında hayata geçirdiği ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyasının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Konuyla ilgili konuşan Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli, “Gerçekleştirdiğimiz yatırımların ticari getirisi yanında, toplumun refahı ve çevrenin menfaatine olup olmadığını da her zaman sorguluyoruz. ‘Yeteri Kadar’ hayata baktığımız perspektifi, çalışma şekillerimizi ve gelecek vizyonumuzu yeniden düşünmeye çağıran bir davet niteliği taşıyor” dedi.

Ülkemizin önde gelen şirketler topluluklarından Eksim Holding, sürdürülebilir bir yaşamın karşısındaki en büyük tehdit olan israfa dikkat çekmek amacıyla ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyasını devreye aldı. Gıda, su ve enerji başta olmak üzere israfın çevresel sürdürülebilirliğe, toplum hayatına ve ekonomiye olumsuz etkilerine odaklanan kampanya kapsamında; eğitim, tarım, atık yönetimi gibi alanlarda kamu ve sivil toplum kuruluşları iş birliğinde projeler hayata geçirilecek.

İsrafa karşı birlikte mücadele çağrısı

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli, ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ın bir sosyal sorumluluk hareketi olmasının yanı sıra hayatlarımızı ve iş yapış şekillerimizi yeniden düşünmeyen çağıran bir davet niteliği taşıdığını vurguladı. Tivnikli, “Bugün, enerji ve gıda sektörleri olmak üzere iki stratejik iş kolunda yer alıyoruz. Holding olarak gerçekleştirdiğimiz yatırımların ticari getirisinin yanında, toplumun refahı ve çevrenin menfaatine olup olmadığını da her zaman sorguluyoruz. Holdingimizi var eden ve ailemizden bize miras kalan değerlerin temelinde, büyüklerimizin yeteri kadarını kullanmaya ve israf etmemeye dayalı anlayışı yer alıyor. Biz de bu anlayışı kurum kültürümüzün temeline yerleştirdik, yaygınlaştırmayı da görev biliyoruz” dedi.

Gıdada israfın boyutu: Her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor

Küresel iklim değişikliğinin verdiği zararların yanı sıra bilinçsiz tarım ve sulama uygulamalarının israfa sebep olduğunu belirten Tivnikli; “Yeraltı sularının kullanımı, modern sulamanın yaygın olmayışı ve kuraklık, hem topraklarımızın hem de su kaynaklarımızın tükenmesine yol açıyor. Bu duruma duyarsız kalamayarak toprağın ve suyun değerini hatırlatacak bir seferberlik hareketi başlatmak için yola çıktık” ifadelerini kullandı.

Gıda israfına rakamlarla değinen Tivnikli, “Maalesef ülkemizde yıllık gıda israfının boyutu 43 milyar dolar ve her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor. Bu devasa israf tablosunu değiştirmek için tüm kurumlara görev düşüyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği, kuraklık ve doğal kaynakların tükenmesi gibi küresel sorunlar, israfa karşı toplumun her kesimini sorumlu kılıyor. Bu nedenle, ‘Yeteri Kadar’ şemsiyesi altındaki projelerimize paydaş olmak ve bizimle birlikte çözüm üretmek isteyen herkesi israf karşıtı bu seferberliğe davet ediyoruz” dedi.

Yusuf Ekiz

Tiyatro oyunuyla 10 bin, eğitim kitiyle 40 bin çocuğun farkındalığını artırmak hedefleniyor

‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ altındaki çalışmaları ve hedeflenenleri aktaran Eksim Holding Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ekiz ise öncelikli olarak çocuklar, gençler ve çiftçileri hedeflediklerinin altını çizdi. Bu kapsamda Dicle Elektrik’in Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliklerine imza attığını ifade eden Ekiz, ‘Dicle’nin Rüyası’ isimli tiyatro oyununu, Dicle Elektrik’in gönüllü çalışanlarından oluşan tiyatro kulübü üyeleriyle 4 ay süren hummalı bir çalışmanın ardından devreye aldıklarını kaydetti. Ekiz, tiyatro oyunuyla Dicle Elektrik’in hizmet bölgesindeki 6 ilde 5 bin öğrenciye ulaşmayı planladıklarını belirterek, “Kampanyamız süresi boyunca diğer grup şirketlerimizin faaliyet gösterdiği 10 farklı ilde, 10 bin ilk ve ortaokul öğrencisine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. Ekiz, tiyatro oyununun yanı sıra doğa dostu etkinlik kitabı ve tarım kitini de çocuklarla buluşturarak ilk etapta 20 bin, orta vadede 15 farklı ilde 80 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca projenin etkinliğini artırmak için yaklaşık 2 bin öğretmene eğitmen eğitimi vermeyi planlıyoruz” dedi.

Bir Destek Bin Bereket Çiftçi Eğitim Programı 10 bin çiftçiye ulaşacak

Konuşmasında Türkiye’de içme sularının yüzde 70’lik kısmının tarımsal sulama amacıyla kullanıldığının altını çizen Yusuf Ekiz, sulama verimliliğinin artması için ‘Bir Destek, Bin Bereket Eğitim Programı’nı devreye aldıklarını açıkladı. Amaçlarının çiftçileri destekleyerek tarımsal üretimin sürdürülebilir bir temele oturmasına katkı sağlamak olduğunu belirten Ekiz, “Bu programla çiftçilerimize kapsamlı teorik ve uygulamalı eğitimler veriyoruz. Programın ilk etabını Batman Üniversitesi iş birliğiyle, 250 çiftçin katılımıyla gerçekleştirdik. Projenin ikinci etabında Harran Üniversitesi iş birliğiyle ve 50 genç çiftçimizle, 1 yıl sürecek eğitim ve mentörlük programını hayata geçireceğiz. İki yılda, doğrudan ve dolaylı olarak toplam 10 bin çiftçiye ulaşmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Ekiz su krizi ve kuraklığa karşı mücadele kapsamında gençlerin yenilikçi fikirlerine odaklanan “Akıllı Tarım Fikir Yarışması” ile kaynak israfını azaltmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

Gıda atıkları gübre olup ekosistemi destekleyecek

KORU Derneği’nin ‘Yeteri Kadar’ kampanyasının en önemli paydaşlarından biri olduğunu vurgulayan Yusuf Ekiz, israfa karşı gıda atıklarının geri dönüşümü projesine de değindi. Ekiz, “Zincir fırın-kafe mağazamız Aslı’nın üretim tesislerinden çıkan gıda atıklarını, KORU’nun kompost fabrikasında geri dönüştürerek doğaya kazandırıyoruz. Kompost gübrelerin bir kısmını ise korunaklı paketler halinde Aslı şubelerinde müşterilerimize ulaştıracağız. Bunun yanında atıksız alışverişi teşvik etmek için kahve termosu indirimleri, geri dönüştürülebilir paket kullanımı ve israfsız menü gibi pek çok yenilikçi uygulamayı da devreye aldık” dedi.

2025 “Su Yılı” Olacak

Eksim Holding olarak israfı önlemek ve kaynakların doğru yönetilmesi için uzun bir yola çıktıklarını ifade eden Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ekiz, ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyası altında belirlenen konseptlerle her yıl bir odak alanı belirlediklerini ifade etti. Bu doğrultuda 2025’i ‘Su Yılı’ ilan edeceklerini, 2026’yı ‘Enerji’ ve 2027’yi ise ‘Gıda’ odağında ele alacaklarını belirtti.

‘Yeteri Kadar En Doğru Karar Platformu’ ise kampanyanın tüm projeleri ve duyuruları ile sürdürülebilirlik konseptindeki blog yazılarına yer veriyor.  Platform www.yeterikadar.org  adresinden ziyaret edilebiliyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Enerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!


Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin enerji alanında daha verimli bir büyüme sağlamasının, enerji arz güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri için büyük bir stratejik fırsat sunduğunu vurguladı. Güray, artan enerji talebinin daha verimli ve katma değeri yüksek çözümlerle yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.

“Daha Verimli Bir Enerji Sistemi Enerji Arz Güvenliğini Güçlendirecek”

Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından yayınlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” raporunun bulgularına dikkat çekti. Rapora göre, verimli bir enerji sisteminin gelişimi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosu”nda fayda-maliyet oranının dört buçuk gibi çarpıcı bir rakam olduğunu belirtti: her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı, fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile birlikte 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlayabilir.

2053 Yılına Kadar %21 Daha Az Enerji Tüketimi ile Aynı Ekonomik Çıktı Mümkün

“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre, 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı %21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Güray, bu durumun Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleriyle arasındaki farkı daha hızlı kapatmasına olanak tanıyacağını belirtti. Ayrıca Verimli Büyüme Senaryosu’nda emisyonların daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşması, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacak.

Finansmanı Artırmak ve Çeşitlendirmek Önemli

Güray, Türkiye’nin son yıllarda ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıktığını, ancak bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarının bulunduğunu ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı’nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Güray, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedeflendiğini vurguladı. Bu bağlamda, sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve çeşitli finansman çekebilmek için yeni modeller ve iş birlikleri geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Enerjide En Yüksek Talep Binalarda Isıtma ve Soğutmadan Kaynaklanıyor

Güray, Türkiye’nin enerji talebinin beşte birinin binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı kullanımdan kaynaklandığını belirtti. Bunu, %18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık %70’i bu beş alandan kaynaklanıyor. Güray, özellikle eski konut binalarında, eski taşıtlarda ve sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

Artan Elektrik Enerjisi Talebinin Verimli Yönetimi Kritik Önem Taşıyor

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Güray, elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payının önümüzdeki 25-30 yıl içinde %50’ye ulaşabileceğini öngördüklerini belirtti. Artan ve çeşitlenen elektrik talebinin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerektiğinin altını çizen Güray, veri analitiği ve dijitalleşmenin sunduğu olanakların enerjide daha verimli büyüme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Continue Reading

Sektörel

2025’te petrol ve doğal gaz üretimi arttı


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2025’te yerli petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir hamle yaptık. 2026’da yerli kaynaklarımızı daha etkin kullanacağız” dedi.

2024’te yıllık 38 milyon varil olan yurt içi petrol üretimi, 2025 yılında yüzde 26 artış ile 47,9 milyon varile ulaştı. Doğal gazda da 2024’te yıllık 2,3 milyar metreküplük Türkiye geneli üretim, 2025’te yüzde 39 artarak 3,2 milyar metreküpe çıktı.

ENERJİ FATURASINI DÜŞÜRÜYOR

Enerjide dışa bağımlılığı azaltma noktasında yerli petrol ve doğal gaz üretimi büyük önem taşıyor. Özellikle Gabar’daki petrol, Karadeniz’deki doğal gaz üretimi, Türkiye’nin enerji faturasının azaltılmasında katkı sağlıyor. Bu sahaların yanı sıra yeni keşiflerin de devreye girmesiyle petrol ve doğal gaz üretimi giderek artıyor.

135 BİN VARİLLİK REKOR

2025 yılında yurt içindeki toplam petrol üretimi 47,9 milyon varil olarak gerçekleşti. 2024’te 38 milyon varil olan yurt için petrol üretiminin yüzde 26’lık artışı dikkat çekti. Günlük ham petrol üretimi 135 bin 671 varil ile 25 Nisan 2025’te yıllık bazda rekor seviyeye ulaştı.

10,2 MİLYON METREKÜP İLE ZİRVE

Doğal gazda 2024 yılında yıllık 2,3 milyar metreküp olan toplam yurt içi üretim, 2025’te 3,2 milyar metreküpe çıktı. Doğal gazdaki yıllık artış, yüzde 39 olarak kayıtlara geçti. 21 Nisan 2025’te Türkiye geneli günlük doğal gaz üretimi, 10,2 milyon metreküp ile zirve yaptı.

ENERJİ FATURASI

Petrol ve doğal gaz üretimindeki artış trendini yorumlayan Bakan Bayraktar, ülke olarak her yıl 60-70 milyar dolar enerji faturası ödediklerini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin enerjisinin üçte ikisini ithal ettiğini ifade ederek enerjide dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üretimin önemine dikkat çekti.

YENİ KEŞİFLER

2025 yılında yerli petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir hamle yaptıklarını kaydeden Bayraktar, “Bu yıl ile birlikte arama ve üretim faaliyetlerimize hız vereceğiz. Karadeniz’deki doğal gaz üretimimizi iki katına çıkaracağız. Diyarbakır’da gerçekleştireceğimiz yatay sondaj yönteminin Türkiye petrolcülüğünde oyun değiştirici etkisi olacak. Hem denizlerde hem de kara alanlarından sondaj faaliyetlerimiz artacak. İnşallah 2026 daha büyük keşiflere gideceğimiz bir yıl olacak.” dedi.

Continue Reading

Sektörel

Rota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Kuruldu


Rota Portföy ve Goldfinc Golfinch Global Capital işbirliği ile kurulanRota Portföy Goldfinch Sanayi ve Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, düzenlenen lansman etkinliği ile basına ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren iş ve finans dünyası temsilcilerine anlatıldı.

Goldfinch Global Capital Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ile Rota Portföy Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan lansman etkinliği öncesinde bir grup gazeteci ile bir araya geldiler.

Burada yaptığı açıklamada, Goldfinch Global Capital’i bir alternatif varlık yönetimi şirketi olarak kurduklarını belirten Dr. Tamer Saka, şirketin resmi kuruluşunun 2025 yılı başı olduğunu söyledi.

Saka şöyle konuştu: “Goldfinch Global Capital olarak hedefimiz 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık bir varlık yönetimi seviyesine çıkmak. Alternatif varlık yönetimi işinin bir parçası olarak da farklı alanlarda fonlar kuracağız. Bunlar vasıtasıyla şirket kendisine bir yatırım portföyü oluşturacak. Bu amaçla ilk fonumuzu biz Rota Portföy şirketi ile beraber bugün lansmanını yaptığımız fonumuzu kurduk. Bu fonun ilk hedefi 100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmak.”

Dr. Tamer Saka bu fonun, üretim ve üretim teknolojileri alanında yatırımlar yapacağını kaydederek, “Dünyadaki ve ülkemizdeki, sanayi dönüşüm ihtiyacını karşılamak üzere orta büyüklükteki şirketlere global ölçekte büyüme imkanları sağlayacak yatırımlar yapmayı hedefliyoruz” dedi.

Yatırım yapacakları şirketleri “ileri teknoloji kullanan üretim şirketleri ve/veya bu üretim şirketlerine teknoloji sağlayan firmalar” olarak tanımlayan Saka, Fonun yüzde 85’i Türkiye’de yüzde 15’i yurtdışında yatırım yapacak şekilde planlama yaptıklarını vurguladı.

Dr. Tamer Saka şunları söyledi:

“Yatırımlarımızı ileri malzeme üzerinde çalışan, ileri teknoloji sahibi olan, elektronik, sağlık tarım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren firmalara odaklamayı düşünüyoruz.

Bu fon ile tabii ki ticari bir faaliyet yürüteceğiz ama aynı zamanda Türkiye’nin sanayi dönüşüm potansiyelinde ortaya çıkacak güzel örneklere yatırım yapmayı planlıyoruz. Türkiye’de özellikle orta pazardaki şirketlerde teknolojiye çok hızlı bir adaptasyon gözlemliyoruz. Ancak bu şirketlerinde yönetim gibi, insan kaynakları gibi, finansmana erişim gibi konularda sıkıntıları oluyor. Belli bir eşiğe geldikten sonra büyümekte zorlanıyorlar. İşte biz bu fonu yönetirken, şirketlerin önünü açacak, onları destekleyecek her türlü yönetsel desteği veren ve gerekli finansal desteği sağlayan bir anlayışla hareket edeceğiz. Amacımız, ileri teknoloji alanında sanayi şirketlerimizin gerçek potansiyelini kamuoyuna göstermek.”

Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, girişim sermayesi alanındaki bu ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Rota Portföy olarak girişim sermayesi alanında seçici ve disiplinli bir büyüme stratejisi izliyoruz. Bugün yönettiğimiz 28 girişim sermayesi yatırım fonu ve 14,4 milyar TL’yi aşan büyüklük, bu alandaki kurumsal kapasitemizin somut bir göstergesi. Goldfinch GSYF ile sanayi ve teknoloji ekseninde, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli yüksek şirketlere odaklanıyoruz.”

Rakamlarla Girişim Sermayesi Fonları

Küresel ölçekte regüle edilmiş yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 73,9 trilyon ABD dolarına, özel sermaye ve girişim sermayesi fonlarının toplam hacmi ise yaklaşık 12 trilyon ABD dolarına ulaşmış durumda. Bu tablo, private equity ve venture capital fonlarının küresel yatırım ekosisteminde artık ana akım bir rol üstlendiğini gösteriyor.

Türkiye’de de girişim sermayesi ekosistemi hızla derinleşiyor. Portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 273 milyar ABD doları seviyesine ulaşırken; 47 portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen 388 GSYF’nin toplam büyüklüğü 384 milyar TL’yi aşıyor. Bu fonlara 13.812 yatırımcı ortak olurken, 255 milyar TL doğrudan şirket ortaklıklarına yönlendirilmiş durumda.

Continue Reading

En Çok Okunanlar