Connect with us

Sektörel

Eksim Holding “Yeteri Kadar En Doğru Karar” Kampanyasını Tanıttı


Eksim Holding, çağımızın en büyük küresel problemlerinden biri olan israfla mücadele kapsamında hayata geçirdiği ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyasının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Konuyla ilgili konuşan Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli, “Gerçekleştirdiğimiz yatırımların ticari getirisi yanında, toplumun refahı ve çevrenin menfaatine olup olmadığını da her zaman sorguluyoruz. ‘Yeteri Kadar’ hayata baktığımız perspektifi, çalışma şekillerimizi ve gelecek vizyonumuzu yeniden düşünmeye çağıran bir davet niteliği taşıyor” dedi.

Ülkemizin önde gelen şirketler topluluklarından Eksim Holding, sürdürülebilir bir yaşamın karşısındaki en büyük tehdit olan israfa dikkat çekmek amacıyla ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyasını devreye aldı. Gıda, su ve enerji başta olmak üzere israfın çevresel sürdürülebilirliğe, toplum hayatına ve ekonomiye olumsuz etkilerine odaklanan kampanya kapsamında; eğitim, tarım, atık yönetimi gibi alanlarda kamu ve sivil toplum kuruluşları iş birliğinde projeler hayata geçirilecek.

İsrafa karşı birlikte mücadele çağrısı

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli, ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ın bir sosyal sorumluluk hareketi olmasının yanı sıra hayatlarımızı ve iş yapış şekillerimizi yeniden düşünmeyen çağıran bir davet niteliği taşıdığını vurguladı. Tivnikli, “Bugün, enerji ve gıda sektörleri olmak üzere iki stratejik iş kolunda yer alıyoruz. Holding olarak gerçekleştirdiğimiz yatırımların ticari getirisinin yanında, toplumun refahı ve çevrenin menfaatine olup olmadığını da her zaman sorguluyoruz. Holdingimizi var eden ve ailemizden bize miras kalan değerlerin temelinde, büyüklerimizin yeteri kadarını kullanmaya ve israf etmemeye dayalı anlayışı yer alıyor. Biz de bu anlayışı kurum kültürümüzün temeline yerleştirdik, yaygınlaştırmayı da görev biliyoruz” dedi.

Gıdada israfın boyutu: Her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor

Küresel iklim değişikliğinin verdiği zararların yanı sıra bilinçsiz tarım ve sulama uygulamalarının israfa sebep olduğunu belirten Tivnikli; “Yeraltı sularının kullanımı, modern sulamanın yaygın olmayışı ve kuraklık, hem topraklarımızın hem de su kaynaklarımızın tükenmesine yol açıyor. Bu duruma duyarsız kalamayarak toprağın ve suyun değerini hatırlatacak bir seferberlik hareketi başlatmak için yola çıktık” ifadelerini kullandı.

Gıda israfına rakamlarla değinen Tivnikli, “Maalesef ülkemizde yıllık gıda israfının boyutu 43 milyar dolar ve her gün 12 milyon ekmek çöpe gidiyor. Bu devasa israf tablosunu değiştirmek için tüm kurumlara görev düşüyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim değişikliği, kuraklık ve doğal kaynakların tükenmesi gibi küresel sorunlar, israfa karşı toplumun her kesimini sorumlu kılıyor. Bu nedenle, ‘Yeteri Kadar’ şemsiyesi altındaki projelerimize paydaş olmak ve bizimle birlikte çözüm üretmek isteyen herkesi israf karşıtı bu seferberliğe davet ediyoruz” dedi.

Yusuf Ekiz

Tiyatro oyunuyla 10 bin, eğitim kitiyle 40 bin çocuğun farkındalığını artırmak hedefleniyor

‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ altındaki çalışmaları ve hedeflenenleri aktaran Eksim Holding Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ekiz ise öncelikli olarak çocuklar, gençler ve çiftçileri hedeflediklerinin altını çizdi. Bu kapsamda Dicle Elektrik’in Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliklerine imza attığını ifade eden Ekiz, ‘Dicle’nin Rüyası’ isimli tiyatro oyununu, Dicle Elektrik’in gönüllü çalışanlarından oluşan tiyatro kulübü üyeleriyle 4 ay süren hummalı bir çalışmanın ardından devreye aldıklarını kaydetti. Ekiz, tiyatro oyunuyla Dicle Elektrik’in hizmet bölgesindeki 6 ilde 5 bin öğrenciye ulaşmayı planladıklarını belirterek, “Kampanyamız süresi boyunca diğer grup şirketlerimizin faaliyet gösterdiği 10 farklı ilde, 10 bin ilk ve ortaokul öğrencisine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. Ekiz, tiyatro oyununun yanı sıra doğa dostu etkinlik kitabı ve tarım kitini de çocuklarla buluşturarak ilk etapta 20 bin, orta vadede 15 farklı ilde 80 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca projenin etkinliğini artırmak için yaklaşık 2 bin öğretmene eğitmen eğitimi vermeyi planlıyoruz” dedi.

Bir Destek Bin Bereket Çiftçi Eğitim Programı 10 bin çiftçiye ulaşacak

Konuşmasında Türkiye’de içme sularının yüzde 70’lik kısmının tarımsal sulama amacıyla kullanıldığının altını çizen Yusuf Ekiz, sulama verimliliğinin artması için ‘Bir Destek, Bin Bereket Eğitim Programı’nı devreye aldıklarını açıkladı. Amaçlarının çiftçileri destekleyerek tarımsal üretimin sürdürülebilir bir temele oturmasına katkı sağlamak olduğunu belirten Ekiz, “Bu programla çiftçilerimize kapsamlı teorik ve uygulamalı eğitimler veriyoruz. Programın ilk etabını Batman Üniversitesi iş birliğiyle, 250 çiftçin katılımıyla gerçekleştirdik. Projenin ikinci etabında Harran Üniversitesi iş birliğiyle ve 50 genç çiftçimizle, 1 yıl sürecek eğitim ve mentörlük programını hayata geçireceğiz. İki yılda, doğrudan ve dolaylı olarak toplam 10 bin çiftçiye ulaşmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Ekiz su krizi ve kuraklığa karşı mücadele kapsamında gençlerin yenilikçi fikirlerine odaklanan “Akıllı Tarım Fikir Yarışması” ile kaynak israfını azaltmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

Gıda atıkları gübre olup ekosistemi destekleyecek

KORU Derneği’nin ‘Yeteri Kadar’ kampanyasının en önemli paydaşlarından biri olduğunu vurgulayan Yusuf Ekiz, israfa karşı gıda atıklarının geri dönüşümü projesine de değindi. Ekiz, “Zincir fırın-kafe mağazamız Aslı’nın üretim tesislerinden çıkan gıda atıklarını, KORU’nun kompost fabrikasında geri dönüştürerek doğaya kazandırıyoruz. Kompost gübrelerin bir kısmını ise korunaklı paketler halinde Aslı şubelerinde müşterilerimize ulaştıracağız. Bunun yanında atıksız alışverişi teşvik etmek için kahve termosu indirimleri, geri dönüştürülebilir paket kullanımı ve israfsız menü gibi pek çok yenilikçi uygulamayı da devreye aldık” dedi.

2025 “Su Yılı” Olacak

Eksim Holding olarak israfı önlemek ve kaynakların doğru yönetilmesi için uzun bir yola çıktıklarını ifade eden Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ekiz, ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyası altında belirlenen konseptlerle her yıl bir odak alanı belirlediklerini ifade etti. Bu doğrultuda 2025’i ‘Su Yılı’ ilan edeceklerini, 2026’yı ‘Enerji’ ve 2027’yi ise ‘Gıda’ odağında ele alacaklarını belirtti.

‘Yeteri Kadar En Doğru Karar Platformu’ ise kampanyanın tüm projeleri ve duyuruları ile sürdürülebilirlik konseptindeki blog yazılarına yer veriyor.  Platform www.yeterikadar.org  adresinden ziyaret edilebiliyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Bayraktar: Türkiye’nin 10 milyar Metreküp Gaz İhracat Kapasitesi Var


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 70-80 milyar metreküp doğal gaz tedarik edebilecek altyapıya ulaştığını belirterek, “Biz 10 milyar metreküpün üzerinde gazın ticaretini yapabilecek bir noktadayız.” dedi.

Bakan Bayraktar, İstanbul’da gerçekleştirilen 15. Türkiye Enerji Zirvesi özel oturumunda sektör gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin sondaj ve sismik gemileriyle dünyadaki dördüncü büyük filoya sahip ülke haline geldiğini aktaran Bayraktar, Karadeniz’de hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinde birinci fazın bitirildiğini söyledi.

Karadeniz’de 2026’ya kadar yeni sondajlar

Bayraktar, konutlarda ve sanayide doğal gaz tüketiminin arttığına, doğal gazdan elektrik üretiminin de yükseldiğine dikkati çekerek, “Bu sene itibarıyla yaklaşık 60 milyar metreküp gaz tüketeceğiz.” dedi.

Gelecek yıl üretimin iki katına çıkararak yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının karşılanabileceğini işaret eden Bayraktar, şu ifadeleri kullandı:

“2028 hedefimiz 40 ila 45 milyon metreküp günlük üretim, 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi ihtiyacımızla karşılayabilmek. Karadeniz gazı şu anda bizim en önemli milli projelerimizin başında geliyor. Gabar petrolü için çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. 80 bin varil günlük üretimimiz var. Gabar, petrol ithalatını en az 2 milyar dolar aşağı çekiyor. Bunlar bizim için, ekonomimiz için çok hayati konular.”

Enerji konusunda yeni müjdeler için çalışmaların devam ettiğine değinen Bayraktar, “Özellikle Karadeniz’de bu yıl 6 derin deniz sondajı yapmayı planlıyoruz. Bunu yapabilmek için 5. sondaj gemimiz şu anda Türkiye’de. Muhtemelen 2026 başından itibaren operasyona hazır hale gelecek. Karadeniz’de bu 6 sondajla hem Batı Karadeniz’de hem Orta Karadeniz’de hem de Doğu Karadeniz’de yapacağımız sondajlarla petrol ve doğal gaz arayacağız. Bunlardan sonra ancak bir müjde gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

– Türkiye’nin doğal gaz arz güvenliğinde tehlike yok

Bayraktar, yıl sonunda süresi dolacak yaklaşık 22 milyar metreküplük doğal gaz ithalat sözleşmesinin bir yıl daha uzatıldığını belirterek, “Bu anlamda Türkiye, TürkAkım ve Mavi Akım üzerinden süresi dolan 21,75 milyar metreküplük kontratı bir yıl daha uzattı. Türkiye’nin arz güvenliğinde bu açıdan bir risk yok. Söz konusu gaz BOTAŞ tarafından alınıp Türkiye’ye getirilecek.” diye konuştu.

Türkiye’nin doğal gaz iletim şebekesinin oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Bayraktar, “BOTAŞ’ın bugün 20 bin kilometrenin üzerinde iletim hattı bulunuyor. Dağıtım tarafı ise sektör özel sektör eliyle büyüdü. Bu, Türkiye’nin sessiz devrimlerinden biri. Bugüne kadar 220 bin kilometrenin üzerinde doğal gaz dağıtım hattı inşa edildi.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesinin de hızla arttığını vurgulayarak, “Depolama açısından Türkiye’nin geldiği nokta 6,3 milyar metreküp. 2030’lara geldiğimizde ihtiyacımız olan gazın en az yüzde 20’sini depolayabilir hale gelmemiz gerekiyor. Hedefimiz bu.” dedi.

Türkiye’nin 161 milyon metreküplük günlük gazlaştırma kapasitesini 200 milyon metreküpe çıkarma hedefi bulunduğunu aktaran Bayraktar, “İki yeni FSRU daha sistemimize girebilir. Dolayısıyla tüm bunlarla birlikte Türkiye’nin ihracat imkanları artacak. Bunu sağlayabilmek için gazı doğru zamanda, doğru fiyatla alıp depolayabilmek büyük önem taşıyor. Ancak depolamada biraz daha hızlı gitmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 70-80 milyar metreküplük gazı tedarik edebilecek bir altyapıya ulaştığını belirterek, “Biz 10 milyar metreküpün üzerinde doğal gaz ticaretini yapabilecek bir noktadayız.” dedi.

Bayraktar, Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) uygulamasının belli bir gelir düzeyinin üzerindeki vatandaşlar için revize edildiğini belirterek, “EPDK’nin aldığı karar 4 bin kilovatsaat. Bunu muhtemelen 2026’da bir kademe daha aşağı çekebiliriz.” ifadesini kullandı.

Gelecek yıl da benzer bir yapının uygulanacağını aktaran Bayraktar, “Yüzde 18-20 civarında beklenen bir enflasyon var. Bizim fiyat ayarlamalarımız da bu minvalde olacak. Bunun dışında SKTT benzeri bir uygulamayı doğal gazda, tüketim esaslı olarak 2026’da düşünmeye devam ediyoruz.” diye konuştu.

Nükleer enerji projelerinde ilerleme

Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ilk reaktörünün devreye alınma sürecinin salgın, yurt dışından gelecek ekipmanların gecikmesi gibi sebeplerden uzadığını belirterek, “İnşallah bunu yapacağız. İlkini yapmak çok önemli, değerli. Türkiye bu sayede çok ciddi bilgi birikimine, tecrübeye sahip oluyor. 2025 yılı ikinci çeyrek sonu itibarıyla Akkuyu NGS’de yaklaşık 10,6 milyar dolarlık yerliliğe ulaştık. Santralin inşaatında yüzde 56 yerlilikteyiz şu anda.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin küçük modüler reaktörler dahil bütün kollardan nükleer enerji sektörünü geliştirmeye çalıştığını dile getiren Bayraktar, Sinop’a yapılacak nükleer santral konusunda görüşülen ülkeler olduğunu ancak henüz anlaşma yapılmadığını söyledi.

Bayraktar, Güney Kore ile mutabakat zaptı imzaladıklarını anımsatarak, “Önümüzdeki 6 ay onlarla yoğun çalışarak bir noktaya gelmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Trakya’ya yapılacak nükleer santral konusunda da Çin ile görüşüldüğünü ve ABD’li firmaların da Türkiye’de nükleer enerji santrali projeleriyle ilgilendiğini belirten Bayraktar, “Belki üçlü, dörtlü konsorsiyumlarla Sinop ve Trakya bu şekilde kurulabilir.” dedi.

YEKA yarışmaları ve elektrik altyapısı yatırımları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bugün düzenlenen rüzgar enerjisi santrallerine yönelik Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmasına da değinen Bayraktar, “Toplam 208 milyon avroluk bir katkı bedeli ödemeyle bu ihaleler 6 yarışma sahiplerini buldu. 1,1 milyar dolarlık bir yatırım yapılacak. 2 hafta önceki yaptığımız YEKA GES yarışmalarıyla beraber toplam 309 milyon avro katkı bedeli bu yarışmalarda gelmiş oldu. Yatırımcılarımızdan beklentimiz bunların bir an önce hayata geçmesi.” değerlendirmesinde bulundu.

Elektrik altyapısının da enerji yatırımlarıyla birlikte güçlenmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, “TEİAŞ’ın, sistem operatörümüzün, dağıtım şirketlerinin artık yeni bir sistem işletmeciliğine geçmesi lazım. Onların da kendilerini güncellemesi lazım. Türkiye genelinde iletim altyapısına biz yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım planlıyoruz. Bunlar önem arz ediyor.” diye konuştu.

“Öz tüketim amaçlı lisanssız projelerde iyileştirmeye gidilecek”

Bayraktar, öz tüketim amaçlı lisanssız projelerde iyileştirmeye gidileceğini belirterek, “2026’da özellikle çatı uygulamaları başta olmak üzere, kendi ihtiyacı için tesis kurmak isteyen ve ürettiği fazla elektriği sisteme satma zorunluluğu olmayan yatırımcılar için alan açmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çatı uygulamaları ve öz tüketim amaçlı projeler için kapasite tahsisini açmayı hedeflediklerine işaret eden Bayraktar, “Hibrit tesislerin kapasite tahsisi de bu kapsamda olacak. Rüzgar santrallerinde ise mevcut kurulu güç içinde teknik olarak kapasite artışı yapılabilecek alanlarda yeni tahsislere gideceğiz. Elbette teknik kısıtlar da söz konusu, bu nedenle sınırsız bir alan yok.” bilgisini paylaştı.

Continue Reading

Sektörel

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNÜŞÜMÜNÜN AKTÖRLERİ UN GLOBAL COMPACT TÜRKİYE 2025 ZİRVESİ’NDE BULUŞACAK


“Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla düzenlenecek UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde, sürdürülebilirlik dönüşümünün aktörleri daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık’ta İstanbul’da bir araya gelecek. Zirvede; küresel, bölgesel ve yerel düzeyde sorumlu liderlikten iklim eylemine, sürdürülebilir finanstan düzenlemelere, insan haklarından inovasyona sürdürülebilirlik gündemi tartışılacak.

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi; Türkiye’den ve Avrupa’dan iş dünyası liderleri, Birleşmiş Milletler, kamu ve sivil toplum temsilcilerini daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık 2025 tarihinde Hilton Bosphorus İstanbul Hotel’de bir araya getirecek.

 

“Daha Hızlı, Daha İleri” Yol Almak Gerekiyor

UN Global Compact Türkiye tarafından ilk kez düzenlenecek olan zirve “Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla gerçekleşecek. 2025 SKA Raporu’na göre Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yalnızca yüzde 35’i hedefe ulaşma yolunda ya da orta düzeyde ilerleme gösterirken hedeflerin yaklaşık yarısı çok yavaş ilerliyor ve yüzde 18’i ise gerilemiş durumda. 2030’a kadar başarıya ulaşmak için çabaların hızlandırılması şart.

 

İş Dünyası Liderleri İçgörülerini ve Fırsatları Paylaşacak

Zirvede iş dünyası liderleri kurumsal sürdürülebilir dönüşümde üst düzey liderliğin rolünü ve somut hedeflerin stratejik önemini ele alacak; geleceğe yönelik içgörülerini paylaşarak sürdürülebilirlik trendlerini ve iş dünyasını şekillendirecek fırsatları tartışacak.

 

Açılış konuşmasını UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü’nün yapacağı zirveye UN Global Compact’in CEO’su Sanda Ojiambo video mesajı ile katkı verecek.  TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın konuk konuşmacı olarak yer alacağı zirvede, Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Unilever Türkiye Ülke Başkanı & Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü Ali Fuat Orhonoğlu, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, TSKB CEO’su Ozan Uyar, Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz ve Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız konuşmacılar arasında yer alacak.

 

Sürdürülebilirlik Tüm Boyutlarıyla Ele Alınacak

Zirvede küresel kredi derecelendirme kuruluşları, banka ve şirketlerin finans liderleri ile sürdürülebilirliğin finansmanı ve ulusal ve uluslararası düzenlemelerden sorumlu kurumların temsilcileriyle sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve Türkiye iş dünyasına etkileri tartışılacak. Yalnızca bir strateji değil, değer zincirinden günlük iş pratiklerine, tedarikten pazarlama ve iletişime iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik; otomotivden gıdaya, enerjiden danışmanlığa farklı sektörlerden üst düzey yöneticiler tarafından bir kurum kültürü meselesi olarak ele alınacak. İnteraktif oturumlarda ise insan hakları, tedarik zinciri, net sıfır yolculuğu ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi sürdürülebilirliğin farklı boyutları keşfedilecek.

 

Dönüşümün Parçası Olmak İsteyenler Bir Araya Gelecek

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde katılımcılar; sürdürülebilirlik ekseninde iş dünyasının rotasını belirleyecek yeni fikirler, ortak hedefler ve dönüşüm hikâyeleri etrafında buluşmak ve yeni bağlantılar kurmak üzere edindikleri bilgi ve ilhamı kurumlarına taşıma imkanı bulacak. Daha iyi bir geleceğe katkı sunmak ve dönüşüme yön veren hareketin bir parçası olmak isteyenler bu zirvede bir araya gelecek.

Continue Reading

Sektörel

Zorlu Enerji’ye Global Banking&Markets’tan İki Kategoride ödül


Türkiye enerji sektörünün öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, finansal, operasyonel ve sürdürülebilirlik odaklı stratejilerini ulusal ve uluslararası arenada aldığı ödüllerle güçlendirmeye devam ediyor. Zorlu Enerji, toplam büyüklüğü 2024 Ekim ayında yaptığı 800 milyon ile başlayarak 1,1 milyar dolara ulaşan tahvil ihracıyla Global Banking & Markets Awards CEE, Central Asia & Türkiye 2025’te iki prestijli kategoride ödül kazandı. Bu işlem, aynı zamanda Türkiye enerji sektöründe gerçekleştirilen ilk Sürdürülebilirlik Bağlantılı Tahvil (SLB) ihracı olma özelliğini taşıyor.

Türkiye’nin en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı: 1,1 milyar dolar

Zorlu Enerji’nin Ekim 2024’te başarıyla gerçekleştirdiği 800 milyon dolarlık Eurobond ihracı, küresel yatırımcıların yoğun ilgisiyle önce 200 milyon dolar, ardından 2025 yılında 100 milyon dolar artırılarak toplam 1,1 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştı. Böylece ihraç, Türkiye’den çıkan en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak rekor kırdı. 5,5 yıl vadeli işlem, şirketin refinansman ihtiyacı ve stratejik yatırım planları çerçevesinde önemli bir finansal güçlenme sağladı.

Tahvil ihracının gerçekleştirilmesine liderlik eden Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener; sermaye piyasalarının gelişimini destekleyen kadın lider olarak özel ödül aldığı törende, tahvil süreci ve ödüllere ilişkin değerlendirmede bulunarak, şunları söyledi: “Global Banking & Markets’tan aldığımız bu iki prestijli ödül, Zorlu Enerji’nin finansal gücünü ve sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini uluslararası ölçekte tescillemiş oldu. 1,1 milyar dolara ulaşan bu ihraç, aynı zamanda ülkemizin en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak hepimiz için ayrı bir gurur kaynağı. İşlem, finansal esnekliğimizi artıran ve geleceğe yönelik stratejik adımlarımızı destekleyen önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca; finansal piyasaların gelişimini destekleyen öncü kadın lider kategorisinde de ödüle layık görülmek memnuniyet verici. Bu ödülü enerji sektöründe fırsat eşitliğini ve cinsiyet eşitliğini destekleyen bakış açımızın bir yansıması olarak görüyorum”

Sürdürülebilirlik KPI’ları finansman yapısına entegre edildi

Yener, şirketin finansman stratejisini 2040 Net Sıfır hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahvil yapımızı Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) prensiplerine uygun hale getirdik. Finansman stratejimizi, Sera Gazı (GHG) emisyon yoğunluğu azaltımı gibi ölçülebilir ve somut sürdürülebilirlik KPI’larına bağladık. İhraç ettiğimiz tahvilin performans göstergeleri arasına yalnızca Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını değil, mutlak Kapsam 3 emisyonlarının azaltılmasını da dahil ettik. Bu yaklaşım, tedarikçilerimizden müşterilerimize uzanan tüm değer zincirinde dönüşümü finanse etmek ve yönetmek konusundaki kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Küresel yatırımcıların ilgisi, bu sorumlu ve dönüştürücü finansman modeline duyulan güvenin açık bir göstergesidir.”

Eurobond ihracı, uluslararası yatırımcılarla etkin temas kurulmasını sağlayan geniş bir konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirildi. İşlemde BofA Securities, Emirates NBD Capital, Goldman Sachs International, HSBC ve J.P. Morgan ortak talep toplayıcılar (joint bookrunner) olarak görev aldı.

Continue Reading

En Çok Okunanlar