Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Elektrik kurulu gücünde fosil yakıt harici kaynak kullanımı yüzde 60’a dayandı


Yenilenebilir enerji alanında 1993 yılından bu yana faaliyet gösteren Enda Enerji Holding A.Ş. (Enda) Genel Müdürü Metin Tuncay, Ağustos ay sonu itibarıyla Türkiye’nin 8 aylık toplam elektrik tüketiminin 230 bin 540 gigavatsaat (GWh) olduğunu bildirdi. Yılın ilk 8 aylık toplamında bir önceki yıla kıyasla elektrik tüketiminde ortalama yüzde 6,4 artış gerçekleştiğine dikkat çeken Tuncay, “Ocak-Ağustos döneminde elektrik tüketiminde geçen yıla göre aylık bazda en yüksek artış oranının yüzde 15,2 ile haziranda ayında kaydedildiğini belirtti. TEİAŞ verilerine göre de temmuzda yüzde 9 artışla 34 bin 105 GWh’ı bulan tüketim aylık bazda tarihi rekor seviyeyi gördü. Mevsim normallerinin üzerinde yaşanan yüksek hava sıcaklıkları ve soğutma ihtiyacı bu artışın en büyük nedeni oldu. Küresel ısınma nedeniyle hali hazırda dünya genelinde tüm otoritelerin ana gündem maddesi olan sürdürülebilir kaynaklara yönelim önümüzdeki dönemde daha da artacak. Türkiye’de son 10 yılda yenilenebilir enerjiye süratle odaklanılması bizi diğer ülkelerden ayrıştırıyor. Yeşil enerji dönüşümünde dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz” diye konuştu. Tuncay, Ağustos 2024 itibarıyla 113.897 MW olan toplam kurulu gücün yüzde 58,9’unu Fosil yakıt harici kaynakların oluşturduğunu ve bu kapasite ile Türkiye’nin dünyada 12. sıraya yükseldiğini vurguladı.

Yenilenebilir enerjinin üretimdeki payı da artıyor

Artan tüketimin yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarının önemini artırdığını Metin Tuncay, Türkiye’nin elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının hızla büyüdüğüne dikkat çekti. Tuncay şunları söyledi: “Ağustos sonu itibarıyla Türkiye’nin elektrik üretimindeki kurulu gücü 113 bin 897 MW düzeyine ulaştı. Üretim santrali sayısı ise ağustos sonunda lisanssız santraller dâhil 31 bin 166’ya yükseldi. Kurulu gücün yüzde 28,3’ü hidroelektrik enerji, yüzde 21,7’si doğal gaz, yüzde 19,2’si ithal ve yerli kömür, yüzde 10,8’i rüzgâr, yüzde 16,2’si güneş, yüzde 1,5’i jeotermal ve yüzde 2,4’ü ise diğer kaynaklar şeklinde dağılım gösteriyor. Yenilenebilir enerjide kapasite artışının yanı sıra üretimdeki pay da yükseliyor. Yenilenebilir enerjinin toplam üretim içerisindeki payı Temmuz ayında yüzde 43,9, Ağustos ayında ise yüzde 40,2 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde sadece rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinden elde edilen elektriğin oranı sırasıyla yüzde 21,1 ve yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Özetle, 12. Ulusal Kalkınma Planı doğrultusunda elektrik üretimindeki yenilenebilir enerji payının yüzde 50’ye yükselmesi hedefinde hızla yol alıyoruz.”

Avrupa’da 5’inci, dünyada 12’nci sıradayız

Son 10 yıldaki yenilenebilir enerji yatırımlarının Türkiye’yi dünyadaki yeşil enerji dönüşümünde ön sıralara taşıdığını ifade eden Tuncay, “Yenilenebilir enerji kapasitesi bakımından dünyada 12’nci konumdayız. Avrupa’da kurulu yenilenebilir enerji kapasitesi 2011’den bu yana yüzde 6,6 artarak 2022’de 765 GW’a ulaşırken, Türkiye, güncel verilerle Avrupa’nın en büyük beşinci yenilenebilir enerji kurulu gücüne sahip ülke. Hidroelektrik enerji kapasitesi sıralamasında ise Avrupa’da Norveç’in ardından ikinci sırada geliyoruz. Avrupa’da son altı yılda yenilenebilir enerji kurulu güç artışında üçüncü sırada yer alıyoruz” dedi.

Enerjide elektrik daha da ön planda olacak

Türkiye’nin başta Paris Anlaşması ve Yeşil Mutabakat Eylem Planı gibi uluslararası iklim politikalarına taraf olarak enerji sektöründe önemli bir dönüşümü başlattığını söyleyen Tuncay, önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarının hız kesmeden süreceğini vurguladı. Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte enerjide elektriğin daha ön plana çıkacağını ifade eden Tuncay, “Nihai enerji tüketimi içerisindeki elektrik enerjisinin payının 2053 yılında yüzde 55,6’ya ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin elektrik tüketiminde, 2035’e dek ortalama olarak yıllık yüzde 3,5-4 oranında artış öngörülüyor. Bu açıdan ülkemizin enerji sektöründe üretim yatırımı ihtiyacının 2035 yılına kadar toplam 91,2 milyar olduğu tahmin ediliyor. Ulusal Enerji Eylem Planının ana hedefleri arasında kurulu güç artışının büyük bir kısmını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak bulunuyor. Önümüzdeki dönemde deniz üstü YEKA projelerinde de yol almaya başlayacağız. Dolayısıyla yenilenebilir enerji yatırımları katlanarak sürecek” dedi.

‘Hedefimiz 2030’da ilk 20 şirket arasında yer almak’

Enda Enerji Holding olarak yenilenebilir enerjide 180,1 MW kapasiteye sahip olduklarını dile getiren Tuncay, bu yıl içerisinde planladıkları halka arzdan gelen gelirler ve özkaynaklarla beraber 2030’da rüzgâr ve güneş enerjisi alanında kapasitelerini 500 MW üzerine çıkarmayı planladıklarını söyledi. Tuncay, “İzmir, Türkiye geneli elektrik tüketiminde İstanbul Avrupa yakasının ardından 2’nci, elektrik üretim kurulu gücünde ise 1’inci sırada bulunuyor. İzmir’e yayılmış bir marka olarak; enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, yeşil dönüşüme katkı sağlamak ve tamamen yenilenebilir enerji kaynaklı yeni üretim projeleri geliştirerek etki alanımızı artırmak üzere faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Net nakit pozisyonu güçlü mali yapımızla 2030’a kadar olan dönemde finansal olarak sürdürülebilir projelerle kapasitemizi 500 MW üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu da bugünkü şartlarda büyüklük anlamında ilk 20 şirket arasında olma hedefi anlamına geliyor” diye konuştu.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yenilenebilir Enerji

Akfen Yenilenebilir Enerji  Yaklaşık 700 Bin Hanenin Yıllık  İhtiyacına Eşdeğer Temiz Enerji Üretti  


Akfen Yenilenebilir Enerji, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı ile iklim kaynaklı risk ve fırsatlara yönelik yaklaşımını ortaya koyan 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. 

 

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında, yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi. 

Söz konusu üretim, şirketin yenilenebilir enerji alanındaki büyüklüğünü somutlaştırırken, yaklaşık 700 bin hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına karşılık gelen üretim ölçeğiyle Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne sağladığı katkıyı da ortaya koydu. 

Akfen Yenilenebilir Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim değişikliğine karşı dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir enerji portföyü oluşturma hedefi doğrultusunda sürdürürken, 2025 yılına ilişkin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarının bilgisine sundu. 

Şirketin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın TSRS S1 ve TSRS S2 hükümleri doğrultusunda hazırlanan ilk raporu; sürdürülebilirlikle ve iklimle ilişkili risk ve fırsatları yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler çerçevesinde ele alıyor.

Raporda, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkısının yanı sıra operasyonel dayanıklılık, kaynak verimliliği, yeni teknolojiler, çalışanlar, toplumsal etki ve biyoçeşitlilik alanlarındaki çalışmaları da yer alıyor.

KURULU GÜÇ 887 MW SEVİYESİNE ULAŞTI

Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi.

RÜZGÂR VE HİBRİT ÜRETİMDE YÜZDE 14,7 BÜYÜME

2025 yılında hidroelektrik üretimi hidrolojik koşulların etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 21,5 azalırken, güneş santrallerinin üretimi ise bir önceki yıla yakın bir seviyede kaldı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin çeşitlendirilmiş üretim portföyü toplam üretimin artmasını destekledi. Şirketin rüzgâr ve hibrit üretim portföyünden elde ettiği elektrik üretimi 2025 yılında 1.099,6 GWh’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 14,7 arttıRüzgâr ve hibrit GES yatırımlarının toplam kurulu güç içerisindeki payı da yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaştı.

Bu gelişim, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine dayanan portföy yapısının değişken iklim ve üretim koşullarına karşı sağladığı operasyonel dayanıklılığı ortaya koydu.

 

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TSRS DÖNEMİ

2025 yılı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlaması açısından da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Şirket, ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda hazırladığı raporunda sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatları daha bütüncül bir çerçevede değerlendirdi.

TSRS kapsamında ilk uygulama döneminde açıklanması zorunlu olmamasına rağmen şirket, 2025 yılı Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını gönüllü olarak hesaplayarak raporladı. Raporda yer alan seçili çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimi gerçekleştirildi.

 

YEREL PAYDAŞLARA YÖNELİK SOSYAL ETKİ ÇALIŞMALARI

Raporun sosyal etki başlıkları arasında Akfen Yenilenebilir Enerji finansörlüğünde, TİKAV koordinasyonunda yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yer aldı. Proje kapsamında 2025 yılında Türkiye’nin 28 farklı lokasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 3 bin kişiye afetlere hazırlık ve afet yönetimi konularında ulaşıldı.

 

Akfen Yenilenebilir Enerji ayrıca santrallerinin bulunduğu bölgelerde altyapı, sosyal ihtiyaçlar ve güvenlik gibi alanlarda yerel paydaşlara destek sağlamaya devam etti.

 

BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜ

Çevresel çalışmalar kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik izleme faaliyetlerine 2025 yılında da devam edildi. RES ve EDT projeleri kapsamında flora-fauna ve yarasa izleme çalışmaları gerçekleştirilirken ekolojik raporlamalar istatistiki veriler elde edebilme adına devam ettirildi.

Ayrıca santral çalışanlarının santral çevresinde karşılaştıkları canlı veya ölü hayvanlara ilişkin gözlemlerini dijital ortamda bildirebilmelerine yönelik uygulama da biyoçeşitlilik izleme çalışmalarının bir parçası olarak kullanıldı.

Akfen Yenilenebilir Enerji, önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeyi, rüzgâr ve güneş kaynaklı büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi, elektrik depolama ve yeni teknolojiler alanındaki çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Sürdürülebilirliği iş modelinin ve kurumsal karar alma süreçlerinin merkezinde konumlandıran Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkı sağlamayı ve tüm paydaşları için uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir değer yaratmayı sürdürüyor.

Continue Reading

Güneş Enerjisi

Enda Enerji, Avrupa’daki yatırımlarında yeni aşamaya geçti


Yatırımlarına hız kesmeden devam eden Enda Enerji Holding, Romanya’da toplam 50,9 MWp güneş enerjisi üretim kapasitesi ve 80 MWh enerji depolama potansiyeline sahip üç proje şirketinin devralınması için yabancı yatırım izin sürecini başlattı. Projelerin anahtar teslim EPC modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor.

Yenilenebilir enerjideki büyüme hedefleri doğrultusunda ilerleyen Enda Enerji Holding, Avrupa’daki büyüme stratejisi kapsamında Romanya’daki projelerinde yeni bir aşamaya geçiyor. Holding, üç güneş enerjisi santrali ve bu santrallere entegre enerji depolama projelerinde yeni bir aşamaya geçti. Enda Enerji Holding ile Defic Globe Enerji arasında üç güneş enerjisi santralinin devri için anlaşmaya varıldığı duyurulmuştu.

Üç ayrı sahada geliştirilen projeler, toplam 50,9 MWp güneş enerjisi üretim kapasitesi ile 80 MWh enerji depolama kapasitesini kapsıyor. Yatırım kapsamında, projelerin sahibi olan üç proje şirketinin hisselerinin %100’ünün Enda Enerji tarafından devralınması ve santrallerin anahtar teslim EPC modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor.

Romanya’da inceleme süreci başladı

Proje şirketlerinin devralınmasına yönelik işlemler kapsamında, Romanya’da Yabancı Doğrudan Yatırım İnceleme Komisyonu’na (CEISD – Comisia pentru Examinarea Investițiilor Străine Directe) gerekli başvuru gerçekleştirildi.

Başvuruyla birlikte işlemin tabi olduğu olağan yabancı yatırım inceleme ve izin süreci başlatılırken, projelere ilişkin hukuki, finansal ve teknik incelemeler de devam ediyor. Hisse Devir Sözleşmesi’ne yönelik müzakereler ise eş zamanlı olarak sürdürülüyor.

İşlemin tamamlanması; gerekli idari izinlerin alınması, inceleme çalışmalarının sonuçlandırılması, tarafların nihai sözleşmeler üzerinde mutabakata varması ve sözleşmelerde öngörülecek diğer koşulların yerine getirilmesine bağlı olacak.

“Avrupa’daki büyüme yolculuğumuzu sürdürüyoruz”

YEO Enerji’nin yüzde 51 pay sahibi olduğu Defic Globe Enerji şirketi ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Enda Enerji CEO’su Hüseyin Metin Tuncay, Romanya’daki bu projeyle birlikte Avrupa’daki büyüme yolculuklarında önemli bir adım attıklarını söyledi. Tuncay, Romanya’daki projelerin Enda Enerji’nin kaynak ve coğrafya çeşitliliğini artırmaya yönelik büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olduğunu belirterek, “Türkiye’de rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve güneş enerjisinde sahip olduğumuz üretim ve işletme deneyimini, büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni pazarlara taşımayı hedefliyoruz. Romanya’daki bu projeleri yalnızca yeni bir kapasite yatırımı olarak değil, Enda Enerji’nin yenilenebilir kaynak çeşitlendirme stratejisine ilave olarak pazar çeşitlendirme stratejisinin önemli bir adımı olarak görüyoruz.

Güneş enerjisini tek başına değil, ihtiyaç duyduğu depolama esnekliği ve kabiliyeti ile birlikte ele alan bu yatırım modeli, üretim portföyümüzün çeşitlendirilmesine ve geleceğin enerji piyasasına hazırlanma stratejimize katkı sağlayacak. Avrupa’daki yenilenebilir enerji fırsatlarını değerlendirmeye ve Enda Enerji’nin sürdürülebilir, akıllı, esnek ve kârlı büyümesini destekleyecek yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

 

Continue Reading

ELEKTRİK

  Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç: Enerji bağımsızlığının en hızlı ve en ucuz yolu güneş enerjisi


Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve enerji krizleri, ülkeleri enerji bağımsızlığı konusunda daha hızlı adımlar atmaya zorluyor. Savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların dışa bağımlı ekonomiler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, güneş enerjisinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Pirinç, “Bugün enerji bağımsızlığını sağlayabilmenin en hızlı ve en erişilebilir yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke, enerji stratejilerini güneş enerjisini merkeze alacak şekilde yeniden kurguluyor” dedi.

Bu dönüşümün doğal bir sonucu olarak yenilenebilir enerji yatırımları küresel ölçekte hız kazanırken, özellikle Avrupa Birliği’nin 2050 net sıfır hedefleri doğrultusunda güneş enerjisi projeleri stratejik bir önceliğe dönüşüyor. Türkiye ise solar cam, solar hücre ve solar panel üretim altyapısıyla bu artan talebi karşılayabilecek güçlü ülkeler arasında yer alıyor.

“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil zorunluluk”

Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, enerjide ülkelerin kendi ihtiyaçlarını kendi üreterek kendi kendine yetebilecek bir yapıya kavuşmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde yaşanan savaşlar ve savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, ülkelerin enerjide dışa bağımlılıklarını minimize etmeleri gerektiğini açıkça gözler önüne sermiştir. Bugün enerji bağımsızlığını ilan edebilmenin en ucuz ve en hızlı yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke güneşi en temel enerji kaynağı olarak konumlandırıyor, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırıyor ve enerji altyapılarını bu dönüşüme göre yeniden şekillendiriyor. Yakın gelecekte güneş enerjisinin çok daha hızlı yaygınlaşması kaçınılmazdır ve bu gelişme ülkemiz açısından çok önemli bir fırsat penceresi açmaktadır.”

“Türkiye solar üretimde küresel oyuncu olmaya aday”

Pirinç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısıyla küresel pazarlara geniş bir solar ürün yelpazesi sunabilecek önemli ülkelerden biridir. Bu güç yalnızca sanayi açısından değil, cari açığın azaltılması, enerji ithalatının düşürülmesi ve döviz girdisinin artırılması açısından da stratejik bir avantaj yaratıyor. Biz de Çağdaş Cam olarak enerji camları alanındaki üretim kabiliyetimizi sürekli geliştiriyoruz. Nitekim Türkiye’de ilk kez 2 mm solar enerji camı üretimi yapan firma olarak, sektörde öncü bir rol üstleniyoruz. Ayrıca Türkiye’de yine ilk defa 1,6 mm solar enerji camı da işleyebilme yetkinliğimiz, teknoloji ve üretim gücümüzün önemli bir göstergesi. Bu sayede daha yüksek katma değerli ürünlerle hem yerli üretimi güçlendirmeyi hem de ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı yatırımlarımızı devreye alarak üretim verimliliğimizi daha da artıracağız. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir oyuncu olacağına inanıyor, bu dönüşümün sanayi tarafındaki destekçilerinden biri olmayı sürdürüyoruz.”

 

Continue Reading

En Çok Okunanlar