Connect with us

ELEKTRİK

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Enter Programı ile Genç Yetenekler Enerji Sektörüne Adım Atıyor  


Türkiye’nin enerji dönüşümüne “Herkes için daha iyi bir gelecek” vizyonuyla öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ, kariyerlerine yön vermek isteyen üniversite öğrencilerini enerji sektörüne kazandırmaya devam ediyor. 2017 yılında başlatılan ve bugüne kadar 216 genç yeteneğin mezun olduğu “Enter Genç Yetenek” staj programı, bu yıl da büyük ilgi görüyor. 9. Dönemi başlayan programa, 169 üniversiteden 8600’ü aşkın başvuru gelirken, kriterleri karşılayan 350 aday ile görüşmeler gerçekleştirildi.   

Kaliteli, kesintisiz ve sürdürülebilir enerji hedefi ile çalışmalarını sürdüren Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile Türkiye’nin 14 ilinde 22 milyondan fazla kullanıcıya güvenilir ve kesintisiz elektrik dağıtım hizmeti sunan Enerjisa Dağıtım Şirketleri, potansiyel sahibi genç yeteneklerin enerji sektörüne kazandırılması ve genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak kariyer programlarını sürdürüyor.

Enter 2024-25 Dönemi Ideathon Etkinliği ile Başladı

Şirket, “Enter Genç Yetenek” programı kapsamında, üniversitelerin ilgili bölümlerinde okuyan 4. sınıf ve yüksek lisans öğrencilerine kariyer gelişim fırsatları sunuyor. 2024 – 2025 yıllarında 9. Dönemi gerçekleşecek olan Enter, bireylerin ve takımların bir araya gelerek yenilikçi çözümler geliştirmeye odaklandığı, yaratıcı düşünce ve iş birliği sürecini destekleyen Ideathon etkinliği ile başladı. Katılımcılar, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi, iş süreçlerine aktif olarak katılım sağlayarak kariyer gelişimlerine hız kesmeden devam edecekler. Bu etkinlik, onlara sadece yaratıcı fikir üretme fırsatı sunmakla kalmayıp, profesyonel yetkinliklerini de geliştirmeleri için önemli bir platform sağlıyor.

Genç profesyonellere iş fırsatları sunuluyor

Sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden Başkent EDAŞ, Ayedaş, Toroslar EDAŞ, 2024 – 2025 yıllarını kapsayan 9. döneminde yapılandırılmış rotasyon programı “Enter” ile öğrencilerin Enerjisa Dağıtım Şirketlerini ve elektrik dağıtım sektörünü daha yakından tanımasına, aynı zamanda kendi ilgi alanlarını keşfetmesine olanak sağlıyor. Program sonunda olumlu değerlendirilen adaylar için Enerjisa Dağıtım Şirketleri ve enerji sektörü bünyesinde istihdam şansı doğuyor.

Program kapsamında öğrenciler, Elektrik Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, İktisat ve Endüstri Mühendisliği gibi bölümlerde öğrenim gören 4. sınıf ve yüksek lisans öğrencilerinden seçiliyor. Bu öğrenciler 9 ay boyunca Elektrik Dağıtım Yolu, Fonksiyonel Birimler ve Veri Yönetimi gibi farklı alanlarda rotasyonlu görev alarak sektörün her aşamasını deneyimleme fırsatına sahip olacaklar.

Genç yetenekler, bu süreçte yetenek koçlarından mentorluk alarak kişisel ve profesyonel gelişimlerini desteklerken, program boyunca eğitimler, atölye çalışmaları, liderlerle buluşmalar ve saha ziyaretleri gibi çeşitli etkinlikler düzenlenerek katılımcıların öğrenim yolculukları zenginleştirilecek.

“Daha İyi Bir Gelecek için Gençlerin Gelişimine Destek Oluyoruz”

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin yetenek programları ile üniversiteli gençleri kariyer ve eğitim fırsatları ile desteklediklerini dile getiren Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, “Enter Genç Yetenek’ programımız ile daha iyi bir gelecek için üniversite 4. Sınıf ve yüksek lisans öğrencilerinin kariyer gelişimine ve istihdamına destek oluyoruz. Gençlerimizin eğitim ve kariyer yolculuğunda onlara rehberlik etmek, geleceğin liderleri ve uzmanları olma yolunda attıkları ilk adımda yanlarında olmak bizim için mutluluk verici. Enter’ın 9.  döneminde de genç yeteneklerimize sunduğumuz gelişim ve istihdam fırsatları ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.

“Toplumsal Kalkınmaya ve Bireylerin gelişimine Öncü Oluyoruz” 

Kendi sektöründe en iyi, etkin, müşterek olarak sahiplenilen ve insanlara dokunan İK süreç ve uygulamalarına odaklandıklarını dile getiren Enerjisa Enerji İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı Yakup Aydilek, “Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde yürütülen She-Energy, Enter, Enbiz, Geleceğini Kuran Genç Kadınlar ve SPARK gibi eğitim, kariyer ve sosyal sorumluluk programlarımızda kapsayıcılığı, cinsiyet eşitliğini, gönüllülük kültürünü, istihdamı ve gelişim süreçlerini destekliyoruz. Bu programlar, toplumsal kalkınmaya fayda sağlarken, bireylerin kariyerlerine attığı ilk adımda da onlara öncü oluyor.  Enerjisa olarak programlarımızı sürdürülebilir olarak devam ettirerek, bugünün gençlerini yarının uzmanları ve liderleri konumuna getirmek için nesilleri desteklemeye devam edeceğiz. Enter’ın 9. Dönemi olan yeni sezonda, aynı heyecan ve özenle süreçlerimizi yürütüyoruz.  Mentorluk desteği, kahve sohbetleri, saha ziyaretleri, lider buluşmaları, eğitim ve atölye çalışmaları ile hem kişisel hem de mesleki anlamda gelişimlerine katkı sunmak adına büyük bir sorumluluk üstlendiğimizin bilincindeyiz. Bu sayede, ülke ekonomisine ve istihdamına sağladığımız katkıyı daha da güçlendiriyoruz” dedi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Endüstrilerde enerji verimliliğinde yeni dönem: Akıllı enerji yönetimi rekabet avantajı sağlıyor


Artan enerji maliyetleri, elektrifikasyonun hız kazanması, karbon azaltım hedefleri ve operasyonel süreklilik beklentileri, enerji verimliliğini sanayi kuruluşları için yalnızca bir maliyet optimizasyonu konusu olmaktan çıkararak stratejik bir rekabet unsuru haline getiriyor. ABB Elektrifikasyon; akıllı elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerjiyi daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmelerine destek oluyor.

Türkiye’nin sanayi sektöründe enerji verimliliğinin artırılması, işletmelerin rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları açısından da önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2024 yılında nihai enerji yoğunluğu, 2000 yılına kıyasla yüzde 34,4 oranında iyileşti. Bu gelişme, enerji verimliliğinde sağlanan ilerlemeyi ortaya koyarken, sanayide enerji kullanımının daha etkin yönetilmesi için dijitalleşmenin sunduğu fırsatların önemini de artırıyor.

Endüstriler için yeni rekabet avantajı: Enerjiyi akıllı yönetebilmek

Günümüzde endüstriyel tesisler için enerji verimliliği, yalnızca daha az enerji tüketmek anlamına gelmiyor. Enerjinin nerede, ne zaman ve nasıl kullanıldığını gerçek zamanlı olarak görebilmek, tüketim eğilimlerini analiz etmek, güç kalitesi ve elektrik altyapısının performansını izlemek ve elde edilen verileri operasyonel kararlara dönüştürmek giderek daha kritik hale geliyor.

Enerji görünürlüğü, işletmelerin yalnızca tüketimlerini takip etmelerini değil, aynı zamanda operasyonel riskleri azaltmalarını, ekipman performansını iyileştirmelerini ve enerji yatırımlarını daha doğru planlamalarını sağlıyor.

ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, akıllı devre kesiciler, enerji ölçüm ve izleme teknolojileri, güç kalitesi çözümleri ve dijital enerji yönetimi platformlarıyla elektrik altyapısının farklı noktalarından elde edilen verileri anlamlı içgörülere dönüştürmeye yardımcı oluyor.

Smart Power ile elektrik altyapısında yeni nesil yönetim

Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte elektrik altyapılarından beklenen performans da değişiyor. Üretim tesisleri, veri merkezleri, ticari yapılar ve kritik altyapılar; daha yüksek elektrik talebini karşılayabilen, güvenilir, esnek ve aynı zamanda dijital olarak yönetilebilen sistemlere ihtiyaç duyuyor.

ABB’nin Smart Power yaklaşımı, elektrik dağıtım altyapısının yalnızca enerjiyi güvenli şekilde dağıtan pasif bir sistem olmaktan çıkarak ölçüm yapabilen, haberleşebilen ve işletme kararlarını destekleyebilen akıllı bir altyapıya dönüşmesini hedefliyor.

Akıllı devre kesiciler ve ölçüm çözümleri sayesinde elektrik dağıtım sistemlerinden elde edilen veriler; enerji tüketimi, güç kalitesi, yük profilleri ve ekipman performansı gibi farklı başlıklarda değerlendirilebiliyor. Bu verilerin dijital platformlar üzerinden izlenmesi ise işletmelere enerji performanslarını sürekli takip etme ve iyileştirme fırsatı sunuyor.

Böylece enerji yönetimi, yalnızca geçmiş tüketimin raporlandığı bir süreç olmaktan çıkarak operasyonların sürekli iyileştirilmesini destekleyen dinamik bir yönetim modeline dönüşüyor.

Türkiye’deki endüstriler için somut değer

Akıllı elektrifikasyon yaklaşımı; otomotiv, metal ve çelik, kimya, çimento, enerji, veri merkezleri ve diğer enerji yoğun sektörlerde farklı ihtiyaçlara göre uygulanabiliyor.

Türkiye’de ABB’nin metal sektöründeki çalışmaları arasında, büyük ölçekli çelik üretim tesislerinin verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenlik hedeflerini desteklemeye yönelik uygulamalar yer alıyor. ABB’nin ArcSave® elektromanyetik karıştırıcı çözümü, dünyanın büyük elektrik ark ocaklarından bazılarında kullanılmak üzere devreye alınıyor. Bu tür uygulamalar, elektrifikasyon teknolojilerinin yalnızca enerji dağıtımı açısından değil, doğrudan üretim proseslerinin performansı açısından da değer yaratabildiğini gösteriyor.

ABB’nin çözüm yaklaşımı, farklı endüstrilerde elektrik altyapısının görünür hale getirilmesinden enerji performansının analizine, güç kalitesinin yönetilmesinden kritik yüklerin güvenilirliğine kadar uçtan uca bir yapı sunuyor.

Özellikle enerji yoğun üretim tesislerinde doğru ölçüm ve izleme altyapısı; enerji kayıplarının, gereksiz tüketimlerin ve verimsiz çalışma noktalarının belirlenmesine yardımcı olurken, işletmelerin enerji yatırımlarını gerçek verilere dayandırmasını sağlıyor.

Enerji verimliliği artık karbon yönetiminin de bir parçası

Enerji verimliliğinin stratejik önemini artıran başlıklardan biri de Avrupa’nın karbon düzenlemeleri. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) kesin uygulama dönemi 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. Mekanizma; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi belirli ürünlerin AB’ye ithalatında üretim kaynaklı gömülü emisyonların dikkate alınmasını öngörüyor.

Bu gelişme, özellikle Avrupa’ya ihracat yapan Türkiye’deki sanayi kuruluşları açısından enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının ölçülebilir hale getirilmesini daha önemli bir iş gündemi haline getiriyor. Çünkü enerji verimliliği yatırımları yalnızca işletme maliyetlerini azaltmakla kalmıyor; şirketlerin emisyonlarını daha iyi takip etmelerine, sürdürülebilirlik performanslarını geliştirmelerine ve değişen ticaret koşullarına hazırlanmalarına da katkı sağlıyor.

Bu nedenle elektrik altyapısından elde edilen güvenilir ve sürekli verinin, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerinin önemli bir girdisi haline gelmesi bekleniyor.

Elektrifikasyon ve dijitalleşme birlikte değer üretiyor

Veri merkezleri, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji depolama sistemlerinin hızla yaygınlaşması ve elektrikli ulaşım elektrik altyapılarından beklentileri de değiştiriyor. Artık işletmeler yalnızca daha fazla enerjiye değil daha güvenilir, daha esnek ve daha akıllı yönetilebilen enerji altyapılarına ihtiyaç duyuyor.

Bu dönüşüm, enerji verimliliğinin tek bir ekipmanla sağlanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Gerçek değer elektrik dağıtım sistemleri, enerji izleme teknolojileri, güç yönetimi çözümleri ve dijital platformların entegre biçimde çalışmasıyla oluşuyor.

ABB Elektrifikasyon, alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, Smart Power teknolojileri ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlarken enerji güvenliği, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı çatı altında destekliyor.

ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Elektrifikasyon İş Kolu Ticari Lideri Tonay Topuz enerji verimliliğinin artık çok daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Enerji verimliliğini artık yalnızca daha az enerji tüketmek olarak değerlendirmiyoruz. Gerçek değer enerjiyi nerede, ne zaman ve nasıl kullandığınızı görebilmek, bu veriyi anlamlandırabilmek ve daha hızlı, daha doğru, veriye dayalı kararlar alabilmektir. ABB Elektrifikasyon olarak dijital enerji yönetimi ve akıllı elektrik dağıtım çözümlerimizle işletmelerin enerji altyapılarını daha görünür, daha güvenilir ve daha verimli hale getiriyoruz. Böylece müşterilerimizin yalnızca enerji tüketimlerini optimize etmelerine değil, operasyonel dayanıklılıklarını güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güvenle ilerlemelerine de katkı sağlıyoruz.”

Entegre yaklaşım, sürdürülebilir başarının temelini oluşturuyor

Enerji verimliliğinde yeni dönem, tek bir ürün veya ekipmanla değil, elektrik altyapısının bütünsel olarak yönetilmesiyle şekilleniyor.

ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme, güç kalitesi ve dijital enerji yönetimi çözümlerini bir araya getirerek işletmelerin enerji altyapılarında uçtan uca görünürlük oluşturmasına destek oluyor.

Bu bütüncül yaklaşım sayesinde işletmeler enerji tüketimlerini daha etkin yönetmenin yanı sıra operasyonel sürekliliklerini güçlendirebiliyor, enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlayabiliyor ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleyebiliyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

ÇORUH EDAŞ’TAN ŞEBEKE ALTYAPISINA 1,5 MİLYAR TL’LİK BAKIM PROGRAMI


Çoruh EDAŞ, 2026 yılında Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize’de elektrik dağıtım şebekesinin bakım ve iyileştirme çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırdı. Bölgenin enerji altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalarla arıza risklerinin azaltılması ve enerji arzının sürekliliğinin desteklenmesi hedefleniyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmetini güvenle sunan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ); Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize illerindeki şebeke altyapısını güçlendirmek adına çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen şirket, 2026 yılında şebeke bakım çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırırken; beş il genelinde enerji hatları, trafolar ve şebeke ekipmanlarına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor.

Planlı bakım çalışmaları bölge genelinde sürüyor

Çoruh EDAŞ’ın bakım programı kapsamında şebeke unsurları düzenli olarak kontrol edilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda bakım, onarım ve ekipman yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Özellikle bölgenin zorlu coğrafi ve iklim koşulları dikkate alınarak yürütülen çalışmalarla şebekenin dayanıklılığının artırılması ve olası arızaların oluşmadan önlenmesi amaçlanıyor.

Bölge genelinde gerçekleştirilen bu planlı taramalar sayesinde, gelecekte oluşabilecek büyük çaplı ve plansız arızaların önüne erkenden geçiliyor.

Planlı kesintiler güvenli çalışma için uygulanıyor

Bu kapsamda gerçekleştirilen planlı kesintiler, arızadan kaynaklanan beklenmedik kesintilerden farklı olarak önceden programlanıyor ve tüketiciler bilgilendiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilgili bölgeye yeniden enerji veriliyor. Böylece kısa süreli planlı çalışmalar; daha dayanıklı bir şebeke, daha düşük arıza riski ve daha kaliteli enerji hizmeti için yapılan uzun vadeli iyileştirmelerin bir parçası haline geliyor.

Şirket, planlı çalışmalar nedeniyle geçici olarak enerji kesintisi yaşanan bölgelerde tüketicilerin günlük yaşamının mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesi için çalışmalarını belirlenen program dahilinde tamamlamaya odaklanıyor.

Çoruh EDAŞ, çalışmalar esnasında yaşanabilecek zorunlu kesintiler nedeniyle bölge halkına gösterdikleri anlayış için teşekkür ederken; tüm planlı kesinti detaylarının güncel olarak şirketin resmi web sitesi ve iletişim kanalları üzerinden takip edilebileceğini hatırlattı.

Continue Reading

ELEKTRİK

352 PROJELİK DENEYİM YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYUYOR


Türkiye’nin enerji dönüşümü yalnızca yeni santrallerin kurulmasıyla değil, bu yatırımların doğru planlanması ve tüm izin süreçlerinin eksiksiz yönetilmesiyle mümkün oluyor. Bir rüzgâr ya da güneş enerjisi yatırımının hayata geçebilmesi için şehir planlamasından harita çalışmalarına, çevresel değerlendirmelerden kamulaştırmaya, orman izinlerinden imar süreçlerine kadar onlarca teknik aşamanın birbiriyle uyum içinde ilerlemesi gerekiyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye’de üretim lisansı sahibi 348 rüzgâr enerji santrali bulunurken, ARI-ES Enerji bu santrallerin 124’ünde görev aldı. Önlisans aşamasındaki projelerle birlikte şirketin rüzgâr enerjisi referansı 162 projeye ulaşarak, bu alanda önemli bir mühendislik ve proje geliştirme deneyimi oluşturdu. Güneş enerjisinde üretim lisanslı ve önlisanslı 37 projede yer alan şirket, rüzgâr lisanslarına derç edilen 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. EPDK kayıtlarındaki lisanslı ve önlisanslı 218 projenin yanı sıra lisanssız üretim, proje geliştirme ve diğer kaynak yatırımlarıyla birlikte şirketin toplam referansı 352 projeye ve 16.211,29 MW’a ulaşıyor.

YATIRIMLARIN BAŞARISI SADECE SAHADA DEĞİL, MASADA BAŞLIYOR

Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreç, saha seçimiyle birlikte proje geliştirme aşamasında başlıyor; bu aşamada atılan adımlar yatırımın en kritik belirleyicilerinden birini oluşturuyor. Kurum görüşlerinin alınması, imar planlarının hazırlanması, halihazır haritaların oluşturulması, ÇED ve ESIA süreçlerinin yürütülmesi, kamulaştırma işlemleri, yol projeleri ile orman izinlerinin tamamlanması; yatırımın zamanında başlayabilmesi açısından büyük önem taşıyor.

İzmir merkezli ARI-ES Enerji, yaklaşık 40 kişilik uzman kadrosuyla ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleri altında şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği disiplinlerini tek çatı altında buluşturuyor; bu disiplinlerin her birinde mesleki yeterlik belgesi ve büro tesciline sahip. Şirket, yatırımlara proje geliştirme aşamasından itibaren eşlik ediyor; önlisanslı, üretim lisanslı ve lisanssız projelerin tamamında hizmet veriyor. Kurum görüşlerinin alınmasından imar planlarının hazırlanmasına, halihazır harita üretiminden yol projelerine, mülkiyet edinimi ve kamulaştırmadan orman ön izinleri, kesin izinler ile ÇED ve ESIA süreçlerine kadar yatırımın ihtiyaç duyduğu jeolojik ve jeoteknik etütler dışındaki tüm aşamaları, proje geliştirmeden inşaata başlanmasına kadar kendi bünyesinde (in-house) yürütüyor. Geliştirdiği proje takip sistemiyle de her yatırımın izin ve ruhsat takvimini anlık izleyerek süreçlerin koordinasyonunu tek merkezden sağlıyor.

30 YILA YAKLAŞAN MÜHENDİSLİK BİRİKİMİ

Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında bu alana odaklanan yapısıyla yeniden kurulmuş ve o tarihten bu yana yalnızca yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Bugün şehir planlama, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve orman mühendisliği disiplinlerini aynı yapı altında buluşturan şirket; lisanslı ve önlisanslı rüzgâr ile güneş enerjisi projelerinin yanı sıra hibrit, lisanssız, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında da hizmet veriyor. Şirketin en güçlü olduğu alanlardan biri, arazi projeleri ile lisanssız rüzgâr ve güneş projelerinin geliştirme aşamasından itibaren yürütülmesi: proje geliştirme aşamasında 68 rüzgâr projesinde 5.313,58 MW’lık çalışma yürüten şirket, 52 lisanssız rüzgâr ve güneş projesi (352,16 MW) ile rüzgâr santrallerine bütünleşik 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. Bugüne kadar görev aldığı 352 proje ve 16.211,29 MW’lık referans portföyü, şirketi sektörün önemli proje geliştirme ve mühendislik kuruluşlarından biri haline getiriyor.

HER YATIRIM, FARKLI DİSİPLİNLERİN AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR

Yenilenebilir enerji yatırımlarında başarının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, yatırımın her aşamasının doğru planlanmasıyla mümkün olduğuna dikkat çeken ARI-ES Enerji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Enerji dönüşümünün görünür yüzünü rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri oluşturuyor. Ancak bu yatırımların arkasında uzun bir planlama, mühendislik ve izin süreci bulunuyor. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının zamanında hayata geçirilebilmesi için teknik uzmanlık kadar disiplinler arası koordinasyon da büyük önem taşıyor. ARI-ES Enerji olarak yaklaşık otuz yıla dayanan mühendislik birikimimizle yatırımın fikir aşamasından inşaat başlangıcına kadar tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz” açıklamalarında bulundu.

Continue Reading

En Çok Okunanlar