Connect with us

PETROL

OPET’ten yeni bir sosyal sorumluluk projesi daha: ‘Doğaya Saygı’


OPET, yeni projesi “Doğaya Saygı” ile geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlardan olumsuz etkilenen köyler özelinde kalkınma çalışması başlattı. Muğla iline bağlı köylerde rehabilitasyon, eğitim ve ekonomi alanında çalışmalar planlayan OPET, proje ile köylerin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmayı amaçlıyor.  Proje ilk olarak Marmaris Bayır Köyü’nde uygulamaya alınıyor.

OPET, “Bilinçli Toplum” yaratma ilkesi doğrultusunda hayata geçirdiği Doğaya Saygı Projesi ile 2021 yılında yaşanan orman yangınlarından olumsuz etkilenen köylerde kalkınma çalışmaları başlattı. OPET’in Örnek Köy Projesi’nin uzantısı niteliğindeki ‘Doğaya Saygı Projesi’ kapsamında, köylerin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmak temel hedef olarak belirlendi. Doğaya Saygı Projesi ile orman yangınlarından etkilenen Marmaris’e bağlı Osmaniye ve Bayır, Milas’a bağlı Çökertme, Gökbel ve Bozalan, Bodrum’a bağlı Pınarlıbelen (Etrim), İrmene ve Çamlık ile Köyceğiz’e bağlı Otmanlar’da restorasyon, rehabilitasyon ve eğitim çalışmaları gerçekleştirilecek.

ORMAN YANGINLARI VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN FARKINDALIK

Doğaya Saygı Projesi kapsamındaki çalışmalar; OPET’in koordinasyonunda Muğla Valiliği, Marmaris Belediyesi, Kaymakamlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karayolları Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü, Kültür Turizm Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Milli Emlak Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD ve Müftülük gibi kurum ve kuruluşlarla iş birliği ile yürütülüyor. Köylerde, fiziksel değişim ve rehabilitasyon çalışmalarının yanı sıra yöre halkına yönelik eğitim programları düzenlenerek, ekonomik ve sosyo-kültürel gelişime de katkı sağlamak hedefleniyor. Ayrıca yaşanan orman yangınları, iklim değişikliği ve diğer doğal afetlere ilişkin farkındalık yaratmak için eğitim çalışmaları yapılıyor.

İlk olarak Marmaris Bayır Köyü’nde başlayan çalışmalar kapsamında 235 hane, 639 nüfusa sahip  Bayır Köyü yeni bir çehreye kavuştu. Muğla Valiliği ve tüm bağlı kurum ve kuruluşlar ve Marmaris Belediyesi iş birliği ile yürütülen proje, aynı zamanda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin akademisyenleri Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Prof. Dr. Adnan Diler, Prof. Dr. Saniye Dedeoğlu, Prof. Dr Ummuhan Gökovalı, Doç. Dr Öncü Başoğlan Avşar, Doç. Dr. Serkan Dirlik, Doç. Dr. Rahşan İvgin Tunca ve Dr. Öğr. Üyesi İlke Tekin’den bilimsel, mimari, arkeolojik ve iktisadi konularda danışmanlık alınarak geliştirildi. Bayır Köyü ‘defne aksı’ ve ‘bal aksı’ olarak iki mimari ve yaşam alanı konsepti kurgulandı. Köy merkezinde bulunan ve yaşları 2000 yılın üstünde olduğu düşünülen iki ulu çınar ağacı, köyün yerel tarihinde önemli yeri olan ‘Kızlar Çeşmesi’ ve 1960 yılında kurulan ve tüm geleneği ile hayatta kalmış olan ‘Eski Yağhane’ bir bütünlük halinde tekrar ele alındı. Arkeolojik tarihte değeri olan Syrna Antik kentinin yer aldığı Bayır Köyü ayrıca arkeolojik tarım teraslarıyla yüzlerce yıllık tarihe ışık tutuyor. Proje kapsamında evler, köyün ruhuna uygun olarak karakteristik bir düzenlemeyle boyandı. Ayrıca köye ait bir kadın kooperatifi kurularak, kooperatif binasında üretilen yerel ürünlerin satışa sunulabileceği stantlar yapıldı. Marmaris Halk Eğitim Merkezi iş birliği ile kurslar başladı. Kurslar kapsamında İngilizce, kırsal turizm etkinlikleri, turistik ve hediyelik eşya yapımı, takı yapımı, el bakımı ve hijyen eğitimi olmak üzere 592 saat eğitim verilmesi planlanıyor. Ayrıca arıcılık yan ürünleri üretimi ile ilgili uygulamalar ve Kültür Bakanlığı destekli ev pansiyonculuğu kursları da planlanan eğitimler arasında yer alıyor.

“ÜLKEMİZİN MİLLİ AKARYAKIT MARKASI OPET, ÜLKESİ İÇİN EMSALSİZ ÇALIŞMALARA İMZA ATIYOR”

Bayır Köyü’nde düzenlenen toplantıda konuşan Muğla Valisi Orhan Tavlı,  “Kurulduğu günden bu yana eğitime, sağlığa, çevreye ve tarihi değerlere sahip çıkarak bilinçli bir toplum oluşmasına katkıda bulunma vizyonuyla çalışan, ülkemizin milli akaryakıt markası OPET, faaliyet alanı dışında ülkesi için emsalsiz çalışmalara imza atıyor. Valiliğimiz iş birliği ile yürütülen OPET Doğaya Saygı Projesi ile Bayır, yeni bir çehreye kavuştu. Çevre düzenlemesi, peyzaj, restorasyon ve renovasyon uygulamaları ile yapıların yerel kimlikleri güçlendirilirken yöremize özgü gıda, elişi ve dokumaların satılacağı satış stantları oluşturularak yangınlar nedeniyle önemli bir gelir kaybı yaşayan köyde ekonomik bir kalkınma sağlanıyor. OPET’in elinin değmesiyle köy meydanı engelli vatandaşların da kullanabileceği OPET standartlarında tuvalete kavuşurken Bayır sakinlerine İngilizce, pansiyonculuk, temizlik, hijyen ve hizmet standartları konulu eğitimler verilerek tarih, kültür, turizm, kalkınma ve ekonomik olarak gelişiminin her öğesini içerisinde barındıran bir proje kurgulandı. OPET ailesinin kıymetli üyelerine ve özellikle OPET Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı Fikret Öztürk’e ve Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Sayın Nurten Öztürk’e duyarlılıkları nedeniyle teşekkürlerimi sunarım” dedi.

‘YEREL YÖNETİMLER, HALK VE PAYDAŞLARIMIZLA BİR KEZ DAHA EL ELE VERDİK’

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “OPET’te, sosyal sorumluluk anlayışı ile toplumun nelere ihtiyaç duyduğu konusunda ayrıntılı araştırmalar yürütmek ve bu doğrultuda projeler geliştirmek en önemli önceliğimiz… Her birinin odağı toplumun öncelikli ihtiyaçları olan, yaşayan ve devamlılığı olan projeler üretiyoruz. Bilinçli toplum projeleri olarak nitelediğimiz bu projelerimizde, tüm uygulama adımlarına bizzat dahil olarak, sorunlara kalıcı çözümler sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu.   Örnek Köy Projesi ile 2005 yılından bu yana tarihi dokuya, doğal güzelliklere ve turizm potansiyeline sahip köylerde çalışmalar yaptıklarını anlatan Öztürk, “Bölgelerin ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlıyoruz. Bir değişim ve kalkınma projesi olan “Örnek Köy” kapsamında bugüne kadar 6 köyde restorasyon, rehabilitasyon ve eğitim çalışmaları gerçekleştirdik, Çanakkale’de Arkeo-köy ve Etno-köy konsept köylerimiz dışında 8 köyü rehabilite ederek bambaşka bir çehreye kavuşturduk. Doğaya Saygı Projesi ile de orman yangınlarında  maddi ve manevi anlamda büyük kayıplara uğrayan köylerimiz için yerel yönetimler, yerel halk ve diğer paydaşlarımızla bir kez daha el ele verdik” ifadelerini kullandı.

OPET TARAFINDAN BAYIR KÖYÜ’NDE NELER YAPILDI ?

• Projeye ilişkin uygulamalar belirlenmeden önce tüm köyü kapsayan, hanelerdeki durumu ortaya koymak üzere 235 hane 639 kişi ( 357 erkek, 282 kadın) ile sosyo-ekonomik veri toplamak amacıyla anket ve araştırma gerçekleştirildi. Orman yangının köyün sosyo-ekonomik altyapısı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel bir saha araştırması ile ortaya konuldu.

• Köyün kendine özgü mimari özelliklerini korunarak, köyün içinden geçen yol, ‘bal aksı’ olarak isimlendirildi ve bu aks üzerindeki yapılar restore edildi, açık alanlar ticari kamusal alanlar olarak işlevlendirildi. Köyün eski yağhanesine bağlanan aks ise ‘defne aksı’ olarak isimlendirildi. Köy meydanı ve yağhane arası yol zemini arnavut kaldırımıyla kaplandı, yol boyunca ahşap küpeşte yapıldı. Defne aksı yürünebilir hale getirilirken ve sonunda ulaşılan  atıl durumdaki yağhane ‘ Eski Yağhane’ olarak  tekrar restore edilerek canlandırıldı.

• Defne ve bal akslarının kesişiminde bulunan Çınar Meydanı çağdaş gereksinimler ve anıt ağaçların taşıdığı tarihi ve kültürel önem de gözetilerek yeniden düzenlendi.

• Köyün meydanında bulunan ve yaşları 2000 yılın üzerinde çınar ağaçlarının gerçek yaşlarının yeni bir yöntem olan luminesans yöntemi (ağaçların gövde altından ve ana köklerinden toprak örnekleri alınması) ile tespit edilmesine yönelik çalışmalar başlatıldı.

• Köy meydanını tanımlayan başlıca yapı olan köy camisi köyün özgün yalın mimari anlayışı içinde tekrar ele alınarak restore edildi. Sıva raspalaması, pencere kenarları sıva motifleri uygulamaları yapıldı. Cami etrafında bulunan üzeri yazıtlı bugüne kadar okunmamış olan bir mimari bloğun transkripsiyonu için epigraflar eşliğinde stampaj kağıdı ile kopyası alındı, detaylı incelemelere başlandı.

• Köy meydanında zemin iyileştirme ve arnavut kaldırım kaplaması, anıt ağaç çevresi düzenlemesi, cami önü sundurması ve abdesthanesi yapıldı. Köy meydanında bulunan antik bir yapıya ait mimari blokların sergilenmesi öncesinde uzman bir restoratör tarafından mermer blokların yüzeyinde mekanik temizlik işlemleri yapıldı.

• Köy kahvesi iç mekan ve dış mekan düzenlemeleri yapıldı.

• Köy meydanındaki kafenin alt bölümünde bulunan tuvaletler 1 engelli, 2 kadın, 3 erkek kabini olmak üzere OPET standartlarında hijyenik tuvaletlere dönüştürüldü.

• Otopark ve pazar alanında zemin düzenlemesi yapıldı, yağmur kanalı ve gider bağlantıları yapıldı.

• Okul binası tamamen boyandı, Halk Eğitimi Merkezi derslik alanında iyileştirme yapıldı.

• Köyün kuzeydoğusunda Yancağız Tepesi üzerinde yerleşik Syrna Antik Kenti’ne ulaşım ve antik kente ait kalıntıların haritalama çalışmalarına başlandı

• Köy çevresindeki köyün kırsal peyzajını oluşturan tarım teraslarının belgelenmesine başlandı.

• Köyün turizm potansiyelini artırmak amacıyla yöresel köy motifleriyle düzenlenen örnek pansiyon yapıldı. İçerisinde çocuk odası da bulunan bir aile odası ve bir de normal ebeveyn odası olan toplam iki odalı pansiyon köyün özelliklerini yansıtacak şekilde hazırlandı.

• Evlerin boyanması için muhtarlığa 520 teneke boya temini yapıldı. Evini boyayamayan vatandaşların evleri boyandı, evlerin cephelerinde ahşap motiflerle desen uygulamaları yapıldı. Köy evlerinin pencereleri ve duvarlarına konsepte uygun olarak desen ve süslemeler yapıldı

• Köyde kullanılmak üzere 115 masa 460 adet sandalye dağıtımı yapıldı.

• Mimari düzenlemeler için köyde 65 gün boyunca 2450 kişi/gün personel çalışması yapıldı.

6 iş makinası,4 kamyon çalışmalara eşlik etti

• Yapılan sosyo-ekonomik araştırma kapsamında köye özgü üç ürün olan kuru baklava, kaşık helvası ve Bayır yazması tespit edildi. Yörede üretilen bu üç geleneksel ürüne coğrafi işaret alınmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Marmaris Ticaret Odası aracılığı ile alınacak coğrafi işaretlerin sadece Bayır’a değil bütün ilçeye katma değer sağlaması hedefleniyor.

• “Bayır Köyü Güçlü Girişimci Kadınlar Koperatifi” kurulum aşamaları tamamlandı. Belediyeye ait olan atıl durumdaki fırın binası köy ürünleri için üretim ve eğitim amaçlı Köy Kooperatifi Atölye  Merkezi’ne çevrildi. Mutfak ve mobilya tefrişi yapıldı, soğutma makineleri temin edildi.

• Kısa, orta ve uzun vadede hangi yönetsel ve örgütsel adımların atılacağı kurucu kooperatif üyeleri ve üyelerin iş bölümü doğrultusunda üretebilecekleri ürünler belirlendi. Kadın kooperatifi ile ilgili bütün bu faaliyetler sadece hanelerin geçim kaynaklarına erişimini sağlamak için değil aynı zaman da kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesini desteklemek amacıyla geliştirildi.

• Kooperatif merkezi ve kooperatif üretim işletmesi olarak faaliyet gösterecek bina yeniden tasarlanarak restorasyonu tamamlandı.

• Kooperatif ürünlerinin satışının yapılacağı stantların yapıldı.

• Kooperatifte satılabilecek orman ürünleri temelli kozmetik ürünleri için laboratuvar çalışmaları başladı.

• Kooperatif atölyesi ve meydan arasındaki istinat duvarı düzenlendi, çiçeklik eklenerek peyzaj bant uygulaması yapıldı. Uygun görülen yerlerde ahşap karkas ve saz malzemelerinden doğal ortama uygun satış stantları yapıldı.

• Marmaris Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile kurslar başladı. Kurslar kapsamında İngilizce, kırsal turizm etkinlikleri, turistik ve hediyelik eşya yapımı, takı yapımı, el bakımı ve hijyen eğitimi olmak üzere 592 saat eğitim verilecek. Ayrıca arıcılık yan ürünleri üretimi ile ilgili uygulamaların gerçekleştirilmesi planlanmakta olup ve Kültür Bakanlığı destekli ev pansiyonculuğu kursları da planlanan eğitimler arasında.

• Orman yangınlarından önce çam balı üretiminde önemli bölge olan Bayır ve Osmaniye’de yangınla birlikte basralı çam alanları tahrip oldu. Bölgede arıcılık yapan ailelerin ana gelir kaynakları çam balı iken yangın sonrasında arıcılar bu bölgelerde bal üretimi gerçekleştirememeye başladı.  Bölge arıcıları özelinde arıcılık faaliyetlerini sadece bal değil diğer yan ürünlerinin geliştirilmesi ve gerekli yöntem ve tekniklerin teorik ve uygulamalı olarak sahaya yansıtılması için bilgilendirme programı planlandı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PETROL

SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım  


SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.

Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.

61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci  ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED  çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.

Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.

Continue Reading

PETROL

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı


Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.

Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.

FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket;  teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.

Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”

FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.

İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi

FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.

Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı

FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.

Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.

 

FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor

1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.

Continue Reading

PETROL

SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi


SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.

 

On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.

 

Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.

Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.

SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar