Yenilenebilir Enerji
RePG Enerji, Doğadan İlham Alan Yerli Teknoloji ile Elektrik ve İçme Suyu Üretiyor

İklim krizi ve kaynak yetersizliğinin her geçen gün daha da görünür olduğu küresel gündemde, bir Türk girişimi enerji ve su üretimine dair paradigmaları kökten değiştirmeye hazırlanıyor. 2016 yılında Hasan Ayartürk tarafından kurulan RePG Enerji, geliştirdiği patentli sistemlerle aynı anda elektrik, ısıtma, soğutma ve içme suyu üreten kompakt çözümler sunuyor. Üstelik bunu 0 emisyonla, doğadaki gizli ısı ve çevresel enerjilerden yararlanarak yapıyor.
Bilim Temelli Yerli Girişim
RePG, TÜBİTAK BİGG desteğiyle yola çıktı. Henüz kuruluş aşamasındayken TRANGELS A.Ş’den aldığı melek yatırım ve desteklerle, teknolojisini laboratuvardan sahaya indirmeyi başardı. Bugün ürünleşmiş sistemleriyle hem Türkiye pazarında hem Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde faaliyet gösteriyor.
Sadece Enerji Değil, Su da Üretiyor
RePG sistemleri yalnızca elektrik üretmiyor; aynı zamanda atmosferdeki nemi içilebilir suya dönüştürüyor. Bu teknoloji:
- Kurak ve susuz bölgelerde,
- Tarımsal sulama altyapısında,
- Afet ve kriz alanlarında,
- Oteller ve kırsal konutlarda,
çığır açacak çözümler sunuyor. Taşınabilir veya sabit sistem seçenekleriyle, bireylerden belediyelere kadar farklı ölçeklerde uygulanabilir yapısıyla dikkat çekiyor.
Sıfır Emisyon ile Sürdürülebilirlik
RePG’nin teknolojisi, yalnızca yenilenebilir değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği gözeten bir yapı sunuyor. Yerli üretimle geliştirilen sistemler; enerji verimliliği, su tasarrufu ve düşük maliyet avantajlarını aynı potada buluşturuyor.
Sağlık Bakanlığı denetiminde test edilen içme suyu modülleri ve afet koşullarına uygun taşınabilir sistemler, devlet kurumları tarafından da belgelendirildi.
Türkiye’nin Teknoloji İhracatında Yeni Bir Dönem
Kurucu Hasan Ayartürk’ün vizyoner liderliğinde, RePG sadece bir enerji firması değil; geleceğin yaşam altyapısını inşa eden bir teknoloji üreticisi olarak konumlanıyor.
Tarım, savunma, turizm, sanayi ve insani yardım alanlarında sağladığı çözümlerle RePG, hem teknoloji ihracatı hem de iklim adaptasyonu konusunda Türkiye’nin adını küresel inovasyon sahnesine taşıyor.
Yenilenebilir Enerji
Küresel enerji talebi rekor kırdı: Türkiye, Avrupa’yı solladı

KPMG ve Enerji Enstitüsü’nün iş birliğiyle yayımlanan 2024 Dünya Enerji İstatistik Raporu, enerji sektöründe çarpıcı gerçekleri ortaya koydu. Rapora göre, küresel enerji talebi tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Elektrik tüketimindeki hızlı artış ve fosil yakıt kullanımındaki devamlılık ise enerji dönüşümüne dair yeni tartışmaları gündeme taşıdı.
ENERJİ TALEBİ ARTIYOR, ELEKTRİK TÜKETİMİ ÖNE ÇIKIYOR
EKOTÜRK’ün haberine göre 2024 yılında küresel enerji talebi önceki yıla göre %2’yi aşan bir artışla rekor kırdı. Elektrik tüketimi ise %4’ten fazla artarak enerji dönüşümünün merkezine oturdu. Bu artış, elektrifikasyonun dünya genelinde hızlandığını gösteriyor. Ancak bu gelişmelerin yanında, karbon salımı da %1 oranında artarak iklim hedeflerine ulaşmanın zorluğunu bir kez daha ortaya koydu.
TÜRKİYE, AVRUPA’NIN EN HIZLI BÜYÜYEN ENERJİ ARZINA SAHİP
Raporda Türkiye’nin enerji arzındaki büyüme dikkat çekti. 2024 yılında toplam enerji arzı 7,02 EJ’ye ulaşarak yıllık %5,1 oranında artış gösterdi. Bu büyüme oranı ile Türkiye, Avrupa’da en hızlı artış gösteren ülke konumuna geldi. Türkiye, %1,2’lik enerji arzı payı ile Almanya (%1,7) ve Fransa’nın (%1,5) ardından üçüncü sıraya yerleşti.
FOSİL YAKITLARIN PAYI HÂLÂ GÜÇLÜ
Yenilenebilir enerji yatırımları hızla artsa da fosil yakıtlar küresel enerji dengesinin merkezinde kalmaya devam ediyor. 2024’te petrol üretimi %0,6 artışla 97 milyon varile ulaşırken, ABD tarihte ilk kez günlük 20 milyon varilin üzerine çıktı ve Suudi Arabistan ile Rusya’nın toplamını geride bıraktı.
ÇİN’DEN YENİLENEBİLİR ENERJİDE TARİHİ ATAK
Çin, 2024 yılında ABD, Avrupa ve Hindistan’ın toplamından daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesini devreye aldı. Avrupa’da faiz artışları ve tedarik zinciri problemleri yatırımları yavaşlatırken, Çin enerji dönüşümünde liderliğini pekiştirdi.
RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNDE HIZLI BÜYÜME
Rüzgâr ve güneş enerjisi üretimi 2024 yılında %16’nın üzerinde artarak dikkat çekti. Bu artış, toplam enerji talebindeki yükselişin neredeyse dokuz katı seviyesinde gerçekleşti. Ancak altyapı eksiklikleri ve finansman zorlukları, bu kaynakların enerji ihtiyacını karşılamada tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE
OECD dışındaki ülkeler, son 10 yılda yenilenebilir enerji yatırımlarını iki kat daha hızlı artırarak enerji dönüşümünün ağırlık merkezini değiştirdi. Enerji talebindeki büyüme de bu pazarlara yönelmiş durumda.
Rüzgar Enerjisi
TÜREK 2025 VE AZERBAYCAN ENERJİ FORUMU İZMİR’DE BULUŞUYOR

Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı rüzgar enerjisi organizasyonu olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), 4-5 Eylül 2025 tarihlerinde İzmir Hyatt Regency İstinyepark’ta düzenlenecek. Bu yıl IV. Azerbaycan Türkiye Enerji Forumu ile birlikte düzenlenecek olan TÜREK, 3 binden fazla ulusal ve uluslararası sektör profesyonelini bir araya getirecek. Son dönemde yaşanan uluslararası gelişmeler doğrultusunda bu yıl İzmir’de eş zamanlı düzenlenecek TÜREK – Azerbaycan Enerji Forumu kapsamında yapılacak görüşmeler daha da önem arz ediyor. Türkiye ve Azerbaycan’ın enerji alanındaki kamu ve özel sektör kuruluşları tarafından sunumlar ve iş görüşmeleri yapılacak, uluslararası karar vericiler ve sektör profesyonelleri bir araya gelecek…
Bu yıl 14.kez düzenlenecek olan TÜREK kapsamında; sektör istişare toplantıları, teknik geziler, teknik oturumlar, uluslararası temaslar, sergi alanı ve standlar, tedarikçi-yatırımcı B2B görüşmeler yer alacak. Avrupa başta olmak üzere dünyanın rüzgar alanında öne çıkan diğer bölgelerinden de uzmanların, paydaşların, politika yapıcıların ve akademisyenlerin katılımıyla sektördeki mevcut ve gelecekteki gelişmelere ışık tutacak.
Hızla büyüyen rüzgar enerjisi yatırımları ve sanayii ile Avrupa ve dünyada rüzgar enerjisi ekosisteminin önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye, rüzgar enerjisi alanındaki iddiasını ve potansiyelini WindEurope Annual Event 2028 etkinliğine İstanbul’da ev sahipliği yaparak güçlendirmeyi hedefliyor. Bu adaylık, Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründeki güçlü konumunu uluslararası arenada sergilemek, yenilenebilir enerjiye yönelik inovasyon ve iş birliğini artırmak için önemli bir fırsat. TÜREK, bu adaylık süreci kapsamında ülkemizin potansiyelini göstermek için de önemli bir zemin oluşturuyor.
TÜREK 2025 oturumları, sektörün önde gelen uzmanları ve kanaat önderleri tarafından yönetilecek. Oturumlarda; rüzgar enerjisi sektöründeki son teknolojik gelişmeler, yatırım fırsatları, sürdürülebilirlik konuları ele alınacak. Rüzgar enerjisi sektöründeki en son teknolojik gelişmeler, yenilikçi stratejiler ve gelecek projeksiyonları değerlendirilecek.
Yenilenebilir Enerji
Enerjisa Üretim, Afetlere Hazırlık için Kamu, Akademi ve Özel Sektörü Buluşturdu

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, afetlere karşı kurumsal ve toplumsal dayanıklılığı artırmak amacıyla Afet Yönetimi Konferansı düzenledi. Konferans, afet yönetiminde kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumun birlikte çözüm üretmesine olanak tanıyan güçlü bir iş birliği sundu.
Enerjisa Üretim, İstanbul Ataşehir’deki Genel Merkez Ofisi’nde düzenlediği Afet Yönetimi Konferansı ile afet yönetimi alanında kapsayıcı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu konferans, şirketin organizasyonel hazırlığını güçlendirirken, Türkiye’de afetlere karşı ortak aklı ve koordinasyonu geliştirmeye de zemin oluşturdu. Etkinlikte, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, AFAD, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bahçeşehir ve Kocaeli Üniversitesi, AKUT ve Afet Psikolojisi Platformu gibi kritik kurum ve kuruluşların temsilcileri yer aldı. Akademisyenlerden kamu temsilcilerine, özel sektör liderlerinden sivil toplum paydaşlarına uzanan geniş bir katılımla gerçekleşen konferans, Türkiye’nin afet yönetimi kapasitesini geliştirmek üzere çok paydaşlı bir diyaloğa sahne oldu. Konferansın ardından şekillenecek yol haritası, Enerjisa Üretim’in afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırırken, paydaşlarla uzun soluklu iş birliklerinin temelini atacak. Ortak aklın gücüne inanan bir yaklaşımla, düzenli bilgi paylaşımı ve kapsamlı eğitim programlarıyla birlikte sürdürülebilir bir afet yönetimi ekosistemi inşa edilecek.
Risklere karşı proaktif adımlar, yangın ve deprem önlemleri
Konferans kapsamında, Türkiye’nin güncel afet gündemlerinden biri olan orman yangınları öncelikli başlıklardan biri oldu. Etki alanında yer alan bölgelerde yangınlara karşı mücadelede aktif rol üstlenen Enerjisa Üretim, santral sahaları ve etki alanlarındaki yerleşimlere destek vererek yerel müdahale kapasitesini artırıyor. İş makineleriyle yangına doğrudan müdahale sağlıyor ve gönüllü ekipleriyle bölgeye katkı sunuyor. Bu saha uygulamalarına ek olarak Muğla’da Orman Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilecek Yangın Koordinasyon Merkezi, şirketin yangınlarla mücadelede kurumsal iş birliklerini daha da güçlendiriyor. Enerjisa Üretim, 2020 yılından bu yana 1,5 milyona yakın fidan dikimi gerçekleştirerek yangınlara karşı hem sahada hem de uzun vadeli önleme çalışmalarında aktif sorumluluk üstleniyor. Deprem riski özelinde ise olası İstanbul depremine karşı Tufanbeyli ve Bandırma santrallerini coğrafi yedeklilik planına dahil ederek, enerji üretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilirliği için stratejik hazırlıklarını tamamladı. Ayrıca, 6 Şubat depremlerinin ardından ilk 24 – 48 saat içinde bölgeye ulaşarak arama-kurtarma, lojistik destek ve sıcak yemek dağıtımını içeren çok yönlü yardım çalışmalarını gönüllü ekiplerle sahada hayata geçirdi. Bu süreçte insani ihtiyaçların karşılanmasından, koordinasyonun sağlanmasına kadar pek çok alanda aktif rol üstlendi.
“Geleceği birlikte düşünmeli, dayanışmayla inşa etmeliyiz”
Afet yönetiminde birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl “Geçmişte ve yakın zamanda yaşadığımız tüm afetler, bu mücadelenin ancak kurumlar arası iş birliği ve ortak hareketle başarıya ulaşabileceğini gösterdi. Afetlere karşı en büyük gücümüz, güvene dayalı dayanışma kültürümüz. Bu anlayışla İstanbul Ataşehir Ofisimizde kapsamlı bir buluşma gerçekleştirdik. Attığımız adımları değerlendirmek ve geleceğe yönelik yol haritasını ortak akılla şekillendirmek amacıyla kamu, akademi, sivil toplum ve özel sektörün paydaşlarıyla bir araya geldik. Tüm afet risklerine karşı proaktif adımlar atmak, enerji üretimindeki sürdürülebilirliğimizin ayrılmaz bir parçası. Sahadaki etkin müdahalemizi; geliştirdiğimiz iş birlikleri, gönüllü ekiplerimiz ve uzun vadeli projelerimizle daha da güçlendiriyor, kurumsal olduğu kadar toplumsal dayanıklılığı da birlikte inşa ediyoruz. Afetleri henüz yaşanmadan önce konuşmanın ve gerekli önlemleri almanın en kritik adım olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşımla, son üç yıldır toplumsal farkındalık çalışmalarına öncülük ediyor; akademisyenler ve uzmanlarla birlikte, orman yangınlarını önlemeye yönelik projeleri hayata geçiriyoruz. Orman alanlarının artması için yangınlarla mücadele etmenin yanı sıra ağaçlandırma faaliyetleri ile ilgili de çalışmalar yürütüyoruz. Her yıl yaşımızın 10 bin katı kadar fidanı toprakla buluşturuyoruz. Bu yılki hedefimiz en az 290 bin fidan; 2026’da ise 30. yılımızda 300 bin fidana ulaşmayı planlıyoruz. Her bir fidanın büyümesini, ormana dönüşmesini titizlikle takip ediyor; bugün 1,5 milyonu aşan bu sayıyı kararlılıkla 3 milyona, ardından 10 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz. Afetlere yönelik hazırlıklarımız, orman yangınlarıyla sınırlı kalmıyor; olası İstanbul depremi gibi büyük ölçekli senaryolar için de kritik bir rol üstleniyor. Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde bağımsızlığını koruma hedefimiz doğrultusunda, bu tür afetlere karşı enerji sürekliliğini sağlamak her zaman önceliğimiz. Bu kapsamda, İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depreme karşı tüm senaryoları değerlendiriyor; enerji üretimimizin kesintisiz sürdürülebilmesi adına Bandırma ve Tufanbeyli Enerji Üslerimize anlık devretme kabiliyetimizi hazır tutuyoruz. 6 Şubat depremlerinden edindiğimiz deneyimleri sistematik hale getiriyor; afetin öncesi, anı ve sonrasında nasıl daha etkin hareket edebileceğimizi birlikte ele alıyoruz. Daha dirençli, daha bilinçli ve daha hazırlıklı bir gelecek için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi.
-
Yenilenebilir Enerji8 saat önce
Enerjisa Üretim, Afetlere Hazırlık için Kamu, Akademi ve Özel Sektörü Buluşturdu
-
Yenilenebilir Enerji8 saat önce
Küresel enerji talebi rekor kırdı: Türkiye, Avrupa’yı solladı
-
Rüzgar Enerjisi8 saat önce
TÜREK 2025 VE AZERBAYCAN ENERJİ FORUMU İZMİR’DE BULUŞUYOR
-
ELEKTRİK8 saat önce
Bir Günde 43 Kaçak Trafo Tespit Edilen Şanlıurfa’da Korkunç Saldırı: Vatandaşa Elektrik Sağlayan Trafolar Kurşunlandı
-
Sektörel8 saat önce
YENİLENEBİLİR ENERJİ SEKTÖRÜ TÜM ALANLARI İLE EIF 2025’TE
-
Sektörel8 saat önce
Milli Turbojet Füze Motorları Küresel Vitrinde
-
Sektörel8 saat önce
Aksa’dan Portatif Jeneratörlerde %25’e Varan Yaz Fırsatı