PETROL
Shell Türkiye, 16. Yol Emniyeti Konferansı’nda Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler Öne Çıktı
Shell Türkiye, 16 yıldır aralıksız düzenlediği Yol Emniyeti Konferansı’nı bu yıl “Yol Emniyetinde Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler” odağında gerçekleştirdi. 18 Aralık 2025’te hibrit olarak gerçekleşen konferansta, Shell Türkiye’nin Hedef Sıfır vizyonuyla yol emniyeti bilincini artırmaya yönelik çalışmaları ile sektördeki gelişmiş dijital izleme ve raporlama sistemlerinin kazaları önlemedeki rolü gündeme geldi.
Yol emniyeti kültürünün öncüsü olan Shell Türkiye, paydaşları, iş ortakları ve çalışanlarıyla 16. Yol Emniyeti Konferansı’nda bir araya geldi. “Yol Emniyetinde Dijital Dönüşüm ve Artan Riskler” odağında gerçekleştirilen konferansta dijital dönüşümün yol güvenliğine etkileri, trafikte artan motosiklet kullanımı ve Shell’in Hedef Sıfır vizyonu kapsamında 2025 verileri gündeme geldi.
Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, konuşmasında 16 yıllık kararlı yolculuğun önemine değinerek şunları söyledi: “16 yıl boyunca Yol Emniyeti Konferansı’nı aralıksız sürdürmek, Shell’in yol emniyeti vizyonunu ve bu alandaki kararlılığını ortaya koyuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünyada yaklaşık 1,19 milyon insan trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Türkiye’de 2025 yılının ilk yarısında Türkiye’de kaza yerinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1.125 olarak açıklandı. Her bir rakamın, bir hayatı temsil ettiğinden hareketle tüm faaliyetlerimizi hiçbir güvenlik ihlali ve kazaya sebep vermeden gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Shell Türkiye olarak faaliyetlerimizde ilk önceliğimiz her zaman emniyet oldu ve bu anlayışla 16 yıldır aralıksız düzenlediğimiz Yol Emniyeti Konferansı ile bu kültürü güçlendiriyoruz.”
Ahmet Erdem sözlerini şöyle sürdürdü: “Shell Türkiye olarak 2025’te 500’den fazla profesyonel sürücü ile 55 milyon km yol kat ettik. Aldığımız tedbirler ve sürücülerimizin aldığı eğitimlerle kurallara uyum artarken, ihlal sayılarında da düşüş sağladık. Hız ihlalleri ve telefon kullanımı gibi riskli davranışları ise araç içi teknolojiler ve düzenli eğitimlerle yakından takip ederek minimize etmeyi amaçladık. Hedef Sıfır – Sıfır Kaza, Sıfır Yaralanma vizyonumuz her kararımızın merkezinde. Yol emniyeti sadece operasyonel bir hedef değil, toplum için bir sorumluluk. Bu bilinçle, eğitim programlarımız ve farkındalık projelerimizle, her yaştan insana ulaşmaya devam ediyoruz.”
Shell & Turcas CEO’su Emre Turanlı ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Türkiye çapındaki 1200 istasyonumuzda yoğun olarak hem araç hem de yaya trafiği mevcut. Hem taşımacılık hem de istasyon alanlarımızda yol emniyeti her zaman önceliklendirdiğimiz bir konu. Örneğin operasyonel araçlarda kullandığımız yapay zeka tabanlı Yorgunluk ve Dikkat Dağınıklığı Algılama Sistemi ile sürücülerin dikkatini artırarak kazaları önlemeyi hedefliyoruz. Bu teknoloji, yüz tanıma teknolojisi üzerinden yorgunluk belirtilerini ve hatalı sürücü davranışlarını tespit ediyor ve sürücüyü uyararak
kazaların önlenmesine önemli bir katkı sağlıyor. Hedef Sıfır vizyonumuzla kendi operasyonlarımızın yanı sıra iş ortaklarımız ve paydaşlarımız nezdinde de yol emniyeti bilincini artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Yol emniyetinde dijital dönüşüm
Konferansta paylaşılan 2025 verileri, Shell Türkiye’in operasyonel büyüklüğünü ve yol güvenliği disiplinini gözler önüne serdi. Shell Türkiye, 500’den fazla profesyonel sürücü ve 348 şirket aracı kullanıcısı ile yılda toplam 55 milyon kilometre yol kat ederek devasa bir operasyona imza atıyor. Sürücülerin kurallara uyumu artarken, ihlal sayılarında da düşüş gözlendi. Hız ihlalleri ve telefon kullanımı gibi riskli davranışlar, araç içi teknolojiler ve düzenli eğitimlerle yakından takip edilerek minimize ediliyor.
Sektördeki risklere odaklanan panellerle devam eden konferansta uzmanlar, gelişmiş dijital izleme ve raporlama sistemlerinin kazaları önlemedeki rolünü tartıştı. Ayrıca son yıllarda trafikte sayısı hızla artan motosikletlerin yarattığı yeni güvenlik dinamikleri ve çözüm önerileri de ele alındı.
Shell Türkiye, 16 yıldır düzenlediği konferansın yanı sıra sektörel ve sosyal yatırım faaliyetleriyle yol emniyeti bilincinin artması için aralıksız olarak faaliyetler yürütüyor. Çalışanlar ve ikmal operasyonlarını gerçekleştiren sürücülerin psikolojik ve fiziksel iyiliğini güçlendirmek amacıyla özel eğitim programları düzenliyor. Operasyonlarında dijital sistemler kullanarak hız aşımı, sürüş saatleri gibi verileri sürücülerin davranışlarını iyileştirmek için takip ediyor.
Ayrıca Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) iş birliğinde yürüttüğü “Trafik Ateşböceği Öğrenim Birimi” programıyla ilkokul çağındaki çocuklarda trafik bilincini artırmaya devam ediyor ve düzenlenen etkinliklerle çocukların “güvenli yaya elçileri” olmaları sağlanıyor. Shell Türkiye, bu girişimiyle her yıl 1.500 öğrenci ile onların ebeveynlerine ulaşıyor.
PETROL
SOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
SOCAR, saygın mühendislik firması Technip ile “İyi Niyet Anlaşması” imzaladı. Petkim Master Plan projesi doğrultusunda yürütülecek FEED çalışmaları; mühendislik, teknik ve ekonomik analizleri kapsıyor.
Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden biri olan SOCAR, Türkiye’deki uzun vadeli petrokimya vizyonu doğrultusunda yatırım yapmayı sürdürdüğü Petkim’de stratejik bir adım daha attı. SOCAR ile küresel çapta deneyim ve bilgiye sahip mühendislik firması Technip arasında 9 Temmuz tarihinde Bakü’de İyi Niyet Anlaşması (MoU) imzalandı.
61 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya üreticisi olan Petkim’de yürütülen Master Plan projesi kapsamında Pre-FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı Hazırlığı) sürecinin 2025 yılı sonunda başarıyla tamamlanmasının ardından FEED (Ön Uç Mühendislik Tasarımı) aşamasına geçilmesi için hazırlıklar başlamıştır SOCAR’ın Technip ile imzaladığı İyi Niyet Anlaşması’nı takiben Petkim’in FEED süreci ile ilgili anlaşmaları 2026 yılının 3. çeyreğinde tamamlayarak FEED çalışmasına başlanması planlanıyor. FEED süreci, büyük ölçekli sanayi projelerinde nihai yatırım kararı öncesindeki en kritik mühendislik aşamalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte projenin teknik tasarımı, mühendislik çözümleri, teknoloji seçimi, maliyet tahminleri, uygulama planı ve ekonomik fizibilitesi detaylı şekilde değerlendirilecek. Çalışmalardan elde edilecek çıktılar, Petkim Master Plan kapsamında değerlendirilecek olası yatırım kararına teknik ve ticari temel oluşturacak.
Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, “Petkim Master Plan projesi, Türkiye’nin en köklü ve en büyük petrokimya üreticisi Petkim’i önümüzdeki 50 yıla hazırlama ve Türkiye’nin petrokimya gücünü gelecek nesillere taşımayı hedefleyen bir stratejik yatırım projesidir. Petkim Master Plan ile Petkim’i, sektörün uzun vadeli ihtiyaçları doğrultusunda daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli bir üretici yapmayı hedefliyoruz. Petkim’in mevcut altyapısına entegre şekilde tasarlanan bu projeyi aynı zamanda yeni teknolojiler, çevre dostu üret im modelleri, yerli hammadde kullanımı ve rafineri entegrasyonunu esas alan bir sanayi dönüşümü olarak görüyoruz. Bu çalışmayı yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye petrokimya sektörünün uzun vadeli geleceğine yönelik stratejik bir dönüşüm vizyonu olarak değerlendiriyoruz. Master Plan projesi, başladığımız ilk günden bu yana planladığımız doğrultuda başarıyla devam ediyor. FEED sürecine geçişi de en önemli adımlardan biri olarak görüyor, Technip ile imzalanan bu iyi niyet anlaşmasının hayırlı olmasını diliyoruz. Bu süreçte Petkim Master Plan’ın teknik ve ekonomik parametrelerini uluslararası standartlarda detaylandırmayı, olası yatırım kararına sağlam bir mühendislik ve fizibilite altyapısı oluşturmayı amaçlıyoruz. Projemizin, Türkiye’nin petrokimya sektöründe liderliğimizi pekiştireceğine, global ölçekte ise daha da güçlü bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
Master Plan projesi ile Petkim’in mevcut üretim altyapısının uzun vadeli sürdürülebilirliği desteklenirken, rafineri-petrokimya entegrasyonunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Aynı zamanda üretim teknolojilerinin modernizasyonu ve Türkiye’nin petrokimya alanındaki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. FEED sürecine geçilmesi ise bu vizyonun hayata geçirilmesi yolunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
-
Blog3 hafta önceZambiya’da Afrika güneşini enerjiye dönüştürecek yatırım
-
ELEKTRİK5 gün önceEksim Holding CMO’su Ahmet Yaman: “Marka Yönetiminde Önceliğimiz İnsanla Güçlü Bağ Kurmak”
-
Nükleer Enerji5 gün önceAKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NDE TEKNİK SU TEMİNİ SİSTEMİ’NİN KİLİT AŞAMASI TAMAMLANDI
-
PETROL5 gün önceSOCAR’dan Master Plan için stratejik adım
