Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Tekfen’den sürdürülebilirlik adına iki imza

Yeni Stratejisiyle Yenilenebilir Enerji Çözümlerine Odaklanan Tekfen, İlk Lisanslı RES Yatırımı İçin Hisse Devir Sözleşmesi İmzaladı 

Yenilenebilir enerji çözümleri ve yatırımları alanındaki büyüme stratejisi kapsamında ilk adımını atan Tekfen Holding, Balıkesir’de bulunan 14,4 megavatlık lisanslı Marmara Rüzgâr Enerji Santrali’ne ilişkin hisse devir sözleşmesini imzaladı. İştiraki Toros Tarım ise aynı gün ikinci bir anlaşmaya imza atarak, 2019’da %70 hissesini devraldığı Gönen Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş.’nin kalan %30’luk payını da alarak şirketin tek sahibi oldu.

Tekfen, aynı gün içinde yenilenebilir enerji stratejisi doğrultusunda toplamda yaklaşık 25 megavatlık elektrik üretim kapasitesi içeren iki satın alma işlemine imza attı. Önce Tekfen Holding, ilk Rüzgâr Enerji Santrali (RES) yatırımı için hisse devir sözleşmesini imzaladı. Ardından Tekfen Holding iştiraki Toros Tarım, sürdürülebilir tarımsal üretim hedefleri kapsamında 2019 yılında %70 hissesini satın aldığı Gönen Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş.’nin kalan %30’luk hissesini de devralarak şirketin tek sahibi oldu.

Tekfen Grup Şirketler Başkanı Hakan Göral, “İş yapış kültürümüz ve deneyimlerimizden aldığımız güçle teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik temelli iş modelimiz ve yeni stratejimiz doğrultusunda grubumuzu yarınlara taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. Yeşil enerji odaklı dönüşüm de, bu amaçla yürüttüğümüz en önemli başlık. Yaklaşık 6 ay önce grubumuz bünyesinde hayata geçirdiğimiz Tekfen Yenilenebilir Enerji Çözümleri A.Ş. ile bu yöndeki projelerimize hız vermek için yola çıktık ve bu yoldaki ilk adımımız olan Rüzgâr Enerjisi Santrali (RES) yatırımımıza ilişkin hisse devir sözleşmesine imza atıyoruz” dedi.

Yenilenebilir enerji çözümleri segmentinde büyümek ve hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, öncelikle halihazırda kurulu bulunan enerji santral yatırımlarına odaklandıklarını kaydeden Göral, “Bu alanda amacımız Taahhüt Grubumuzu bir Mühendislik, Satın Alma ve İnşaat (EPC) oyuncusu olacak şekilde yeniden konumlandırmak. Söz konusu yeni yatırımlarımız, yeşil amonyak ve yeşil hidrojen projeleri kapsamında büyümeyi içeren, Tekfen’in sürdürülebilir enerji çözümleri alanındaki varlığını artırma stratejisinin bir gerekliliği. Bu minvalde, kendi bünyemizde yatırımını gerçekleştirmeyi planladığımız orta büyüklükte bir yeşil hidrojen-amonyak tesisi için, dünyanın en önemli teknoloji tedarikçileriyle görüşmelerimizin birinci aşaması tamamlandı” diye belirtti.

Göral, “Bu hedefimiz doğrultusunda ilk olarak rüzgâr ve güneş enerji sistemleri üzerine yatırımlara odaklandık. Geliştirmek, kurmak ve ardından işletmek üzerine planladığımız bu tür yatırımlar için faaliyette olan bazı santralleri bünyemize almayı önceliklendirdik. Bu anlayışla da Balıkesir’de 9,6 megavatlık kurulu, 4,8 megavatlık artırım kapasitesi ile toplam 14,4 megavatlık Marmara RES üretim lisansının sahibi olan Babadağ Elektrik Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.’yi tüm hisseleriyle birlikte devralıyoruz. Türkiye’deki muadilleriyle karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir verimliliğe sahip olan Marmara RES’in, üreteceği elektrik enerjisiyle yaklaşık 25.000 hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması mümkün olacaktır” dedi. 

Gönen Yenilenebilir Enerji’nin kalan %30 hissesi de satın alındı

Tekfen, aynı gün ikinci bir hisse alım sözleşmesine daha imza atarak gübre sektöründeki sürdürülebilirlik vizyonuyla gerçekleştirdiği çalışmalarını hızlandırdı. Organik ve organomineral gübre pazarlarındaki konumunu döngüsel ekonomi yaklaşımı ile güçlendirmek amacıyla 2019 yılında Gönen Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş.’nin %70’ini satın alan Tekfen Holding iştiraki Toros Tarım, kalan %30’luk hisseyi de devralarak şirketin tek sahibi oldu.

Şirket bünyesindeki Balıkesir Gönen ve Konya Meram tesislerinin toplam 9,62 megavatlık kurulu elektrik gücü bulunduğunu hatırlatan Hakan Göral, “Gerçekleştirdiğimiz bu satın almayla, yıllık 110 bin ton organomineral gübre üretim kapasitesine sahip olduğumuz bu tesislerimizde, çok daha hızlı ilerleme sağlayacağımız muhakkak. Aynı zamanda süreç ve yönetsel verimliliğin artacağına da inanıyoruz. Sürdürülebilirlik ve toplumsal değer yaratma ilkelerimize bağlı olarak geçmiş 50 yılda olduğu gibi bugün de çiftçilerimizle birlikte Türk tarımını daha iyi noktalara getirmek için çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Ayrıca bu satın alma, Toros Tarım’ın ürün portföyünde yer alan organik ve organomineral gübre üretim ile satışına dair pazar payının artmasına ve biyolojik atık çıktılarının döngüsel yeşil ekonomi girdileri olarak kullanılmasına izin verecek yatırımlara olanak sağlayacaktır.

Bu satın almalar ile Tekfen Holding bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli işletmelerin toplam lisanslı gücü 72 megavata ulaşmış oluyor. Toros Tarım’ın atık ısı kullanılarak Samsun tesislerinde 30 megavat, Mersin tesislerinde ise 7 megavatlık elektrik enerjisi üretim kapasitesi bulunmakta olup; bu yatırımlar, kaynakları verimli kullanma, sera gazı emisyonlarını azaltma doğrultusunda döngüsel ekonomi modeline olumlu katkılar sağlamaktadır.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüzgar Enerjisi

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay: “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri  Karbonsuz Geleceğin Anahtarı!”  

Yenilenebilir enerji sektörü; elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve kuantum bilgisayarlar gibi teknolojilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için büyüme hızını artırmak zorunda görünüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, uzun süredir elektrik enerjisi üretiminin merkezinde yenilenebilir kaynaklarının olduğunu belirterek, “Günümüzde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, tüm dünya için kritik bir hâle geldi. Yenilenebilir enerji teknolojilerini, iklim değişikliği etkilerinin geriye döndürülmesinde anahtar olarak görüyor, yatırımlarımıza Türkiye’nin her bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz.” dedi.

Enerji sektörü, özellikle küresel düzlemde karbonsuz elektrifikasyon ve sürdürülebilir enerji üretimi hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Fosil yakıtların yerini hızla yenilenebilir enerji kaynakları alırken, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji üretiminde tarım alanları ve doğal yaşam alanları arasındaki dengenin korunmasını gerektiriyor. Özellikle endüstriyel süreçlerde ve ulaştırmada kullanılan yeşil hidrojen, hidrokarbonların yerine geçecek önemli bir enerji taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Suyun verimli kullanımı ve atmosferin korunmasıyla doğrudan ilişkili olan elektroliz teknolojileri, tarımsal su ihtiyaçları başta olmak üzere artan enerji talebinin dikkate alınarak sürdürülebilir şekilde karşılanması ve karbon salımının doğal dengeye kavuşturulmasında kritik bir rol oynuyor. Yüzde yüz yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren Eksim Holding’e bağlı Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Teknoloji kullanımı çevresel etkileri minimize ediyor

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını belirterek, elektrifikasyonun hızlanması ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle temiz enerjiye geçişin kritik hale geldiğini vurguladı. Akbay, “Ekstrem hava olayları enerji üretim verimliliğini etkilerken, verimli tüketimi de yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Ekipman dayanıklılığının artması ve tasarımların aşırı iklim olaylarına göre gözden geçirilmesi, kesintisiz üretimi sağlamak için önemli. Yenilenebilir enerji teknolojilerini enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede anahtar olarak görüyor ve bu nedenle Türkiye genelinde temiz enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerin doğru yönetimi ve etik çerçevede kullanımı, enerji maliyetlerini kontrol etmek ve kaynakları verimli kullanmak açısından hayati önemde.” dedi

 

Yenilenebilir enerjide çığır açıcı teknolojiler

Yenilenebilir enerjide devrim yaratacak yeniliklere de değinen Akbay, “Hidrokarbon yakmanın bir süre daha devam etme zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenilir nükleer enerji teknolojileri ile enerji talebine cevap vermek, arz güvenliğini artıracak. Takip edilmesi elzem olan küçük modüler nükleer reaktörler gibi üretim kaynaklarının da hayatımıza girmesi için çalışılıyor. Aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjilerinden yararlanarak tüketim yerlerine yakın bölgelerde, elektrik üretecek dağıtık mikro şebekeler geliştiriliyor. Böylece hem iletim şebekesinin yükü bir miktar azaltılıyor hem de elektriğin yüksek taşıma maliyetinden tasarruf sağlanabiliyor.” dedi.  Yenilenebilir enerji üretimi artıklarından hidrojen ve saf su üretiminin gerçekleştirilebilmesi konusuna da değinen Akbay,  “Yüksek ısı enerjisi ihtiyacı için suyun kapalı çevrim kullanılacağı hidrojen-oksijen-su döngüsü sağlanırken, karbondioksit salımı tutularak yenilenebilir enerji desteği ile tekrar sentetik metana dönüşümü ardından saf su elde edilebiliyor. Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılması ve batarya depolama teknolojisi sayesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğunda anlık destek sağlanarak şebeke kalitesinin korunması, çığır açan teknolojiler arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

Enerjide sürdürülebilirliği, pil teknolojileri ve depolama çözümleri sağlıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarının düzensiz üretimi ve talebi karşılamak için sürekli olarak depolama teknolojileri geliştirildiğinin altını çizen Akbay,        “Pil teknolojileri ve diğer depolama çözümleri, tüketicilere ekonomik ve güvenilir elektrik sağlamanın yanı sıra enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğini de artıracak. Bu teknolojiler, enerji üretim tesislerinin üretim kapasitelerini ve verimliliğini optimize etmek, elektrik enerjisinin transferi ve ticareti ile sınırları aşan çözümler sunmak, arz-talep dengesini hassas bir şekilde yönetmek için önemli bir görev görüyor.” dedi.

Enerji altyapılarımıza son teknolojileri entegre ediyoruz

Elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve yapay zeka algoritmalarını çalıştıracak kuantum bilgisayarlarının enerji yönetiminde önemli araçlar olduğunu belirten Akbay, “Bu teknolojilerin etik çerçevede kullanılması, enerji verimliliğini artırırken doğal kaynakları korumamıza ve zamanımızı verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Eksim Enerji olarak, mevcut enerji altyapılarımızı gelişen teknolojilerle bütünleştirerek üretim ve tüketim verimliliğini artırmaya devam ediyoruz. Akıllı şebeke sistemleri, yapay zeka ve veri analitiği, enerji tüketim modellerini optimize ederek enerji tasarrufunu maksimize etmemizi sağlıyor. Yapay zeka ile enerji tesislerimizin projelendirme, yapım, üretim planlama ve bakım süreçlerinde kaynak-zaman yönetimini optimize ediyoruz. Böylece, enerji arz-talep dengesini doğru öngörebiliyor, tesislerimizin ömrünü uzatıyor ve kapasite kullanımını artırıyoruz.” dedi.

 

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Haziran’da yenilenebilir enerjinin payı %50’yi geçti

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre Türkiye’nin 2024 Haziran ayı elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı %50’e ulaşırken, güneş enerjinin payı ise toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,38’sine ulaştı. Bu artış, Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilir kaynaklara yöneliminin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Anahtar Noktalar:

  • Yenilenebilir Enerji Payı: Haziran ayında toplam elektrik üretiminin %50,2’si yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.
  • Güneş Enerjisi: Toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,39 güneş enerjisinden elde edildi.
  • Jeotermal Enerji: Elektrik üretimindeki payı %2,71 olarak gerçekleşti.
  • Hidroelektrik Enerji: Elektrik üretiminin %22,95’ü hidroelektrik santrallerden sağlandı.
  • Rüzgar Enerjisi: Rüzgar enerjisinin payı %10,7 oldu.
  • Biyokütle: Biyokütlenin payı ise %2,47 oldu.
  • Termik Santraller: Elektrik üretiminin %49,8’i termik santrallerden sağlandı.
Continue Reading

Güneş Enerjisi

İBB, 2029 yılına kadar, belediye binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlamayı hedefliyor

İBB Tesislerinde Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımları Tanıtım Toplantısı’nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, enerjinin Türkiye için çok kritik bir mesele olduğunu belirterek, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlamayı ve yararlanmayı çok önemsediğine vurgu yaptı. 

Bu konuda seferber olduklarını ifade eden İmamoğlu, “Belediyemizin tesislerinin kullandığı enerjiyi, güneş enerji santrallerinden sağlamak için bir atılım yürüttüğümüzün de altını çizeyim. Hedefimiz; inşallah 2029 yılına kadar, belediyemiz binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlayacak seviyeye gelerek, yüzde 100 çevre dostu bir kurum, çevre dostu binalara sahip bir kurum haline gelmek. Bu sayede, yıllık 148 bin ton karbondioksit salınımını da engellemiş olacağız” dedi.

“GÜNEŞ ENERJİ SANTRALLERİNİN POTANSİYELİ, 2019’DAN BUGÜNE TAM 6 KAT ARTMIŞ DURUMDA”

“Bu hedef doğrultusunda bugün, belediyemizin Park Bahçeler Daire Başkanlığı ve İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapımı tamamlanan güneş enerjisi santrallerinin de bir nevi açılışını yapmış olacağız. Yani bütüncül bir toplantı, bir kavram bütünlüğü içinde bu sürece nasıl baktığımızı sizlere anlatan. Ama aynı zamanda bir açılışla da bunu süsleyen bir paylaşımı yapıyoruz bugün. İSKİ’nin yaptığı çalışmalarla da mevcut İkitelli İçme Suyu Arıtma Tesisleri Güneş Enerjisi Santrali’ne ilaveten; Büyükçekmece, Kağıthane ve Şile İçme Suyu Arıtma Tesisleriyle; Kartal, Esenyalı, Dudullu, Bahçelievler, Mahmutbey gibi pek çok içme suyu terfi merkezinde ve çeşitli İSKİ binalarında yenilenebilir enerji kaynakları projelerini hayata geçiriyoruz. Bu sayede, İSKİ bünyesindeki güneş enerji santrallerinin potansiyeli, 2019’dan bugüne, tam 6 kat artmış durumda. Bu çok önemli bir atılımdır. Güncel bedeliyle 275 milyon lirayı bulan bu 14 tane güneş enerji santrali, ciddi bir güç kapasitesine de sahip, 9400 kilovat. Aynı zamanda bu santraller, 6 bin 650 hanenin de yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşmış oluyor. Karbondioksit salınımını engellemiş oluyor. 138 bin ağacın doğaya kazandırılması anlamına geliyor. 4 bin 450 aracın trafikten çıkartılması anlamına geliyor.”

“PARK BAHÇELER, 60 TESİSİ TAMAMLADI”

“Bu yönüyle hareketimizin devam etmesini istiyorum. İSKİ kurumumuz, burada duracak değil. Genel Müdürümüzle de konuştuk. Bu atılım devam edecek. Özellikle Park Bahçeler Dairemiz bünyesinde, sadece 2 adet güneş santrali vardı 2019 yılında. Ama bu zaman dilimi içerisinde yaptığı yatırımla, 60 tesisin yapımını tamamlayarak, yani bulduğu her fırsatı değerlendirerek, ciddi bir yatırım yapmış bulunuyor. Bu anlamda kurulu bulundukları binalarda da yüzde 45’e yakın elektrik ihtiyacını karşılar halde. Özellikle Şile Spor Kompleksi, Tuzla Bahar Engelliler Merkezi, İBB Bakırköy ek hizmet binasından Cebeci Lojistik Merkezi’ne kadar, pek çok tesiste enerji santralleri yerini alıyor.”

“BİR MÜREKKEP VE BİR KALEM; İMZA ATACAK VE BİZ YOL YÜRÜYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Şile Kömürcüoda’da açmayı planladıkları çöp gazından enerji üretim tesisini yatırım planına alması çağrısını yineledi.

İmamoğlu, “Avrupa’nın bir başka büyük tesisini, en büyüklerinden birini yapmayla ilgili son aşamaya geldiğimizi ve uzun süredir yine Cumhurbaşkanlığı onayını, yatırım planına alınmasını beklediğimizin de altını çizmek istiyorum. Kendi kaynağından enerji üreten, 1,5 milyona yakın insanın yaşadığı bir kentin enerjisini verebilecek güce sahip bir tesisin yapılması adına, uzun süredir beklememizin tek sebebi; bir mürekkep ve bir kalem. İmza atacak ve biz yol yürüyeceğiz. Bu anlamda Şile Kömürcüoda’da açmak istediğimiz atık yakma tesisinin, bir an önce Cumhurbaşkanlığı Yatırım Planı’na alınması konusunda da çağrımızı yapıyoruz. Fırsat bulduğumuz her alanda ve her ortamda bunları hatırlatacağımızı, böylesi bir milli yatırımın, milli bir meselenin hangi saiklerle engellendiği hususunun da sorusunu sorarak, her konuşmamın içine bunu katacağımı buradan belirtmek isterim” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar