Connect with us

Sektörel

RUSAL MaxiFlow 2.0 elektrikli araçlardan güneş panellerine kadar hızlı büyüyen pek çok sektörde üretim verimliliğini artıracak


Dünyanın en büyük alüminyum üreticilerinden RUSAL, silindir biyet ürünü MaxiFlow’un yeni nesil versiyonunun (MaxiFlow 2.0) geliştirme sürecini tamamlayarak endüstriyel testlerine başladı. Ekstrüzyon hızının önemli ölçüde artmasını sağlayan MaxiFlow 2.0 sayesinde RUSAL müşterilerinin genel üretim verimliliği artacak. Ürünün bir önceki versiyonu olan MaxiFlow 1.0 da RUSAL’ın ürün gamı içerisinde en çok talep gören ürünler arasında yer alıyordu.

Al-Mg-Si (alüminyum-magnezyum-silisyum) sistemindeki 6060 alaşımından oluşturulan yüksek kaliteli bir silindir biyet ürünü MaxiFlow 2.0, RUSAL’ın araştırma merkezi Hafif Materyaller ve Teknolojiler Enstitüsü (ILMiT) tarafından geliştirildi. MaxiFlow 2.0 biyetler, son ürünün üretim aşamasında, ekstrüzyon hızını MaxiFlow’un önceki versiyonuna kıyasla yüzde 10 ila 15 oranında artıracak. Böylelikle RUSAL’ın müşterileri daha yüksek üretim verimi sağlayacak.

ILMiT Bilim Direktörü Dmitry Ryabov, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “MaxiFlow 2.0’ın gelişmiş özellikleri, öncelikle optimize edilmiş kimyasal bileşim ve homojenleştirme işleminin yanı sıra özel ısıl işlem teknolojisiyle elde ediliyor. MaxiFlow 2.0’ın geliştirilmesi yaklaşık bir yıl sürdü ve bu süre zarfında ürünün beyan edilen performansı laboratuvar ve endüstriyel testlerle doğrulandı. Endüstriyel testler 2024 yılı sonuna kadar tamamlanacak” ifadelerini kullandı.

Yeni ürünün atası olan MaxiFlow, RUSAL tarafından 2019 yılında piyasaya sürülmüştü. Mümkün olan en hızlı ekstrüzyon işlemi ile ASTM ve EN gibi uluslararası standartları karşılayan yüksek kuvveti bir araya getiren MaxiFlow biyetler, ekstrüzyon işlemi için kullanılan alaşımların (6060, 6063, 6005A, 6061, 6082) büyük çoğunluğunu kapsıyor.  MaxiFlow, RUSAL müşterilerine ekstrüzyon hızını üretilen ürünlerin türüne ve kullanılan ekipmana bağlı olarak standart 6XXX serisi alaşımlarınkine kıyasla yüzde 10 ila 25 oranında yükseltme imkânını tanıyor. Bu durum, üretim süreçlerini kolaylaştırırken süreç zincirlerindeki darboğazları da ortadan kaldırıyor.

MaxiFlow kullanan müşterilerin finansal kazançları standart biyetlerinkilere kıyasla ton metal başına 30 ila 70 avro arasında değişiyor. Ürün kısa sürede RUSAL’ın en çok aranan ürünlerinden biri haline geldi. 2019’dan 2023’e kadar satışların Bileşik Yıllık Büyüme Oranı (CAGR), yüzde 60’ın üzerinde etkileyici bir oranı korudu. MaxiFlow halihazırda RUSAL biyet üretim hacminde yüzde 70’ten fazla yer kaplıyor. Avrupa, hem yurt içi hem de yurt dışı iş projelerini güçlendirerek, sağlanan faydalardan yararlanma konusunda lider bir bölge haline geldi.

RUSAL, MaxiFlow siparişi veren müşterilerine üretkenliği en yüksek düzeye çıkarma amacıyla teknik destek de sağlıyor. 2019’dan bu yana aralarında Türkiye, Rusya, Tayvan, Almanya ve İtalya’nın da bulunduğu dünya çapında pek çok ülkedeki ekstrüzyon üreticilerine yarım milyon tonluk MaxiFlow silindir biyet tedarik edildi. Çeşitli son kullanım endüstrileri için tasarlanan Maxiflow alaşımları, sunduğu birçok faydanın yanı sıra pencere ve kapı profillerinin, mimari ve tasarım elemanlarının ve otomotiv bileşenlerinin üretim verimliliğini artırdı. MaxiFlow biyetler özellikle güneş panelleri ve elektrikli araç bataryaları için üretilen akü sehpası gibi hızlı büyüyen sektörlerdeki ihtiyaçları karşılıyor.

ALLOW alüminyumdan üretilen MaxiFlow biyetler düşük karbon ayakizi avantajını da sağlıyor. RUSAL, alüminyumun karbon ayak izi konusunda bağımsız bir denetimden geçiyor ve şirketin sürdürülebilirlik sertifikaları da düşünüldüğünde, tüm üretim zinciri boyunca tedariklerin şeffaflığını sağlıyor. RUSAL’ın sürdürülebilirlik taahhütleri, Karbon Saydamlık Projesi’nden alınan A-CDP iklim notu da dahil olmak üzere, şirketin yeşil ekonomiye olan bağlılığını vurgulayan yüksek ESG derecelendirmeleriyle tasdikleniyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Manas Enerji sermayesini ikiye katlıyor


Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin sermaye artırımı talebi Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) onayından geçti. Şirketin 800 milyon TL olan kayıtlı sermaye tavanı içerisinde 165 milyon 528 bin TL olan çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden 2 kat artılmasına karar verildi.

SERMAYE YÜZDE 100 ARTACAK 

Sermaye artışının tamamı nakden karşılanmak üzere 165 milyon 528 bin liradan 331.056.000 liraya yükselmesi hedefleniyor. SPK bülteninde yayımlanan kararla birlikte ihraç edilecek payların halka arzına ilişkin hazırlanan izahname onayı çıktı. Şirket, 09.01.2026 tarihinde aldığı yönetim kurulu kararıyla başlattığı süreci onay aşamasına taşıdı.

RÜÇHAN HAKLARI VE PAYLAR 

Şirket ortaklarının rüçhan hakkı kullanım oranı yüzde 100 olarak netleşti. Artırılan sermayeyi temsil eden paylar kaydi pay niteliği taşıyor. Mevcut sermaye dağılımında 10.032.000 liralık A grubu paylar ile 155.496.000 liralık B grubu paylar yer buluyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Naci Ağbal, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Oldu 


Aksa Enerji, 2030 stratejik hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısını dönüştürmek amacıyla üst yönetiminde önemli bir yeniden yapılanmaya gitti.

2026 yılı sonu itibarıyla 11 ülkede 22 santral ve 4200 MW’ı aşan kurulu güce ulaşacak olan Aksa Enerji, kurumsallaşma hedefleri doğrultusunda kurumsal yönetişim yapısının dönüşümünü sağlamak amacıyla üst yönetiminde değişiklikler yaptı.

Bu kapsamda, Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi Cemil Kazancı tarafından yürütülürken, Aksa Enerji İcra Kurulu Başkanlığı ve CEO’luğu görevlerine, Naci Ağbal atandı. Naci Ağbal ayrıca Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürecek.

Naci Ağbal, Aksa Enerji’nin devam eden yatırımlarının hızlı bir şekilde devreye alınmasını, global operasyonların büyümesi ve şirketin 2030 hedeflerine ulaşması için atılan adımların daha da ileri taşınmasını hedeflemektedir.

Sayın Naci Ağbal yeni görevine 26 Ocak 2026 tarihinde başlayacaktır.

Aynı zamanda, şirketin stratejik hedeflerine daha çevik ve etkin bir yönetim organizasyonuyla ilerlemesi amacıyla İcra Kurulu da yeniden düzenlendi. Serdar Nişli İcra Kurulu Üyesi olarak görevine devam ederken; Cevdet Yalçın (CFO), Soner Yıldız (CIO) ve Senlav Güner (COO) Aksa Enerji’deki mevcut pozisyonlarına ek olarak İcra Kurulu Üyesi olarak atandı.

Yeni Aksa Enerji İcra Kurulu oluşturulurken, kurumsal yönetim ilkelerine uyumun artırılması ile şirketin stratejik öncelikleri çerçevesinde operasyonel etkinliği ve hızlı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi hedeflendi.

Tüm paydaşlar için sürdürülebilir değer üretmeyi odağına alan bu yeni yönetim yapısı ile Aksa Enerji’nin global rekabet gücünü daha ileri bir seviyeye taşıması hedefleniyor.

 

Continue Reading

Sektörel

Enerjide Verimli Büyüme, Türkiye İçin Stratejik Bir Fırsat!


Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin enerji alanında daha verimli bir büyüme sağlamasının, enerji arz güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri için büyük bir stratejik fırsat sunduğunu vurguladı. Güray, artan enerji talebinin daha verimli ve katma değeri yüksek çözümlerle yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.

“Daha Verimli Bir Enerji Sistemi Enerji Arz Güvenliğini Güçlendirecek”

Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından yayınlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” raporunun bulgularına dikkat çekti. Rapora göre, verimli bir enerji sisteminin gelişimi, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesinde ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosu”nda fayda-maliyet oranının dört buçuk gibi çarpıcı bir rakam olduğunu belirtti: her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı, fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile birlikte 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlayabilir.

2053 Yılına Kadar %21 Daha Az Enerji Tüketimi ile Aynı Ekonomik Çıktı Mümkün

“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre, 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı %21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Güray, bu durumun Türkiye’nin kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleriyle arasındaki farkı daha hızlı kapatmasına olanak tanıyacağını belirtti. Ayrıca Verimli Büyüme Senaryosu’nda emisyonların daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşması, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacak.

Finansmanı Artırmak ve Çeşitlendirmek Önemli

Güray, Türkiye’nin son yıllarda ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile OECD ülkeleri arasında öne çıktığını, ancak bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarının bulunduğunu ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı’nın önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Güray, 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedeflendiğini vurguladı. Bu bağlamda, sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve çeşitli finansman çekebilmek için yeni modeller ve iş birlikleri geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Enerjide En Yüksek Talep Binalarda Isıtma ve Soğutmadan Kaynaklanıyor

Güray, Türkiye’nin enerji talebinin beşte birinin binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı kullanımdan kaynaklandığını belirtti. Bunu, %18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık %70’i bu beş alandan kaynaklanıyor. Güray, özellikle eski konut binalarında, eski taşıtlarda ve sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

Artan Elektrik Enerjisi Talebinin Verimli Yönetimi Kritik Önem Taşıyor

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Güray, elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payının önümüzdeki 25-30 yıl içinde %50’ye ulaşabileceğini öngördüklerini belirtti. Artan ve çeşitlenen elektrik talebinin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerektiğinin altını çizen Güray, veri analitiği ve dijitalleşmenin sunduğu olanakların enerjide daha verimli büyüme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

Continue Reading

En Çok Okunanlar