Connect with us

Nükleer Enerji

BRICS ülkelerinden nükleer sektör temsilcileri Nükleer Enerji Platformu’nun kurulmasına destek verdi


Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, Rusya, Çin, Güney Afrika, Brezilya, İran, Etiyopya ve Bolivya’nın da bulunduğu BRICS+ üyesi ülkelerden ilgili büyük şirket ve kuruluşların liderleri Nükleer Enerji Platformu çerçevesinde ilk toplantıyı gerçekleştirdi.

Söz konusu yeni platform BRICS+ şirketlerine nükleer enerji geliştirme, iş birliği, en iyi uygulama değişimi, eğitim ve diğer alanlarda yardımcı olmak üzere tasarlandı.

Platformun temel amacı, BRICS ve BRICS+ pazarlarında nükleer teknolojilerin enerji ve enerji dışı barışçıl kullanımlarında en iyi uygulamaları ve ileri yaklaşımları geliştirmek ve uygulamak, ayrıca BRICS üyesi ülkelerde nükleer endüstrideki projelerin uygulanması için teşvik mekanizmaları ve modelleri geliştirmek.

Rus uzmanların tahminlerine göre 2050’ye kadar BRICS ülkeleri dünya enerji üretim ve tüketiminin en az yarısını sağlayacak ve nükleer enerji artan enerji talebinin karşılanmasında önemli bir rol oynayacak.

Dünya çapında 390 gigavatlık işletmedeki nükleer güç ünitelerine ek olarak 66 gigavatlık bir nükleer kapasite daha inşa ediliyor ve BRICS ülkeleri küresel nükleer enerjinin gelişimine belirleyici bir katkıda bulunuyor. 2030’a kadar küresel nükleer güç santrali (NGS) filosundaki büyümenin en az 3’te 2’si BRICS ülkeleri tarafından sağlanacak.

Açıklamada görüşlerin yer verilen Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Likhachev, konuyla ilgili şunları kaydetti:

‘BRICS üyesi ülkelerin neredeyse tamamı nükleer enerji projelerini hayata geçiriyor. BRICS üyelerinin çoğu artık uluslararası nükleer pazarın teknolojik itici gücü konumunda. Bu ortak deneyim, BRICS alanı ve tüm gezegen genelinde kullanılabilir ve tekrarlanabilir. Bu nedenle, nükleer teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanmasını destekleyen şirketler, profesyonel nükleer topluluklar ve ticari olmayan kuruluşlardan oluşan gönüllü bir ittifak olan BRICS Nükleer Platformu bünyesindeki çabalara katılmayı öneriyoruz.’

Orpet Peixoto, Brezilya Nükleer Endüstriyi Geliştirme Derneği (ABDAN) Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı da ‘Platformun düzenlenmesi sürecinin başlamış olmasından dolayı çok mutluyum. Yeni birlik aracılığıyla BRICS ve BRICS+ ülkeleri için iş birliğinin verimli olacağından eminim. Brezilya, nükleer enerjiyi de içeren çok çeşitli bir enerji karışımına sahip. Nükleer yakıt döngüsünün tüm unsurlarına sahip olan çok az sayıda ülkeden biriyiz. Ancak desteğe ve finansmana ihtiyacımız var ve bunu BRICS ülkeleriyle iş birliği yaparak elde edebileceğimizi biliyoruz. Yeni platform bize burada büyük fırsatlar sunuyor’ değerlendirmesinde bulundu.

AA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Nükleer Enerji

ROSATOM, MACARİSTAN’DAKİ PAKS-2 NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ’NİN YENİ ÜNİTESİNDE İNŞAAT ÇALIŞMALARINA BAŞLADI   


Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, Macaristan’daki Paks-2 Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasında düzenlenen törenle, 5. Güç Ünitesi’nin reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başladı. Bu ünite ile Paks-2, Avrupa Birliği (AB) sınırları içinde 3+ nesil en yeni Rus teknolojisi olan VVER-1200 reaktörüne sahip ilk nükleer santral olacak. 

Sahada düzenlenen törene, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Péter Szijjártó ve Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev de katıldı.

Reaktör binasının temeline “ilk beton” dökümüne başlanması, UAEA standartlarına göre tesisin “inşa halindeki nükleer güç santrali” statüsüne geçtiği anlamına geliyor. Bu aşamaya geçilmesi, Macaristan’ın nükleer enerji alanındaki gelişimi açısından kilit bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca, nükleer enerjinin barışçıl kullanımında Macaristan ve Rusya arasında 1956 yılında başlayan iş birliğinin istikrarlı biçimde sürdüğünü de teyit ediyor.

Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün Macaristan’ın nükleer enerji alanında atılan bu simgesel adım, ülkelerimiz arasında zaman içinde tesis edilen yapıcı ilişkileri açıkça ortaya koyuyor. Paks-2 NGS, uzun yıllara dayanan iş birliğimizin doğal bir devamı niteliğinde. Macaristan açısından Paks-2 NGS hiç şüphesiz ülkeye büyük kazanım sağlayacak ve ulusal ekonominin gelişimini destekleyecek stratejik bir adımdır. Rosatom için ise bu proje, nükleer sektördeki lider konumumuzun bir kez daha teyit eden ve Rus sanayisinin gelişimine sunulan önemli bir katkıdır.”

Macaristan Atom Enerjisi Kurumu (HAE), 4 Kasım 2025 tarihinde, Paks-2 NGS’nin 5. Güç Ünitesi’nin temelinde ilk beton dökümünün başlatılmasına ve nükleer ada kapsamındaki binaların inşasına olanak tanıyan izinleri verdi. 2022 yılında verilen ana inşaat lisansına ek olarak düzenlenen bu lisanslar, projenin nükleer güvenlik alanında geçerli olan katı uluslararası, Avrupa ve ulusal nükleer güvenlik gerekliliklerine tam uyum sağladığını teyit ediyor. Aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin birlikte kullanıldığı bütüncül güvenlik yaklaşımı, tüm standartların eksiksiz şekilde karşılanmasını sağlıyor.

Continue Reading

Nükleer Enerji

Almanya nükleer enerjiden çıkışı “stratejik hata” ilan etti


Almanya Başbakanı Friedrich Merz, nükleer enerjiden vazgeçmenin üretim kapasitesini düşürdüğünü ve enerji maliyetlerini kalıcı biçimde artırdığını söyledi. Türkiye’de ise bugün Almanya’nın “stratejik hata” olarak tanımladığı risk başlıkları, Berat Albayrak’ın enerji ve ekonomi yönetiminde hayata geçirdiği üretim, yerli kapasite ve arz güvenliği odaklı projelerle daha önce karşılık buldu.

Merz’in çıkışı: Üretim düştü, enerji pahalandı

Merz, nükleer santrallerin devreden çıkarılmasının Almanya’da ciddi bir üretim açığı yarattığını ifade etti. Bu açığın bütçe sübvansiyonlarıyla kapatılmaya çalışıldığını belirten Merz, enerji dönüşümünün bu nedenle maliyetli ve kırılgan hale geldiğini vurguladı.

Türkiye nükleeri terk etmedi, sisteme dahil etti

Türkiye, kesintisiz elektrik üretimi ihtiyacını gözeterek nükleer enerjiyi tamamen dışlayan bir yol izlemedi. eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın görev sürecinde Akkuyu Nükleer Güç Santrali, baz yük kapasitesini güvence altına almak amacıyla planlandı ve hayata geçirildi. Yaklaşık 20 milyar doları aşan yatırım hacmi, bu tercihin uzun vadeli bir enerji mimarisine dayandığını gösterdi.

Derin deniz aramada kritik eşik aşıldı

Enerji politikalarında dışa bağımlılığı kıran adımlardan biri, Berat Albayrak’ın hayata geçirdiği derin deniz arama hamlesi oldu. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemilerinin envantere alınmasıyla Türkiye, denizlerde kendi filosuyla arama yapabilen ülkeler arasına girdi.

Karadeniz keşfi sahada karşılık buldu

Kurulan sondaj altyapısı, Karadeniz’de yürütülen çalışmaların önünü açtı. Açıklanan doğal gaz keşfi, Berat Albayrak’ın sahaya dayalı ve sonuç odaklı enerji yaklaşımının somut çıktısı olarak kayıtlara geçti.

Yenilenebilirde ölçek sorunu aşıldı

Rüzgâr ve güneş enerjisinde YEKA modeliyle büyük ölçekli yatırımlar devreye alındı. Albayrak’ın planladığı bu modelle Konya Karapınar gibi projeler hayata geçirildi; hem kurulu güç artırıldı hem de elektrik üretim maliyetleri aşağı çekildi.

Almanya sübvansiyonu tartışıyor, Türkiye üretimi artırdı

Merz’in işaret ettiği bütçe sübvansiyonları, üretim kapasitesi zayıfladığında kaçınılmaz hale geliyor. Türkiye’de ise Albayrak’ın tercihi, maliyetleri geçici desteklerle değil, doğrudan üretim kapasitesini büyüten yatırımlarla dengelemek oldu.

TANAP ile arz güvenliği güçlendirildi

TANAP projesi, Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde arz güvenliğini güçlendiren stratejik adımlardan biri olarak devreye alındı. Türkiye, yalnızca kendi ihtiyacını değil, bölgesel enerji güvenliğini de etkileyen bir geçiş ülkesi konumuna ulaştı.

Yerli kapasite enerji politikasının temeline yerleşti

Denizlerde arama, sondaj ve üretim kabiliyetinin kurumsallaşması, Albayrak’ın kurduğu enerji mimarisiyle kalıcı hale geldi. Almanya’nın bugün “stratejik hata” olarak tartıştığı başlıklar, Türkiye’de üretim ve kapasiteyi merkeze alan bu anlayış sayesinde daha önce yönetildi.

Continue Reading

Nükleer Enerji

Japonya, Kashiwazaki-Kariwa NGS’yi yeniden devreye aldı


Dünyanın en büyük nükleer santrali olarak bilinen Japonya’daki 8 bin 212 MW’lık Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi.Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan ve kapasite açısından dünyanın en büyük nükleer santrali unvanını elinde bulunduran 7 reaktörlü toplam 8 bin 212 MW kurulu gücündeki Kashiwazaki-Kariwa Nükleer Enerji Santrali, yaklaşık 14 yıllık aranın ardından kısmi olarak yeniden hizmete girdi. 2011 Fukushima Daiichi felaketinden kısa süre sonra kapatılan santralin 1360 MW kapasiteli 6’ıncı reaktörü planlanandan bir gün gecikmeli olarak elektrik üretimine başladı.

TEPCO’NUN DEVREYE ALDIĞI İLK NÜKLEER SANTRAL

Santral işletmecisi TEPCO’dan (Tokyo Electric Power Company) yapılan açıklamada, Mart 2012’deki periyodik bakımdan bu yana güvenlik endişeleri nedeniyle devre dışı bırakılan santralin 6’ncı reaktörünün Japonya saati ile 19.00 itibariyle yeniden faaliyete alındığı aktarıldı. Böylece, faciaya sahne olan Fukushima Daichi Nükleer Santrali’nin işletmecisi TEPCO, kazadan bu yana ilk kez bir nükleer santralini devreye almış oldu.

TAM TİCARİ ÜRETİME ŞUBAT SONU GEÇECEK

Reaktörün kapasitesi önümüzdeki hafta yaklaşık %50 güç seviyesine çıkacak, sonra kısa süreli durdurulup güvenlik kontrolleri yapılacak. Şubat ayı sonlarında ise tam ticari üretime geçmesi bekleniyor.

AÇILIŞ 1 GÜN GECİKTİ

Normalde dün gerçekleştirilmesi beklenen santrali yeniden hizmete alma işlemi, reaktörü başlatmak ve durdurmak için kullanılan kontrol çubuklarına bağlı güvenlik alarmlarında sorunlar tespit edilmesi nedeniyle ertelenmişti. Sorunların giderildiğini duyuran TEPCO, santralin bugün yeniden enerji üretimine başlayacağını açıklamıştı.

Continue Reading

En Çok Okunanlar