Yenilenebilir Enerji
TİKAV ve Akfen Yenilenebilir Enerji’nin Kadınların Güçlenmesi İçin Kırsal Bölgelere Uzanan Farkındalık Projesi ‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’ Tamamlandı
Akfen Holding tarafından kurulan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), Akfen Yenilenebilir Enerji’nin üretim santrali yatırımlarının bulunduğu Türkiye’nin 18 ilinde 27 farklı kırsal bölgesinde yaşayan kadın ve ailelerine eğitim sağladığı “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi tamamlandı.
“Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi 2024 yılı boyunca dijital platformların faydalı ve doğru kullanımı üzerine yoğunlaşarak kırsal bölgelerde yaşayan kadın ve ailelerini, dijital platformların bilinçsiz kullanımı sonucu ortaya çıkabilecek hukuksal, sosyal, fizyolojik ve psikolojik sorunlar hakkında bilinçlendirdiği 24 eğitim ile yaklaşık 2500 kişiye ulaştı.
Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), 2024 yılı boyunca kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve ailelerine dijital platformların faydalı ve doğru kullanımı üzerine eğitim verdiği Dijital Ayak İzimiz projesini tamamladı. Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansman desteğiyle “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesini hayata geçiren TİKAV, 2024 yılı boyunca Türkiye genelindeki 18 ilde ve 27 farklı lokasyonda yer alan güneş, rüzgâr ve hidroelektrik santralleri çevresinde yaşayan kırsal bölgedeki kadınları dijital dünya konusunda bilinçlendirdi.
2024 yılı boyunca süren projede, kırsal bölgede yaşayan kadınları, dijital platformların faydalı ve doğru kullanımı konusunda bilinçlendirip; dijital platformların bilinçsiz kullanılması sonucunda oluşabilecek hukuksal, sosyal, fizyolojik ve psikolojik sorunları ele alarak hem katılımcı kadınların hem de aile üyelerinin bu kapsamda yaşayabilecekleri problemlerin (bilişsel suçlar, psikolojik, fiziksel, sosyolojik ve kültürel sorunların) önüne geçilmesi amaçlandı. Akfen Yenilenebilir Enerji’ye ait 27 lokasyonda düzenlenen seminerler ile hayata geçirilen ‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’ projesi, TİKAV ve Akfen Yenilenebilir Enerji’nin desteğiyle dijital çağın getirdiği zorluklara karşı toplumsal farkındalık yaratmayı ve bu dijital çağda kırsal bölgelerde yaşayan kadınların bilinçlendirilmesini sağladı.
PROJE TÜRKİYE’NİN 18 İLİNDE 24 FARKLI
LOKASYONUNDA 2500 KİŞİYE ULAŞTI
‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’ Projesi kapsamında düzenlenecek seminerler 2024 yılı boyunca Türkiye’nin dört bir yanını kapsayacak şekilde planlandı. 18 yaş ve üstü kadınların katılımında düzenlenen program, Amasya GES (Kutu Köyü Boyalı Mevkii, Amasya), Sırma HES (Bozdoğan, Aydın), Denizli RES (Karacasu, Aydın) Üçpınar RES & Kocalar RES (Lapseki, Çanakkale), Hasanoba RES (İntepe Köyü, Çanakkale), Denizli GES (Acıpayam, Denizli), Demirciler HES (Kale, Denizli), Elazığ GES (Merkez, Elazığ), Gelinkaya HES (Aziziye, Erzurum), Doruk HES (Dereli, Giresun), Çalıkobası HES (Bulancak, Giresun), Çamlıca HES (Yahyalı, Kayseri), Me-Se GES (Sarayönü, Konya, Yaysun & MT GES (Ereğli, Konya), İota M. Fırıncı GES (Battalgazi, Malatya), Otluca HES (Anamur, Mersin), Sekiyaka HES (Seydikemer, Muğla), Kavakçalı HES (Ula, Muğla), Demirciler RES & Sarıtepe RES (Bahçe, Osmaniye), Doğançay HES (Geyve, Sakarya), Saraçbendi HES (Gemerek, Sivas), Tokat GES (Turhal İlçesi Kuşoturağı Köyü, Tokat), Yağmur HES (Kahramanlar Köyü Sürmene, Trabzon), Omicron GES (Edremit, Van)’da uygulandı. Proje kapsamında 24 farklı lokasyonda çalışmalar gerçekleştirilerek yaklaşık 2500 kişiye ulaşıldı.
KIRÇUVAL: “TİKAV OLARAK FARKINDALIĞI ARTIRMAKTAN VE
DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜSÜ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ”
Dijital platfomların kırsalda yaşayan kadınların eğitimden iş fırsatlarına, sağlık hizmetlerinden toplumsal katılımlarına kadar birçok alanda güçlenmesine olanak tanıdığını ifade eden TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, bu proje ile kadınların güvenli bir şekilde bilgiye erişmesini sağladıklarını ve dijital platformların risklerine karşı bilinçlendirildiğini söyledi.
Kırçuval “TİKAV olarak bu farkındalığı artırmaktan, bu dönüşümün öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz. Kadınların dijital dünyada da güçlenmeleri, kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerine destek olmak bizim için çok değerli. Biz biliyoruz ki toplumun kalkınması kadınlarımızın güçlenmesiyle mümkün.” ifadelerine yer verdi.
5 FARKLI PROJEDE 9 BİN 300
KADINA YÜZ YÜZE EĞİTİM VERİLDİ
TİKAV ile Akfen Yenilenebilir Enerji birlikteliğinde 2017 yılında “Evde Okullu Olduk” projesiyle 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda 15 bölgede 800 kadına ulaşıldı. Sağlık olarak belirlenen 2018 yılının temasında “Önce Sağlık” projesiyle 17 bölgede 1500 kadına sağlık eğitimi verildi. 2019 yılıyla birlikte başlayan “Hijyen Sağlıktır” projesinde de 26 farklı noktada 2 bin kadına ulaşıldı.
Pandeminin ardından hayata geçirilen “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi ile çevresel ve ekonomik sorunlarının etki boyutunun arttığı günümüzde aile içerisinde tasarruf yöntemlerinin benimsenmesi ve doğa ile uyumlu bir yaşam tarzının sağlanması konusunda Akfen Yenilenebilir Enerji’ye ait enerji santralleri bölgelerinde yaşayan 2500 kadına eğitim verildi.
‘Dijitaldeki Ayak İzimiz’ projenin de uygulanması ile birlikte 5 farklı sosyal sorumluluk projesinde yaklaşık 9 bin 300 kadına çeşitli konularda yüz yüze eğitim verilmiş oldu. Projelerle dolaylı olarak ulaşılan kişi sayısı ise 20 bini aştı.
Yenilenebilir Enerji
Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW’a Yükseltti
Tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten Türkiye’nin en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak RES’te gerçekleştirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile kurulu gücünü 1.210 MW’a taşıdı. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti. Bu yatırımla birlikte şirketin rüzgâr kurulu gücü de 268,5 MW’a ulaştı.
Uşak RES’te devreye alınan kapasite artışı, kurulu gücü artırmasının yanı sıra çevresel ve toplumsal faydaya da önemli katkılar sağlıyor. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla tesisin mevcut üretimine ek olarak, yıllık yaklaşık 40 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu üretim miktarı yaklaşık 15 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geliyor. Proje kapsamında ayrıca yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Kapasite artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, projenin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlama yolunda önemli bir kilometre taşına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uşak RES’te gerçekleştirdiğimiz kapasite artışı, yenilenebilir enerjiye olan kararlılığımızın ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesidir. Bu yatırımla birlikte toplam kurulu gücümüz 1.210 MW’a, rüzgâr kurulu gücümüz ise 268,5 MW’a yükseldi. Temiz ve sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığımızla yatırımlarımızı büyütmeye ve ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Uşak’ta kapasite artışı kapsamında 6 MW kurulu güce sahip bir türbini daha devreye almayı planlıyoruz.”
Rüzgar Enerjisi
TÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİDE ULUSLARARASI YATIRIMLARLA YENİ BİR FAZA GEÇİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nda mevkidaşı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile “Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma”ya imza attı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan güneş enerjisi anlaşması, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek, süreklilik ve uluslararası iş birliklerini merkeze alan yeni bir faza geçtiğini ortaya koyuyor. Bu anlaşma, yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek büyüten, maliyetleri aşağı çeken ve uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir yaklaşımın somut göstergesi olduğunu belirten Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden “Kilovat/saat başına 1,99 avro/sent gibi bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biriyle hayata geçirilecek projeler, hem enerji arz güvenliği hem de tüketicilere yansıyacak maliyet avantajı açısından son derece değerli” vurgusunda bulundu.
Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR
Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi.
Rüzgar Enerjisi
Enerjisa Üretim, Türkiye’de Rüzgârda 1.000 MW’a Ulaşan İlk Şirket Oldu
Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde öncü rol üstlenen Enerjisa Üretim, 30. yılında Türkiye’de rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güce ulaşan ilk şirket oldu.
Aynı zamanda 10’dan fazla projeyi eş zamanlı geliştirip inşa ederek sektörde çıtayı yükseltti. Bu başarı, yerli teknolojiden sürdürülebilir kalkınmaya, kadın istihdamından toplumsal faydaya uzanan güçlü yaklaşımıyla Türkiye’nin enerji ekosistemine yeni bir ivme kazandıracak.
Enerjisa Üretim, mevcut rüzgâr portföyü ve YEKA-2’nin devreye alınan santralleriyle 1.000 MW kurulu güç kapasitesine ulaşarak Türkiye’de rüzgâr enerjisindeki en kapsamlı dönüşüm gücünü ortaya koyan ilk şirket oldu. Toplamda 16 rüzgâr santralinin katkısıyla aşılan bu eşik, Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarihinde ulaşılan en büyük rüzgâr kapasitesini temsil ederek ülkenin enerji dönüşümünde kritik bir kilometre taşı oluşturuyor. Bu kurulu güç ile yaklaşık 1,7 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretimi sağlanacak. Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028 yılı sonu itibarıyla en az 6.250 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.
Enerjisa Üretim, 30. yılına rüzgârda dev bir adımla giriyor
1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji sektöründe dönüşüme yön veren Enerjisa Üretim, rüzgâr enerjisindeki büyümesini özellikle 2010’lu yılların başından itibaren hızlandırarak bugün 1.000 MW’la sektörün ölçeğini tanımlayan liderliğe ulaşmış durumda. YEKA projeleri, hibrit uygulamalar ve yerli teknoloji katkısıyla şekillenen bu yolculuk, 30. yılında Türkiye’nin rüzgâr haritasını değiştiren bir etki yaratıyor. Enerjisa Üretim, YEKA-2 yolculuğunu tamamlandığında ise ülkenin toplam rüzgâr gücünün en az yüzde 10’unu tek başına karşılayacak. Bu kapasiteyle Türkiye’nin en geniş ve en etkili rüzgâr portföyünü yöneten oyuncu konumunu sürdürecek.
Geleceğin enerji ekosistemi yaratılıyor
Enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından güçlü bir altyapı sunan bu büyüme, şirketin 2023 yılında hayata geçirdiği Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programıyla toplumsal boyut da kazandı. Eğitimlerle kadın mühendis ve teknisyenlerin uzmanlığını güçlendiren REDKA programı kapsamında, Ovacık RES Türkiye’de resmî kabul ve operasyon süreçleri uçtan uca kadınlar tarafından yönetilen ilk ve tek rüzgâr santrali olarak öne çıkıyor. Enerjisa Üretim, kadın istihdamını güçlendiren bu modeli yeni projelere taşımayı ve sektör genelinde yaygınlaştırmayı sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olarak görüyor.
“Bugün 1.000 MW’nin üzerindeyiz, önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli bir büyüme yol haritası var”
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir kilometre taşı bıraktıklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, şunları söyledi: “Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW eşiğini geride bırakmamız, özel sektörün ülkenin enerji dönüşümünde üstlendiği kritik rolün güçlü bir göstergesi. Önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli ve kararlılıkla ilerleyen bir büyüme yol haritası bulunuyor. 30. yılımızda elde ettiğimiz bu büyüklük, uzun vadeli yatırımlarımızın, ulusal enerji stratejisine sağladığımız katkının ve geleceğe dönük güçlü vizyonumuzun somut bir göstergesi. Bugünkü rüzgâr kapasitemiz; yerli üretim ekosistemini güçlendiren, Türkiye’nin rüzgâr teknolojilerindeki rekabet avantajını artıran ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini destekleyen stratejik bir altyapı oluşturuyor. YEKA projelerinden hibrit santrallere, batarya enerji depolama tesislerinden kapasite artışları ile birleşme ve satın alma adımlarına uzanan bütünsel yatırım yaklaşımımız, sürdürülebilir büyüme stratejimizin omurgasını oluşturuyor. Bu yaklaşım, bizi bugün aynı anda 10’dan fazla projeyi geliştiren ve inşa eden bir yapıya taşıdı. Sektörümüz açısından bu gerçekten bir rekor. Ortaya çıkacak bu portföy, son 10–15 yılın Türkiye’deki en büyük yenilenebilir enerji yatırımı olacak. Bu yatırımlar, rekabetçi elektrik fiyatlarının oluşmasına katkı sağlarken, yeşil enerji tedarikiyle sanayimizin ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak.”
Türkiye’nin gelecekteki enerji mimarisini de tasarlayan bu vizyona dikkat çeken Bayçöl, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uçtan uca, gigavat ölçeğinde yatırım geliştirebilen, enerji projelerini fikir aşamasından inşaata, işletmeden dijital optimizasyona kadar tüm yaşam döngüsü boyunca yöneten entegre bir organizasyonuz. Enerji üretimini, doğayla uyumlu, insanı odağına alan, yerel kalkınmayı destekleyen ve toplumsal faydayı önceleyen bir değer zinciri olarak görüyoruz. REDKA programımızla kadın mühendislerin liderliğini güçlendirirken, yerli üretim kapasitesini artırarak ulusal teknolojiyi ve yeni nesil yetkinlikleri destekleyen kapsayıcı bir dönüşüm modeli ortaya koyuyoruz. Hedeflerimize ilerlerken vizyonumuz net: Türkiye’nin enerjisini daha temiz, daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir geleceğe taşımak. Bu hedef doğrultusunda attığımız her adım, ülkemizin enerji bağımsızlığına ve küresel rekabet gücüne doğrudan katkı sunuyor. Enerjisa Üretim, bugünün enerjisini üretirken geleceğin enerji ekosistemini de inşa etmeye kararlıdır.”
-
PETROL2 hafta önceKırıkkale’de Kritik Zirve: Koç Holding ve Tüpraş Heyetinden Petrol-İş Sendikası’na Ziyaret!
-
ELEKTRİK2 hafta önceBeta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı
-
ELEKTRİK2 hafta önceSungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak
-
PETROL2 hafta önceShell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede
