Connect with us

ELEKTRİK

CK Enerji Çamlıbel Elektrik’ten sektörde bir ilk: Tarımın Enerjisi Raporu


Enerji sektörünün öncü şirketi CK Enerji Çamlıbel Elektrik, sektörde bir ilke imza atarak tarımsal faaliyet abonelerinin yaş, cinsiyet, faaliyet alanı ve elektrik tüketim gibi verilerini “Tarımın Enerjisi Raporu”nda topladı. Sivas, Tokat ve Yozgat’ı kapsayan rapor, bölgesel kalkınmadan yatırım planlamasına kadar birçok alanda önemli bir rehber niteliğine sahip.

CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi Raporu’na göre, tarımsal faaliyet abonelerinin elektrik tüketimi, sulamaların yoğun olduğu ilk 9 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,97 arttı. Geçen yıl üç ilde toplam elektrik tüketimi içinde yüzde 8,30 olan tarımsal faaliyet abonelerinin payı, bu senenin ilk 9 ayında ise yüzde 11,18’e yükseldi. Tarımsal faaliyet abonelerinin sadece yüzde 5,4’ünü kadınlar oluştururken 18-24 yaş genç abonelerin payı ise yüzde 0,4’lerde kaldı.

 

Enerji sektörünün öncü şirketi CK Enerji Çamlıbel Elektrik; Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyette bulunan abonelerinin, yaş ve cinsiyet dağılımından elektrik tüketimine kadar pek çok veriyi içeren “Tarımın Enerjisi Raporu”nu açıkladı. CK Enerji Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü Muharrem Bülbül,  “sektörde bir ilk olan raporun” sadece enerji sektörüne değil, bölgesel kalkınma stratejilerinin belirlenmesine, tarımsal verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir yatırımların planlanmasına da önemli bir rehber niteliği taşıyacağını söyledi.

TOPLAM TÜKETİMİN YÜZDE 11,18’İ TARIMSAL ABONELERDEN GELDİ

Teknolojiye yaptıkları yatırımla görevli tedarik şirketi olarak hizmet verdikleri Sivas, Tokat ve Yozgat’taki tarımsal faaliyet abonelerinin profillerine yönelik değerli verilerden “CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi Raporu”nu oluşturduklarını belirten Muharrem Bülbül, “Tarımsal faaliyetler hem bölge ekonomisinin hem de ülkemizin geleceği açısından stratejik öneme sahip. Biz CK Enerji olarak tarımın enerjisini doğru yönetmenin, üreticilerimize sürdürülebilir bir gelecek sunmanın temelini oluşturduğuna inanıyoruz. Bu raporla birlikte, tarımsal enerjinin bugünkü tablosunu ortaya koyarken geleceğin ihtiyaçlarına da ışık tutmak istedik. Raporumuza göre geçen yılın ilk 9 ayında tarımsal faaliyet abonelerimizin elektrik tüketimi 162,3 milyon kWh iken bu yıl aynı dönemde bu rakam yüzde 11,97 artarak 181,8 milyon kWh’nin üzerine çıktı. İklim değişikliğinin de etkisi ile bu yaz azalan yağışlar, kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği sonucu elektrikli sulama pompalarının daha yoğun kullanılması bu artışın ana en önemli nedenleri arasında yer aldı. Söz konusu abonelerin yüzde 91’inden fazlası tarımsal sulama kapsamında hizmet alırken, geçen yıl toplam tüketim içinde yüzde 8,30 olan tarımsal faaliyet abonelerinin toplam tüketimdeki payı, 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 11,18’e yükseldi” dedi.

TARIMSAL TÜKETİMDE YOZGAT İLK SIRADA

CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi raporunda üç ildeki tarımsal faaliyet abonelerinde 2012 yılından bu yana gözlenen büyük artışa da yer verildi. Rapora göre Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyetlere yönelik abone sayısı, 2012 yılında 625 iken 2025 yılı itibarıyla 8 bin 369’a ulaştı. Aradan geçen sürede bölgedeki tarım abone sayısı yüzde 1.239 arttı. Tarımsal faaliyet aboneleri alt kırılımına bakıldığında 7 bin 672 abone ile tarımsal işletmeler birinci sırada yer alırken hayvancılık işletmeleri 697 abone ile ikinci sırada yer aldı. Tarımsal faaliyet abonelerinin illere göre dağılımda Tokat yüzde 23, Sivas yüzde 33,9, Yozgat ise yüzde 43,1 paya sahip oldu. Üç il arasında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi, 1.417 aboneyle en fazla tarımsal faaliyet abonesine sahip bölge olarak öne çıktı. Bu sayı, toplam tarım abonelerinin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık gelirken Boğazlıyan’ı 911 aboneyle Sivas Merkez izledi.

TARIMDA GENÇLERİN PAYI YÜZDE 0,4 KADINLARIN PAYI YÜZDE 5,4

Raporun bir diğer dikkat çekici verisi ise yaş aralığı ve cinsiyet dağılımı oldu. Üç ildeki abonelerin sadece yüzde 0.4’lük kısmını genç yaş olarak tabir edilen 18–24 yaş aralığında olurken yüzde 63,6’sını yetişkin yaş olarak tabir edilen 25–64 yaş aralığı, yüzde 36’lık kısmını ise 65 yaş ve üzeri aboneler oluşturdu. Cinsiyet dağılımı incelendiğinde, tarımsal faaliyet abonelerinin yüzde 82,6’sının erkek, yüzde 5,4’ünün ise kadın olduğu görüldü. Bu arada abonelerin yüzde 12,1’i tüzel kişi kategorisinde yer aldı. Kadın abone oranının yüzde 8,6 ile Tokat’ta en yüksek seviyede olması, bölgedeki tarımsal katılımın coğrafi olarak da farklılık gösterdiğini ortaya koydu.

TARIMSAL İŞLETMELER YENİLENEBİLİR ENERJİYE YÖNELİYOR

İklim değişikliğinin etkisi ile son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretim ve tüketimindeki payı artarken, CK Enerji Çamlıbel Elektrik’in Tarımın Enerjisi Raporu’nda bölgede bu yöndeki gelişmelere de yer verildi. CK Enerji Çamlıbel Elektrik’in hizmet bölgesi olan Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyet gösteren işletmeler tarafından kurulan yenilenebilir enerji santrallerinin 2025 yılının ilk 9 ayında toplam üretimi 2,5 milyon kWh’ye ulaşırken, tarımsal işletmelerin bu santrallerden tükettikleri enerji ise 1,9 milyon kWh’yi buldu.

EĞİTİMLERLE TARIMDA ENERJİ VERİMLİLİĞİNE DESTEK

CK Enerji Çamlıbel Elektrik, yalnızca verileri analiz eden bir kurum olarak değil, aynı zamanda üreticilerin enerji verimliliği bilincini artıran bir paydaş olarak da sahada aktif rol üstlendiğini raporla bir kez daha ortaya koydu. Tarımın Enerjisi Raporu’na şirketin yürüttüğü Enerji Okuryazarlığı Projesi kapsamında 2022 yılında Tokat’ın Akyamaç ve Kemalpaşa köylerinde meyve üreticilerine yönelik eğitim programları düzenlendiğinin altı çizildi. Bu eğitimlerde, tarımsal sulamada enerji tasarrufu sağlayacak yöntemler, uygun elektrik tarifeleri, yenilenebilir enerji kullanımı, verimli sulama teknikleri ve doğru ekipman seçimi gibi konularda bilgi paylaşıldı.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Endüstrilerde enerji verimliliğinde yeni dönem: Akıllı enerji yönetimi rekabet avantajı sağlıyor


Artan enerji maliyetleri, elektrifikasyonun hız kazanması, karbon azaltım hedefleri ve operasyonel süreklilik beklentileri, enerji verimliliğini sanayi kuruluşları için yalnızca bir maliyet optimizasyonu konusu olmaktan çıkararak stratejik bir rekabet unsuru haline getiriyor. ABB Elektrifikasyon; akıllı elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerjiyi daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmelerine destek oluyor.

Türkiye’nin sanayi sektöründe enerji verimliliğinin artırılması, işletmelerin rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları açısından da önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2024 yılında nihai enerji yoğunluğu, 2000 yılına kıyasla yüzde 34,4 oranında iyileşti. Bu gelişme, enerji verimliliğinde sağlanan ilerlemeyi ortaya koyarken, sanayide enerji kullanımının daha etkin yönetilmesi için dijitalleşmenin sunduğu fırsatların önemini de artırıyor.

Endüstriler için yeni rekabet avantajı: Enerjiyi akıllı yönetebilmek

Günümüzde endüstriyel tesisler için enerji verimliliği, yalnızca daha az enerji tüketmek anlamına gelmiyor. Enerjinin nerede, ne zaman ve nasıl kullanıldığını gerçek zamanlı olarak görebilmek, tüketim eğilimlerini analiz etmek, güç kalitesi ve elektrik altyapısının performansını izlemek ve elde edilen verileri operasyonel kararlara dönüştürmek giderek daha kritik hale geliyor.

Enerji görünürlüğü, işletmelerin yalnızca tüketimlerini takip etmelerini değil, aynı zamanda operasyonel riskleri azaltmalarını, ekipman performansını iyileştirmelerini ve enerji yatırımlarını daha doğru planlamalarını sağlıyor.

ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, akıllı devre kesiciler, enerji ölçüm ve izleme teknolojileri, güç kalitesi çözümleri ve dijital enerji yönetimi platformlarıyla elektrik altyapısının farklı noktalarından elde edilen verileri anlamlı içgörülere dönüştürmeye yardımcı oluyor.

Smart Power ile elektrik altyapısında yeni nesil yönetim

Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte elektrik altyapılarından beklenen performans da değişiyor. Üretim tesisleri, veri merkezleri, ticari yapılar ve kritik altyapılar; daha yüksek elektrik talebini karşılayabilen, güvenilir, esnek ve aynı zamanda dijital olarak yönetilebilen sistemlere ihtiyaç duyuyor.

ABB’nin Smart Power yaklaşımı, elektrik dağıtım altyapısının yalnızca enerjiyi güvenli şekilde dağıtan pasif bir sistem olmaktan çıkarak ölçüm yapabilen, haberleşebilen ve işletme kararlarını destekleyebilen akıllı bir altyapıya dönüşmesini hedefliyor.

Akıllı devre kesiciler ve ölçüm çözümleri sayesinde elektrik dağıtım sistemlerinden elde edilen veriler; enerji tüketimi, güç kalitesi, yük profilleri ve ekipman performansı gibi farklı başlıklarda değerlendirilebiliyor. Bu verilerin dijital platformlar üzerinden izlenmesi ise işletmelere enerji performanslarını sürekli takip etme ve iyileştirme fırsatı sunuyor.

Böylece enerji yönetimi, yalnızca geçmiş tüketimin raporlandığı bir süreç olmaktan çıkarak operasyonların sürekli iyileştirilmesini destekleyen dinamik bir yönetim modeline dönüşüyor.

Türkiye’deki endüstriler için somut değer

Akıllı elektrifikasyon yaklaşımı; otomotiv, metal ve çelik, kimya, çimento, enerji, veri merkezleri ve diğer enerji yoğun sektörlerde farklı ihtiyaçlara göre uygulanabiliyor.

Türkiye’de ABB’nin metal sektöründeki çalışmaları arasında, büyük ölçekli çelik üretim tesislerinin verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenlik hedeflerini desteklemeye yönelik uygulamalar yer alıyor. ABB’nin ArcSave® elektromanyetik karıştırıcı çözümü, dünyanın büyük elektrik ark ocaklarından bazılarında kullanılmak üzere devreye alınıyor. Bu tür uygulamalar, elektrifikasyon teknolojilerinin yalnızca enerji dağıtımı açısından değil, doğrudan üretim proseslerinin performansı açısından da değer yaratabildiğini gösteriyor.

ABB’nin çözüm yaklaşımı, farklı endüstrilerde elektrik altyapısının görünür hale getirilmesinden enerji performansının analizine, güç kalitesinin yönetilmesinden kritik yüklerin güvenilirliğine kadar uçtan uca bir yapı sunuyor.

Özellikle enerji yoğun üretim tesislerinde doğru ölçüm ve izleme altyapısı; enerji kayıplarının, gereksiz tüketimlerin ve verimsiz çalışma noktalarının belirlenmesine yardımcı olurken, işletmelerin enerji yatırımlarını gerçek verilere dayandırmasını sağlıyor.

Enerji verimliliği artık karbon yönetiminin de bir parçası

Enerji verimliliğinin stratejik önemini artıran başlıklardan biri de Avrupa’nın karbon düzenlemeleri. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) kesin uygulama dönemi 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. Mekanizma; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi belirli ürünlerin AB’ye ithalatında üretim kaynaklı gömülü emisyonların dikkate alınmasını öngörüyor.

Bu gelişme, özellikle Avrupa’ya ihracat yapan Türkiye’deki sanayi kuruluşları açısından enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının ölçülebilir hale getirilmesini daha önemli bir iş gündemi haline getiriyor. Çünkü enerji verimliliği yatırımları yalnızca işletme maliyetlerini azaltmakla kalmıyor; şirketlerin emisyonlarını daha iyi takip etmelerine, sürdürülebilirlik performanslarını geliştirmelerine ve değişen ticaret koşullarına hazırlanmalarına da katkı sağlıyor.

Bu nedenle elektrik altyapısından elde edilen güvenilir ve sürekli verinin, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerinin önemli bir girdisi haline gelmesi bekleniyor.

Elektrifikasyon ve dijitalleşme birlikte değer üretiyor

Veri merkezleri, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji depolama sistemlerinin hızla yaygınlaşması ve elektrikli ulaşım elektrik altyapılarından beklentileri de değiştiriyor. Artık işletmeler yalnızca daha fazla enerjiye değil daha güvenilir, daha esnek ve daha akıllı yönetilebilen enerji altyapılarına ihtiyaç duyuyor.

Bu dönüşüm, enerji verimliliğinin tek bir ekipmanla sağlanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Gerçek değer elektrik dağıtım sistemleri, enerji izleme teknolojileri, güç yönetimi çözümleri ve dijital platformların entegre biçimde çalışmasıyla oluşuyor.

ABB Elektrifikasyon, alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, Smart Power teknolojileri ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlarken enerji güvenliği, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı çatı altında destekliyor.

ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Elektrifikasyon İş Kolu Ticari Lideri Tonay Topuz enerji verimliliğinin artık çok daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Enerji verimliliğini artık yalnızca daha az enerji tüketmek olarak değerlendirmiyoruz. Gerçek değer enerjiyi nerede, ne zaman ve nasıl kullandığınızı görebilmek, bu veriyi anlamlandırabilmek ve daha hızlı, daha doğru, veriye dayalı kararlar alabilmektir. ABB Elektrifikasyon olarak dijital enerji yönetimi ve akıllı elektrik dağıtım çözümlerimizle işletmelerin enerji altyapılarını daha görünür, daha güvenilir ve daha verimli hale getiriyoruz. Böylece müşterilerimizin yalnızca enerji tüketimlerini optimize etmelerine değil, operasyonel dayanıklılıklarını güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güvenle ilerlemelerine de katkı sağlıyoruz.”

Entegre yaklaşım, sürdürülebilir başarının temelini oluşturuyor

Enerji verimliliğinde yeni dönem, tek bir ürün veya ekipmanla değil, elektrik altyapısının bütünsel olarak yönetilmesiyle şekilleniyor.

ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme, güç kalitesi ve dijital enerji yönetimi çözümlerini bir araya getirerek işletmelerin enerji altyapılarında uçtan uca görünürlük oluşturmasına destek oluyor.

Bu bütüncül yaklaşım sayesinde işletmeler enerji tüketimlerini daha etkin yönetmenin yanı sıra operasyonel sürekliliklerini güçlendirebiliyor, enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlayabiliyor ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleyebiliyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

ÇORUH EDAŞ’TAN ŞEBEKE ALTYAPISINA 1,5 MİLYAR TL’LİK BAKIM PROGRAMI


Çoruh EDAŞ, 2026 yılında Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize’de elektrik dağıtım şebekesinin bakım ve iyileştirme çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırdı. Bölgenin enerji altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalarla arıza risklerinin azaltılması ve enerji arzının sürekliliğinin desteklenmesi hedefleniyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmetini güvenle sunan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ); Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize illerindeki şebeke altyapısını güçlendirmek adına çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen şirket, 2026 yılında şebeke bakım çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırırken; beş il genelinde enerji hatları, trafolar ve şebeke ekipmanlarına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor.

Planlı bakım çalışmaları bölge genelinde sürüyor

Çoruh EDAŞ’ın bakım programı kapsamında şebeke unsurları düzenli olarak kontrol edilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda bakım, onarım ve ekipman yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Özellikle bölgenin zorlu coğrafi ve iklim koşulları dikkate alınarak yürütülen çalışmalarla şebekenin dayanıklılığının artırılması ve olası arızaların oluşmadan önlenmesi amaçlanıyor.

Bölge genelinde gerçekleştirilen bu planlı taramalar sayesinde, gelecekte oluşabilecek büyük çaplı ve plansız arızaların önüne erkenden geçiliyor.

Planlı kesintiler güvenli çalışma için uygulanıyor

Bu kapsamda gerçekleştirilen planlı kesintiler, arızadan kaynaklanan beklenmedik kesintilerden farklı olarak önceden programlanıyor ve tüketiciler bilgilendiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilgili bölgeye yeniden enerji veriliyor. Böylece kısa süreli planlı çalışmalar; daha dayanıklı bir şebeke, daha düşük arıza riski ve daha kaliteli enerji hizmeti için yapılan uzun vadeli iyileştirmelerin bir parçası haline geliyor.

Şirket, planlı çalışmalar nedeniyle geçici olarak enerji kesintisi yaşanan bölgelerde tüketicilerin günlük yaşamının mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesi için çalışmalarını belirlenen program dahilinde tamamlamaya odaklanıyor.

Çoruh EDAŞ, çalışmalar esnasında yaşanabilecek zorunlu kesintiler nedeniyle bölge halkına gösterdikleri anlayış için teşekkür ederken; tüm planlı kesinti detaylarının güncel olarak şirketin resmi web sitesi ve iletişim kanalları üzerinden takip edilebileceğini hatırlattı.

Continue Reading

ELEKTRİK

352 PROJELİK DENEYİM YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYUYOR


Türkiye’nin enerji dönüşümü yalnızca yeni santrallerin kurulmasıyla değil, bu yatırımların doğru planlanması ve tüm izin süreçlerinin eksiksiz yönetilmesiyle mümkün oluyor. Bir rüzgâr ya da güneş enerjisi yatırımının hayata geçebilmesi için şehir planlamasından harita çalışmalarına, çevresel değerlendirmelerden kamulaştırmaya, orman izinlerinden imar süreçlerine kadar onlarca teknik aşamanın birbiriyle uyum içinde ilerlemesi gerekiyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye’de üretim lisansı sahibi 348 rüzgâr enerji santrali bulunurken, ARI-ES Enerji bu santrallerin 124’ünde görev aldı. Önlisans aşamasındaki projelerle birlikte şirketin rüzgâr enerjisi referansı 162 projeye ulaşarak, bu alanda önemli bir mühendislik ve proje geliştirme deneyimi oluşturdu. Güneş enerjisinde üretim lisanslı ve önlisanslı 37 projede yer alan şirket, rüzgâr lisanslarına derç edilen 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. EPDK kayıtlarındaki lisanslı ve önlisanslı 218 projenin yanı sıra lisanssız üretim, proje geliştirme ve diğer kaynak yatırımlarıyla birlikte şirketin toplam referansı 352 projeye ve 16.211,29 MW’a ulaşıyor.

YATIRIMLARIN BAŞARISI SADECE SAHADA DEĞİL, MASADA BAŞLIYOR

Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreç, saha seçimiyle birlikte proje geliştirme aşamasında başlıyor; bu aşamada atılan adımlar yatırımın en kritik belirleyicilerinden birini oluşturuyor. Kurum görüşlerinin alınması, imar planlarının hazırlanması, halihazır haritaların oluşturulması, ÇED ve ESIA süreçlerinin yürütülmesi, kamulaştırma işlemleri, yol projeleri ile orman izinlerinin tamamlanması; yatırımın zamanında başlayabilmesi açısından büyük önem taşıyor.

İzmir merkezli ARI-ES Enerji, yaklaşık 40 kişilik uzman kadrosuyla ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleri altında şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği disiplinlerini tek çatı altında buluşturuyor; bu disiplinlerin her birinde mesleki yeterlik belgesi ve büro tesciline sahip. Şirket, yatırımlara proje geliştirme aşamasından itibaren eşlik ediyor; önlisanslı, üretim lisanslı ve lisanssız projelerin tamamında hizmet veriyor. Kurum görüşlerinin alınmasından imar planlarının hazırlanmasına, halihazır harita üretiminden yol projelerine, mülkiyet edinimi ve kamulaştırmadan orman ön izinleri, kesin izinler ile ÇED ve ESIA süreçlerine kadar yatırımın ihtiyaç duyduğu jeolojik ve jeoteknik etütler dışındaki tüm aşamaları, proje geliştirmeden inşaata başlanmasına kadar kendi bünyesinde (in-house) yürütüyor. Geliştirdiği proje takip sistemiyle de her yatırımın izin ve ruhsat takvimini anlık izleyerek süreçlerin koordinasyonunu tek merkezden sağlıyor.

30 YILA YAKLAŞAN MÜHENDİSLİK BİRİKİMİ

Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında bu alana odaklanan yapısıyla yeniden kurulmuş ve o tarihten bu yana yalnızca yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Bugün şehir planlama, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve orman mühendisliği disiplinlerini aynı yapı altında buluşturan şirket; lisanslı ve önlisanslı rüzgâr ile güneş enerjisi projelerinin yanı sıra hibrit, lisanssız, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında da hizmet veriyor. Şirketin en güçlü olduğu alanlardan biri, arazi projeleri ile lisanssız rüzgâr ve güneş projelerinin geliştirme aşamasından itibaren yürütülmesi: proje geliştirme aşamasında 68 rüzgâr projesinde 5.313,58 MW’lık çalışma yürüten şirket, 52 lisanssız rüzgâr ve güneş projesi (352,16 MW) ile rüzgâr santrallerine bütünleşik 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. Bugüne kadar görev aldığı 352 proje ve 16.211,29 MW’lık referans portföyü, şirketi sektörün önemli proje geliştirme ve mühendislik kuruluşlarından biri haline getiriyor.

HER YATIRIM, FARKLI DİSİPLİNLERİN AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR

Yenilenebilir enerji yatırımlarında başarının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, yatırımın her aşamasının doğru planlanmasıyla mümkün olduğuna dikkat çeken ARI-ES Enerji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Enerji dönüşümünün görünür yüzünü rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri oluşturuyor. Ancak bu yatırımların arkasında uzun bir planlama, mühendislik ve izin süreci bulunuyor. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının zamanında hayata geçirilebilmesi için teknik uzmanlık kadar disiplinler arası koordinasyon da büyük önem taşıyor. ARI-ES Enerji olarak yaklaşık otuz yıla dayanan mühendislik birikimimizle yatırımın fikir aşamasından inşaat başlangıcına kadar tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz” açıklamalarında bulundu.

Continue Reading

En Çok Okunanlar