ELEKTRİK
CK Enerji Çamlıbel Elektrik’ten sektörde bir ilk: Tarımın Enerjisi Raporu
Enerji sektörünün öncü şirketi CK Enerji Çamlıbel Elektrik, sektörde bir ilke imza atarak tarımsal faaliyet abonelerinin yaş, cinsiyet, faaliyet alanı ve elektrik tüketim gibi verilerini “Tarımın Enerjisi Raporu”nda topladı. Sivas, Tokat ve Yozgat’ı kapsayan rapor, bölgesel kalkınmadan yatırım planlamasına kadar birçok alanda önemli bir rehber niteliğine sahip.
CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi Raporu’na göre, tarımsal faaliyet abonelerinin elektrik tüketimi, sulamaların yoğun olduğu ilk 9 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,97 arttı. Geçen yıl üç ilde toplam elektrik tüketimi içinde yüzde 8,30 olan tarımsal faaliyet abonelerinin payı, bu senenin ilk 9 ayında ise yüzde 11,18’e yükseldi. Tarımsal faaliyet abonelerinin sadece yüzde 5,4’ünü kadınlar oluştururken 18-24 yaş genç abonelerin payı ise yüzde 0,4’lerde kaldı.
Enerji sektörünün öncü şirketi CK Enerji Çamlıbel Elektrik; Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyette bulunan abonelerinin, yaş ve cinsiyet dağılımından elektrik tüketimine kadar pek çok veriyi içeren “Tarımın Enerjisi Raporu”nu açıkladı. CK Enerji Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü Muharrem Bülbül, “sektörde bir ilk olan raporun” sadece enerji sektörüne değil, bölgesel kalkınma stratejilerinin belirlenmesine, tarımsal verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir yatırımların planlanmasına da önemli bir rehber niteliği taşıyacağını söyledi.
TOPLAM TÜKETİMİN YÜZDE 11,18’İ TARIMSAL ABONELERDEN GELDİ
Teknolojiye yaptıkları yatırımla görevli tedarik şirketi olarak hizmet verdikleri Sivas, Tokat ve Yozgat’taki tarımsal faaliyet abonelerinin profillerine yönelik değerli verilerden “CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi Raporu”nu oluşturduklarını belirten Muharrem Bülbül, “Tarımsal faaliyetler hem bölge ekonomisinin hem de ülkemizin geleceği açısından stratejik öneme sahip. Biz CK Enerji olarak tarımın enerjisini doğru yönetmenin, üreticilerimize sürdürülebilir bir gelecek sunmanın temelini oluşturduğuna inanıyoruz. Bu raporla birlikte, tarımsal enerjinin bugünkü tablosunu ortaya koyarken geleceğin ihtiyaçlarına da ışık tutmak istedik. Raporumuza göre geçen yılın ilk 9 ayında tarımsal faaliyet abonelerimizin elektrik tüketimi 162,3 milyon kWh iken bu yıl aynı dönemde bu rakam yüzde 11,97 artarak 181,8 milyon kWh’nin üzerine çıktı. İklim değişikliğinin de etkisi ile bu yaz azalan yağışlar, kuraklık ve su kaynaklarının yetersizliği sonucu elektrikli sulama pompalarının daha yoğun kullanılması bu artışın ana en önemli nedenleri arasında yer aldı. Söz konusu abonelerin yüzde 91’inden fazlası tarımsal sulama kapsamında hizmet alırken, geçen yıl toplam tüketim içinde yüzde 8,30 olan tarımsal faaliyet abonelerinin toplam tüketimdeki payı, 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 11,18’e yükseldi” dedi.
TARIMSAL TÜKETİMDE YOZGAT İLK SIRADA
CK Enerji Çamlıbel Elektrik Tarımın Enerjisi raporunda üç ildeki tarımsal faaliyet abonelerinde 2012 yılından bu yana gözlenen büyük artışa da yer verildi. Rapora göre Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyetlere yönelik abone sayısı, 2012 yılında 625 iken 2025 yılı itibarıyla 8 bin 369’a ulaştı. Aradan geçen sürede bölgedeki tarım abone sayısı yüzde 1.239 arttı. Tarımsal faaliyet aboneleri alt kırılımına bakıldığında 7 bin 672 abone ile tarımsal işletmeler birinci sırada yer alırken hayvancılık işletmeleri 697 abone ile ikinci sırada yer aldı. Tarımsal faaliyet abonelerinin illere göre dağılımda Tokat yüzde 23, Sivas yüzde 33,9, Yozgat ise yüzde 43,1 paya sahip oldu. Üç il arasında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi, 1.417 aboneyle en fazla tarımsal faaliyet abonesine sahip bölge olarak öne çıktı. Bu sayı, toplam tarım abonelerinin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık gelirken Boğazlıyan’ı 911 aboneyle Sivas Merkez izledi.
TARIMDA GENÇLERİN PAYI YÜZDE 0,4 KADINLARIN PAYI YÜZDE 5,4
Raporun bir diğer dikkat çekici verisi ise yaş aralığı ve cinsiyet dağılımı oldu. Üç ildeki abonelerin sadece yüzde 0.4’lük kısmını genç yaş olarak tabir edilen 18–24 yaş aralığında olurken yüzde 63,6’sını yetişkin yaş olarak tabir edilen 25–64 yaş aralığı, yüzde 36’lık kısmını ise 65 yaş ve üzeri aboneler oluşturdu. Cinsiyet dağılımı incelendiğinde, tarımsal faaliyet abonelerinin yüzde 82,6’sının erkek, yüzde 5,4’ünün ise kadın olduğu görüldü. Bu arada abonelerin yüzde 12,1’i tüzel kişi kategorisinde yer aldı. Kadın abone oranının yüzde 8,6 ile Tokat’ta en yüksek seviyede olması, bölgedeki tarımsal katılımın coğrafi olarak da farklılık gösterdiğini ortaya koydu.
TARIMSAL İŞLETMELER YENİLENEBİLİR ENERJİYE YÖNELİYOR
İklim değişikliğinin etkisi ile son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretim ve tüketimindeki payı artarken, CK Enerji Çamlıbel Elektrik’in Tarımın Enerjisi Raporu’nda bölgede bu yöndeki gelişmelere de yer verildi. CK Enerji Çamlıbel Elektrik’in hizmet bölgesi olan Sivas, Tokat ve Yozgat’ta tarımsal faaliyet gösteren işletmeler tarafından kurulan yenilenebilir enerji santrallerinin 2025 yılının ilk 9 ayında toplam üretimi 2,5 milyon kWh’ye ulaşırken, tarımsal işletmelerin bu santrallerden tükettikleri enerji ise 1,9 milyon kWh’yi buldu.
EĞİTİMLERLE TARIMDA ENERJİ VERİMLİLİĞİNE DESTEK
CK Enerji Çamlıbel Elektrik, yalnızca verileri analiz eden bir kurum olarak değil, aynı zamanda üreticilerin enerji verimliliği bilincini artıran bir paydaş olarak da sahada aktif rol üstlendiğini raporla bir kez daha ortaya koydu. Tarımın Enerjisi Raporu’na şirketin yürüttüğü Enerji Okuryazarlığı Projesi kapsamında 2022 yılında Tokat’ın Akyamaç ve Kemalpaşa köylerinde meyve üreticilerine yönelik eğitim programları düzenlendiğinin altı çizildi. Bu eğitimlerde, tarımsal sulamada enerji tasarrufu sağlayacak yöntemler, uygun elektrik tarifeleri, yenilenebilir enerji kullanımı, verimli sulama teknikleri ve doğru ekipman seçimi gibi konularda bilgi paylaşıldı.
ELEKTRİK
Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak
Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da Türkiye’de ilk kez sergilediği yeni nesil enerji depolama çözümü PowerTitan 3.0 ile enerji depolama yatırımlarına hız kazandırmayı ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor.
PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi
SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor.
Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor.
AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor.
“Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek”
Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.”
Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi.
Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri
Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor.
Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Küresel Güven, Yerel Güç
BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor.
ELEKTRİK
Beta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı
Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, güneş enerjisi sektörünün Türkiye’deki en önemli buluşma noktalarından biri olan SolarEX İstanbul 2026 Fuarı’na katıldı. Fuarda şirket, yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümlerini ziyaretçilere tanıttı.
Türkiye’nin ilk ve tek güneş enerjisi temalı fuarı olma özelliğini taşıyan SolarEX İstanbul, bu yıl 18’inci kez düzenlenerek temiz enerji ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Beta Enerji, SolarEX İstanbul 2026’da güneş enerjisi yatırımcıları, üreticiler, sistem entegratörleri ve altyapı sağlayıcılarıyla bir araya gelerek, güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretiminin iletim ve dağıtımda verimli kullanılmasını sağlayacak ürün ve çözümlerini sundu. Şirketin standında, yenilikçi yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümleri ziyaretçilere tanıtıldı.
“Enerji dönüşümünde altyapının gücü, güneş enerjisi kadar kritik”
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, güneş enerjisinin küresel enerji dönüşümünün en hızlı büyüyen parçalarından biri olduğunu vurgulayarak, “2025 verilerine göre yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış 692 gigavatı buldu ve bunun yaklaşık yüzde 73,8’i güneşten geliyor. Bu hızlı büyüme, sektörün dinamik gelişimini gözler önüne seriyor ve sadece üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bu enerjiyi güvenilir, düşük kayıplı ve verimli şekilde iletmenin de kritik olduğunu gösteriyor. Beta Enerji olarak biz, üretim yapanlarla iletim altyapısını birleştiren çözümler sunuyoruz. Çünkü bir sistemin verimliliği sadece enerjiyi üretmekle değil, onu şebekeye en etkin şekilde ulaştırmakla ölçülür. Bu noktada ürün portföyümüz, güneş enerjisi santrallerinde üretilen elektriğin şebekeye verimli ve güvenilir şekilde aktarılmasında kritik rol oynuyor ve üreticilerle iletenleri bir ‘takım’ olarak konumlandırıyor. Yüksek verimli transformatörlerimiz, hem merkezî sistemlerde hem de dağıtım şebekelerinde esneklik, dayanıklılık ve düşük kayıpla enerji aktarımı sağlayarak GES projelerinin performansını doğrudan artırıyor. SolarEX’te sergilediğimiz ürün portföyümüz de Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sağlarken, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu şekilde hayata geçirilmesine olanak tanıyor.”
“Güçlü bir çözüm ortağıyız”
Dağsuyu, SolarEX fuarının, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek enerji dönüşümünün altyapı boyutunu tartışma ve ortak çözümler üretme fırsatı verdiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Biz de bu platformda, güneş enerjisi üreticileriyle dağıtım ve iletim tarafını bir arada konuşmanın önemini vurguladık. Artan elektrik talebinin, transformatör ve enerji altyapı ekipmanlarına olan ihtiyacı daha da büyüttüğünü görüyoruz. Beta Enerji olarak biz, hem bugün hem de yarın için güçlü, dayanıklı ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı sağlayarak Türkiye’nin ve küresel pazarın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz. SolarEX’teki temamızla, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için gerekli olan altyapı ürün ve servislerimizi sunarak güneş enerjisi üreticilerine güçlü bir çözüm ortağı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk.”
ELEKTRİK
ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor
Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.
ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]
Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.
ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor
Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.
Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.
ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.
ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Mission to Zero™ programı
Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
-
PETROL2 hafta önceKırıkkale’de Kritik Zirve: Koç Holding ve Tüpraş Heyetinden Petrol-İş Sendikası’na Ziyaret!
-
ELEKTRİK2 hafta önceBeta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı
-
ELEKTRİK2 hafta önceSungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak
-
PETROL2 hafta önceShell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede
