Yenilenebilir Enerji
Borusan EnBW Enerji’nin, kız öğrencileri yenilenebilir enerji sektörüne hazırladığı Yeşil Yaka projesinde yeni dönem başladı
Borusan Grubu ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, 2022 yılından bu yana yürüttüğü “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka’nın Yeni Gücü” projesiyle yenilenebilir enerji sektöründe cinsiyet eşitliğini destekleyerek kız öğrencilerin sektörde istihdamlarına yönelik gelişimlerine katkıda bulunuyor.
Proje, meslek liselerinin yenilenebilir enerji ve elektrik elektronik bölümlerinde eğitim alan kız öğrencileri hedefliyor, yeşil yaka olarak istihdamlarına yönelik onları yenilenebilir enerji sektörüne hazırlıyor. Sektör tanıtımları, saha gezileri, liderlik ve kişisel gelişim eğitimleri, enerji sektörü mentor buluşmaları, staj imkanları ve burs destekleriyle süreci pekiştiriyor.
Borusan Grubu ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, geleceğin yenilenebilir enerji uzmanlarını yetiştirmek için öncü adımlar atıyor. İklim, insan ve inovasyon odaklı sürdürülebilirlik çalışmalarıyla hem çevreye hem de topluma değer katan şirket, artan yeşil yaka yetenek açığının toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kapanmasına odaklanıyor. Bu doğrultuda 2022 yılında hayata geçirdiği “Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka’nın Yeni Gücü” projesi ile Borusan EnBW Enerji, kız öğrencilerin yenilenebilir enerji santrallerinde saha görevlerinde daha aktif rol almalarını teşvik ediyor.
“Kız Öğrencilerin Enerjisi: Yeşil Yaka’nın Yeni Gücü” projesi 3 alanda grupladığı eğitim ve etkinliklerle meslek liselerinde okuyan 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencilerini hedefliyor. İlk aşamada, yenilenebilir enerji sektörü ve bu sektörde yeşil yaka mesleklerle ilgili farkındalık etkinliğine katılan öğrenciler, yenilenebilir enerji tesislerinin nasıl işletildiğini yerinde deneyimledikleri bir günlük bir saha gezisine katılıyor. İkinci aşamada ise, geliştirilen “Yeşil Yaka Kariyer Patikası” ile yenilenebilir enerji sektöründeki kariyer fırsatlarıyla buluşturan bütüncül bir mentorluk ve kariyer keşif yolculuğuna çıkıyorlar. Bu kapsamda verilen kaygı ve stres yönetimi, çalışma stratejisi belirleme ve uygulama eğitimlerini alan öğrenciler aynı zamanda, özgeçmiş hazırlama, online kariyer platformlarını etkin kullanma ve üniversite tercihlerini daha bilinçli yapmalarına yönelik eğitim ve oturumlarla destekleniyor. Bu eğitimlerle eş zamanlı olarak, öğrenciler enerji profesyonelleriyle doğrudan temas kurdukları, ilham verici rol modellerle tanıştıkları bir mentorluk sürecinden geçiyorlar. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin karbonsuzlaşma çerçevesini sunan “Fit for 55” gibi fikir yarışmalarına kurdukları ekiplerle katılan öğrenciler, girişimcilik ve yaratıcılık alanında deneyim kazanıyorlar. Üçüncü aşamada ise, Borusan EnBW Enerji, önceki proje dönemlerinden mezun olan öğrencilerin eğitim hayatlarını yakından takip ediyor ve ihtiyaç duydukları takdirde staj ve iş imkanları sağlıyor.
Öğrenciler, “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması”na katıldı
Borusan EnBW Enerji, “Yeşil Yakanın Yeni Gücü” programını “Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” ile de destekleyerek genç kızların yeşil dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenmesini teşvik ediyor. Yarışma, Avrupa Birliği’nin “Fit for 55” iklim paketi kapsamında, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %55 azaltma hedefini tematik çerçeve olarak belirliyor. Katılımcıların, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden “Erişilebilir ve Temiz Enerji” (Amaç 7), “İklim Eylemi” (Amaç 13) ve “Karasal Yaşam” (Amaç 15) hakkında seçtikleri problemleri ele alıp çözüm bulmaları gerekiyor.
“Fit for 55 Challenge Fikir Yarışması” 2025 yılında üç ayrı ilde (Aydın, İzmir, Gaziantep) bulunan üç meslek lisesinde okuyan kız öğrencilerin çevresel farkındalık, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik alanlarında aktif düşünme ve çözüm üretme becerilerini geliştirme hedefiyle yola çıktı. Bu yarışma aynı zamanda iletişim, takım çalışması ve problem çözme gibi yetkinlikleri pekiştirmeyi amaçladı.
Tüm öğrencilere bir katılım sertifikası verilirken; Borusan EnBW Enerji temsilcilerinden oluşan jüri, en uygulanabilir, en etkili sunum, en yaratıcı ve özgün proje, sürdürülebilirliği en yüksek proje geliştiren dört ekibi ödüllendirdi. Kazananlar şöyle olmuştu:
- En Uygulanabilir Proje: “Geri Dönüşüm Konusunda Bilinçlendirme ve Farkındalık Oluşturma İçin Web ve Mobil App”, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
- En Etkili Sunum: “Yeni Enerji Alternatifi, Toryum”, Gaziantep OSB Koleji
- En Yaratıcı ve Özgün Proje: “Denizlerdeki Kirliliğe Çözüm Olacak Bir Ürün” Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
- Sürdürülebilirliği En Yüksek Proje: “Kullanıcı Dostu Ev Tipi Kompost Kiti”, Aydın Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Projenin kapsamı genişliyor, daha fazla kız öğrenciye ulaşılıyor
2024 yılında toplamda 40 kız öğrenciye ulaşılan projede, 2025 yılında yeni okullar eklenerek kapsam genişletildi. 7 okul ve 64 kız öğrencinin dahil olduğu programda, Aydın Efeler Mimar Sinan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Özel Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü-Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Özel Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Sivas Teknokent Koleji ve Bandırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yeni döneme başlandı.
Programa bu sene eklenen “Sürdürülebilirlik ve Yeşil İnovasyon Atölyesi” ile SKA’lar (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları), sosyal fayda ve sosyal etki kavramları anlatılarak farkındalık kazandırılacak ve programın bir diğer aşaması olan “Fit for 55 Challenge” fikir yarışması için altyapı oluşturulacak.
Yenilenebilir Enerji
Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW’a Yükseltti
Tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten Türkiye’nin en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak RES’te gerçekleştirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile kurulu gücünü 1.210 MW’a taşıdı. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti. Bu yatırımla birlikte şirketin rüzgâr kurulu gücü de 268,5 MW’a ulaştı.
Uşak RES’te devreye alınan kapasite artışı, kurulu gücü artırmasının yanı sıra çevresel ve toplumsal faydaya da önemli katkılar sağlıyor. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla tesisin mevcut üretimine ek olarak, yıllık yaklaşık 40 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu üretim miktarı yaklaşık 15 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geliyor. Proje kapsamında ayrıca yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Kapasite artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, projenin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlama yolunda önemli bir kilometre taşına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uşak RES’te gerçekleştirdiğimiz kapasite artışı, yenilenebilir enerjiye olan kararlılığımızın ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesidir. Bu yatırımla birlikte toplam kurulu gücümüz 1.210 MW’a, rüzgâr kurulu gücümüz ise 268,5 MW’a yükseldi. Temiz ve sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığımızla yatırımlarımızı büyütmeye ve ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Uşak’ta kapasite artışı kapsamında 6 MW kurulu güce sahip bir türbini daha devreye almayı planlıyoruz.”
Rüzgar Enerjisi
TÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİDE ULUSLARARASI YATIRIMLARLA YENİ BİR FAZA GEÇİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nda mevkidaşı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile “Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma”ya imza attı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan güneş enerjisi anlaşması, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek, süreklilik ve uluslararası iş birliklerini merkeze alan yeni bir faza geçtiğini ortaya koyuyor. Bu anlaşma, yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek büyüten, maliyetleri aşağı çeken ve uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir yaklaşımın somut göstergesi olduğunu belirten Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden “Kilovat/saat başına 1,99 avro/sent gibi bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biriyle hayata geçirilecek projeler, hem enerji arz güvenliği hem de tüketicilere yansıyacak maliyet avantajı açısından son derece değerli” vurgusunda bulundu.
Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR
Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi.
Rüzgar Enerjisi
Enerjisa Üretim, Türkiye’de Rüzgârda 1.000 MW’a Ulaşan İlk Şirket Oldu
Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde öncü rol üstlenen Enerjisa Üretim, 30. yılında Türkiye’de rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güce ulaşan ilk şirket oldu.
Aynı zamanda 10’dan fazla projeyi eş zamanlı geliştirip inşa ederek sektörde çıtayı yükseltti. Bu başarı, yerli teknolojiden sürdürülebilir kalkınmaya, kadın istihdamından toplumsal faydaya uzanan güçlü yaklaşımıyla Türkiye’nin enerji ekosistemine yeni bir ivme kazandıracak.
Enerjisa Üretim, mevcut rüzgâr portföyü ve YEKA-2’nin devreye alınan santralleriyle 1.000 MW kurulu güç kapasitesine ulaşarak Türkiye’de rüzgâr enerjisindeki en kapsamlı dönüşüm gücünü ortaya koyan ilk şirket oldu. Toplamda 16 rüzgâr santralinin katkısıyla aşılan bu eşik, Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarihinde ulaşılan en büyük rüzgâr kapasitesini temsil ederek ülkenin enerji dönüşümünde kritik bir kilometre taşı oluşturuyor. Bu kurulu güç ile yaklaşık 1,7 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretimi sağlanacak. Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028 yılı sonu itibarıyla en az 6.250 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.
Enerjisa Üretim, 30. yılına rüzgârda dev bir adımla giriyor
1996’dan bu yana Türkiye’nin enerji sektöründe dönüşüme yön veren Enerjisa Üretim, rüzgâr enerjisindeki büyümesini özellikle 2010’lu yılların başından itibaren hızlandırarak bugün 1.000 MW’la sektörün ölçeğini tanımlayan liderliğe ulaşmış durumda. YEKA projeleri, hibrit uygulamalar ve yerli teknoloji katkısıyla şekillenen bu yolculuk, 30. yılında Türkiye’nin rüzgâr haritasını değiştiren bir etki yaratıyor. Enerjisa Üretim, YEKA-2 yolculuğunu tamamlandığında ise ülkenin toplam rüzgâr gücünün en az yüzde 10’unu tek başına karşılayacak. Bu kapasiteyle Türkiye’nin en geniş ve en etkili rüzgâr portföyünü yöneten oyuncu konumunu sürdürecek.
Geleceğin enerji ekosistemi yaratılıyor
Enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından güçlü bir altyapı sunan bu büyüme, şirketin 2023 yılında hayata geçirdiği Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programıyla toplumsal boyut da kazandı. Eğitimlerle kadın mühendis ve teknisyenlerin uzmanlığını güçlendiren REDKA programı kapsamında, Ovacık RES Türkiye’de resmî kabul ve operasyon süreçleri uçtan uca kadınlar tarafından yönetilen ilk ve tek rüzgâr santrali olarak öne çıkıyor. Enerjisa Üretim, kadın istihdamını güçlendiren bu modeli yeni projelere taşımayı ve sektör genelinde yaygınlaştırmayı sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olarak görüyor.
“Bugün 1.000 MW’nin üzerindeyiz, önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli bir büyüme yol haritası var”
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında önemli bir kilometre taşı bıraktıklarını vurgulayan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, şunları söyledi: “Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW eşiğini geride bırakmamız, özel sektörün ülkenin enerji dönüşümünde üstlendiği kritik rolün güçlü bir göstergesi. Önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli ve kararlılıkla ilerleyen bir büyüme yol haritası bulunuyor. 30. yılımızda elde ettiğimiz bu büyüklük, uzun vadeli yatırımlarımızın, ulusal enerji stratejisine sağladığımız katkının ve geleceğe dönük güçlü vizyonumuzun somut bir göstergesi. Bugünkü rüzgâr kapasitemiz; yerli üretim ekosistemini güçlendiren, Türkiye’nin rüzgâr teknolojilerindeki rekabet avantajını artıran ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini destekleyen stratejik bir altyapı oluşturuyor. YEKA projelerinden hibrit santrallere, batarya enerji depolama tesislerinden kapasite artışları ile birleşme ve satın alma adımlarına uzanan bütünsel yatırım yaklaşımımız, sürdürülebilir büyüme stratejimizin omurgasını oluşturuyor. Bu yaklaşım, bizi bugün aynı anda 10’dan fazla projeyi geliştiren ve inşa eden bir yapıya taşıdı. Sektörümüz açısından bu gerçekten bir rekor. Ortaya çıkacak bu portföy, son 10–15 yılın Türkiye’deki en büyük yenilenebilir enerji yatırımı olacak. Bu yatırımlar, rekabetçi elektrik fiyatlarının oluşmasına katkı sağlarken, yeşil enerji tedarikiyle sanayimizin ihracat gücünü daha da ileri taşıyacak.”
Türkiye’nin gelecekteki enerji mimarisini de tasarlayan bu vizyona dikkat çeken Bayçöl, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uçtan uca, gigavat ölçeğinde yatırım geliştirebilen, enerji projelerini fikir aşamasından inşaata, işletmeden dijital optimizasyona kadar tüm yaşam döngüsü boyunca yöneten entegre bir organizasyonuz. Enerji üretimini, doğayla uyumlu, insanı odağına alan, yerel kalkınmayı destekleyen ve toplumsal faydayı önceleyen bir değer zinciri olarak görüyoruz. REDKA programımızla kadın mühendislerin liderliğini güçlendirirken, yerli üretim kapasitesini artırarak ulusal teknolojiyi ve yeni nesil yetkinlikleri destekleyen kapsayıcı bir dönüşüm modeli ortaya koyuyoruz. Hedeflerimize ilerlerken vizyonumuz net: Türkiye’nin enerjisini daha temiz, daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı bir geleceğe taşımak. Bu hedef doğrultusunda attığımız her adım, ülkemizin enerji bağımsızlığına ve küresel rekabet gücüne doğrudan katkı sunuyor. Enerjisa Üretim, bugünün enerjisini üretirken geleceğin enerji ekosistemini de inşa etmeye kararlıdır.”
