Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Sürdürülebilir Finans Forumu’nda Türkiye’nin Yeşil Dönüşümü İçin Yatırım Fırsatları Ele Alındı


İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile UN Global Compact Türkiye’nin iş birliğiyle Sürdürülebilir Finans Forumu’nun 11’incisi, 11 Aralık’ta İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Finans sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının ekonomi, çevre ve toplum üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği Forum’un bu yılki teması “İklim ve Kalkınma Hedeflerine Uyumlu Finans” oldu.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Sayın Osman Çelik’in açılış konuşmasıyla başlayan Forum’da; iklim ve kalkınma hedeflerine uyumlu yatırım akışları, geçiş finansmanı, sosyal etki yatırımları, karbon piyasaları, yeşil tahviller ve dijitalleşme konuları değerlendirildi.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ile UN Global Compact Türkiye’nin iş birliğiyledüzenlenenSürdürülebilir Finans Forumu’nun 11’incisi 11 Aralık’ta İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl “İklim ve Kalkınma Hedeflerine Uyumlu Finans” temasıyla düzenlenen Forumda, sürdürülebilir finansın geleceğini şekillendirmek üzere finans ve reel sektörün önde gelen başlıca temsilcileri bir araya geldi.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, QNB Türkiye, Şekerbank, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın ana sponsorluğunda ve İstanbul Finans Merkezi ev sahipliğindegerçekleştirilen Forum, 2013’ten bu yana finans sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının ekonomi, çevre ve toplum üzerindeki etkilerinin tartışıldığı en kapsamlı platformlardan biri olmayı sürdürüyor.

Açılış Konuşmalarında Ortak Mesaj: “Dönüşümün Temeli Sürdürülebilir Finans”

Forum;

  • Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik,
  • UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı,
  • SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel’inaçılışkonuşmalarıyla başladı.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik yaptığı konuşmada, Türkiye’nin adil ve kapsayıcı bir yeşil finans ekosistemine sahip olması için yürütülen çalışmaları aktararak, şunları söyledi: “

“Küresel finansal mimari, iklim dostu yatırımları önceleyen yeni bir döneme girdi. Türkiye de bu dönüşümün aktif bir parçası. Uluslararası finans kuruluşlarıyla yakın iş birliği içinde, ülkemizin kalkınma önceliklerine hizmet eden finans modellerini hayata geçiriyoruz. Bu yıl uluslararası finansal kuruluşlardan sağlanan dış finansman tutarı 15 milyar doları aştı. Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sulama modernizasyonu, iklime dayanıklı tarım, düşük karbonlu ulaşım ve şehirlerin iklim risklerine karşı güçlendirilmesi gibi alanlarda projeleri destekliyoruz. Yayınladığımız Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanı ile özel sektörün dönüşümüne de rehberlik ediyoruz. Ayrıca Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planımızla, 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda adil, kapsayıcı ve yenilikçi bir yeşil finans ekosistemi inşa ediyoruz.”

UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, konuşmasında “Sermayenin hızını ve yönünü doğru belirlemek, iklim eylemine yönelik hedeflerin başarısı için kritik. Mevcut gidişatla ilgili hiçbir şey yapmasaydık, bugün dünya 4 derecenin üzerinde bir ısınma patikasında olacaktı. Yani Paris Anlaşması işliyor ama yeterince hızlı değil. Geçici bir aşım neredeyse kaçınılmaz; fakat aşımın derinliği ve süresini bugünkü kararlar belirleyecek. Yıllık 1,3 trilyon dolar iklim finansmanı hedefine ulaşmak için bugünkü seviyenin en az beş katına çıkılması gerekiyor. Artık eksik olan tek şey, cesur finansal kararlar. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ve ev sahipliği ile Avustralya’nın müzakerelere liderlik edeceği iş birliği modeli; adil ve kapsayıcı bir iklim diplomasisi için önemli bir fırsat. Ancak beklentiler büyük ve bunların merkezinde karbon yoğun sektörlerin dönüşümünü destekleyecek güçlü politika ve finansman mekanizmalarının devreye girmesi yer alıyor” ifadelerini kullandı.

SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel yaptığı konuşmada, sürdürülebilir finansın dönüşümdeki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye sürdürülebilirlik yolculuğunda somut adımlar atan ülkeler arasında ön sıralarda yer alıyor. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve Yeşil Taksonomi ile sürdürülebilirlik raporlamasında, finansal piyasalarda ve iklim politikalarında bütüncül bir çerçeveye kavuştuk. Unutmayalım ki, finans olmadan dönüşüm olmaz. Dönüşüm olmadan kalkınma olmaz. Ve kalkınma sürdürülebilir olmadıkça geleceğimiz olmaz. Bu nedenle iklim ve kalkınma hedeflerine uyumlu bir ekonomik sistem inşa edilebilmesi için, finans sektörünün karbonsuzlaşma, enerji verimliliği ve sürdürülebilir yatırımlar alanındaki rolünün güçlenmesi gerekiyor. Türkiye’nin 2026 yılında COP31’e ev sahipliği yapacak olması ayrıca ülkemizde bu alandaki çalışmalara ivme kazandıracaktır. Bu forumun, yeni iş birliklerini ve sürdürülebilir finansın gelecekteki fırsatlarını şekillendirmek için önemli bir platform sunduğuna inanıyorum.”

Panellerde Geçiş Finansmanı, SKA Yatırımları ve Karbon Piyasaları Ele Alındı

Bu yılki Forum programında, sürdürülebilir finansman alanındaki kritik başlıklara odaklanan iki ana panel düzenlendi.

1. Panel — “Geçişin Finansmanı: Riskten Fırsata Dönüşüm”

Forum kapsamında “Geçişin Finansmanı: Riskten Fırsata Dönüşüm” başlığıyla düzenlenen panelde, TKYB, QNB Türkiye, Şekerbank, İş Bankası ve IFC’nin üst düzey temsilcileri konuşmacı olarak yer aldı. Panelde finansmanın yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği odağında kullanımı, teknolojinin emisyon azaltımına katkısı, bankaların KOBİ gibi küçük ölçekli şirketlere yol arkadaşlığı yapmasının önemi başlıkları ele alındı.

TKYB, Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Etki Lideri Seçil Yıldız konuşmasında,

Türkiye’nin Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için enerji, sanayi, binalar ve ulaştırma gibi yüksek emisyonlu sektörlerde kapsamlı ve iyi yapılandırılmış dönüşümlere öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, Yeşil Taksonomi ve Emisyon Ticaret Sistemi ile bankacılıkta ölçülebilir etki göstergelerinin önem kazandığını; TKYB’nin proje ve portföy bazlı sera gazı emisyon hesaplamaları ile sonuç odaklı etki ölçüm metodolojilerini uyguladığını belirtti. Ayrıca kamu-özel iş birliklerinin geçiş finansmanında ortak standartlar ve risk paylaşımı yoluyla etkiyi ölçeklendireceğini ifade etti

QNB Türkiye, Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı, Uluslararası Bankacılık & Hazine Satış Yönetici Direktörü Yeliz Ataay Arıkök, “Türkiye’nin Net Sıfır 2053 hedefi, bankacılık sektörünün rolünü kökten değiştiriyor. Bu dönüşümde bankalar, artık yalnızca finansman sağlayan değil; sanayiden KOBİ’lere tüm ekonominin karbonsuzlaşma sürecinin temel ortakları haline geliyor. QNB Türkiye olarak biz de geçiş finansmanını, iklim risklerini azaltan, rekabet gücünü artıran ve yeni iş fırsatları yaratan stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. 2050 net sıfır hedefimiz ve uluslararası iş birliklerimizle, yüksek emisyonlu sektörlerin ve KOBİ’lerin adil, planlı ve ölçülebilir dönüşümünü desteklemeye kararlıyız. 2026 yılının Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nin, geçiş finansmanında önemli bir dönüm noktası haline gelmesini ümit ediyoruz” dedi.

Şekerbank, Sürdürülebilir Finansman Grup Başkanı Aslıhan Gemici ise yaptığı konuşmada; “Şekerbank olarak, KOBİ’lerin, çiftçilerin ve özellikle yerel ekonominin dönüşümünde finansmanın erişilebilir ve kapsayıcı olmasının belirleyici olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle finansmanı, üretim modellerini dönüştüren; verimlilik, iklim riski dayanıklılığı ve sosyal etki yaratan bir ortaklık aracı olarak ele alıyoruz. Uluslararası Finans Kuruluşlarından sağladığımız uzun vadeli yurtdışı kaynağın önemli bölümünü ise sürdürülebilir tarım ve KOBİ’lerin finansmanı, enerji verimliliği, sürdürülebilir tarım, kadın girişimciliği ve bölgesel kalkınma odaklı çözümlere aktararak, reel sektörün yeşil dönüşüm yolculuğunda uzun vadeli bir iş ortağı olmayı sürdürüyoruz. Geçiş finansmanı yaklaşımının, dönüşüm planı olan işletmeleri desteklemek açısından önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. İklim ve kalkınma hedeflerine uyumlu bir ekonominin ancak finansal kurumların ortak çabası, bilgi paylaşımı ve aynı hedefe yönelik birlikte öğrenmeyle mümkün olacağına inanıyor; bu forumu sektörün geleceğine yönelik güçlü bir diyalog zemini olarak görüyoruz” dedi.

Türkiye İş Bankası, Sürdürülebilirlik Stratejisi ve Yönetişimi Birim Müdürü Derya Sargın Malkoç, “Regülasyonlar bizim için salt bir ‘uyum’ konusu değil; iş modelimizi geleceğe hazırlayan, veri kalitemizi ve yatırımcı güvenini artıran stratejik bir hızlandırıcı olarak rol oynuyor” sözlerini kullandı.

2. Panel — “SKA Yatırımları: Amaçtan Etkiye”

“SKA Yatırımları: Amaçtan Etkiye” başlıklı ikinci panelde ise TSKB, Arçelik, Enerjisa ve EBRD temsilcileri, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmada finansmanın rolü üzerine değerlendirmelerde bulundu.

TSKB Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Meral Murathan konuşmasında, “Mevcut küresel eğilimler dikkate alındığında, 2030 yılı için belirlenmiş SKA’lara 2050 yılında dahi tamamıyla ulaşılması mümkün görünmüyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) gelişmekte olan ülkelerdeki SKA yatırım açığının 2030 yılına kadar yıllık 4 trilyon ABD dolarına ulaşacağını tahmin ediyor. Her ne kadar finansman açığı SKA’lara ulaşamamada kritik bir sebep olsa da finansmanın da tek başına yeterli olmayacağını, bu ivmeyi yalnızca bankalarla değil özel sektör, kamu ve STK’ları da dahil ederek çok paydaşlı ve çok boyutlu bir şekilde ele almamız gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

Panelde ayrıca reel sektörden Arçelik Küresel Finans ve Kurumsal Risk Yönetimi Direktörü Mine Şule Yazgan ve Enerjisa Enerji, Hazine, Risk, Yatırımcı İlişkileri ve Vergi Direktör Cem Gökmen Gökkaya ile EBRD, Türkiye Finansal Kurumlar Direktör Yardımcısı Oksana Yavorskaya, özel sektördeki SKA yatırımlarına farklı bir perspektiften baktı.

Sinan Canan’dan İlham Veren Konuşma: “Dayanıklılığın Kalbinde İnsan Var”

Forumun en çok ilgi gören bölümlerinden biri ise Prof. Dr. Sinan Canan’ın gerçekleştirdiği “Zihinsel Anti-Kırılganlık, Kurumsal Dayanıklılık: Sürdürülebilirlikte İnsan Faktörü” başlıklı konuşma oldu.

Canan, finansal ve teknolojik dönüşümün ötesine geçerek kurumların ve bireylerin insani dayanıklılığına odaklanan yaklaşımıyla tüm salonun dikkatini topladı. Sürdürülebilirlik politikalarının insan davranışı, psikoloji ve kurum kültürünü içermesi gerektiğini vurgularken şirketlerin değişim baskısı altında anti-kırılgan yapılara dönüşmesinin ve belirsizlik dönemlerinde dayanıklılığı artırmanın yolunun insani kapasiteyi güçlendirmekten geçtiğini ifade etti.

Etkinliğin sonunda ise kapanış konuşmasını Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül gerçekleştirdi. Gönül, konuşmasında şu mesajları verdi: “Sürdürülebilir finansman araçları, ekonomilerin istikrarı ve şirketlerin sağlıklı finansal sonuçlar alması açısından önemli bir role sahip. Bugüne kadar 600 milyar liranın üzerinde yeşil ve sürdürülebilir temalı borçlanma araçları ihracı gerçekleştirildi. Dijitalleşme, sürdürülebilir finansı şeffaflık ve erişilebilir veri yönetimi açısından pozitif etkiliyor. Biz de sermaye piyasalarının daha güvenilir, şeffaf ve tabana yayılan bir alan olması için dijitalleşme çalışmalarımıza hız veriyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz Sürdürülebilir Finans Forumu’nun, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde farkındalığı ve iş birliğini daha da güçlendireceğine inanıyorum.”

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güneş Enerjisi

Bossa’dan Konya’ya 255 Milyon Liralık Dev Enerji Yatırımı: 10 MW’lık GES Kuruluyor


 Bossa Ticaret ve San. İşletmeleri Türk A.Ş., enerji maliyetlerini düşürmek ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla Konya’da dev bir Güneş Enerji Santrali (GES) kurmaya hazırlanıyor. 255 milyon lirayı aşan yatırım bedeliyle dikkat çeken proje, ileri teknoloji güneş takip sistemleriyle donatılacak.

KONYA – Bossa Ticaret, Konya İli, Selçuklu İlçesi, Sızma Selçuklu Mahallesi sınırları içerisinde modern bir Güneş Enerji Santrali projesi için düğmeye bastı. Toplam 10,1 MWe – 11,1 MWm kurulu güce sahip olacak santral, bölgenin yenilenebilir enerji potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.

Tek Eksende Güneşi Takip Eden İleri Teknoloji

Yaklaşık 10 hektarlık (9,82 ha) geniş bir arazi üzerine inşa edilecek olan santralde, verimliliği maksimize etmek için Monokristal Tek Eksende Güneşi Takip Eden Fotovoltaik Sistemler kullanılacak. Bu sistemler sayesinde paneller, gün boyunca güneşin konumuna göre hareket ederek maksimum enerji üretimi sağlayacak.

Projenin teknik donanımı şu şekilde planlandı:

  • Panel Sayısı: 18.197 adet (Her biri 610 Watt gücünde)

  • İnverter Sayısı: 31 adet (Her biri 330 kW kapasiteli DC/AC dönüştürücü)

  • Bağlantı Noktası: Selçuklu TM (Orta Gerilim seviyesinden şebekeye bağlantı)

Yılda 27,3 Milyon kWh Elektrik Üretilecek

Bossa’nın Konya yatırımı, sadece kapasitesiyle değil, üretim potansiyeliyle de öne çıkıyor. Santralin yılda yaklaşık 27,3 milyon kW (kWh) elektrik üretmesi bekleniyor. Üretilen bu yeşil enerji, tekstil devinin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılarken, şebeke yükünü de hafifletecek.

Bölge İstihdamına Katkı ve 30 Yıllık Proje Ömrü

Ekonomik değeri 255 milyon TL’yi aşan projenin inşaat safhasında 20 personelin, işletme aşamasında ise 3 uzmanın görev yapması planlanıyor. Santralin ekonomik ömrü ise 30 yıl olarak öngörülüyor. Çevresel etki değerlendirme süreçleri tamamlanan projenin, kısa sürede inşaat çalışmalarının başlaması bekleniyor.

Bossa’nın Yeşil Enerji Vizyonu

Bu yatırım, Bossa Ticaret’in sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda attığı en somut adımlardan biri olarak görülüyor. Konya’nın güneşlenme süresi avantajını kullanan şirket, fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltarak global tekstil pazarındaki rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Enerji Postası

Continue Reading

Rüzgar Enerjisi

2035 Hedeflerine ‘Süper İzin’ Desteği: Rüzgar ve Güneşte Hibrit Dönemi Başlıyor!


TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, SolarVizyon Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünde kritik bir eşiğe geldiğini vurguladı. Arıcı, 2.200 MW’lık hibrit kapasitesine dikkat çekerken, merakla beklenen “Süper İzin” düzenlemesi için Ocak 2026 tarihini işaret etti.

İSTANBUL – Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolundaki en büyük kozları olan rüzgar, güneş ve depolama teknolojileri, SolarVizyon Enerji Dönüşümü Zirvesi’nde masaya yatırıldı. Sektör paydaşlarının yoğun ilgi gösterdiği zirvede, hibrit varlıkların karlı bir iş modeline dönüştürülmesi ve depolamalı santrallerin geleceği ele alındı.

“Her Bir Megavat’a İhtiyacımız Var”

Yenilenebilir enerji yatırımlarında 19 Kasım 2022 tarihinin bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan TÜREB Başkan Yardımcısı ve ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, depolamalı santrallerin stratejik önemini şu sözlerle aktardı:

“2035 hedeflerine ulaşmak için lisanslı, lisanssız, depolamalı veya depolamasız fark etmeksizin her bir MW kapasiteye ihtiyacımız var. Süreci kan kaybetmeden, hızla ilerletmeliyiz.”

Hibrit Yatırımlarda Rekor: 2.200 MW Kapasite Yolda

Türkiye’nin enerji haritasında hibrit santrallerin verimliliği artırdığını belirten Arıcı, rüzgar enerjisi sektörünün bu alandaki liderliğine dikkat çekti.

[GÜNCEL HİBRİT VE KAPASİTE VERİLERİ]

Metrik Başlığı Mevcut Durum / Hedef
İşletmedeki Hibrit Güneş Kapasitesi 1.160 MW
Toplam Proje Safhasındaki Kapasite 2.200 MW
Hibrit Kurulum Verimlilik Artışı %25 (Ortalama)
Kritik Düzenleme Tarihi Ocak 2026 (Süper İzin)

Arıcı, hibrit yatırımların santrallerde optimum verimliliğe ulaşılmasını sağladığını ve rüzgar yatırımcılarının artık jeotermal ve hidroelektrik yatırımcılarıyla aynı kota içerisinde rekabet ettiğini belirtti.

Sektörde “Süper İzin” Dönemi: Ocak 2026

Enerji yatırımlarının önündeki en büyük engellerden biri olan bürokratik süreçlerin hızlandırılması için hazırlanan “Süper İzin” düzenlemesinde sona geliniyor.

  • Yetki Devri: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na imar ve ruhsat yetkisi verilmesi öngörülüyor.

  • Takvim: Yönetmelik taslağının Ocak 2026 itibarıyla hayata geçmesi bekleniyor.

  • Kapsam: Sürecin öncelikle YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) projeleriyle başlaması planlanıyor.

TÜREK 2026: Ankara’da “Yuvaya Dönüş”

Sektörün en prestijli buluşması olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK), dört yıllık aranın ardından başkent Ankara’ya geri dönüyor. Ebru Arıcı, 12–13 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek kongrenin kamu ve sektör diyaloğunu en üst seviyeye taşıyacağını belirterek tüm paydaşları bu büyük buluşmaya davet etti.

SEO Odaklı Haber Özeti (Meta Data)

  • Anahtar Kelimeler: Ebru Arıcı, TÜREB, ARI-ES Enerji, Süper İzin düzenlemesi, hibrit enerji santralleri, güneş ve rüzgar enerjisi, enerji depolama yatırımları, TÜREK 2026.

  • Meta Açıklaması: TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, yenilenebilir enerjide 2035 hedefleri ve Ocak 2026’da yürürlüğe girmesi beklenen ‘Süper İzin’ düzenlemesi hakkında önemli detaylar paylaştı. Hibrit santrallerde verimlilik %25 artıyor.

Continue Reading

Rüzgar Enerjisi

Rönesans Yenilenebilir Enerji ‘Gökçedağ RES’i satın aldı


Rönesans, yenilenebilir enerji alanındaki büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha portföyüne kattı. Zorlu Enerji tarafından işletilen Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali (RES), Rönesans Yenilenebilir Enerji tarafından satın alındı. Söz konusu işlemle Rönesans’ın yenilenebilir enerjideki toplam kurulu gücü 577 MW’a ulaştı. Rönesans’ın, bu işlemle iki yıl önce 166 MW olan kurulu gücü yaklaşık 3,5 katına çıkmış oldu.

Rönesans, yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sunma, sürdürülebilir ve yerli enerji üretimini artırma hedefi doğrultusunda büyümesini kararlılıkla sürdüren Rönesans’ın grup şirketlerinden Rönesans Yenilenebilir Enerji, toplam 135 MW lisanslı bağlantı kapasitesine sahip Gökçedağ RES’i satın aldı. 2,5 MW kapasiteli rüzgar türbinlerinden oluşan Gökçedağ RES, güçlü rüzgâr potansiyeli sayesinde yüksek ve sürdürülebilir enerji üretimi imkânı sunan stratejik bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak öne çıkıyor.

HEDEFİMİZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK

Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp; “Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali’nin satın alınmasıyla birlikte, tamamı yeşil enerjiden oluşan kurulu gücümüz 577 MW’a ulaşırken, yenilenebilir enerji proje portföyümüz 1.400 MW seviyesine yükseldi. Son iki yıl içinde yenilenebilir enerji kapasitemizi yaklaşık 3,5 katına çıkardık. İnşa halinde olan ve geliştirmekte olduğumuz 8 yeni yatırımımız bulunuyor. 2028 yılına kadar yeşil enerji alanında 2 GW’lık yatırım gerçekleştirmeyi ve Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji oyuncusundan biri olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan ve daha temiz, daha dayanıklı bir gelecek inşa etmekten gurur duyuyoruz” dedi.

İLK GÜNDEN İTİBAREN GELİR ÜRETEN STRATEJİK VARLIK

Devralındığı ilk günden itibaren gelir üreten bir varlık niteliği taşıyarak Rönesans’a operasyonel ve finansal katkı sağlayacak Gökçedağ RES, mevcut altyapının etkin kullanımı sayesinde, ilave şebeke yatırımı gerektirmeden kapasite artışı ve yeni proje geliştirme potansiyeli taşıyor.

Santralin tüm bakım ve işletme faaliyetlerini bünyesine alarak operasyonel verimliliği artırmayı hedefleyen Rönesans, türbin yenileme (repowering) ve kapasite artışı yatırımlarıyla mevcut altyapıyı en verimli şekilde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, türbinlerin bir kısmının daha büyük ve verimli yeni nesil türbinlerle değiştirilmesiyle Türkiye’deki ilk ve en büyük türbin yenileme (repowering) projelerinden birinin hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Lisans kapsamında izin verilen kapasite artışı, mekanik güç yükseltimi uygulamaları sayesinde santralin kurulu gücünün artırılması; buna paralel olarak yıllık enerji üretiminin de önemli ölçüde yükseltilmesi planlanıyor.

UZUN VADELİ, GÜÇLÜ YATIRIM PROFİLİ

Gökçedağ RES, uzun vadeli lisans süresi ve istikrarlı üretim yapısıyla güçlü bir yatırım profili sunuyor. Proje, geçmişte uluslararası finans kuruluşlarının desteğiyle hayata geçirilmiş olmasıyla da Türkiye yenilenebilir enerji sektöründe önemli bir kilometre taşı olarak konumlanıyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar