ELEKTRİK
Borcunu Ödemeyen Aboneye Elektrik Verilmeyecek
Dicle Elektrik tarımsal sulama döneminin başlamasına sayılı günler kala, elektrik gücüne dayalı tarımsal sulama yapacak olan abonelerine seslendi. Şirket, geçmiş dönemlere ait borcunu ödememekte direnen tarımsal sulama abonelerine 2024 yılında kesinlikle elektrik enerjisi verilmeyeceğini hatırlattı. Dağıtım şirketi, bölge genelinde toplam elektriğin 3’te birini kullanan tarımsal sulama abonelerinin 27 milyar TL’ye yaklaşan borçlarını ödemediklerine dikkat çekti. Dicle Elektrik, yapılacak kesme işlemlerinden borcunu ödeyen abonelerin etkilenmemesi için tedbirler alırken, borcunu ödeyen çiftçilere dağıtılmak üzere ilk aşamada 1000 adet jeneratör tedarik ettiğini de duyurdu.
Dicle Elektrik, dağıtım bölgesinde yıllık 23 milyar kWh olan toplam tüketimin yaklaşık 3’te birini kullanan ve ödenmemiş borçları 27 milyar TL’ye yaklaşan tarımsal sulama abonelerini, sulama sezonu başlamadan son kez uyardı. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada “İyi niyetle sunulan tüm imkânlara rağmen bu güne kadar borcunu ödememekte direnen tarımsal sulama abonelerimize, borcunu zamanında ödeyen abonelerimizin haklarını korumak adına, bu yıl kesinlikle elektrik verilmeyecektir.” ifadelerine yer verildi. Dağıtım şirketi, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamayı yineleyerek enerji arz güvenliğini sağlamak ve borçlarını düzenli ödeyen abonelerin haklarını korumak üzere gerekli tedbirlerin alınacağını hatırlattı.
Şanlıurfa ve Mardin’deki 25 milyar TL Borcu Olan Toplam 18.000 Çiftçiye Elektrik verilmeyecek!
Bölgedeki tarımsal sulamadan kaynaklı elektrik borçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik yetkilileri açıklamada şunlara değindi: “Özelleşmenin gerçekleştiği 2013 yılından bu yana devam eden tarımsal sulama alanındaki tahsilat sorunu her geçen gün artarak büyüyor. Başta Şanlıurfa ve Mardinli çiftçilerimizden kaynaklı olmak üzere ödeme yapmayan tüm çiftçilerimizin elektrik borçları toplamda 27 miyar TL’ye ulaştı. Bu rakamın 25 milyar TL’si bu iki ilimizdeki tarımsal sulama abonelerimizin ödemediği borçlarından kaynaklanıyor. Şanlıurfa’daki 13.000 abonenin 15.5 milyar TL, Mardin’deki 5.000 abonenin ise 9.5 milyar TL tarımsal sulama kaynaklı borcu bulunuyor. Bölge illerinden Diyarbakır, Batman, Şırnak ve Siirt’teki tarımsal sulama abonelerinin elektrik borcu ise 2 milyar TL’ye yaklaşmış durumda.” dedi.
Güneydoğu, Türkiye toplamının yarısını kullanıyor
Bölgedeki toplam elektrik tüketiminin 3’te birini kullanan tarımsal sulama abonelerinin yaklaşık 20.000 abonenin borçlu olduğunu hatırlatan yetkililer, kullanılan aşırı elektrik tüketiminin enerji arz güvenliğini ve kaliteli enerji dağıtımını tehlikeye düşürdüğünü yineledi. Aşırı elektrik tüketimin Türkiye toplamının yarısını oluşturduğuna yer verilen açıklamada, “Dağıtım bölgemizde kayıtlı 140 bin çiftçinin 65 bin kadarı sulu tarım yapıyor. Bölgedeki 9.8 milyon dönüm sulu tarım alanı bulunurken toplam sulamanın %79’u aşırı enerji tüketen motopomplarla gerçekleştiriliyor. Söz konusu tüketim ise Türkiye genelinde tarımsal alanda kullanılan elektriğin toplam tüketimin yarısına denk geliyor.” İfadelerine yer verildi.
Ödeme için sağlanan imkanlar görmezden gelindi
Borçların ödenmesinde bugüne kadar sağlanan destekleri hatırlatan yetkililer “Tarımsal faaliyet gösteren çiftçilerimizden borcu bulunan çok sayıda vatandaşımıza yönelik devletimizin sunduğu imkânlar ve şirketimizin destekleri karşılık bulmadı. Aralarında faizsiz ve 5 yıl geri ödemesiz kredi desteği, hasat bitiminde ödeme kolaylığı, borçtan gecikme bedeli alınmaması, borcun kişiye özgü yapılandırılması, üç zamanlı tarife geçiş kolaylığı gibi çok sayıda imkan oluşturulmasına rağmen, tarımsal faaliyetlerini sürdüren çiftçilerin çok büyük çoğunluğu ne yazık ki borcunu ödemedi.” dedi.
Bakanlık desteği ve sağlanan imkânlar bitti
Dicle Elektrik dağıtım bölgesindeki borçlu tarımsal sulama aboneleri için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanan ve 6 yıl devam eden destek 2023 yılı sonunda bitti. Yine Dicle Elektrik tarafından abonelere sunulan imkânlardan yararlanarak borçlarını ödemeleri için verdiği süre olan 31 Aralık 2023 geride kaldı. 2024’te borcunu ödemeyen aboneleri zor bir yılın beklediğini hatırlatan yetkililer bu yıl borçlu sulama abonelerine enerji verilmeyecek” şeklinde net açıklamada bulundu. Şirket ilaveten, başta DSİ’ye bağlı Sulama birlikleri olmak üzere güvence bedeli yetersiz olan abonelere elektrik verilmeyeceğini de duyurdu.
Borcunu ödeyene çiftçiler için ilk aşamada 1.000 adet jeneratör tedarik edildi
Şehir merkezlerinde Türkiye standardının üzerinde kaliteli enerji ortalamasını tutturan şirket, kırsal ve tarımsal sulama abonelerine yönelik önemli yatırımlara da imza atıyor. Bu yıl 10 milyar TL’yi aşkın bir yatırımı hayata geçirecek olan şirket, diğer yandan toplum odaklı çalışmalar gerçekleştiriyor. Borcunu zamanında ödeyen abonelere karşı tedbirlerini alan Dicle Elektrik, 25 ila 825 kVA gücünde ilk aşamada bin adet jeneratör tedarik etti. Üstelik nakliye ve yakıt da Dicle Elektrik şirketi tarafından karşılanacak.
ELEKTRİK
Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak
Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da Türkiye’de ilk kez sergilediği yeni nesil enerji depolama çözümü PowerTitan 3.0 ile enerji depolama yatırımlarına hız kazandırmayı ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor.
PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi
SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor.
Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor.
AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor.
“Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek”
Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.”
Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi.
Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri
Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor.
Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
Küresel Güven, Yerel Güç
BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor.
Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor.
ELEKTRİK
Beta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı
Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, güneş enerjisi sektörünün Türkiye’deki en önemli buluşma noktalarından biri olan SolarEX İstanbul 2026 Fuarı’na katıldı. Fuarda şirket, yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümlerini ziyaretçilere tanıttı.
Türkiye’nin ilk ve tek güneş enerjisi temalı fuarı olma özelliğini taşıyan SolarEX İstanbul, bu yıl 18’inci kez düzenlenerek temiz enerji ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Beta Enerji, SolarEX İstanbul 2026’da güneş enerjisi yatırımcıları, üreticiler, sistem entegratörleri ve altyapı sağlayıcılarıyla bir araya gelerek, güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretiminin iletim ve dağıtımda verimli kullanılmasını sağlayacak ürün ve çözümlerini sundu. Şirketin standında, yenilikçi yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümleri ziyaretçilere tanıtıldı.
“Enerji dönüşümünde altyapının gücü, güneş enerjisi kadar kritik”
Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, güneş enerjisinin küresel enerji dönüşümünün en hızlı büyüyen parçalarından biri olduğunu vurgulayarak, “2025 verilerine göre yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış 692 gigavatı buldu ve bunun yaklaşık yüzde 73,8’i güneşten geliyor. Bu hızlı büyüme, sektörün dinamik gelişimini gözler önüne seriyor ve sadece üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bu enerjiyi güvenilir, düşük kayıplı ve verimli şekilde iletmenin de kritik olduğunu gösteriyor. Beta Enerji olarak biz, üretim yapanlarla iletim altyapısını birleştiren çözümler sunuyoruz. Çünkü bir sistemin verimliliği sadece enerjiyi üretmekle değil, onu şebekeye en etkin şekilde ulaştırmakla ölçülür. Bu noktada ürün portföyümüz, güneş enerjisi santrallerinde üretilen elektriğin şebekeye verimli ve güvenilir şekilde aktarılmasında kritik rol oynuyor ve üreticilerle iletenleri bir ‘takım’ olarak konumlandırıyor. Yüksek verimli transformatörlerimiz, hem merkezî sistemlerde hem de dağıtım şebekelerinde esneklik, dayanıklılık ve düşük kayıpla enerji aktarımı sağlayarak GES projelerinin performansını doğrudan artırıyor. SolarEX’te sergilediğimiz ürün portföyümüz de Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sağlarken, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu şekilde hayata geçirilmesine olanak tanıyor.”
“Güçlü bir çözüm ortağıyız”
Dağsuyu, SolarEX fuarının, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek enerji dönüşümünün altyapı boyutunu tartışma ve ortak çözümler üretme fırsatı verdiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Biz de bu platformda, güneş enerjisi üreticileriyle dağıtım ve iletim tarafını bir arada konuşmanın önemini vurguladık. Artan elektrik talebinin, transformatör ve enerji altyapı ekipmanlarına olan ihtiyacı daha da büyüttüğünü görüyoruz. Beta Enerji olarak biz, hem bugün hem de yarın için güçlü, dayanıklı ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı sağlayarak Türkiye’nin ve küresel pazarın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz. SolarEX’teki temamızla, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için gerekli olan altyapı ürün ve servislerimizi sunarak güneş enerjisi üreticilerine güçlü bir çözüm ortağı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk.”
ELEKTRİK
ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor
Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.
ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]
Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.
ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor
Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.
Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.
ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.
ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Mission to Zero™ programı
Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.
-
PETROL1 hafta önceKırıkkale’de Kritik Zirve: Koç Holding ve Tüpraş Heyetinden Petrol-İş Sendikası’na Ziyaret!
-
Yenilenebilir Enerji4 hafta önceAydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW’a Yükseltti
-
Elektrikli Araçlar4 hafta önceHyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak
-
Araç Şarj Sektörü4 hafta önceOvolt ve Hatay KAGİD’den Anlamlı İş Birliği
-
ELEKTRİK1 hafta önceBeta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı
-
ELEKTRİK1 hafta önceSungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak
-
PETROL1 hafta önceShell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede
