Connect with us

ELEKTRİK

Enerjisa Enerji, Sürdürülebilirlik Raporunda Daha İyi Bir Gelecek mesajları verdi


Kamuoyuna açıkladığı net sıfır hedefleri doğrultusunda karbonsuzlaşma yolculuğuna cesur adımlarla ilerleyen ve sürdürülebilirliğin sosyal boyutunda öncü çalışmalarına devam eden Enerjisa Enerji, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu duyurdu.

İklim Değişikliği ve Su Güvenliği kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar ile Su kategorisinde Küresel A Listesi’ne giren Enerjisa Enerji, deprem ve ekonomik etkilerin hissedildiği bir ortamda dahi sürdürülebilir enerji ve toplumsal yatırımlarına devam ederek hedefinin arkasında durdu.

Etki odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını 2023 Temmuz ayında kamuoyuyla paylaştığı Daha İyi Bir Gelecek platformu ile taçlandırmıştı. Gündeminin insan ve sürdürülebilirlik odağında olduğunun tekrar altını çizdiği 2023 Sürdürülebilirlik Raporu ile de Türkiye’nin sürdürülebilir enerji dönüşümde bir başarı hikayesi yaratmak istediğini bir kez daha vurguladı.

Enerjisa Enerji’nin tüm paydaşlarıyla şeffaf bir şekilde paylaştığı Sürdürülebilirlik Raporu’nda, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji dönüşümü gibi sektörel konuların yanı sıra, toplumsal cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği gibi toplumsal konulara da detaylıca değiniliyor. Çevresel, ekonomik, toplumsal ve uluslararası alanlarda önemli taahhütlerde bulunan Enerjisa Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlarını daha akıllı ve yeşil enerjiyle buluşturuyor ve gelecek nesillere bugünden daha iyi koşullar sunabilmek için tüm çalışmalarını sürdürüyor.

2030 hedefi, Kapsam 3 ile ilişkili satılan elektrik emisyon yoğunluğunun %40 azaltımı 

Enerjisa Enerji, düşük karbon emisyonu yaratmak adına daha önce Net Sıfır Taahhüdünde bulunmuştu. Kapsam 1 ve 2’deki hedeflerine ulaşmada doğru bir yolda olduğunu ve hedefleri doğrultusunda ilerlediğini gösteren raporda, Kapsam 3 için de bir hedef verildi. İklim stratejisinin bir parçası olarak, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %30 oranında azaltma taahhüdünü sürdüren Enerjisa Enerji; Kapsam 3 emisyonlarıyla ilgili satılan elektrik emisyon yoğunluğunu 2021 referans yılına kıyasla yine 2030 yılına kadar %40 oranında azaltacağını yayınlanan yeni raporunda duyurdu. 

Biyoçeşitliliğe yönelik Strateji ve Hedef Beyanı ilk kez duyuruldu 

Faaliyet gösterdiği tüm alanlarda ekosistemlerin, habitatların ve biyoçeşitliliğin korunmasına büyük önem veren Enerjisa Enerji, Biyoçeşitliliğe yönelik Strateji ve Hedef Beyan’ını ise ilk kez 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nda açıkladı. Bu alandaki etkilerini en aza indirmeyi amaçlayan şirket, biyolojik çeşitliliği hem operasyonlarında hem de karar mekanizmalarında stratejik bir öncelik olarak ele alıyor. Bu stratejiye dayalı eylemleri hissedarları, sektör ortakları, STK’lar ve diğer tüm paydaşlarıyla iş birliği içinde hayata geçirmeyi hedefliyor.

“Kendimizi karbonsuzlaşmanın itici gücü olarak konumlandırıyoruz.”

Enerjisa Enerji olarak daha iyi bir gelecek için sorumluluklarının bilincinde olduklarının altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Herkes için daha iyi bir gelecek vizyonumuzun arkasındaki itici güç olan sürdürülebilirlik odaklı çabalarımızı ve faaliyetlerimizi yoğunlaştırırken, zorlu koşullara rağmen 2023 yılında başarılı operasyonel ve finansal sonuçlar elde ettiğimizi duyurmaktan çok gururluyum.

Daha temiz, daha akıllı ve daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı sağlayan elektrik şebekesi operasyonlarımız, hizmetlerimiz ve ürünlerimiz aracılığıyla kendimizi karbonsuzlaşmanın itici gücü olarak konumlandırıyoruz. Sorumlu yatırım vizyonumuz doğrultusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunu desteklemek için 2023 yılında şebeke yatırımlarımızı 2022 yılına kıyasla %200’ün üzerinde artırarak, enerji alt yapımızı önemli ölçüde güçlendirdik. Bu yatırımlar sadece şebeke kalitemizi artırarak kesintisiz enerji arzına ve başarılı bir enerji dönüşümüne katkıda bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda hem topluma hem de çevreye karşı sorumluluğumuzu bir kez daha pekiştiriyor. Ayrıca, kurumsal müşterilerimiz için güneş enerjisi santrallerinin yanında, aydınlatma dönüşüm projeleri ve proses verimlilik uygulamaları da dahil olmak üzere 50’ye yakın enerji verimliliği projesi ile Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine yönelik enerji dönüşümüne liderlik etmeye devam ediyoruz. Eşarj ile geleceğin sürdürülebilir ulaşım alt yapısını geliştirme vizyonumuz doğrultusunda 2023 hedeflerimizi gerçekleştirdik, ulaştığımız 1.300 istasyon ile ağımızı büyütmeye devam ediyoruz.

Kurumsal vatandaşlık anlayışımızla sürdürülebilir ve etki yaratan sosyal sorumluluk ve toplumsal yatırım projelerini hayata geçirmeye devam ediyoruz. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının 17.’si olan ‘Amaçlar için Ortaklıklar’ın önemine ve gücüne inanarak alanında uzman, ortak amaç ve vizyona sahip yerel, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla iş birlikleri gerçekleştirerek projelerimizin etki alanını büyütüyoruz.

Enerjisa Enerji olarak, daha akıllı ve yeşil bir dünya ve herkes için daha iyi bir gelecek için faaliyet ve çalışmalarımıza devam edeceğiz. Paydaşlarımıza, müşterilerimize, yatırımcı ve iş ortaklarımıza ve çalışanlarımıza sürdürülebilir yarınlara doğru ilerlerken verdikleri destek için teşekkür ediyorum.” dedi.

Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, “Enerjisa Enerji adına paylaştığımız Çevresel Sosyal Yönetişim (ÇYS) hedeflerimiz, şirketimizin cesur ve ileri görüşlü sürdürülebilirlik gündeminin altını çizerek şirketin performans yönetim sistemine başarılı bir şekilde entegre ediliyor. İklim stratejimizin bir parçası olarak verdiğimiz taahhütlerin arkasında durmakla kalmıyor, CDP gibi uluslararası kurumlar tarafından aldığımız A seviyesinde dereceler ile de çalışmalarımızın sonuç aldığını görmekten gurur duyuyoruz. 

Sürdürülebilirliği her boyutuyla ele alabilmek adına, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin imzacısı olarak, stratejilerimizde ve operasyonlarımızda çevreyi koruma, işçi hakları, insan hakları ve yolsuzlukla mücadele konularındaki evrensel ilkelere bağlılığımızı hayata geçen uygulamalarımız ile hem çalışanlarımıza hem de topluma gösteriyoruz.

Toplum için yarattığımız etkinin farkında olarak hem iş süreçlerimizde hem de hizmetlerimizde çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık bakış açımızı odağımızda tutuyoruz. 2023 yılında ‘Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi’ne Türkiye’den dahil olan 12 şirketten biri olduk. 2019 yılından beri WEPs-Kadının Güçlendirilmesi Prensiplerinin imzacısı bir şirket olarak 2023 yılında UN Women (Birleşmiş Milletler Kadın Birimi) tarafından yürütülen ‘Sözden Eyleme WEPs’ projesine katılan 10 şirket arasında yer aldık. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık platformumuz olan ‘Sensiz Olmaz’ kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarımızla iş yerindeki herkes için fırsat eşitliğini hedefliyoruz.

Geride hiç kimseyi bırakmayan ve sürdürülebilirliği çevresel, sosyal, ekonomik her boyutuyla ele alan bakış açımız ile çalışmaya ve bir dönüşümü başarmaya devam edeceğiz.” dedi.

 

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak


Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da Türkiye’de ilk kez sergilediği yeni nesil enerji depolama çözümü PowerTitan 3.0 ile enerji depolama yatırımlarına hız kazandırmayı ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor.

PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi

SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor.

Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor.

AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor.

“Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek”

Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.”

Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi.

Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri

Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor.

Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Küresel Güven, Yerel Güç

BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor.

Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

Beta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı  


Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, güneş enerjisi sektörünün Türkiye’deki en önemli buluşma noktalarından biri olan SolarEX İstanbul 2026 Fuarı’na katıldı. Fuarda şirket, yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümlerini ziyaretçilere tanıttı.

Türkiye’nin ilk ve tek güneş enerjisi temalı fuarı olma özelliğini taşıyan SolarEX İstanbul, bu yıl 18’inci kez düzenlenerek temiz enerji ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Beta Enerji, SolarEX İstanbul 2026’da güneş enerjisi yatırımcıları, üreticiler, sistem entegratörleri ve altyapı sağlayıcılarıyla bir araya gelerek, güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretiminin iletim ve dağıtımda verimli kullanılmasını sağlayacak ürün ve çözümlerini sundu. Şirketin standında, yenilikçi yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümleri ziyaretçilere tanıtıldı.

“Enerji dönüşümünde altyapının gücü, güneş enerjisi kadar kritik” 

Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, güneş enerjisinin küresel enerji dönüşümünün en hızlı büyüyen parçalarından biri olduğunu vurgulayarak, “2025 verilerine göre yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış 692 gigavatı buldu ve bunun yaklaşık yüzde 73,8’i güneşten geliyor. Bu hızlı büyüme, sektörün dinamik gelişimini gözler önüne seriyor ve sadece üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bu enerjiyi güvenilir, düşük kayıplı ve verimli şekilde iletmenin de kritik olduğunu gösteriyor. Beta Enerji olarak biz, üretim yapanlarla iletim altyapısını birleştiren çözümler sunuyoruz. Çünkü bir sistemin verimliliği sadece enerjiyi üretmekle değil, onu şebekeye en etkin şekilde ulaştırmakla ölçülür. Bu noktada ürün portföyümüz, güneş enerjisi santrallerinde üretilen elektriğin şebekeye verimli ve güvenilir şekilde aktarılmasında kritik rol oynuyor ve üreticilerle iletenleri bir ‘takım’ olarak konumlandırıyor. Yüksek verimli transformatörlerimiz, hem merkezî sistemlerde hem de dağıtım şebekelerinde esneklik, dayanıklılık ve düşük kayıpla enerji aktarımı sağlayarak GES projelerinin performansını doğrudan artırıyor. SolarEX’te sergilediğimiz ürün portföyümüz de Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sağlarken, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu şekilde hayata geçirilmesine olanak tanıyor.”

 

“Güçlü bir çözüm ortağıyız”

Dağsuyu, SolarEX fuarının, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek enerji dönüşümünün altyapı boyutunu tartışma ve ortak çözümler üretme fırsatı verdiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı:

“Biz de bu platformda, güneş enerjisi üreticileriyle dağıtım ve iletim tarafını bir arada konuşmanın önemini vurguladık. Artan elektrik talebinin, transformatör ve enerji altyapı ekipmanlarına olan ihtiyacı daha da büyüttüğünü görüyoruz. Beta Enerji olarak biz, hem bugün hem de yarın için güçlü, dayanıklı ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı sağlayarak Türkiye’nin ve küresel pazarın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz. SolarEX’teki temamızla, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için gerekli olan altyapı ürün ve servislerimizi sunarak güneş enerjisi üreticilerine güçlü bir çözüm ortağı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk.”

 

 

 

Continue Reading

ELEKTRİK

ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor


Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.

ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]

Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.

ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor

Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.

Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.

 

ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.

ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.

Mission to Zero™ programı

Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar