Yenilenebilir Enerji
Enis Amasyalı; “Sürdürülebilir bir dünya ve gelecek için çalışmaya devam edeceğiz”
15. yılında Türkiye’nin yeşil enerji geleceğine ışık tutuyorBorusan EnBW Enerji, 15. kuruluş yıldönümünde Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümüne öncü olma misyonunu başarıyla sürdürüyor. Rüzgârdan elektrik enerjisi üretiminde Türkiye’nin lider üretim şirketlerinden olan Borusan EnBW Enerji, tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı 796 MW’lık portföyü ile yıllık 2 TWh’i aşan yenilenebilir enerji üretimi yapıyor.
Borusan Grubu ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi olarak 2009 yılında kurulan ve 15. yılını kutlayan Borusan EnBW Enerji, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde öncü bir rol üstleniyor. Borusan EnBW Enerji, rüzgâr, güneş ve hidroelektrik olmak üzere tümü yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanan, 796 MW toplam kurulu güce sahip 13 santralden oluşan portföyü ile hem Türkiye’nin hem de dünyanın sürdürülebilirliği için değer üretmeye devam ediyor. Borusan EnBW Enerji’nin kurulu gücü 2025 yılında 935 MW’a ulaşacak.
15 yıl içinde elde ettiği başarılarla sektörde çıtayı yükselten ve yenilenebilir enerji yatırımları ile Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sağlayan şirket, iklim değişikliği ve ekolojik krizle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Sürdürülebilirlik çalışmalarını iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında hayata geçiren Borusan EnBW Enerji’nin %100 yenilenebilir enerji santrallerinden oluşan portföyü, yıllık 1,3 milyon ton karbon salımı engellerken 2 TWh’i aşan elektrik üretimi ile 1 milyon haneyi aydınlatıyor.
Borusan EnBW Enerji, aynı zamanda, Türkiye’nin elektrifikasyon altyapısına destek olmak amacıyla da elektrikli araç şarj istasyonları ağı yatırımlarını sürdürüyor. Rüzgârdan elektrik enerjisi üretiminde Türkiye’nin lider üretim şirketi olan Borusan EnBW Enerji, geleceğin enerji kaynağı olarak görülen güneş enerjisine yönelik yatırımlarına da hızla devam ediyor.
Sürekli gelişime verdiği değerle, yenilenebilir enerji sektöründeki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden Borusan EnBW Enerji, tesislerinin kurulumu, işletmesi ve bakımında son teknoloji ürünlerini akılcı bir şekilde kullanırken, rüzgar ve güneş enerjisi çalışmalarını üretken yapay zeka projeleriyle destekliyor.
Enis Amasyalı; “Sürdürülebilir bir dünya ve gelecek için çalışmaya devam edeceğiz”
Tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan portföyüyle dünyanın ve Türkiye’nin bugünü ve geleceği için yeşil enerji ürettiklerini belirten Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, şunları aktardı: “2009’da başladığımız bu yolculukta, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümünde etkin bir rol üstlenmek için kararlı adımlar attık. Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı büyüme stratejimiz kapsamında geldiğimiz noktada, 1352 MW’lık portföyümüzde ülkemizin önde gelen yenilenebilir enerji üreticilerinden biri haline geldik.15 yılın her günü gezegenimiz ve ülkemiz için sağlamaya çalıştığımız faydanın bilinciyle daha da motive olarak çalıştık. Bir yandan işimizin ticari anlamda devamlılığını temin ederken, her adımımızda ‘süreçlerimizi nasıl daha sürdürülebilir bir şekilde yürütürüz, nasıl insanı daha çok odağımıza alırız’ diye düşünerek ilerledik. Geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ülkemizde yeşil enerji dönüşümünün kalbinde olmaya devam edeceğiz. Bunu destekleyen tüm yeni iş alanlarını titizlikle değerlendirecek katkımızı daha katmanlı ve daha kapsamlı kılmak için çaba göstereceğiz. Tüm başarılarımızda katkısı olan çalışma arkadaşlarım başta olmak üzere bize destek veren tüm paydaşlarımıza candan bir teşekkürü borç bilirim” dedi.
ELEKTRİK
Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç: Enerji bağımsızlığının en hızlı ve en ucuz yolu güneş enerjisi
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve enerji krizleri, ülkeleri enerji bağımsızlığı konusunda daha hızlı adımlar atmaya zorluyor. Savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların dışa bağımlı ekonomiler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, güneş enerjisinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Pirinç, “Bugün enerji bağımsızlığını sağlayabilmenin en hızlı ve en erişilebilir yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke, enerji stratejilerini güneş enerjisini merkeze alacak şekilde yeniden kurguluyor” dedi.
Bu dönüşümün doğal bir sonucu olarak yenilenebilir enerji yatırımları küresel ölçekte hız kazanırken, özellikle Avrupa Birliği’nin 2050 net sıfır hedefleri doğrultusunda güneş enerjisi projeleri stratejik bir önceliğe dönüşüyor. Türkiye ise solar cam, solar hücre ve solar panel üretim altyapısıyla bu artan talebi karşılayabilecek güçlü ülkeler arasında yer alıyor.
“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil zorunluluk”
Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, enerjide ülkelerin kendi ihtiyaçlarını kendi üreterek kendi kendine yetebilecek bir yapıya kavuşmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Son dönemde yaşanan savaşlar ve savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, ülkelerin enerjide dışa bağımlılıklarını minimize etmeleri gerektiğini açıkça gözler önüne sermiştir. Bugün enerji bağımsızlığını ilan edebilmenin en ucuz ve en hızlı yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke güneşi en temel enerji kaynağı olarak konumlandırıyor, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırıyor ve enerji altyapılarını bu dönüşüme göre yeniden şekillendiriyor. Yakın gelecekte güneş enerjisinin çok daha hızlı yaygınlaşması kaçınılmazdır ve bu gelişme ülkemiz açısından çok önemli bir fırsat penceresi açmaktadır.”
“Türkiye solar üretimde küresel oyuncu olmaya aday”
Pirinç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısıyla küresel pazarlara geniş bir solar ürün yelpazesi sunabilecek önemli ülkelerden biridir. Bu güç yalnızca sanayi açısından değil, cari açığın azaltılması, enerji ithalatının düşürülmesi ve döviz girdisinin artırılması açısından da stratejik bir avantaj yaratıyor. Biz de Çağdaş Cam olarak enerji camları alanındaki üretim kabiliyetimizi sürekli geliştiriyoruz. Nitekim Türkiye’de ilk kez 2 mm solar enerji camı üretimi yapan firma olarak, sektörde öncü bir rol üstleniyoruz. Ayrıca Türkiye’de yine ilk defa 1,6 mm solar enerji camı da işleyebilme yetkinliğimiz, teknoloji ve üretim gücümüzün önemli bir göstergesi. Bu sayede daha yüksek katma değerli ürünlerle hem yerli üretimi güçlendirmeyi hem de ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı yatırımlarımızı devreye alarak üretim verimliliğimizi daha da artıracağız. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir oyuncu olacağına inanıyor, bu dönüşümün sanayi tarafındaki destekçilerinden biri olmayı sürdürüyoruz.”
Yenilenebilir Enerji
Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW’a Yükseltti
Tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten Türkiye’nin en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak RES’te gerçekleştirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile kurulu gücünü 1.210 MW’a taşıdı. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti. Bu yatırımla birlikte şirketin rüzgâr kurulu gücü de 268,5 MW’a ulaştı.
Uşak RES’te devreye alınan kapasite artışı, kurulu gücü artırmasının yanı sıra çevresel ve toplumsal faydaya da önemli katkılar sağlıyor. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla tesisin mevcut üretimine ek olarak, yıllık yaklaşık 40 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu üretim miktarı yaklaşık 15 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geliyor. Proje kapsamında ayrıca yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.
Kapasite artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, projenin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlama yolunda önemli bir kilometre taşına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uşak RES’te gerçekleştirdiğimiz kapasite artışı, yenilenebilir enerjiye olan kararlılığımızın ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesidir. Bu yatırımla birlikte toplam kurulu gücümüz 1.210 MW’a, rüzgâr kurulu gücümüz ise 268,5 MW’a yükseldi. Temiz ve sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığımızla yatırımlarımızı büyütmeye ve ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Uşak’ta kapasite artışı kapsamında 6 MW kurulu güce sahip bir türbini daha devreye almayı planlıyoruz.”
Rüzgar Enerjisi
TÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİDE ULUSLARARASI YATIRIMLARLA YENİ BİR FAZA GEÇİYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nda mevkidaşı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile “Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma”ya imza attı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan güneş enerjisi anlaşması, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek, süreklilik ve uluslararası iş birliklerini merkeze alan yeni bir faza geçtiğini ortaya koyuyor. Bu anlaşma, yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek büyüten, maliyetleri aşağı çeken ve uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir yaklaşımın somut göstergesi olduğunu belirten Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden “Kilovat/saat başına 1,99 avro/sent gibi bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biriyle hayata geçirilecek projeler, hem enerji arz güvenliği hem de tüketicilere yansıyacak maliyet avantajı açısından son derece değerli” vurgusunda bulundu.
Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR
Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi.
