Connect with us

ELEKTRİK

Global Yatırımlarını Artıran Aksa Enerji Güçlü Finansal Performansını Sürdürdü


Türkiye’nin en büyük halka açık serbest elektrik üreticisi Aksa Enerji, 2023 yılı konsolide finansal sonuçlarını duyurdu. 2023 yılında, dört farklı ülkede eş zamanlı yurt dışı yatırımlarına devam eden Şirket, güçlü finansal performansını sürdürdü. 

7 ülkede, 10 santral operasyonu ve dört farklı ülkede eş zamanlı devam eden yatırımlarıyla bugün itibarıyla toplam 2,627 MW kurulu güce sahip olan Aksa Enerji, 2023 yılı konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, bir önceki yıla göre FAVÖK marjını 7 puanlık artışla yüzde 22 seviyesine yükseltti, net kâr marjı ise 10 puan artışla yüzde 16’ya ulaştı.

Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Sn. Cemil Kazancı, yıl sonu değerlendirmesinde, sürdürülebilir yüksek büyüme hedefi kapsamında devam eden yurt içi ve yurt dışı yatırımlara ve etkin bilanço yönetimine dikkat çekti. Sn. Kazancı, “2023 yılında, coğrafi çeşitliliği artırmaya yönelik güçlü adımlar attık. Öte yandan hali hazırda faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde sözleşmelerimizi yenileyerek kapasite artırımı gerçekleştirdik. Stratejik yatırımlarımızın kârlılığa olumlu etkisi ve etkin bilanço yönetimiyle birlikte yatırımlarımızın devam ettiği dönemde net finansal borcumuzun FAVÖK’e oranı 1,6 çarpan seviyesinde gerçekleşti.

2030 Stratejisi doğrultusunda, kurumsal dönüşüm hedeflerine paralel olarak fonksiyonel, mükemmeliyet merkezi yaklaşımına sahip, yalın, çevik ve güçlü bir organizasyon yapısı oluşturmak üzere çalışmalara devam edildiğini ileten Sn. Kazancı, üretim portföyünü yurt içinde de gerek kaynak gerekse coğrafi anlamda çeşitlendirmeye devam ettiklerini sözlerine ekledi. Sn. Kazancı, “Bu kapsamda 2023 yılı içerisinde İç Anadolu ve Ege Bölgeleri’nde, 8 şehirde toplam 831,41 MW kurulu güce sahip olacak RES ve GES depolamalı yenilenebilir enerji santrali ön lisansını almaya hak kazandık. Bu yatırımların önümüzdeki 5 yıllık süre zarfında faaliyete geçmesini planlıyoruz” dedi.

Sn. Kazancı: “Ülkelerin enerji arz güvenliğine katkı sağlıyoruz.” 

Aksa Enerji’nin sağlam 2023 yılı performansında karlılık odaklı portföy yönetimi etkili oldu. Şirket, 2023 yılı içerisinde Orta Asya ve Afrika gibi stratejik pazarlarda önemli yatırımlarda bulundu. Mart 2022’den beri 740MW’lık kurulu güç ile Özbekistan’da faaliyet gösteren Aksa Enerji, Kasım 2023 tarihinde Talimercan şehrinde 430 MW kurulu güçte bir doğal gaz kombine çevrim santrali kurulması ve işletilmesini içeren yeni bir anlaşma imzaladı. Santralin faaliyete geçmesiyle birlikte şirketin ülkedeki kurulu gücü 1,170 MW seviyesine çıkacak.

Öte yandan Aksa Enerji, bu dönemde yeni bir anlaşma ile Orta Asya’daki yatırımlarına Kazakistan’ı da ekledi. Kazakistan’ın Kızılorda şehrindeki santral yatırımının hayata geçmesiyle birlikte Aksa Enerji bölgeye ilk defa hem ısı hem de elektrik tedariği gerçekleştirecek. Kazakistan’daki büyüme hedefinin ilk ve önemli adımı olan bu santralin, 2025 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor.

Afrika kıtasında ise şirket, 2023 Nisan ayında Electricity Company of Ghana ile 350 MW kurulu gücünde Kumasi kombine çevrim doğal gaz santrali kurulumu, elektrik üretimi ve üretilen elektriğin garantili satışı konusunda anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre şirket, ABD doları bazlı 20 yıl süreli bir enerji satış anlaşması ile Gana’da doğal gaz dönüşümü ile sürdürülebilir enerjiye geçiş konusundaki adımlarını güçlendirdi.

Bu yatırım atağı ile hedeflerinin Türkiye’nin küresel enerji piyasalarındaki konumunu güçlendirirken aynı zamanda ülkelerin enerji arz güvenliğine hizmet etmek olduğunu belirten Sn. Cemil Kazancı, “Ülkemize duyduğumuz güven ve adanmışlıkla küresel piyasalardaki atılımlarımıza hız kattığımız bir dönemdeyiz. 2023 yılında gerçekleştirdiğimiz yeni anlaşmalarla Orta Asya’dan Güney Afrika’ya geniş bir coğrafyada enerji yatırımlarını hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda Özbekistan Santrali Projesi’nin Aksa Enerji’nin varlık portföyündeki döviz bazlı gelirleri çeşitlendirerek ‘Sürdürülebilir Yüksek Büyüme’ stratejisini destekleyeceğine inanıyoruz. Talimercan ve Kızılorda yatırımlarımız da yine bu stratejik yaklaşımın ürünleri. Önümüzdeki yıllarda faaliyete geçmesi planlanan Gana-Kumasi ve Senagal-St Louis santral atılımımızla da ülkelerin enerji arz güvenliğine yatırım yapmaya devam ediyoruz. 2030 Stratejimizi kapsayan tüm bu çalışmalarımız, finansal başarımızı ve performansımızı güçlendirirken 5 kıtada faaliyet hedefimize de bizi adım adım yaklaştırıyor” dedi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

Sungrow, PowerTitan 3.0 ile Türkiye’deki Enerji Depolama Projelerine İvme Kazandıracak


Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da Türkiye’de ilk kez sergilediği yeni nesil enerji depolama çözümü PowerTitan 3.0 ile enerji depolama yatırımlarına hız kazandırmayı ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Güneş enerjisi (PV) invertörleri ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanında dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Sungrow, SolarEX İstanbul 2026’da sergilediği yenilikçi çözümleriyle sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Şirket, Türkiye’de ilk kez tanıttığı PowerTitan 3.0 başta olmak üzere geniş ürün portföyüyle enerji dönüşümünün geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu; şebeke tıkanıklıkları, artan üretim kısıntıları ve negatif fiyatlar gibi bazı zorlukları da beraberinde getiriyor. Avrupa güneş enerjisi sektörünün çatı kuruluşu SolarPower Europe (SPE), esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar %40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) hayata geçirilmesini kritik hale getiriyor.

PowerTitan 3.0: Yeni Nesil Şebeke Ölçekli Enerji Depolama Sistemi

SolarEX İstanbul 2026 kapsamında Türkiye’de ilk kez sergilenen PowerTitan 3.0, fuar boyunca ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği çözümler arasında yer aldı. Şebeke ölçekli projeler için geliştirilen sistem; sıvı soğutma teknolojisi, gelişmiş termal yönetim altyapısı, yüksek güvenlik standartları ve şebeke oluşturma (grid-forming) yetenekleriyle öne çıkıyor.

Modern enerji sistemlerinin karşılaştığı zorluklara yanıt verecek şekilde tasarlanan PowerTitan 3.0, 6 metrelik bir konteyner içerisinde 1,78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7,14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Sistem, 4 saatlik konfigürasyonda tek bir blokta 7,2 MW / 28,5 MWh seviyesine ulaşabiliyor. 600Ah ve üzeri istiflenmiş batarya hücreleri, 2 ila 8 saat arasında çalışma süresi sunarken bu yapı, daha yüksek güvenlik ve verimlilik sağlayarak sistem genelinde %92 gidiş-dönüş verimliliğine (RTE) katkı sağlıyor.

AC blok tasarımı sayesinde PowerTitan 3.0, fabrikada önceden kurulu ve devreye alınmış olarak teslim ediliyor; ayrıca bir saat içinde kendi kendine konfigürasyon ve kontrol süreçlerini gerçekleştirebiliyor. Bu özellik, 1 GWh kapasiteli bir projenin yalnızca 12 gün içinde devreye alınmasına imkân tanıyor. Sistem, -40°C’ye kadar düşük sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabiliyor; bu da onu sert iklim koşullarına sahip Türkiye’nin iç bölgelerinin yanı sıra kıyı ve yüksek nemli alanlar için de uygun hale getiriyor.

“Enerjiyi Üretmek Yeterli Değil, Enerjiyi Yönetmek Gerek”

Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinde son yıllarda önemli bir mesafe kat etti ve bu büyüme önümüzdeki dönemde de devam edecek. Sistemin sürdürülebilirliği ve şebeke dengesinin sağlanması açısından artık yeni bir aşamadayız. Bu yeni dönemde enerji depolama sistemleri bir opsiyon değil, bir zorunluluk haline geliyor. Artık enerjiyi üretmek yeterli değil, enerjiyi yönetmemiz gereken bir aşamadayız. ESS yatırımları; arz-talep dengesinin sağlanması, şebeke esnekliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacak. Sungrow olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı ve geliştirdiğimiz ileri teknoloji çözümlerle sektöre değer katmayı hedefliyoruz.”

Türkiye’deki ürün portföyünü genişletmek üzere çalışmalar yaptıklarını belirten Sungrow Türkiye Satış Müdürü Ozan Çivlik, “Türkiye’de şebeke ölçekli çözümler öncelikli konumda. Ancak pazarın dönüşümünü pozitif yönde etkileyecek regülasyon ve teşviklerle birlikte, ticari işletmeler ve konut segmentinde de pazarın gelişmesini bekliyoruz. Biz de konutların enerji bağımsızlığını destekleyecek gelişmiş çözümlerimizle pazardaki varlığımızı güçlendireceğiz.” dedi.

Yenilikçi Temiz Enerji Çözümleri

Sungrow, fuar kapsamında ayrıca kamu hizmeti ölçeğindeki güneş enerjisi santralleri için geliştirilen 1+X Modüler İnvertör çözümlerini de ziyaretçilerle buluşturdu. Merkezi ve string invertör teknolojilerinin avantajlarını bir araya getiren bu çözüm; yüksek kullanılabilirlik, esnek kapasite artışı ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkıyor.

Konut segmentine yönelik çözümler de fuarda dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. SH25T hibrit invertör, SBH batarya sistemi ve AC22E elektrikli araç şarj çözümü; yüksek verimlilik, akıllı enerji yönetimi ve entegre güvenlik özellikleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.

Küresel Güven, Yerel Güç

BloombergNEF (BNEF) tarafından yayımlanan 2025 Inverter Bankability Survey sonuçlarına göre altıncı kez dünyanın en “bankable” invertör markası seçilen Sungrow, küresel ölçekte güvenilirliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Sungrow, Türkiye’de kurduğu güçlü organizasyon yapısı, yerel servis merkezi, teknik destek altyapısı ve eğitim faaliyetleriyle yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı olmanın ötesine geçiyor. Türkiye genelinde 7 bölgeyi kapsayan servis ağı ve yerel servis merkezi sayesinde hızlı ve yerinde çözümler sunan şirket, Sungrow Akademi ile sektör profesyonellerinin bilgi birikimine katkı sağlamayı sürdürüyor.

Sungrow, tüm bu güçlü altyapısı ve ileri teknoloji çözümleriyle Türkiye’de enerji depolama başta olmak üzere temiz enerji dönüşümünün en önemli paydaşlarından biri olmayı ve sektöre katma değer sağlayan projelere imza atmayı hedefliyor.

Continue Reading

ELEKTRİK

Beta Enerji, SolarEX fuarında güneş enerjisinin üretim ve iletimine güç kattı  


Elektrifikasyon sektöründe ihtisaslaşmış yapısıyla öne çıkan ve Türkiye’nin önde gelen transformatör üreticilerinden Beta Enerji, güneş enerjisi sektörünün Türkiye’deki en önemli buluşma noktalarından biri olan SolarEX İstanbul 2026 Fuarı’na katıldı. Fuarda şirket, yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümlerini ziyaretçilere tanıttı.

Türkiye’nin ilk ve tek güneş enerjisi temalı fuarı olma özelliğini taşıyan SolarEX İstanbul, bu yıl 18’inci kez düzenlenerek temiz enerji ekosisteminin tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturdu. Beta Enerji, SolarEX İstanbul 2026’da güneş enerjisi yatırımcıları, üreticiler, sistem entegratörleri ve altyapı sağlayıcılarıyla bir araya gelerek, güneş enerjisinden elde edilen elektrik üretiminin iletim ve dağıtımda verimli kullanılmasını sağlayacak ürün ve çözümlerini sundu. Şirketin standında, yenilikçi yüksek verimli transformatörler, enerji altyapı ekipmanları ve sürdürülebilir enerji kullanımına uygun sistem çözümleri ziyaretçilere tanıtıldı.

“Enerji dönüşümünde altyapının gücü, güneş enerjisi kadar kritik” 

Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, güneş enerjisinin küresel enerji dönüşümünün en hızlı büyüyen parçalarından biri olduğunu vurgulayarak, “2025 verilerine göre yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış 692 gigavatı buldu ve bunun yaklaşık yüzde 73,8’i güneşten geliyor. Bu hızlı büyüme, sektörün dinamik gelişimini gözler önüne seriyor ve sadece üretim kapasitesini artırmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bu enerjiyi güvenilir, düşük kayıplı ve verimli şekilde iletmenin de kritik olduğunu gösteriyor. Beta Enerji olarak biz, üretim yapanlarla iletim altyapısını birleştiren çözümler sunuyoruz. Çünkü bir sistemin verimliliği sadece enerjiyi üretmekle değil, onu şebekeye en etkin şekilde ulaştırmakla ölçülür. Bu noktada ürün portföyümüz, güneş enerjisi santrallerinde üretilen elektriğin şebekeye verimli ve güvenilir şekilde aktarılmasında kritik rol oynuyor ve üreticilerle iletenleri bir ‘takım’ olarak konumlandırıyor. Yüksek verimli transformatörlerimiz, hem merkezî sistemlerde hem de dağıtım şebekelerinde esneklik, dayanıklılık ve düşük kayıpla enerji aktarımı sağlayarak GES projelerinin performansını doğrudan artırıyor. SolarEX’te sergilediğimiz ürün portföyümüz de Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne katkı sağlarken, yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu şekilde hayata geçirilmesine olanak tanıyor.”

 

“Güçlü bir çözüm ortağıyız”

Dağsuyu, SolarEX fuarının, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek enerji dönüşümünün altyapı boyutunu tartışma ve ortak çözümler üretme fırsatı verdiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı:

“Biz de bu platformda, güneş enerjisi üreticileriyle dağıtım ve iletim tarafını bir arada konuşmanın önemini vurguladık. Artan elektrik talebinin, transformatör ve enerji altyapı ekipmanlarına olan ihtiyacı daha da büyüttüğünü görüyoruz. Beta Enerji olarak biz, hem bugün hem de yarın için güçlü, dayanıklı ve sürdürülebilir bir enerji altyapısı sağlayarak Türkiye’nin ve küresel pazarın dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz. SolarEX’teki temamızla, yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilirliği için gerekli olan altyapı ürün ve servislerimizi sunarak güneş enerjisi üreticilerine güçlü bir çözüm ortağı olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk.”

 

 

 

Continue Reading

ELEKTRİK

ABB’nin Sasbach tesisi sürdürülebilirlik uygulamalarıyla dünyaya örnek oluyor


Sürdürülebilir ve kaynak verimliliği yüksek bir gelecek için elektrifikasyon ve otomasyon çözümleri geliştiren ABB, Almanya’daki Sasbach üretim tesisinde Mission to Zero™ – Net Sıfır Misyonu kapsamında önemli başarılar elde etti. Program çerçevesinde hayata geçirilen yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleri sayesinde tesis hem operasyonel dayanıklılığını artırdı hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azalttı.

ABB’nin dünya genelinde Mission to Zero™ programına dahil olan 37 tesisinden biri olan Sasbach’ta; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve akıllı enerji yönetimine dayalı veriye dayalı bir karbonsuzlaşma yol haritası uygulanıyor. Panolar ve enerji dağıtım sistemleri üreten tesis, sanayide düşük karbonlu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Küresel karbon emisyonlarının yaklaşık beşte birini imalat ve üretimin oluşturduğu göz önüne alındığında[i], enerji verimliliğinin artırılması ve elektrifikasyonun yaygınlaştırılması Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kritik önem taşıyor. Sasbach tesisinde hayata geçirilen Mission to Zero™ programı ise işletmelerin güvenilir ve rekabetçi operasyonlarını sürdürürken karbon emisyonlarını azaltabileceklerini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Program kapsamında sağlanan toplam 3 bin 786 tonluk emisyon azaltımının yaklaşık 2 bin 700 tonu sertifikalı yenilenebilir enerji tedarikinden, yaklaşık bin 86 tonu ise tesis içi verimlilik ve elektrifikasyon uygulamalarından elde edildi. Bu tesis içi azaltımın yaklaşık 550 tonu, kapasitesi artırılan güneş enerjisi sisteminden sağlandı. Tesiste bulunan 3 bin 410 fotovoltaik modül yılda yaklaşık bin 500 megavat-saat elektrik üretiyor. Bu miktar, yaklaşık 400 hanenin yıllık elektrik tüketimine karşılık geliyor.[ii]

Tesisin kendi ürettiği elektrik, toplam enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılayarak enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı koruma sağlıyor ve uzun vadeli enerji güvenliğini destekliyor. Kurulan yeni trafo istasyonu ise yenilenebilir enerjinin tesis altyapısına istikrarlı biçimde entegre edilmesine imkân tanıyor. Emisyon azaltımı; elektrikli üretim sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle destekleniyor.

ABB Elektrifikasyon Akıllı Binalar Divizyon Başkanı Mike Mustapha, konuyla ilgili açıklamasında, “Sasbach’ta attığımız adımlar, Mission to Zero™ programımızın sahadaki somut karşılığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, elektrifikasyon ve dijital enerji yönetimi sayesinde karbon emisyonlarını azaltırken enerji dayanıklılığını ve operasyonel istikrarı güçlendiriyoruz. Üretim sektöründe sürdürülebilir dönüşümün anahtarı, bu tür uygulanabilir ve ölçülebilir adımlardan geçiyor” ifadelerini kullandı.

Tesisteki tüm süreçlerde karbon emisyonu azaltımı hedefleniyor

Tüm bunların yanı sıra ABB, enerji talebini kaynağında azaltmak amacıyla üretim süreçlerini de modernize ediyor. Sasbach’ta kurulan yeni toz boya tesisi, üretim kapasitesini artırırken enerji ihtiyacını düşürüyor. Isı geri kazanımı özelliğine sahip olan tesis, geleneksel sistemlere kıyasla daha düşük kurulu ısıtma kapasitesiyle çalışıyor. Böylelikle hem verimlilik artışı hem de üretim güvenilirliği destekleniyor.

Sasbach tesisinde; üretim alanlarında tamamen LED aydınlatmaya geçiş, ABB i-bus® KNX ile bina otomasyonu, basınçlı hava sistemlerinde artık ısı geri kazanımı ve optimize edilmiş proses kontrolü gibi ek verimlilik uygulamaları devreye alındı. Öte yandan tesisteki 21 adet elektrikli araç şarj istasyonu, çalışanlar ve ziyaretçiler için düşük emisyonlu mobiliteyi destekliyor.

 

ABB’nin 2019 yılında başlattığı, Mission to Zero™ programı kapsamında tesiste hayata geçirilen tüm uygulamalar, 2019 yılı seviyelerine kıyasla enerji verimliliğini önemli ölçüde artırırken, operasyonların dengelenmesine ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağladı. ABB’nin bina otomasyon ve enerji yönetimi çözümleri, enerji kullanımında gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak veriye dayalı karar alma süreçlerini destekliyor.

ABB, Sasbach’ta karbonsuzlaşmanın bir sonraki aşaması için de net bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda fazla güneş enerjisinin depolanması için batarya sistemlerinin kurulması, gaz bazlı ısıtma sistemlerinin kademeli olarak elektrikli ısı pompalarıyla değiştirilmesi ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.

Mission to Zero™ programı

Mission to Zero™ programı, ABB’nin Almanya’daki Lüdenscheid fabrikasında yerel bir girişim olarak başladı ve zaman içerisinde küresel ölçekte yaygınlaştı. Bugün ABB’nin Mission to Zero™ kapsamındaki tesisleri, operasyonlardan kaynaklanan yıllık 60 bin tonun üzerinde karbon emisyonu azaltımı sağlayarak; elektrifikasyon, dijitalleşme ve enerji verimliliğinin düşük karbonlu üretime doğru ölçülebilir ilerleme sağlayabildiğini ortaya koyuyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar