Elektrikli Araçlar
Opel Ürün Gamı 2028 yılında Avrupa’daTamamen Elektrikli Olacak!
Ürettiği birbirinden iddialı modellerle otomotiv pazarının en dikkat çekici markalarından biri olan Opel, elektriklenme hareketini yeni bir boyuta taşıyor. Bu kapsamda Opel, 2024 yılından itibaren tüm modellerinde elektrikli bir versiyon da sunmaya hazırlanıyor. Yeni Crossland modelini elektrikli bir versiyonla tanıtacak olan marka; batarya elektrik, şarj edilebilir hibrit ve hidrojen yakıt hücresi çözümlerine yakında 48V hibritleri de dahil etmeyi planlıyor. Opel, 2028 yılına kadar Avrupa’da tamamen elektrikli araçlar sunmayı hedefliyor.
Yenilikçi teknoloji ve üstün Alman mühendisliğini ulaşılabilir hale getiren Opel, sektörün değişimindeki öncü konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Elektrikli otomobillere geçiş sürecindeki çalışmalarına hız veren marka, elektriklenme hareketini tüm ürün gamına yaymaya hazırlanıyor. Kısa bir süre önce “Şimşek” logosunu da elektriklendiren marka, 2024 yılında tüm modellerinde elektrikli versiyonlar sunmayı hedefliyor. Opel, 2028’e gelindiğinde de Avrupa’da sadece elektrikli otomobillerden oluşan bir ürün gamı sunmayı öngörüyor.
İlk adım Crossland ile atılacak!
Opel’in bu yeni hamlesindeki ilk adım, 2024’te yeni nesli tanıtılacak olan, markanın B-SUV segmentindeki başarılı oyuncusu Crossland ile olacak. 2024 Yılında piyasaya sunmaya hazırlandığı yüzde 100 elektrikli yeni Crossland modeli ile Opel, tamamen elektrikli bir marka olma yolunda önemli bir adım daha atmış olacak. Bu, şimşek logolu markanın ürün gamındaki her modelin önümüzdeki yılın başlarında batarya elektrikli bir versiyona sahip olması anlamına geliyor. Konu hakkında bilgi veren Opel CEO’su Florian Huettl, “Bir taraftan yeni Crossland ile elektrikli sürüş keyfini tüm ürün gamımızda sunarken, diğer taraftan müşterilerimize, modellerimizin her birinde emisyonsuz ulaşım seçeneği sunacağız” dedi.
Grandland da elektriklenecek!
Güncel haliyle tamamen elektrikli Opel modelleri zengin bir çeşitliliğe sahip. Markanın bu alandaki ürün gamı; Rocks Electric, Combo-e Life ve Zafira-e Life ile Corsa ve Mokka’nın tamamen elektrikli versiyonlarına kadar uzanıyor. Bu araçlara, siparişe açılan yeni Astra Elektrik de katıldı. Bu seriyi önümüzdeki sene kompakt SUV Grandland’ın tamamen elektrikli takipçisi izleyecek. Ayrıca Rocks Electric Kargo, Combo-e, Vivaro-e ve Movano-e’den oluşan hafif ticari araç ürün gamının batarya elektrikli versiyonları da mevcut. Opel’in elektrikli araç ürün gamı, tamamen elektrikli, yerel olarak emisyonsuz çözümler de içeriyor. Bunlara, Opel’in yeni alt markası GSe’nin dinamik üst modelleri de dahil. Astra GSe, Astra Sports Tourer GSe ve Grandland GSe, (WLTP’ye göre ortalama yakıt tüketimi: 1,2-1,1 lt/100 km, CO2 emisyonları 28-25 gr/km) 221 kW/300 HP maksimum güç ve 520 Nm maksimum tork sunuyor. Ayrıca, GSe versiyonları KONI FSD (Frequency Selective Damping) teknolojisine sahip özel yaylar ve amortisörler sayesinde yol tutuşu artırılarak virajlarda daha dengeli bir sürüş sağlanıyor.
Hidrojene de yatırım sürüyor!
Bir yandan elektrikli araç teknolojisi üzerinde çalışmalarını hızlandıran Opel, diğer taraftan da hidrojen yakıt hücreli ticari araçların geliştirilmesine öncülük etmeye devam ediyor. Bugün itibarıyla yollarda olan Vivaro-e HYDROGEN’i, 2024’te büyük bir yakıt hücreli ticari araç takip edecek. Bunun dışında 48V hibritler de gelecekte Opel elektrikli ürün gamına dahil olacak. Başlangıcı ise yeni Opel Corsa yapacak. Yeni araç 74 kW/100 HP ve 100 kW/136 HP’lik motorlar, yeni bir çift kavramalı otomatik şanzımanla yollara çıkacak. Yeni Corsa, yüksek verimliliğe sahip içten yanmalı motorların yanı sıra tamamen bataryalı elektrikliden hibrite kadar farklı güç-aktarma seçenekleri sunarak çok çeşitlilik sağlayacak. Opel, böylece henüz bu yılın sonuna kadar 15 elektrikli modeli sunabilme kapasitesine erişiyor olacak. Şimşek logolu marka, 2028 yılına kadar Avrupa’da tamamen elektrikli bir ürün portföyüne sahip olmayı da taahhüt ediyor.
Elektrikli Otomobil
Merdiven Altı Ekspertize Son: Yeni Yönetmelik Taslağı Yayında
Ticaret Bakanlığı, kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçmek ve tüketiciyi korumak amacıyla oto ekspertiz hizmetlerine sıkı denetim ve yetkilendirme şartları getiriyor.
Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.
Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.
Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi
Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.
Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.
Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi
Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:
- Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
- Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
- Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
- QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları
geliyor.
Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.
Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor
Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.
Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.
Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor
Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.
Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.
“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”
TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”
“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”
TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”
Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:
- Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
- Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
- Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
- Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek
Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.
Araç Şarj Sektörü
EN YAKIT filoların yükünü hafifletiyor
Elektrikli araçlara yönelik şarj hizmetini bireyler ve kurumsal kullanıcılar için en üst seviyeye çıkaran uçtan uca çözümler oluşturan EN YAKIT, teknolojinin desteğiyle filoların yönetimini kolay ve ekonomik hale getiriyor.
Elektrikli araç dönüşümüyle birlikte geleceğin mobilite ihtiyaçlarını bugünden şekillendiren EN YAKIT, Türkiye genelindeki yaygın şarj istasyonu ağıyla elektrikli araç dönüşümüne stratejik bir ivme kazandırıyor.
Geliştirilen kullanıcı dostu altyapı, şarj işlemini teknik bir zorunluluktan çıkarıp, hem bireysel sürücüler hem de kurumsal filolar için zamandan tasarruf sağlayan, erişilebilir ve sürdürülebilir bir deneyime dönüştürüyor.
Enerji ve filo yönetimi alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dikkati çeken EN YAKIT, bu sayede şirketlerin operasyonel maliyetlerini düşüren ve süreçlerini tamamen dijitalleştiren entegre çözümler sunuyor. Akaryakıt ve elektrikli araç tüketimini tek bir platformda birleştiren marka, Türkiye genelindeki geniş şarj ağıyla kurumsal verimliliği bir üst seviyeye taşıyor.
Şeffaf ve anlık takip
Geleneksel filo yönetimindeki manuel takip ve çoklu faturalandırma sorunlarına son veren EN YAKIT, sunduğu 7/24 anlık izleme altyapısı ile şirketlere şeffaf bir veri akışı sağlıyor. Şirketler, araçlarının enerji harcamalarını anlık olarak mobil uygulama üzerinden takip edebilirken, tüm harcamaları tek bir toplu fatura ile ödeyerek muhasebe operasyonlarında kolaylık sağlıyor.
“En-ix” teknolojisiyle kart dönemi kapandı
Elektrikli araç dönüşümünde en büyük bariyerlerden biri olan şarj başlatma süreçlerini kolaylaştıran EN YAKIT, En-ix (Tak ve Şarj Et) teknolojisi ile şirket çalışanlarının herhangi bir RFID karta ihtiyaç duymadan, sadece şarj soketini araca takarak işlemi otomatik olarak başlatmasına imkan veriyor. Türkiye genelindeki 320’ye yakın şarj istasyonuyla entegre çalışan bu teknoloji, operasyonel süreçleri zahmetsiz ve güvenli hale getiriyor.
İndirimler de birlikte geliyor
EN YAKIT, sadece teknolojik altyapı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda şirketlerin bütçelerini koruyan maliyet modelleri geliştiriyor. Bireysel kullanıcılara yönelik kademeli sadakat programlarının yanı sıra filo sahibi şirketlere özel sunulan sabit indirim oranları, operasyonel maliyetlerde belirgin bir tasarruf imkanı yaratıyor.
“Amacımız müşterilerimize hareket özgürlüğü tanımak”
EN YAKIT Genel Müdürü Tayfun Şenses, sundukları operasyonel kolaylığın önemine işaret ederek, şunları kaydetti:
“Filo yönetiminde asıl mesele sadece enerji sağlamak değil, bu enerjiyi en az operasyonel yükle yönetebilmektir. EN YAKIT olarak, Türkiye genelindeki yaygın şarj ağımızı ‘En-ix’ gibi şifresiz ve kartsız teknolojilerle donatarak filoların üzerindeki zaman ve yönetim yükünü sırtlarından alıyoruz. Manuel takip ve çoklu faturayı ortadan kaldırıyor olmak da önemli operasyonel avantajlar getiriyor. Bunun yanında sunduğumuz indirim oranlarıyla bütçeler üzerindeki yükleri hafifletiyoruz. Amacımız, müşterilerimizin operasyonel süreçlerini ve maliyetlerini optimize ederek, dijital altyapımızla onlara sadece işlerine odaklanacakları bir hareket özgürlüğü tanımaktır.”
Elektrikli Araçlar
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak
Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’nda yer alıyor.Etkinliğin en önemli anı, tamamen elektrikli ve İzmit’te üretilecek IONIQ 3 modelinin dünya prömiyeri olması.“Unfold Stories”: Hyundai’nin özel olarak kurguladığı alanlar, markanın özgün tasarım felsefesini yenilikçi biçimlerde sergileyecek.
Hyundai, 2026 Milano Tasarım Haftası’na katılımını duyurdu. 21-26 Nisan tarihleri arasında, ziyaretçiler Hyundai’nin tasarım felsefesini Milano’daki Torneria Tortona’da deneyimleme fırsatı bulacak. Avrupa tasarım dünyasının yaratıcı merkezi olarak kabul edilen bu mekân, önde gelen medya temsilcileri, kanaat önderleri ve kreatif liderleri bir araya getiriyor.
Hyundai, etkileyici bir enstalasyon aracılığıyla ziyaretçilerini markanın özgün tasarım süreciyle buluşturacak. “Unfold Story” başlığını taşıyan bu deneyim alanı, Hyundai’nin iç ve dış tasarım felsefesinin farklı yönlerini yansıtarak Milano Tasarım Haftası katılımcılarına sade ve anlaşılır bir bakış sunacak. “Unfold Story”, Hyundai’nin tasarımı nasıl hayata geçirdiğini gözler önüne seriyor — bir kağıt üzerindeki ilk çizimden, çelikten üretilmiş bir sanat eserine uzanan bu yolculuk; fikirlerin malzeme, işçilik ve teknolojiyle buluşarak mobiliteye dönüşümünü vurguluyor.
Buna ek olarak, Hyundai tasarımcılarının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek özel atölye çalışmaları, markanın tasarım felsefesine yön veren temel prensipleri keşfetme imkânı sunacak. Bu prensiplerin, Milano’da ilk kez tanıtılacak olan IONIQ 3 modeline nasıl ilham verdiği de detaylı şekilde aktarılacak.
Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtıyor
IONIQ 3 prömiyeri, Hyundai’nin Milano’daki varlığının merkezinde yer alıyor ve markanın gelişen tasarım vizyonunun bir sonraki adımını temsil ediyor. Hyundai, yalnızca yeni bir model tanıtmak yerine, gelecekteki araçlarının doğrudan tasarım felsefesinden nasıl şekillendiğini ortaya koyacak. Modelle ilgili daha fazla detay, Milano’daki resmi lansmanda paylaşılacak.
Enstalasyon, araç ve atölye çalışmaları birlikte ele alındığında, konseptten nihai ürüne uzanan bütüncül bir hikâye sunuyor ve Hyundai’nin geleceğin mobilitesine tasarım odaklı yaklaşımını gözler önüne seriyor.Hyundai, IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıtacak
