PETROL
OPET’ten çevre dostu akıllı istasyonlar
Akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyetlerine devam eden OPET, sektöründe fark yaratan çalışmaları ile öne çıkmaya devam ediyor. OPET, Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde acente modeliyle hizmet veren Çekmeköy Kuzey ve Kuzey Marmara Çevreyolu Poyraz Mevkii’nde, sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamalarıyla sektöre örnek olacak karşılıklı iki istasyonunu İstanbul’a kazandırdı.
Enerji ihtiyacını kurulan güneş enerji santrali (GES) ile karşılayan istasyonlar, enerji ve suyu verimli kullanan teknolojiye sahip. Akaryakıt dolumu esnasında havaya yayılan benzin buharının yüzde 95’ten fazlasını geri kazanan BGD (Buhar Geri Dönüşüm) sistemini de bünyesinde bulunduran istasyonlarda, satış binalarının tamamında akıllı, izlenebilir ve merkezi iklimlendirme sistemi mevcut. Bu konseptin devamı niteliğinde yine Çekmeköy’de ve Başakşehir’de olmak üzere 2 istasyonun daha inşaatı sürüyor.

İstasyonların, enerji ihtiyacını çatı şekline sahip bir dış mekân yapısı olan kanopinin üzerinde kurdukları GES’ten karşılayacağını ifade eden OPET Genel Müdürü Özgür Kahramanzade, “OPET olarak faaliyetlerimizi gerçekleştirirken yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak, ülkemizin ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedefinin yanı sıra Koç Holding’in ‘2050 Karbon Nötr’ hedefine de hizmet ediyoruz. Bu amaçlar doğrultusunda projelendirdiğimiz istasyonlarımız sektörümüzde pek çok ‘ilk’e sahip” değerlendirmesinde bulundu.
“Elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını kanopi üzerine kurulu GES ile karşılayan istasyonlarımız kendi kendine yetebiliyor” diyen Kahramanzade sözlerine şöyle devam etti: “Çekmeköy istasyonumuzda kanopi üzerine yerleştirilen 570 adet güneş paneli ile yıllık 330 bin kWh’nin üzerinde bir enerji üretimi elde etmeyi planlıyoruz. Kurulu gücü 228 kW olan bu paneller ülkemizde kanopi üzerine kurulan en yüksek kapasite ile de ayrı bir yere sahip. Yine istasyon başına yıllık 160 tondan fazla CO₂ salımına engel olacağını öngördüğümüz istasyonlarımızın ekonomik ömrü boyunca gerçekleştireceği elektrik üretimi ile çevreye katkısı, toplamda yaklaşık 20 bin yetişkin ağacın dikilmesinden doğan faydaya denk olacak.”
İlk olarak İstanbul Çekmeköy’de hizmet vermeye başlayan yeni istasyonları ile sürdürülebilirlik alanındaki vizyonlarını ortaya koyduklarını kaydeden Kahramanzade, “Bu konsept kapsamında kendi kendine yetebilen bir tesis olarak hayata geçirdiğimiz ilk istasyonumuz Çekmeköy, inşaat aşamasının ardından LEED Platinum sertifikası almaya hak kazanarak, sektörde kendi kategorisinde bir ilk de imza attı. Çekmeköy İstasyonumuzda altyapı çalışmalarında yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile belirlenmiş senaryolar ışığında algoritmik yöntemlerden faydalanılıyor” dedi.
İSTASYONLARDA NELER VAR?
Su tüketimi mahal bazlı bağımsız otomatik sayaç izleme sistemiyle takip edilirken geliştirilmiş arıtma sayesinde çıkan atıklar kontrollü bir şekilde atık su şebekesine gönderiliyor.
İstasyon sahası genelinde, yağmur suyunu toplama hatları ve 50’şer m³ yeraltı tankları konumlandırılarak, yağmur suyunun şehir şebeke suyu ile entegre değerlendirilmesi, su kaynaklarının verimli kullanılması ve su tüketiminde tasarruf edilmesi sağlanıyor. Bu kapsamda istasyonda saha sulama ve tuvalet rezervuarlarında kullanım sarfiyatının yüzde 10’u yağmur suyundan elde ediliyor.
Market satış ve kafe alanıyla ziyaretçilere daha geniş bir ürün yelpazesi sunulurken, akıllı, izlenebilir ve merkezi bir iklimlendirme sistemiyle de müşterilerin konforu ve sağlığı ön planda tutuluyor.
Fiyat panosuna yerleştirilmiş tam renkli yüksek çözünürlüklü dış ortam ekranları ile güncel kampanyalar, akaryakıt fiyatları, özel günlere dair mesajlar ve anlık trafik hava durumu gibi bilgilendirmeler yapılıyor.
İstasyon altyapı çalışmalarında yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile belirlenmiş senaryolar ışığında algoritmik yöntemlerden faydalanılıyor.
Akaryakıt tesisatında yapılan iyileştirmeler ve akıllı dalgıç pompalar sayesinde, yakıt alan araçlara hızlı ve güvenli dolum imkânı sağlanıyor.
Yeşil alanlarda, bölgenin coğrafi yapısına uygun ve su gereksinimleri asgari düzeyde olan bitkilerin kullanılırken yeşil alanların sulaması için yağmur sensörleri ile desteklenen ve su tüketimini en aza indirgeyen yer altı damlama sisteminden faydalanılıyor.
Satış binasında hava kalitesinin kontrolü ve düzenlenmesi için CO₂ sensörleri ile desteklenen, akıllı, izlenebilir merkezi iklimlendirme sistemine sahip olan istasyonun işletmesinde kullanılan cihazlar merkezi bir otomasyon sistemine bağlı olup, izlenip raporlanabiliyor.
İstasyon binası ana taşıyıcıları üzerinde kurulu deprem sensörleri, tehlike anında merkezi otomasyon üzerinden gerekli önemlerinin alınmasını sağlıyor.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
PETROL
Shell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede
Shell&Turcas, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödülleri, Madeni Yağlar İhracatı kategorisinde 10 yıldır aralıksız birinciliğini koruyarak şirketin global pazardaki gücünü bir kez daha kanıtladı.
19 yıldır madeni yağda küresel pazar lideri olan Shell’in, Kocaeli Derince’de faaliyet gösteren Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, 1963 yılından bu yana operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Otomotiv sektörüne yönelik motor yağlarının yanı sıra, portföyünde endüstriyel yağlar ve gresler de bulunuyor. Bu ürünlerin önemli bir kısmı Derince’de üretiliyor. Bugün yüksek kalite standartlarında üretim kapasitesi ve 400’den fazla ürün portföyüyle dünyanın dört bir yanına, 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.
Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Madeni yağ ihracatında elde ettiğimiz bu istikrarlı başarı, ekiplerimizin özverili çalışmaları ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde mümkün oldu. Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimiz yalnızca üretim gücüyle değil, Türkiye’nin ihracat kapasitesine sağladığı katkıyla da stratejik bir rol üstleniyor. 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, Türkiye sanayisinin büyümesine ve dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu vesileyle 10 yıldır aralıksız ödüllendirilmek hepimize büyük bir gurur yaşatıyor.”
İnovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Shell&Turcas’ın büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi önemli ölçüde artırılan Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, dijitalleşme uygulamaları ve verimlilik odaklı üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Enerji verimliliği ve karbon yönetimi konularında hayata geçirilen çözümler, tesisin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel performansını da güçlendiriyor.
2030 yılına gelindiğinde yüzde 50 karbon nötr olma hedefi bulunan tesis, bu hedefe 2022 yılında ulaştı. Aynı zamanda, elektrik tüketiminin de yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılayarak yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiyor. Kalan elektrik tüketimini ise uluslararası geçerli yenilenebilir enerji sertifikaları ile tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.
Madencilikten otomotive, inşaattan lojistiğe, demir çelikten enerjiye geniş bir endüstri yelpazesine hitap eden Shell&Turcas ürünleri, uluslararası pazarlarda tercih edilmeye devam ediyor. Güçlü üretim altyapısı, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hem de küresel pazarlardaki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor.
