ELEKTRİK
Sungrow, Yeni Enerji Depolama Sistemi PowerKeeper’ı Tanıttı
Ticari ve endüstriyel alana yönelik geliştirilen yeni enerji depolama sistemi PowerKeeper, modüler yapısı ve tek noktadan DC bağlantılı tasarımıyla öne çıkıyor. İşletmelere sıfır kayıp, kesintisiz çalışma ve sorunsuz bir kullanım deneyimi sunmak amacıyla geliştirilen PowerKeeper Serisi; sadelik, güvenlik ve kârlılığı merkeze alarak işletmeler için enerji depolamayı yeniden tanımlıyor.
Dünyanın öncü temiz enerji çözümleri markası Sungrow, İtalya’da düzenlenen Sungrow Avrupa C&I ESS Zirvesi’nde ticari ve endüstriyel alan için geliştirdiği yeni enerji depolama sistemi (ESS) PowerKeeper’ı tanıttı. Markanın sıfır kayıp ve sıfır kesinti prensibini temel alan; yüksek performans, kesintisiz çalışma ve maksimum verimlilik özelliklerini bir araya getiren “ACE 007” ve “ACE Profit” vizyonu doğrultusunda geliştirilen PowerKeeper Serisi, Sungrow’un işletmelerin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunma yaklaşımının en yeni temsilcisi olarak öne çıkıyor.
Enerji dönüşümü alanında dünyanın önde gelen veri ve analiz kuruluşu Wood Mackenzie’ye göre Avrupa’nın ticari ve endüstriyel (C&I) enerji depolama kapasitesi 2034 yılına kadar 13 kat artarak 33 GW / 77 GWh seviyesine ulaşacak. Elektrik fiyatlarının yükselmesi ve kesintilere karşı güçlü bir enerji sistemine duyulan ihtiyaç, işletmeler için öncelikli hale geliyor. Bu nedenle çözümlerin tasarımdan kuruluma, işletmeden bakıma kadar tüm yaşam döngüsü boyunca sorunsuz bir deneyim sunması ve işletme sürekliliği için güç kararlılığını güvence altına alması kritik önem taşıyor. Buna ek olarak ticari ve endüstriyel kullanıcılar; tüketim profilleri ve finansal öncelikleri birbirinden farklı birçok sektörü kapsıyor. Bu da daha modüler yapıları zorunlu kılıyor.
İşletmeler İçin Enerji Depolamada Yeni Nesil Çözüm: PowerKeeper Serisi
Farklı yapı ve ölçekteki işletmelerin çeşitli ihtiyaç ve beklentilerine yanıt vermek üzere geliştirilen PowerKeeper Serisi, 12,5 kWh modüler tasarımlı esnek bir enerji depolama çözümü sunuyor. Sistem tek bir hibrit inverter ile 50–1000 kWh kapasiteyi 2–8 saat aralığında destekleyebilirken, birden fazla inverter bağlantısıyla kapasite sınırsız şekilde genişletilebiliyor.
PowerKeeper’ın ölçeklenebilir yapısı küçük mağazalardan büyük fabrikalara kadar her tür işletmeye uyum sağlayarak ihtiyaca göre kapasite kurulmasını sağlıyor; gereğinden fazla yatırım yapmayı engelliyor ve bu yolla ilk yatırım maliyetlerini azaltıyor.
10 milisaniyede şebekeden bağımsız moda geçebilen PowerKeeper, kesintisiz enerji sağlıyor ve dahili ATS, 250 kW yüke kadar destek sunuyor. Bu da 2.500 m²’lik bir süpermarket için yeterli güç anlamına geliyor ve ek kabin gerektirmeyerek alan ve maliyet tasarrufu sağlıyor.
Kompakt Yapı ve Hızlı Kurulum
Kolay ve hızlı kurulum imkânı sunan PowerKeeper, 12,5 kWh tek modül veya 50 kWh ön montajlı stack seçenekleri ile geliyor. IP66 sertifikasına sahip ESS çözümü, –20°C ile 50°C çalışma aralığı ve Tip I + II yıldırım direnci ile uzun vadeli güvenilirlik sunuyor. 50 santimetreye kadar su baskınlarına dayanıklı olan PowerKeeper, Kuzey Avrupa’nın soğuk kışında, Güney Avrupa’nın sıcak yazlarında veya Akdeniz kıyılarının tuzlu/korozyonlu ikliminde kararlı bir performans sergiliyor.
Akım, voltaj, hücre sıcaklığı, NTC yüksek sıcaklık algılama ve güvenlik sensörünü içeren 5D uyarı sistemini kullanan PowerKeeper; hücre, paket ve istasyon seviyelerinde üçlü koruma sunuyor. Bu yapı, her bir cihazın kendi içinde koruma sağlayarak günlük kullanım sırasında olası riskleri erken tespit eder ve kullanıcıya daha güvenli, sorunsuz bir operasyon sağlar.
Yapay Zekâ Destekli Akıllı Enerji Yönetimi
PowerKeeper; güneş enerjisi sistemleriyle birlikte kullanım, enerji depolama ve elektrikli araç şarjı, küçük ölçekli yerel şebekeler ve yedek güç çözümleri ile bağımsız ticari ve endüstriyel enerji depolama sistemleri dahil pek çok senaryoya kolayca uyum sağlıyor.
Öz tüketim, arbitraj, FFR ve talep kontrolü dahil birçok gelir akışını destekleyen sistem, gerçek zamanlı elektrik fiyatları, üretim tahminleri ve yük tahminlerine göre kârlılık stratejilerini otomatik optimize eden yapay zekâ tabanlı modlarla geliyor. Bu da kullanıcıların kârlılığı kolayca artırmasına olanak tanıyor.
Bu yaklaşım, sistemin tüm yaşam döngüsünde karşılaşılan ihtiyaçlara çözüm sunarak Sungrow’un ticari ve endüstriyel alandaki portföyünü güçlendiriyor ve şirketin karbon nötr bir geleceğe yönelik kararlılığını pekiştiriyor.
Sungrow Avrupa C&I ESS Zirvesi’nde Pazarın Geleceği Masaya Yatırıldı
İtalya’nın Como kentinde düzenlenen Sungrow Avrupa C&I ESS Zirvesi, 200’ün üzerinde şirket yöneticisi, sektör temsilcisi, iş ortağı ve medya mensubunu bir araya getirdi. Etkinlikte Avrupa’da esnek, maliyet etkin ve düşük karbonlu enerji çözümlerine yönelik artan talep ele alındı. Panel oturumlarında, farklı Avrupa ülkelerindeki gelişmeler, ihtiyaçlar ve düzenleyici çerçeveler değerlendirildi; katılımcılarla bölgenin öne çıkan büyüme fırsatları ve stratejik yaklaşımlar paylaşıldı.
Zirveden elde edilen uzman görüşleri ve müşteri içgörüleri, Sungrow’un Avrupa’nın ticari ve endüstriyel enerji altyapısının modernleşmesi ve karbon azaltımı hedeflerini destekleme konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Sungrow bugün dünya genelinde 1000’den fazla, Avrupa’da ise 200’den fazla ticari ve endüstriyel enerji depolama projesini hayata geçirmiş durumda. Bağımsız ESS, PV+ESS ve PV+ESS+EV şarj çözümlerini kapsayan bu geniş proje portföyü, şirketin hızla gelişen pazarda iş ortaklarını destekleme konusundaki güçlü konumunu pekiştiriyor.
ELEKTRİK
Endüstrilerde enerji verimliliğinde yeni dönem: Akıllı enerji yönetimi rekabet avantajı sağlıyor
Artan enerji maliyetleri, elektrifikasyonun hız kazanması, karbon azaltım hedefleri ve operasyonel süreklilik beklentileri, enerji verimliliğini sanayi kuruluşları için yalnızca bir maliyet optimizasyonu konusu olmaktan çıkararak stratejik bir rekabet unsuru haline getiriyor. ABB Elektrifikasyon; akıllı elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerjiyi daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmelerine destek oluyor.
Türkiye’nin sanayi sektöründe enerji verimliliğinin artırılması, işletmelerin rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmaları açısından da önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2024 yılında nihai enerji yoğunluğu, 2000 yılına kıyasla yüzde 34,4 oranında iyileşti. Bu gelişme, enerji verimliliğinde sağlanan ilerlemeyi ortaya koyarken, sanayide enerji kullanımının daha etkin yönetilmesi için dijitalleşmenin sunduğu fırsatların önemini de artırıyor.
Endüstriler için yeni rekabet avantajı: Enerjiyi akıllı yönetebilmek
Günümüzde endüstriyel tesisler için enerji verimliliği, yalnızca daha az enerji tüketmek anlamına gelmiyor. Enerjinin nerede, ne zaman ve nasıl kullanıldığını gerçek zamanlı olarak görebilmek, tüketim eğilimlerini analiz etmek, güç kalitesi ve elektrik altyapısının performansını izlemek ve elde edilen verileri operasyonel kararlara dönüştürmek giderek daha kritik hale geliyor.
Enerji görünürlüğü, işletmelerin yalnızca tüketimlerini takip etmelerini değil, aynı zamanda operasyonel riskleri azaltmalarını, ekipman performansını iyileştirmelerini ve enerji yatırımlarını daha doğru planlamalarını sağlıyor.
ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, akıllı devre kesiciler, enerji ölçüm ve izleme teknolojileri, güç kalitesi çözümleri ve dijital enerji yönetimi platformlarıyla elektrik altyapısının farklı noktalarından elde edilen verileri anlamlı içgörülere dönüştürmeye yardımcı oluyor.
Smart Power ile elektrik altyapısında yeni nesil yönetim
Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte elektrik altyapılarından beklenen performans da değişiyor. Üretim tesisleri, veri merkezleri, ticari yapılar ve kritik altyapılar; daha yüksek elektrik talebini karşılayabilen, güvenilir, esnek ve aynı zamanda dijital olarak yönetilebilen sistemlere ihtiyaç duyuyor.
ABB’nin Smart Power yaklaşımı, elektrik dağıtım altyapısının yalnızca enerjiyi güvenli şekilde dağıtan pasif bir sistem olmaktan çıkarak ölçüm yapabilen, haberleşebilen ve işletme kararlarını destekleyebilen akıllı bir altyapıya dönüşmesini hedefliyor.
Akıllı devre kesiciler ve ölçüm çözümleri sayesinde elektrik dağıtım sistemlerinden elde edilen veriler; enerji tüketimi, güç kalitesi, yük profilleri ve ekipman performansı gibi farklı başlıklarda değerlendirilebiliyor. Bu verilerin dijital platformlar üzerinden izlenmesi ise işletmelere enerji performanslarını sürekli takip etme ve iyileştirme fırsatı sunuyor.
Böylece enerji yönetimi, yalnızca geçmiş tüketimin raporlandığı bir süreç olmaktan çıkarak operasyonların sürekli iyileştirilmesini destekleyen dinamik bir yönetim modeline dönüşüyor.
Türkiye’deki endüstriler için somut değer
Akıllı elektrifikasyon yaklaşımı; otomotiv, metal ve çelik, kimya, çimento, enerji, veri merkezleri ve diğer enerji yoğun sektörlerde farklı ihtiyaçlara göre uygulanabiliyor.
Türkiye’de ABB’nin metal sektöründeki çalışmaları arasında, büyük ölçekli çelik üretim tesislerinin verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenlik hedeflerini desteklemeye yönelik uygulamalar yer alıyor. ABB’nin ArcSave® elektromanyetik karıştırıcı çözümü, dünyanın büyük elektrik ark ocaklarından bazılarında kullanılmak üzere devreye alınıyor. Bu tür uygulamalar, elektrifikasyon teknolojilerinin yalnızca enerji dağıtımı açısından değil, doğrudan üretim proseslerinin performansı açısından da değer yaratabildiğini gösteriyor.
ABB’nin çözüm yaklaşımı, farklı endüstrilerde elektrik altyapısının görünür hale getirilmesinden enerji performansının analizine, güç kalitesinin yönetilmesinden kritik yüklerin güvenilirliğine kadar uçtan uca bir yapı sunuyor.
Özellikle enerji yoğun üretim tesislerinde doğru ölçüm ve izleme altyapısı; enerji kayıplarının, gereksiz tüketimlerin ve verimsiz çalışma noktalarının belirlenmesine yardımcı olurken, işletmelerin enerji yatırımlarını gerçek verilere dayandırmasını sağlıyor.
Enerji verimliliği artık karbon yönetiminin de bir parçası
Enerji verimliliğinin stratejik önemini artıran başlıklardan biri de Avrupa’nın karbon düzenlemeleri. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) kesin uygulama dönemi 1 Ocak 2026 itibarıyla başladı. Mekanizma; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi belirli ürünlerin AB’ye ithalatında üretim kaynaklı gömülü emisyonların dikkate alınmasını öngörüyor.
Bu gelişme, özellikle Avrupa’ya ihracat yapan Türkiye’deki sanayi kuruluşları açısından enerji tüketiminin ve karbon emisyonlarının ölçülebilir hale getirilmesini daha önemli bir iş gündemi haline getiriyor. Çünkü enerji verimliliği yatırımları yalnızca işletme maliyetlerini azaltmakla kalmıyor; şirketlerin emisyonlarını daha iyi takip etmelerine, sürdürülebilirlik performanslarını geliştirmelerine ve değişen ticaret koşullarına hazırlanmalarına da katkı sağlıyor.
Bu nedenle elektrik altyapısından elde edilen güvenilir ve sürekli verinin, enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik stratejilerinin önemli bir girdisi haline gelmesi bekleniyor.
Elektrifikasyon ve dijitalleşme birlikte değer üretiyor
Veri merkezleri, yenilenebilir enerji kaynakları, enerji depolama sistemlerinin hızla yaygınlaşması ve elektrikli ulaşım elektrik altyapılarından beklentileri de değiştiriyor. Artık işletmeler yalnızca daha fazla enerjiye değil daha güvenilir, daha esnek ve daha akıllı yönetilebilen enerji altyapılarına ihtiyaç duyuyor.
Bu dönüşüm, enerji verimliliğinin tek bir ekipmanla sağlanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Gerçek değer elektrik dağıtım sistemleri, enerji izleme teknolojileri, güç yönetimi çözümleri ve dijital platformların entegre biçimde çalışmasıyla oluşuyor.
ABB Elektrifikasyon, alçak gerilim elektrik dağıtım çözümleri, Smart Power teknolojileri ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle işletmelerin enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlarken enerji güvenliği, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı çatı altında destekliyor.
ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Elektrifikasyon İş Kolu Ticari Lideri Tonay Topuz enerji verimliliğinin artık çok daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Enerji verimliliğini artık yalnızca daha az enerji tüketmek olarak değerlendirmiyoruz. Gerçek değer enerjiyi nerede, ne zaman ve nasıl kullandığınızı görebilmek, bu veriyi anlamlandırabilmek ve daha hızlı, daha doğru, veriye dayalı kararlar alabilmektir. ABB Elektrifikasyon olarak dijital enerji yönetimi ve akıllı elektrik dağıtım çözümlerimizle işletmelerin enerji altyapılarını daha görünür, daha güvenilir ve daha verimli hale getiriyoruz. Böylece müşterilerimizin yalnızca enerji tüketimlerini optimize etmelerine değil, operasyonel dayanıklılıklarını güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güvenle ilerlemelerine de katkı sağlıyoruz.”
Entegre yaklaşım, sürdürülebilir başarının temelini oluşturuyor
Enerji verimliliğinde yeni dönem, tek bir ürün veya ekipmanla değil, elektrik altyapısının bütünsel olarak yönetilmesiyle şekilleniyor.
ABB Elektrifikasyon; alçak gerilim elektrik dağıtımı, Smart Power teknolojileri, enerji izleme, güç kalitesi ve dijital enerji yönetimi çözümlerini bir araya getirerek işletmelerin enerji altyapılarında uçtan uca görünürlük oluşturmasına destek oluyor.
Bu bütüncül yaklaşım sayesinde işletmeler enerji tüketimlerini daha etkin yönetmenin yanı sıra operasyonel sürekliliklerini güçlendirebiliyor, enerji altyapılarını geleceğin ihtiyaçlarına hazırlayabiliyor ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerleyebiliyor.
ELEKTRİK
ÇORUH EDAŞ’TAN ŞEBEKE ALTYAPISINA 1,5 MİLYAR TL’LİK BAKIM PROGRAMI
Çoruh EDAŞ, 2026 yılında Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize’de elektrik dağıtım şebekesinin bakım ve iyileştirme çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırdı. Bölgenin enerji altyapısını güçlendirmeyi amaçlayan çalışmalarla arıza risklerinin azaltılması ve enerji arzının sürekliliğinin desteklenmesi hedefleniyor.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmetini güvenle sunan Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ); Artvin, Giresun, Gümüşhane, Trabzon ve Rize illerindeki şebeke altyapısını güçlendirmek adına çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen şirket, 2026 yılında şebeke bakım çalışmaları için 1,5 milyar TL kaynak ayırırken; beş il genelinde enerji hatları, trafolar ve şebeke ekipmanlarına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor.
Planlı bakım çalışmaları bölge genelinde sürüyor
Çoruh EDAŞ’ın bakım programı kapsamında şebeke unsurları düzenli olarak kontrol edilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda bakım, onarım ve ekipman yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Özellikle bölgenin zorlu coğrafi ve iklim koşulları dikkate alınarak yürütülen çalışmalarla şebekenin dayanıklılığının artırılması ve olası arızaların oluşmadan önlenmesi amaçlanıyor.
Bölge genelinde gerçekleştirilen bu planlı taramalar sayesinde, gelecekte oluşabilecek büyük çaplı ve plansız arızaların önüne erkenden geçiliyor.
Planlı kesintiler güvenli çalışma için uygulanıyor
Bu kapsamda gerçekleştirilen planlı kesintiler, arızadan kaynaklanan beklenmedik kesintilerden farklı olarak önceden programlanıyor ve tüketiciler bilgilendiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilgili bölgeye yeniden enerji veriliyor. Böylece kısa süreli planlı çalışmalar; daha dayanıklı bir şebeke, daha düşük arıza riski ve daha kaliteli enerji hizmeti için yapılan uzun vadeli iyileştirmelerin bir parçası haline geliyor.
Şirket, planlı çalışmalar nedeniyle geçici olarak enerji kesintisi yaşanan bölgelerde tüketicilerin günlük yaşamının mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesi için çalışmalarını belirlenen program dahilinde tamamlamaya odaklanıyor.
Çoruh EDAŞ, çalışmalar esnasında yaşanabilecek zorunlu kesintiler nedeniyle bölge halkına gösterdikleri anlayış için teşekkür ederken; tüm planlı kesinti detaylarının güncel olarak şirketin resmi web sitesi ve iletişim kanalları üzerinden takip edilebileceğini hatırlattı.
ELEKTRİK
352 PROJELİK DENEYİM YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYUYOR
Türkiye’nin enerji dönüşümü yalnızca yeni santrallerin kurulmasıyla değil, bu yatırımların doğru planlanması ve tüm izin süreçlerinin eksiksiz yönetilmesiyle mümkün oluyor. Bir rüzgâr ya da güneş enerjisi yatırımının hayata geçebilmesi için şehir planlamasından harita çalışmalarına, çevresel değerlendirmelerden kamulaştırmaya, orman izinlerinden imar süreçlerine kadar onlarca teknik aşamanın birbiriyle uyum içinde ilerlemesi gerekiyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye’de üretim lisansı sahibi 348 rüzgâr enerji santrali bulunurken, ARI-ES Enerji bu santrallerin 124’ünde görev aldı. Önlisans aşamasındaki projelerle birlikte şirketin rüzgâr enerjisi referansı 162 projeye ulaşarak, bu alanda önemli bir mühendislik ve proje geliştirme deneyimi oluşturdu. Güneş enerjisinde üretim lisanslı ve önlisanslı 37 projede yer alan şirket, rüzgâr lisanslarına derç edilen 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. EPDK kayıtlarındaki lisanslı ve önlisanslı 218 projenin yanı sıra lisanssız üretim, proje geliştirme ve diğer kaynak yatırımlarıyla birlikte şirketin toplam referansı 352 projeye ve 16.211,29 MW’a ulaşıyor.
YATIRIMLARIN BAŞARISI SADECE SAHADA DEĞİL, MASADA BAŞLIYOR
Yenilenebilir enerji yatırımlarında süreç, saha seçimiyle birlikte proje geliştirme aşamasında başlıyor; bu aşamada atılan adımlar yatırımın en kritik belirleyicilerinden birini oluşturuyor. Kurum görüşlerinin alınması, imar planlarının hazırlanması, halihazır haritaların oluşturulması, ÇED ve ESIA süreçlerinin yürütülmesi, kamulaştırma işlemleri, yol projeleri ile orman izinlerinin tamamlanması; yatırımın zamanında başlayabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
İzmir merkezli ARI-ES Enerji, yaklaşık 40 kişilik uzman kadrosuyla ARI-ES Planlama, HNS Harita ve Orman birimleri altında şehir planlama, harita mühendisliği, çevre ve orman mühendisliği disiplinlerini tek çatı altında buluşturuyor; bu disiplinlerin her birinde mesleki yeterlik belgesi ve büro tesciline sahip. Şirket, yatırımlara proje geliştirme aşamasından itibaren eşlik ediyor; önlisanslı, üretim lisanslı ve lisanssız projelerin tamamında hizmet veriyor. Kurum görüşlerinin alınmasından imar planlarının hazırlanmasına, halihazır harita üretiminden yol projelerine, mülkiyet edinimi ve kamulaştırmadan orman ön izinleri, kesin izinler ile ÇED ve ESIA süreçlerine kadar yatırımın ihtiyaç duyduğu jeolojik ve jeoteknik etütler dışındaki tüm aşamaları, proje geliştirmeden inşaata başlanmasına kadar kendi bünyesinde (in-house) yürütüyor. Geliştirdiği proje takip sistemiyle de her yatırımın izin ve ruhsat takvimini anlık izleyerek süreçlerin koordinasyonunu tek merkezden sağlıyor.
30 YILA YAKLAŞAN MÜHENDİSLİK BİRİKİMİ
Kökleri 1998 yılına dayanan ARI-ES Enerji, 2004 yılında yenilenebilir enerji alanına yönelmiş, 2005 yılında bu alana odaklanan yapısıyla yeniden kurulmuş ve o tarihten bu yana yalnızca yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteriyor. Bugün şehir planlama, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve orman mühendisliği disiplinlerini aynı yapı altında buluşturan şirket; lisanslı ve önlisanslı rüzgâr ile güneş enerjisi projelerinin yanı sıra hibrit, lisanssız, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle yatırımlarında da hizmet veriyor. Şirketin en güçlü olduğu alanlardan biri, arazi projeleri ile lisanssız rüzgâr ve güneş projelerinin geliştirme aşamasından itibaren yürütülmesi: proje geliştirme aşamasında 68 rüzgâr projesinde 5.313,58 MW’lık çalışma yürüten şirket, 52 lisanssız rüzgâr ve güneş projesi (352,16 MW) ile rüzgâr santrallerine bütünleşik 19 hibrit güneş projesinde de görev aldı. Bugüne kadar görev aldığı 352 proje ve 16.211,29 MW’lık referans portföyü, şirketi sektörün önemli proje geliştirme ve mühendislik kuruluşlarından biri haline getiriyor.
HER YATIRIM, FARKLI DİSİPLİNLERİN AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞMASINI GEREKTİRİYOR
Yenilenebilir enerji yatırımlarında başarının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, yatırımın her aşamasının doğru planlanmasıyla mümkün olduğuna dikkat çeken ARI-ES Enerji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Enerji dönüşümünün görünür yüzünü rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri oluşturuyor. Ancak bu yatırımların arkasında uzun bir planlama, mühendislik ve izin süreci bulunuyor. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının zamanında hayata geçirilebilmesi için teknik uzmanlık kadar disiplinler arası koordinasyon da büyük önem taşıyor. ARI-ES Enerji olarak yaklaşık otuz yıla dayanan mühendislik birikimimizle yatırımın fikir aşamasından inşaat başlangıcına kadar tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz” açıklamalarında bulundu.
-
Yenilenebilir Enerji2 hafta önceEksim Holding’den 40. Yılına Özel Mücellit Sergisi
-
ELEKTRİK4 hafta önceEKOS ELECTRİC: AVRUPA’DAN AFRİKA’YA TRANSFORMATÖR ÜRETİMİ İÇİN DÜĞMEYE BASTI
-
ELEKTRİK3 hafta önce352 PROJELİK DENEYİM YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ ORTAYA KOYUYOR
-
Güneş Enerjisi4 hafta önceEnda Enerji, Avrupa’daki yatırımlarında yeni aşamaya geçti
-
ELEKTRİK4 hafta önceEnerjisa Enerji, 2026 yılının ilk yarısında elektrik altyapı yatırımlarını yüzde 153 artırdı
-
ELEKTRİK3 hafta önceŞA-RA Enerji’den 1 Ayda 4 Milyar TL’yi Aşan Açıklama
-
Yenilenebilir Enerji4 hafta önceAkfen Yenilenebilir Enerji Yaklaşık 700 Bin Hanenin Yıllık İhtiyacına Eşdeğer Temiz Enerji Üretti
-
ELEKTRİK3 hafta önceÇORUH EDAŞ’TAN ŞEBEKE ALTYAPISINA 1,5 MİLYAR TL’LİK BAKIM PROGRAMI
