Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Aksa Enerji’den 9 Ayda 10 Milyar TL FAVÖK


Aksa Enerji, 9 aylık konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Yurtiçi ve yurtdışı operasyonlarında güçlenen performansıyla Aksa Enerji, yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla FAVÖK’ünü %39 artırarak 10 milyar TL’ye ulaştı. 

7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde operasyonel karlılığını artırdı. Şirket, yılın ilk 9 ayında 31 milyar TL ciro, 10 milyar TL FAVÖK elde ederken, FAVÖK marjı yıllık 7 puan artışla %25’ten %32’ye yükseldi.

Bu sonuçlarla birlikte Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme hedefine kararlılıkla ilerlediğini bir kez daha teyit etti. Şirket, 2026 yılında 10 santrali eş zamanlı olarak ticari işletmeye alarak 975 MW ek kurulu güç yaratmayı; 2028 itibarıyla ise kurulu gücünü mevcut 3 GW’dan 5 GW’a; FAVÖK’ünü ve FAVÖK marjını ise sırasıyla 660 milyon dolara ve %42’ye yükseltmeyi hedefliyor.

Cemil Kazancı: “Hem bugünün hem yarının enerjisini şekillendiriyoruz.”

Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Yılın üçüncü çeyreğinde güçlü operasyonel kârlılık elde ettik. Yatırım takvimimiz planlandığı şekilde ilerliyor. Gabon gibi yeni ülkelere açılarak coğrafi çeşitliliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. 2026 yılı içerisinde devreye alacağımız santrallerimizle büyüme ivmemizi güçlendireceğiz. Bu süreçte hem operasyonel mükemmeliyet hem de sürdürülebilir yüksek büyüme odağımızı koruyoruz. Önümüzdeki dönemde de enerji dönüşümünün liderlerinden biri olma hedefiyle, finansal dayanıklılığımızı ve global rekabet gücümüzü daha da pekiştireceğiz.”

Afrika’da Yeni Bir Adım: Gabon Yatırımı

Aksa Enerji, Afrika’daki büyüme stratejisini yeni bir yatırımla pekiştirdi. Gabon’un başkenti Libreville ve Port Gentil’de toplam 145 MW kurulu güce sahip doğalgazlı santral projelerine ilişkin sözleşme ağustos ayında imzalandı. Yerel doğal gaz kaynaklarını kullanacak santrallerin Haziran 2026’da devreye alınması ve ülkenin enerji arz güvenliğini güçlendirmesi hedefleniyor.

Yenilenebilir Enerji ve Yerli Kaynak Çeşitliliği, Yatırımların Merkezinde

Aksa Enerji’nin yeni dönem yatırımlarının odağında, düşük karbon salımlı doğal gaz santralleri, yenilenebilir enerji projeleri ve kaynak çeşitliliği yer alıyor. Şirket, Türkiye’nin ilk depolamalı yenilenebilir enerji üretim lisansını alarak bu alandaki öncü pozisyonunu güçlendirdi. 2026’da beşini devreye almak üzere, 11 ilde 14 farklı yatırım planlanıyor.

Aynı zamanda, Aksa Enerji’nin %100 bağlı ortaklığı konumundaki Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş. ile Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) arasında, Bolu Göynük’teki 270 MW kurulu güce sahip yerli linyit kömürü santralinden üretilen elektriğin, 75 ABD Doları/MWsaat fiyatla alım garantisiyle satışına ilişkin sözleşme imzalandı. 31 Aralık 2029 tarihine dek geçerli olacak sözleşme kapsamında, 2025’te 198.061 MWs, 2026–2029 döneminde ise her yıl 1.417.500 MWs elektrik EÜAŞ tarafından satın alınacak. Bu anlaşma, Aksa Enerji’nin garantili gelir yaratımını güçlendirirken; Türkiye’nin cari açık yaratmayan yerli kaynak kullanımına da destek oluyor.

Kurumsal Yönetimde Kadın Temsili Güçlendi

Aksa Enerji’nin Yönetim Kurulu’na yapılan yeni atamalarla kadın üye oranı %33’e yükseldi. Bu oranla, SPK Kurumsal Yönetim Tebliği’nde öngörülen %25 seviyesinin ve Aksa Enerji’nin kendi politika hedefinin üzerinde bir başarı sağlandı.

Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem: TSRS Uyumlu İlk Rapor

Aksa Enerji, ağustos ayında ilk TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda finansal ve finansal olmayan performans göstergeleri bütüncül biçimde sunulurken; emisyon azaltımı, yenilenebilir enerji yatırımları, yerel istihdam, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kurumsal yönetişim alanlarında kaydedilen ilerlemeler paylaşıldı.

Aksa Enerji, dijitalleşen organizasyonu, sağlam finansal yapısı ve uluslararası yatırımlarıyla küresel enerji dönüşümünde öncü rolünü güçlendirmeye devam ediyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ELEKTRİK

  Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç: Enerji bağımsızlığının en hızlı ve en ucuz yolu güneş enerjisi


Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve enerji krizleri, ülkeleri enerji bağımsızlığı konusunda daha hızlı adımlar atmaya zorluyor. Savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların dışa bağımlı ekonomiler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, güneş enerjisinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Pirinç, “Bugün enerji bağımsızlığını sağlayabilmenin en hızlı ve en erişilebilir yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke, enerji stratejilerini güneş enerjisini merkeze alacak şekilde yeniden kurguluyor” dedi.

Bu dönüşümün doğal bir sonucu olarak yenilenebilir enerji yatırımları küresel ölçekte hız kazanırken, özellikle Avrupa Birliği’nin 2050 net sıfır hedefleri doğrultusunda güneş enerjisi projeleri stratejik bir önceliğe dönüşüyor. Türkiye ise solar cam, solar hücre ve solar panel üretim altyapısıyla bu artan talebi karşılayabilecek güçlü ülkeler arasında yer alıyor.

“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil zorunluluk”

Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, enerjide ülkelerin kendi ihtiyaçlarını kendi üreterek kendi kendine yetebilecek bir yapıya kavuşmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Son dönemde yaşanan savaşlar ve savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, ülkelerin enerjide dışa bağımlılıklarını minimize etmeleri gerektiğini açıkça gözler önüne sermiştir. Bugün enerji bağımsızlığını ilan edebilmenin en ucuz ve en hızlı yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke güneşi en temel enerji kaynağı olarak konumlandırıyor, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırıyor ve enerji altyapılarını bu dönüşüme göre yeniden şekillendiriyor. Yakın gelecekte güneş enerjisinin çok daha hızlı yaygınlaşması kaçınılmazdır ve bu gelişme ülkemiz açısından çok önemli bir fırsat penceresi açmaktadır.”

“Türkiye solar üretimde küresel oyuncu olmaya aday”

Pirinç, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısıyla küresel pazarlara geniş bir solar ürün yelpazesi sunabilecek önemli ülkelerden biridir. Bu güç yalnızca sanayi açısından değil, cari açığın azaltılması, enerji ithalatının düşürülmesi ve döviz girdisinin artırılması açısından da stratejik bir avantaj yaratıyor. Biz de Çağdaş Cam olarak enerji camları alanındaki üretim kabiliyetimizi sürekli geliştiriyoruz. Nitekim Türkiye’de ilk kez 2 mm solar enerji camı üretimi yapan firma olarak, sektörde öncü bir rol üstleniyoruz. Ayrıca Türkiye’de yine ilk defa 1,6 mm solar enerji camı da işleyebilme yetkinliğimiz, teknoloji ve üretim gücümüzün önemli bir göstergesi. Bu sayede daha yüksek katma değerli ürünlerle hem yerli üretimi güçlendirmeyi hem de ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı yatırımlarımızı devreye alarak üretim verimliliğimizi daha da artıracağız. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir oyuncu olacağına inanıyor, bu dönüşümün sanayi tarafındaki destekçilerinden biri olmayı sürdürüyoruz.”

 

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Aydem Yenilenebilir Enerji Kurulu Gücünü 1.210 MW’a Yükseltti


Tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten Türkiye’nin en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak RES’te gerçekleştirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile kurulu gücünü 1.210 MW’a taşıdı. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.

Türkiye’nin tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti. Bu yatırımla birlikte şirketin rüzgâr kurulu gücü de 268,5 MW’a ulaştı.

Uşak RES’te devreye alınan kapasite artışı, kurulu gücü artırmasının yanı sıra çevresel ve toplumsal faydaya da önemli katkılar sağlıyor. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla tesisin mevcut üretimine ek olarak, yıllık yaklaşık 40 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu üretim miktarı yaklaşık 15 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geliyor. Proje kapsamında ayrıca yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor.

Kapasite artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, projenin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlama yolunda önemli bir kilometre taşına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uşak RES’te gerçekleştirdiğimiz  kapasite artışı, yenilenebilir enerjiye olan kararlılığımızın ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesidir. Bu yatırımla birlikte toplam kurulu gücümüz 1.210 MW’a, rüzgâr kurulu gücümüz ise 268,5 MW’a yükseldi. Temiz ve sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığımızla yatırımlarımızı büyütmeye ve ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Uşak’ta kapasite artışı kapsamında 6 MW kurulu güce sahip bir türbini daha devreye almayı planlıyoruz.”

Continue Reading

Rüzgar Enerjisi

TÜRKİYE YENİLENEBİLİR ENERJİDE ULUSLARARASI YATIRIMLARLA YENİ BİR FAZA GEÇİYOR


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı’nda mevkidaşı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile “Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma”ya imza attı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan güneş enerjisi anlaşması, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek, süreklilik ve uluslararası iş birliklerini merkeze alan yeni bir faza geçtiğini ortaya koyuyor. Bu anlaşma, yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek büyüten, maliyetleri aşağı çeken ve uzun vadeli öngörülebilirlik sağlayan bir yaklaşımın somut göstergesi olduğunu belirten Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden “Kilovat/saat başına 1,99 avro/sent gibi bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biriyle hayata geçirilecek projeler, hem enerji arz güvenliği hem de tüketicilere yansıyacak maliyet avantajı açısından son derece değerli” vurgusunda bulundu.

Anlaşma kapsamında, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk fazını oluşturan 2 bin megavatlık güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde hayata geçirilecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan projelerde, üretilen elektriğin kilovatsaat başına 1,99 avro/sent bedelle 25 yıl boyunca satın alınması öngörülürken, yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı yer alıyor. Tamamlandığında yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşması hedeflenen projelerin, 2027’de temelinin atılması, ilk fazın 2027 sonunda devreye alınması ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması planlanıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI RÜZGÂR VE GÜNEŞ EKOSİSTEMİNİ BİRLİKTE GÜÇLENDİRİYOR

Söz konusu anlaşmanın Türkiye’nin uzun vadeli yenilenebilir enerji hedefleri açısından kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, “Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu yenilenebilir enerji hedefleri, yalnızca kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini birlikte ele alan bütüncül bir dönüşümü ifade ediyor. Suudi Arabistan ile imzalanan bu büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımı, enerji arz güvenliğini güçlendiren, elektrik maliyetlerini aşağı çeken ve yenilenebilir kaynakların sistemdeki payını artıran son derece stratejik bir adım. Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgâr enerjisinin birlikte, dengeli ve entegre biçimde büyümesi; yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır,” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar