ELEKTRİK
Borusan EnBW ve PO’dan elektrikli şarj ağı işbirliği
Borusan EnBW Enerji tarafından Petrol Ofisi’nin yaygın istasyon ağında Türkiye’deki bütün elektrikli araç sahiplerinin kullanımına açık olan yüksek verimli hızlı şarj noktaları kurulacak. Borusan EnBW Enerji ve Petrol Ofisi Grubu iş birliği ile Türkiye’nin gelişmekte olan elektrikli araç şarj ağı genişleyecek. 1 milyar lira yatırımla PO’nun bazı istasyonlarında tamamen yenilenebilir enerji kaynağı sertifikalı yüksek hızlı şarj cihazları kurulacak.
Borusan Holding ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, Petrol Ofisi Grubu ile Türkiye’de elektrikli araç şarj istasyon ağını genişleterek yeni bir dönemi başlatacak iş birliğine imza attı. İlk aşamada, Petrol Ofisi’nin Türkiye genelindeki 2000 akaryakıt istasyonu arasından önceliklendirilen lokasyonlarda 1 milyar TL yatırım yapılacak.
İstasyonlarda kullanılacak ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynağı sertifikalı yüksek hızlı şarj cihazları ile elektrikli araçlarda batarya doluluk oranı 30 dakika içerisinde yüzde 80’e ulaşabilecek. Bu iş birliği kapsamında şarj edilecek araçlarla her şarj noktası yaklaşık 4500 ton karbon salımını engelleyecek.
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SAĞLAMADA ÖNEMLİ BİR ADIM”
Borusan Grup CEO’su Erkan Kafadar yaptığı açıklamada, Türkiye’de geçtiğimiz yılın ilk 6 ayına göre bu sene yaklaşık 5 kat daha fazla elektrikli otomobil satışı gerçekleştirildiğini ve elektrikli araçlarda 2023 satış hedefinin şimdiden yakalandığını hatırlattı. Elektrikli araçlara yönelik bu talep doğrultusunda elektrikli şarj cihazlarına sahip istasyon ihtiyacının karşılanmasının ve elektrikli araç alımlarının teşvik edilmesinin, karbon nötr bir gelecek için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Kafadar şöyle devam etti:
“Her anlamda sürdürülebilirliği sağlamanın en önemli hedef haline geldiği bu dönemde gerçekleştirilen bu çok değerli iş birliğinin ülkemizin 2053 yılı net sıfır emisyon yolculuğunda ve dünyamızın sürdürülebilirliğini sağlamada önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.”
“EV PAZARINDAKİ MENZİL VE ERİŞİM SORUNUNU ORTADAN KALDIRACAĞIZ”
Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu da yaptığı değerlendirmede, “Sayısı 2 bine yaklaşan istasyonlarımız ve entegre süreçlerimiz sayesinde, elektrikli araç pazarındaki menzil ve erişim sorununu ortadan kaldırarak piyasadaki en kaliteli şarj teknolojisini tüm Türkiye’de erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 1,5 milyon ton karbon salımını engelleyerek hem Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine somut katma değer sağlayacak hem de elektrikli araçların kitlelere ulaşmasında fark yaratacağına inandığımız bu önemli iş birliğinde emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” dedi.
ELEKTRİK
Üçay Mühendislik Macaristan’da şirket kuruyor
25 yılı aşkın deneyimiyle enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik Avrupa Birliği pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda Macaristan’da şirket kurma kararı aldı. Şirket, %100 iştiraki olacak yeni yapı üzerinden başta yenilenebilir enerji olmak üzere bölgedeki yatırım fırsatlarını değerlendirmeyi hedefliyor.
Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleri ile sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik, yurt dışı büyüme stratejisi kapsamında önemli bir adım attı. Şirket, Macaristan’da 100 bin Euro sermayeli ve yüzde 100 iştiraki olacak şekilde bir şirket kuracak. Yeni şirketin, başta enerji yatırımları olmak üzere Avrupa Birliği genelinde iş ve yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi amacıyla faaliyet göstermesi hedefleniyor.
Avrupa pazarına açılımı stratejik bir adım olarak gördüklerini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Üçay Mühendislik olarak sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yurt dışı yatırım fırsatlarını yakından takip ediyoruz. Macaristan’da kuracağımız şirket ile Avrupa Birliği pazarında daha etkin bir şekilde yer almayı hedefliyoruz. Özellikle enerji ve mühendislik alanlarında sahip olduğumuz bilgi birikimini uluslararası pazarlara taşımak istiyoruz” dedi.
Avrupa Birliği’nin 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda çok güçlü bir dönüşüm sürecine girdiğine dikkat çeken Şakacı, “Bu hedef doğrultusunda enerji altyapısı ve yenilenebilir kaynaklara yönelik her yıl çok büyük ölçekli yatırım ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu dönüşümün önümüzdeki dönemde hızlanarak devam etmesi bekleniyor. Biz de Üçay Mühendislik olarak bu dönüşümün sunduğu fırsatları doğru pazarlarda değerlendirmeyi, mühendislik gücümüzle Avrupa’daki yeşil dönüşüme katkı sağlamayı ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
ELEKTRİK
Nu Teknoloji’den kazı ve kablolama gerektirmeden çalışan “Akıllı Enerji Direği” çözümü
Nu Teknoloji, şehirlerde altyapı kurma ihtiyacını ortadan kaldıran “Akıllı Enerji Direği” çözümünü sundu. Yalnızca bir aydınlatma direği olmanın ötesine geçen bu sistem; güneş paneli, mikro rüzgar türbini ve enerji depolama altyapısıyla çalışıyor. Kablolama gerektirmeden, şebekeye bağlı olmadan ve kazı yapılmadan kurulabilen direk, enerjisini güneş ve rüzgardan üretiyor.
Güvenlikten iletişime, çevresel veriden enerjiye kadar birçok ihtiyacı tek noktada karşılayan Akıllı Enerji Direği; kamera, çevresel sensörler, hareket ve hız sensörü, hava kalitesi ölçümü, sıcaklık, nem, Wi-Fi, uzaktan kontrol, mobil şarj, hoparlör, acil durum butonu ve LED aydınlatma gibi birçok özelliği tek sistemde bir araya getiriyor. Kurulumun ardından tüm bu fonksiyonlar aynı anda devreye alınabiliyor. Bu sayede şehirlerde güvenlik, trafik yönetimi ve çevresel veri takibi gibi kritik ihtiyaçlar tek noktadan karşılanabiliyor.
Akıllı Enerji Direği, özellikle altyapı maliyetlerinin yüksek olduğu alanlarda hızlı kurulum avantajı sağlıyor. Geleneksel sistemlerde kazı, kablolama ve inşaat süreçleri nedeniyle oluşan zaman ve maliyet yükünü ortadan kaldırırken; belediyeler, kampüsler, organize sanayi bölgeleri ve yerleşim alanları için çok daha hızlı, esnek ve sürdürülebilir bir çözüm sunuyor.
Koroğlu: “Geleceğin şehirleri kablolarla değil; kendi enerjisini üreten, kendi kendini yöneten ve veriyle çalışan sistemlerle kurulacak”
Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, geliştirdikleri çözümle ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: “Bugün şehirlerde ihtiyaç duyulan teknolojiye ulaşmanın önündeki en büyük engel altyapı süreçleri. Kurulum hem çok pahalı hem de zaman alıyor. Örneğin; bir kavşağa kamera koymak için önce yolun kapatılması, bir sensör sistemi kurmak için kazı yapılması ya da bir trafik izleme sistemi kurmak amacıyla kilometrelerce kablo döşenmesi gerekiyor. Akıllı Enerji Direği ile bu ihtiyacı ortadan kaldırarak, istenilen noktayı çok kısa sürede akıllı hale getirebiliyoruz.
Akıllı Enerji Direği, klasik aydınlatma direklerinden çok farklı. En önemli avantajlarından biri maliyetleri dramatik biçimde azaltırken kurulum süresini ciddi şekilde kısaltması. Bugün klasik bir sistemde yalnızca kazı, kablolama ve altyapı maliyetleri on binlerce euroya ulaşabilirken, Akıllı Enerji Direği tüm bu süreci ortadan kaldırıyor. Böylece belediyeler, karayolları, organize sanayi bölgeleri, park ve bahçeler, kampüsler, siteler, oteller, sahil bölgeleri ve yeni yerleşim alanları için çok daha hızlı, çok daha ekonomik ve çok daha esnek bir çözüm ortaya çıkıyor.
Bu yaklaşımın şehirlerin geleceğini yeniden şekillendireceğine inanıyoruz; çünkü geleceğin şehirleri kablolarla değil, kendi enerjisini üreten, kendi kendini yöneten ve veriyle çalışan sistemlerle kurulacak.”
ELEKTRİK
Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç: Enerji bağımsızlığının en hızlı ve en ucuz yolu güneş enerjisi
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve enerji krizleri, ülkeleri enerji bağımsızlığı konusunda daha hızlı adımlar atmaya zorluyor. Savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların dışa bağımlı ekonomiler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirten Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, güneş enerjisinin bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Pirinç, “Bugün enerji bağımsızlığını sağlayabilmenin en hızlı ve en erişilebilir yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke, enerji stratejilerini güneş enerjisini merkeze alacak şekilde yeniden kurguluyor” dedi.
Bu dönüşümün doğal bir sonucu olarak yenilenebilir enerji yatırımları küresel ölçekte hız kazanırken, özellikle Avrupa Birliği’nin 2050 net sıfır hedefleri doğrultusunda güneş enerjisi projeleri stratejik bir önceliğe dönüşüyor. Türkiye ise solar cam, solar hücre ve solar panel üretim altyapısıyla bu artan talebi karşılayabilecek güçlü ülkeler arasında yer alıyor.
“Enerji dönüşümü artık bir tercih değil zorunluluk”
Çağdaş Cam CEO’su Serdar Raşit Pirinç, enerjide ülkelerin kendi ihtiyaçlarını kendi üreterek kendi kendine yetebilecek bir yapıya kavuşmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Son dönemde yaşanan savaşlar ve savaşların tetiklediği enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, ülkelerin enerjide dışa bağımlılıklarını minimize etmeleri gerektiğini açıkça gözler önüne sermiştir. Bugün enerji bağımsızlığını ilan edebilmenin en ucuz ve en hızlı yolu güneş enerjisidir. Bu nedenle birçok ülke güneşi en temel enerji kaynağı olarak konumlandırıyor, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırıyor ve enerji altyapılarını bu dönüşüme göre yeniden şekillendiriyor. Yakın gelecekte güneş enerjisinin çok daha hızlı yaygınlaşması kaçınılmazdır ve bu gelişme ülkemiz açısından çok önemli bir fırsat penceresi açmaktadır.”
“Türkiye solar üretimde küresel oyuncu olmaya aday”
Pirinç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısıyla küresel pazarlara geniş bir solar ürün yelpazesi sunabilecek önemli ülkelerden biridir. Bu güç yalnızca sanayi açısından değil, cari açığın azaltılması, enerji ithalatının düşürülmesi ve döviz girdisinin artırılması açısından da stratejik bir avantaj yaratıyor. Biz de Çağdaş Cam olarak enerji camları alanındaki üretim kabiliyetimizi sürekli geliştiriyoruz. Nitekim Türkiye’de ilk kez 2 mm solar enerji camı üretimi yapan firma olarak, sektörde öncü bir rol üstleniyoruz. Ayrıca Türkiye’de yine ilk defa 1,6 mm solar enerji camı da işleyebilme yetkinliğimiz, teknoloji ve üretim gücümüzün önemli bir göstergesi. Bu sayede daha yüksek katma değerli ürünlerle hem yerli üretimi güçlendirmeyi hem de ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı yatırımlarımızı devreye alarak üretim verimliliğimizi daha da artıracağız. Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir oyuncu olacağına inanıyor, bu dönüşümün sanayi tarafındaki destekçilerinden biri olmayı sürdürüyoruz.”
