Connect with us

Sektörel

Dr. Ömer Fatih Sayan: GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN SADECE TEKNOLOJİ DEĞİL, ONUN ARKASINDAKİ NİYET


Bilişim dünyasının bugününe ve geleceğine teknoloji perspektifinden bakan ve bu yıl 24. kez gerçekleştirilen Bilişim Zirvesi’24, “efficiency” mottosu ve “Etkililik, Etkinlik, Verimlilik” teması ile 24 Ekim 2024 tarihinde Fişekhane’de gerçekleştirildi. Kamu, bilişim, akademi ve iş dünyasının bir araya geldiği zirvede ileri teknolojilerin yön verdiği dijital çağın geleceği, alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Zirvenin açılış programında, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, “Zekaların Ortaklığı” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın “Milli ve Akıllı Çözümler” sunumu ve söylemleri dikkat çekti.

Teknoloji ve bilişimin güncelini ve gelecek gündemini ele alarak sektöre yol haritasını belirlemede rehberlik eden Bilişim Zirvesi’nin 24’üncüsü sona erdi. Zirvede tüm alanlarda varlık sergileyen yapay zeka gerçeğinin insan zekası ile birlikteliği, farklı açılardan ele alındı.

Uzman konuşmacıları ile şirketlere iham olmanın yanında onları cesaretlendiren, aynı zamanda güçlü ve sağlam iş birliklerinin oluşturulduğu bir platform olarak büyük ilgi gören Bilişim Zirvesi’nin bu yılki ana konuşmacısı Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, “Zekaların Ortaklığı” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Dijital dönüşüm ve verimlilik konularında teknoloji liderlerinin beklentilerinin ele alındığı “Teknoloji Liderlerinin Beklediği Verimlilik” ana panelinde, Smart Enerji, Erciyes Holding ve BorusanCAT teknoloji liderleri, yapay zeka ve otomasyonun işletmelerde nasıl daha verimli sonuçlar getirdiğini ve insan zekası ve duygularının, yapay zeka ile nasıl birlikte çalışarak daha yüksek verimlilik sağlayabileceğini tartıştı, hayata geçirdikleri projeleri anlattı. Etkinliğin ikinci yarısında ise uzman konukların konuşmaları ve söyleşiler ile “Yapay Zeka ile İşleri Hızlandırma Programı” ve “Sürdürülebilir Dijitalleşme ve Güvenlik Programı” gerçekleştirildi.

BThaber Başkanı Murat Göçe’nin açılış konuşması ile başlayan, Bimser, Bulutistan, Robosme, Teletek ve Turkcell premium sponsorluklarıyla gerçekleşen Bilişim Zirvesi’24’te, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın yanı sıra akademisyenler, alanının uzan isimleri ve Türkiye ekonomisinde büyük rol üstlenen markaların temsilcileri konuşmacı olarak yer aldı.

 2025 yılı Bilişim Zirvesi’nin teması ve tarihi açıklandı

Zirvenin açılış programı BThaber Başkanı Murat Göçe’nin konuşması ile başladı. 24 yıldır çok şey yaşandığını ama aralıksız Bilişim Zirvesi’ni gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Göçe, gösterilen büyük ilgiye teşekkür ederek, 2025 yılında gerçekleşecek Bilişim Zirvesi’nin bambaşka bir konseptte yapılacağının müjdesini verdi.  Yapay zeka, siber güvenlik ve bulut çözümleri alanlarında 3 adımda Bilişim Zirvesi’25’in gerçekleşeceğini açıklayan Murat Göçe, 2025 yılının temasını Trilogy olarak açıkladı.”

Yapay zeka işimizi elimizden almayacak, tamamlayıcı bir rol oynayacak

BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun konuşmasında Bilişim Zirvesi’24’ün tema görseli olan ‘Kalp İçerisinde Dişli Çark’ın, yapay zekanın insan zekasının duyguları ile birleştiğinde nasıl üst düzeye çıktığını gösterdiğini aktardı. Yapay zeka sadece kendi başına değil insan zekası ve düşünceleri ile uyum içerisinde çalıştığında gerçek anlamda verimli sonuçlar elde edebilir diyen Aksun, “Teknoloji insanları rutin işlerden kurtararak yeni bir fayda sağlayacak.

Asıl mesele, bu teknoloji nasıl kullanacağımız ve onu nasıl geliştirdiğimiz olacak. Teknoloji doğru kullanan ve insan duygularını ve düşüncelerini katan her zaman kazanan olacak. Bizler de verimliliği odağımıza alarak kazananlardan olacağız” dedi.

Dr. Ömer Fatih Sayan:Tüm dünya çapında “biz de varız” dememiz gerekiyor 

Zirvede; TUSAŞ’ta gerçekleştirilen menfur terör saldırısını şiddetle kınıyorum, dilimizin izin verdiği en ağır şekilde lanetliyorum diyerek söze başlayan T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, gündeme ilişkin görüşlerini aktardı: “Bu saldırılar bize gösteriyor ki ülkece biz güçlü olmak zorundayız. Ama şunu bilelim ki bu yapanların asla yanına kalmayacak. Bu hain terör saldırısının ülkemizin güçlü yürüyüşünü ve gücünü hedef aldığını görüyoruz. Eli kanlı hainlere asla boğun eğmeyeceğiz, bunun hesabını en ağır şekilde soracağız.”

Konuşmasına devam eden Sayan, “Bildiğiniz gibi dijitalleşme artık lüks değil. Adeta zorunluluk. Geldiğimiz noktada yapay zeka ve büyük veriyi konuşuyoruz. Her sektörde olduğu gibi bilişim sektöründe de yenilikler sürüyor.  Bu anlamda bilgi ve iş süreçleri hızlanıyor, karar alma mekanizmaları güçleniyor, verim artıyor. Artık iş dünyasında başarılı olmanın temel şartı doğru bilgiye sahip olmak ve onu doğru bir şekilde yönetmekten geçiyor. Yapay zekayı da sadece iş süreçlerinde değil, daha geniş bir anlamda, toplumsal sorunlarda da çözüm bulma noktasında büyük bir önem arz ettiğinin gözden kaçırılmaması gerekiyor. Bu bağlamda verimlilik için insan ve yapay zeka birlikteliği yapay zekanın hayatımıza entegrasyonu hepimiz için büyük önem kazanmış durumda” dedi.

Sayan konuşmasına şu şekilde devam etti: “Dijitalleşme sadece teknolojik bir dönüşüm değil. Aynı zamanda insanlı bir dönüşüm. Teknoloji ve insanı uyumlu bir şekilde bir araya getirmek geleceğin sürdürülebilir çözümlerinin en önemli konularından bir tanesi. Çünkü teknoloji ancak insanla anlam kazanabilir. Hiçbir yenilik insandan üstün kabul edilemez ancak doğru zamanda ve doğru yerde sağlanacak regülasyonlar aşılamayacak hiçbir yol yok. Yönünü kaybeden, yanlış amaçlarla kullanılan teknoloji, daha da büyüyerek geri gelen çığ gibi zamanla kontrol edilemez olabilir, bu yüzden her adımımızla bilinçli, sorumlu ve insanlığa hizmet etme odaklı olmalıyız. Çünkü geleceği şekillendiren sadece teknoloji değil onun arkasındaki niyet. Teknoloji geliştikçe, kullanım alanı yaygınlaştıkça, iş ekonomi ile toplumsal yaşamın daha da birbirinden etkilendiği, her şeyin internete bağlanabildiği, her an her yerde bağlantılı hayatların yaşandığı bir dünyada bu yadsınamaz. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın çizdiği vizyon çerçevesinde milli teknoloji hamlesinin bize sunduğu güç, ilham ve kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz. TUSAŞ’taki saldırı basit bir saldırı değildi, bizim yerli ve milli üretimimizin olduğu bir noktaya çok planlı bir saldırıydı. Biz de bu çalışmalarımızı ülkemizi en güçlü devletler ve yüksek refah seviyesindeki toplumlar arasında hak ettiği yere taşımak görevinde çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Tüm dünya çapında “biz de varız” dememiz gerekiyor. Üretim sahasındaki bağımsızlığın yolu buradan geçmektedir. Yapay zekanın akıllanması, bilimsel zekanın kurumsallaşarak ilerlemesi gerekiyor. Yapay zekanın haberleşme tekniğinde hızlı ve çözüm odaklı kullanılabilir olması gerekiyor. Yapay zekaya duygusal zekayı kattığımız ölçüde çok daha başarılı olur.”

Yapay zekaya yapılan yatırım kadar, onun olası risklerini önlemek için de yatırım yapılmalı

Bilişim Zirvesi’24’ün ana konuşmacısı Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, “Zekaların Ortaklığı” başlıklı sunumunda, insan zekasının ve yapay zekanın ortaklığının olağanüstü bir hızla geliştiğini belirtti. Halıcı konuşmasında, “İnsan zekası ve yapay zekanın ortaklığında ortaya çıkacak sonuç tek kelime ile verimlilik” vurgusunda bulundu. Konuşmasında yapay zekanın büyük veriden beslendiğine ve özel sektörün en büyük yatırımcı olduğuna dikkat çeken Halıcı, “Yapay zeka, diğer teknolojilerde hiç kıyaslanmayacak kadar büyük bir hızla ilerliyor. Yapay zeka sistemleri büyük verilerle çalıştığı için, büyük veri teknolojilerinin gelişmesi yapay zekanın gelişiminin hızına yine olumlu bir katkı sağlıyor. Stanford Üniversitesi’nin araştırmasına göre yapay zekaya yapılan yatırımda özel sektör, açık ara birinci durumda. Bu da bize şunu söylüyor; yapay zekanın geleceği, belki bir yandan da bizim geleceğimiz… Şu an üniversiteler, hükümetler değil, şirketler tarafından belirleniyor.” dedi.

 

‘Hızdan endişe duyuyoruz’ diyen Emrehan Halıcı, “Endişeliyim, çünkü, bu hızda insanlar bunu yeteri kadar algılayamıyor veya özümseyemiyor. Ancak tüm risklerine karşın yapay zeka çalışmaları artarak devam etmeli. Ama bunu geliştirmek için ayrılan kaynak kadar, onun olası risklerini önceleyen ve önlemler konusunda planlamalar yapan organizasyonlara, oluşturmalara, kurumlara da yatırım yapılmalı ve destek olunmalı” dedi.

 

Yapay zeka okur yazarlığı gelişmeli, kurumlar kendi yapay zeka modellerini üretmeli

İstanbul Teknik Üniversitesi Yapay Zeka ve Veriş Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Gündüz Öğüdücü “Siber Güvenlikte İnsanın Yapay Zeka ile Dansı” başlıklı konuşmasında, “Yapay zekayı bugün Bilişim Zirvesi’nde farklı açılardan ele alıyoruz. Ben, tedbirlerimizi alarak yapay zekayı kullanmamız gerektiğini ve yapay zekayı insanların faydası için kullanmaya nasıl odaklanabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor görüşündeyim. Elbette sosyal, etik, güvenlik gibi sorumlulukları unutmadan” dedi.

 

Konuşmasında ‘Asıl soru, verimlilik artışını nasıl sağlayabiliriz?’ diyen Prof. Dr. Şule Gündüz Öğüdücü, “Ben bunu bütün ülkemiz için bir verimlilik artışı olarak değerlendiriyorum. Şunu da biliyoruz ki aslında bir yapay zeka, teknolojinin her türlü ihtiyacını karşılayabiliyor. Kurumların ayakta kalması için yapay zekayı nasıl kullanabilirim? sorusunu kendilerine sormaları gerekiyor. Ben insan kaynağını göz önünde bulundurarak, yapay zekâ okur yazarlığı gibi, o kurumların kendi yapay zekâ modellerini üretebilecekleri dijital platformları sağlayarak artık kurumların satırlarca kod yazarak ya da böyle bir ekibi içlerinde oluşturarak değil, sadece verileri yükleyerek kendi modellerini geliştirebilecekleri bir ortam yaratmaları gerektiğini düşünüyorum. Ancak bunların hem yurt içinde kendi imkanlarımızla geliştirilmemiz hem de daha öncedeki bu verilerin bir kısım kritik verilerin kendi içimizde kalması gerçekten önemli. Boyutundan bağımsız olarak her türlü kurumun yapay zeka modellerini etkin olarak kullanmaya başladığında, verimlilik artışıyla adil bir rekabet ortamı sağlayacağını, boyutlarından bağımsız olarak inovasyona dayalı değişiklik fırsatlarını değerlendirebileceklerini düşünüyorum. Yapay zeka okur yazarlığının gelecekte çok daha yaygınlaşacağını, heyecan dolu bir gelecek olacağını umuyorum, bekliyorum, diyorum” dedi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNÜŞÜMÜNÜN AKTÖRLERİ UN GLOBAL COMPACT TÜRKİYE 2025 ZİRVESİ’NDE BULUŞACAK


“Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla düzenlenecek UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde, sürdürülebilirlik dönüşümünün aktörleri daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık’ta İstanbul’da bir araya gelecek. Zirvede; küresel, bölgesel ve yerel düzeyde sorumlu liderlikten iklim eylemine, sürdürülebilir finanstan düzenlemelere, insan haklarından inovasyona sürdürülebilirlik gündemi tartışılacak.

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi; Türkiye’den ve Avrupa’dan iş dünyası liderleri, Birleşmiş Milletler, kamu ve sivil toplum temsilcilerini daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya için eylemleri hızlandırmak üzere 5 Aralık 2025 tarihinde Hilton Bosphorus İstanbul Hotel’de bir araya getirecek.

 

“Daha Hızlı, Daha İleri” Yol Almak Gerekiyor

UN Global Compact Türkiye tarafından ilk kez düzenlenecek olan zirve “Daha Hızlı, Daha İleri” temasıyla gerçekleşecek. 2025 SKA Raporu’na göre Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yalnızca yüzde 35’i hedefe ulaşma yolunda ya da orta düzeyde ilerleme gösterirken hedeflerin yaklaşık yarısı çok yavaş ilerliyor ve yüzde 18’i ise gerilemiş durumda. 2030’a kadar başarıya ulaşmak için çabaların hızlandırılması şart.

 

İş Dünyası Liderleri İçgörülerini ve Fırsatları Paylaşacak

Zirvede iş dünyası liderleri kurumsal sürdürülebilir dönüşümde üst düzey liderliğin rolünü ve somut hedeflerin stratejik önemini ele alacak; geleceğe yönelik içgörülerini paylaşarak sürdürülebilirlik trendlerini ve iş dünyasını şekillendirecek fırsatları tartışacak.

 

Açılış konuşmasını UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü’nün yapacağı zirveye UN Global Compact’in CEO’su Sanda Ojiambo video mesajı ile katkı verecek.  TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın konuk konuşmacı olarak yer alacağı zirvede, Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, Unilever Türkiye Ülke Başkanı & Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü Ali Fuat Orhonoğlu, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, TSKB CEO’su Ozan Uyar, Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz ve Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit N. Yıldız konuşmacılar arasında yer alacak.

 

Sürdürülebilirlik Tüm Boyutlarıyla Ele Alınacak

Zirvede küresel kredi derecelendirme kuruluşları, banka ve şirketlerin finans liderleri ile sürdürülebilirliğin finansmanı ve ulusal ve uluslararası düzenlemelerden sorumlu kurumların temsilcileriyle sürdürülebilirlik düzenlemeleri ve Türkiye iş dünyasına etkileri tartışılacak. Yalnızca bir strateji değil, değer zincirinden günlük iş pratiklerine, tedarikten pazarlama ve iletişime iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik; otomotivden gıdaya, enerjiden danışmanlığa farklı sektörlerden üst düzey yöneticiler tarafından bir kurum kültürü meselesi olarak ele alınacak. İnteraktif oturumlarda ise insan hakları, tedarik zinciri, net sıfır yolculuğu ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi sürdürülebilirliğin farklı boyutları keşfedilecek.

 

Dönüşümün Parçası Olmak İsteyenler Bir Araya Gelecek

UN Global Compact Türkiye 2025 Zirvesi’nde katılımcılar; sürdürülebilirlik ekseninde iş dünyasının rotasını belirleyecek yeni fikirler, ortak hedefler ve dönüşüm hikâyeleri etrafında buluşmak ve yeni bağlantılar kurmak üzere edindikleri bilgi ve ilhamı kurumlarına taşıma imkanı bulacak. Daha iyi bir geleceğe katkı sunmak ve dönüşüme yön veren hareketin bir parçası olmak isteyenler bu zirvede bir araya gelecek.

Continue Reading

Sektörel

Zorlu Enerji’ye Global Banking&Markets’tan İki Kategoride ödül


Türkiye enerji sektörünün öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, finansal, operasyonel ve sürdürülebilirlik odaklı stratejilerini ulusal ve uluslararası arenada aldığı ödüllerle güçlendirmeye devam ediyor. Zorlu Enerji, toplam büyüklüğü 2024 Ekim ayında yaptığı 800 milyon ile başlayarak 1,1 milyar dolara ulaşan tahvil ihracıyla Global Banking & Markets Awards CEE, Central Asia & Türkiye 2025’te iki prestijli kategoride ödül kazandı. Bu işlem, aynı zamanda Türkiye enerji sektöründe gerçekleştirilen ilk Sürdürülebilirlik Bağlantılı Tahvil (SLB) ihracı olma özelliğini taşıyor.

Türkiye’nin en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı: 1,1 milyar dolar

Zorlu Enerji’nin Ekim 2024’te başarıyla gerçekleştirdiği 800 milyon dolarlık Eurobond ihracı, küresel yatırımcıların yoğun ilgisiyle önce 200 milyon dolar, ardından 2025 yılında 100 milyon dolar artırılarak toplam 1,1 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştı. Böylece ihraç, Türkiye’den çıkan en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak rekor kırdı. 5,5 yıl vadeli işlem, şirketin refinansman ihtiyacı ve stratejik yatırım planları çerçevesinde önemli bir finansal güçlenme sağladı.

Tahvil ihracının gerçekleştirilmesine liderlik eden Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener; sermaye piyasalarının gelişimini destekleyen kadın lider olarak özel ödül aldığı törende, tahvil süreci ve ödüllere ilişkin değerlendirmede bulunarak, şunları söyledi: “Global Banking & Markets’tan aldığımız bu iki prestijli ödül, Zorlu Enerji’nin finansal gücünü ve sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini uluslararası ölçekte tescillemiş oldu. 1,1 milyar dolara ulaşan bu ihraç, aynı zamanda ülkemizin en büyük tek dilimli kurumsal tahvil ihracı olarak hepimiz için ayrı bir gurur kaynağı. İşlem, finansal esnekliğimizi artıran ve geleceğe yönelik stratejik adımlarımızı destekleyen önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ayrıca; finansal piyasaların gelişimini destekleyen öncü kadın lider kategorisinde de ödüle layık görülmek memnuniyet verici. Bu ödülü enerji sektöründe fırsat eşitliğini ve cinsiyet eşitliğini destekleyen bakış açımızın bir yansıması olarak görüyorum”

Sürdürülebilirlik KPI’ları finansman yapısına entegre edildi

Yener, şirketin finansman stratejisini 2040 Net Sıfır hedefi doğrultusunda yeniden yapılandırdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Tahvil yapımızı Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) prensiplerine uygun hale getirdik. Finansman stratejimizi, Sera Gazı (GHG) emisyon yoğunluğu azaltımı gibi ölçülebilir ve somut sürdürülebilirlik KPI’larına bağladık. İhraç ettiğimiz tahvilin performans göstergeleri arasına yalnızca Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını değil, mutlak Kapsam 3 emisyonlarının azaltılmasını da dahil ettik. Bu yaklaşım, tedarikçilerimizden müşterilerimize uzanan tüm değer zincirinde dönüşümü finanse etmek ve yönetmek konusundaki kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Küresel yatırımcıların ilgisi, bu sorumlu ve dönüştürücü finansman modeline duyulan güvenin açık bir göstergesidir.”

Eurobond ihracı, uluslararası yatırımcılarla etkin temas kurulmasını sağlayan geniş bir konsorsiyum aracılığıyla gerçekleştirildi. İşlemde BofA Securities, Emirates NBD Capital, Goldman Sachs International, HSBC ve J.P. Morgan ortak talep toplayıcılar (joint bookrunner) olarak görev aldı.

Continue Reading

Sektörel

“Küllerinden Doğ Projesi” sektörde fark yaratıyor!


Yeniköy Kemerköy Enerji, 16–17 Ekim 2025’te İstanbul’da düzenlenen Slag & AshTrade Europe 2025 konferansında, döngüsel ekonomi temelli Küllerinden Doğ projesiyle yer aldı. Projenin enerji sektöründe döngüsel ekonominin iyi bir örneği olduğunu vurgulayan Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, “Enerjide sürdürülebilirlik, yalnızca üretimi devam ettirmek değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi merkeze alarak ekosistemle uyumlu bir denge kurmak anlamına geliyor” dedi.

GMI Global tarafından düzenlenen Slag & AshTrade Europe 2025; enerji, çimento, inşaat ve geri dönüşüm sektörlerinden temsilcileri İstanbul’da bir araya getirdi. Uçucu kül, cüruf ve alçıtaşı gibi yan ürünlerin yeniden kullanımına odaklanan ve çok sayıda uluslararası katılımcının da bulunduğu konferansta, Yeniköy Kemerköy Enerji’nin döngüsellik ilkesini esas alan, Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12 – Sorumlu Üretim ve Tüketim kapsamında hayata geçirdiği “Küllerinden Doğ” projesi uluslararası düzeye taşındı.

Enerjinin küllerinden doğan bir gelecek

“Enerjide sürdürülebilirlik, yalnızca üretimi devam ettirmek değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi merkeze alarak ekosistemle uyumlu bir denge kurmak anlamına geliyor” diyen Yeniköy Kemerköy Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, konferanstaki sunumunda, “Küllerinden Doğ” projesini katılımcılara aktardı. Işık, “Projemiz döngüsellik ve sürdürülebilirlik açısından iyi bir uygulama özelliği taşıyor. Odaklandığımız altı Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’ndan (SKA) biri olan, SKA 12 Sorumlu Üretim ve Tüketim kapsamında, atığı başka bir sektöre girdiye dönüştürürken, üretimin her aşamasında kaynakları verimli kullanmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir büyümeye hizmet ederken, kalkınma sürecini de katkı verecek örnek bir proje ortaya koyuyoruz. Termik santrallerimizde elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan uçucu kül, cüruf ve alçıtaşı, geleneksel olarak depolama sahalarına gönderilmek yerine artık çimento ve hazır beton sektöründe alternatif hammadde olarak değerlendiriliyor. Bu sayede hem atık miktarı azalıyor hem de farklı üretim süreçlerinde kaynak kullanımı en aza indiriliyor” dedi.

Küllerinden Doğ: Atıktan kaynağa uzanan yolculuk

Projeyle üretimin etkileri azaltırken kaynak verimliliğine odaklandıklarına dikkat çeken Işık, “Enerji üretimi gerçekleştirirken döngüsel ekonomiye destek oluyoruz.  Her adımda etkimizi azaltmayı, ekonomik sürdürülebilirliği ve toplumsal faydayı birlikte düşünüyoruz. Küllerinden Doğ Projesi, bu vizyonun somut bir sonucu. Projeyle depolama sahalarına gönderilen atık miktarını düşürüp yerli sanayiye hammadde veriyoruz daha az kaynağın tüketilmesiyle sürdürülebilir bir endüstriye destek oluyoruz” ifadelerini kullandı.

Proje, “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları”nın “Sorumlu Üretim ve Tüketim” maddesine doğrudan katkı sağlarken, enerji sektöründe döngüsel ekonominin güçlü bir uygulamağa örneği olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla EN 13139:2002 Fabrika Üretim Kontrol Uygunluk Sertifikası alınarak süreç uluslararası standartlara taşındı. Bakanlık onaylarının tamamlanmasıyla birlikte Yeniköy Kemerköy Enerji, uçucu külü lisanslı alıcılara satışa sunarak hem çevresel hem de ekonomik değer yarattı.

Sürdürülebilirlikte bütünsel yaklaşım meyvelerini veriyor

Yeniköy Kemerköy Enerji olarak, yürütülen tüm çalışmaların yalnızca enerji üretiminde değil, kurum kültürüne, kalkınmaya ve bölgedeki bütün paydaşlara değer yaratmaya odaklı olduğunu belirten Işık, “İSO 500 listesinde yer aldık, Muğla’nın en büyük üçüncü sanayi kuruluşu olduk. Türkiye’de KALDER tarafından verilen EFQM Sürdürülebilir Performans Ödülü ile mükemmellik yolculuğumuzu bir üst seviyeye taşıdık ve enerji üretim sektöründe dört yıldız yetkinlik belgesi almaya hak kazanan ilk şirket olduk. Geçtiğimiz ay Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde finalist olarak gösterilmek, sadece bizim için değil tüm ekosistemimiz için motivasyon kaynağı oldu” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar