PETROL
OPET bir kez daha akaryakıt sektörünün ‘LOVEMARK’ı seçildi
OPET, Mediacat Dergisi’nin Ipsos iş birliği ile gerçekleştirdiği Lovemark Türkiye Araştırması 2022’de üst üste 7’nci kez akaryakıt sektörünün ‘Aşkla Bağlanılan Markası’ seçildi. OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca, “OPET, yalnızca işini iyi yaptığı için değil, işinin “yollarda görünenden daha fazlası” olduğunu bildiği için bugün Türkiye’nin en sevilen akaryakıt markası” dedi.
Müşterilerinin ihtiyaçlarını mükemmel bir şekilde karşılamak, bunu yaparken gelecek nesillere de çevresel, toplumsal ve sosyal anlamda daha yaşanabilir bir dünya bırakmak üzere çalıştığının altı çizilen OPET’in, Türk tüketicisinin kalbinin sahibi olmaya devam ettiği belirtildi. OPET, Lovemark Türkiye “Türkiye’nin Lovemark’ları 2022”de 7’nci kez üst üste akaryakıt sektörünün “aşkla bağlanılan markası” oldu. 10 Kasım tarihinde OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca, ödülü Brandweek İstanbul kapsamında düzenlenen törende Mediacat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan ve Ipsos Ülke Hizmet Hattı Lideri Özge Sönmez’den aldı.

Mediacat önderliğinde Ipsos tarafından 15’inci kez gerçekleştirilen “Lovemark” araştırmasında bu yıl da markaların zihin payı, duygusal olarak yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ile asla bırakılamayacak kadar sevilip sevilmediği dikkate alınarak hesaplama yapıldı.
“AKARYAKIT SEKTÖRÜNDE İNSAN ODAKLI OLMAK BÜYÜK FARK YARATIYOR”
OPET, “Aklınıza ilk gelen markayı söyler misiniz?”, “Bu markayı kendinize ne derece yakın hissediyorsunuz?”, “Bu marka beklentilerinizi ve ihtiyaçlarınızı ne derece karşılıyor?”, “Bu marka ‘en sevdiğim, asla vazgeçemeyeceğim bir markadır’ ifadesine ne derece katılıyorsunuz?” sorularında sektörünün en yüksek puanını alan marka oldu. OPET Genel Müdürü Cüneyt Ağca konuyla ilgili değerlendirmesinde; “OPET insan odaklı bir marka. Akaryakıt sektöründe insan odaklı olmak büyük fark yaratıyor. Biz, istasyonlarımızı müşterilerin yolculukları sırasında soluklandığı, alışveriş yaptığı, araç içindeki yolcuların her türlü ihtiyaçlarını karşıladığı mekanlara dönüştürürken, sosyal sorumluluk alanında da kendimizi geliştirdik. Hatta bu alanda sektörümüze örnek olduk. 30 yaşında genç bir marka olan OPET, yalnızca işini iyi yaptığı için değil, işinin “yollarda görünenden daha fazlası” olduğunu bildiği için bugün Türkiye’nin en sevilen akaryakıt markası” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE VE MÜŞTERİLERİMİZE GÖNÜLDEN BAĞLIYIZ”
OPET’in sürdürülebilirlik, sosyal sorumluluk, kurumsal vatandaşlık gibi kavramların önemini çok önceden fark ettiğine dikkat çeken Ağca, “Bu bilinçle bir akaryakıt markası olmanın ötesine geçerek, eğitime, sağlığa, çevreye ve tarihe sahip çıkan vizyoner bir markayız. Akaryakıt sektöründe bir perakendeci olarak müşteri alışkanlıkları ve ihtiyaçlarını iyi okuyor, önceden öngördüğümüz bir yetkinlikle ele alıyoruz. Müşteri daha düşünmeden, onun ihtiyaçlarını ona sunuyor veya hatırlatıyor, tercihi müşteriye bırakıyoruz. Dijital dönüşüme ve inovasyona yatırıma odaklanıyoruz. Bugüne kadar 20 milyonun üzerinde insanımızın hayatına değer kattığımız, uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerimize devam ediyoruz. Ülkemize ve müşterilerimize gönülden bağlıyız. ‘Lovemark’ olarak kalplerde bir kez daha yer edinmek, işimize ve insanımıza olan sevgimizin yansıması. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da değer yaratmaya, fark yaratacak çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘OPET’İN ÇALIŞMALARI DÜNYA TARAFINDAN TAKDİR GÖRÜYOR’
30’uncu yılını kutlayan OPET’in, dünyanın önde gelen iş ödülleri programlarından aldığı ödüllerle adını dünyanın en iyileri arasına adını yazdırdığı ifade edildi. OPET, Uluslararası Stevie Ödülleri’nde 20, Globee Ödülleri’nde ise 21 ödüle birden layık görüldü. “Yılın Şirketi”, “Avrupa’nın En İyi Sosyal Sorumluluk Programı”, “Enerji Sektöründe En Yenilikçi Şirket” gibi ödüllerin sahibi olan OPET için jüri üyeleri tarafından “Türkiye’de akaryakıt sektörünün dönüşümüne öncülük ediyor” yorumunda bulunuldu. Sosyal sorumluluk projelerinin lideri, OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk; ‘Yılın Sosyal Değişim Yaratıcısı’, ‘İş Dünyasında Yılın Başarılı Kadın Rol Modeli’, ‘Yılın Vizyoner Kadın Lideri’, ‘Yılın Kadını’, ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ ve ‘Enerjide Yılın Yöneticisi’ başlıklarında ödül kazanırken Öztürk, aynı zamanda Stevie International Business Awards’da ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülen ilk Türk oldu. OPET, bu yıl yurt içi ve yurt dışı ödül platformlarından 75 ödül aldı.
PETROL
FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı
Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.
Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.
FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket; teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.
Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”
FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi
FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.
Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.
Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı
FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.
Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.
FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor
1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.
PETROL
SOCAR Energy School dördüncü dönem mezunlarını verdi
SOCAR Türkiye ve Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) iş birliği ile hayata geçirilen SOCAR Energy School sertifika programının dördüncü dönem mezunları, 17 Nisan’da düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Enerji sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmayı hedefleyen program, bu yıl da yoğun bir eğitim sürecinin ardından başarıyla tamamlandı.
On iki hafta süren program boyunca katılımcılar; enerji piyasalarının işleyişinden küresel arz-talep dengelerine, sürdürülebilirlik uygulamalarından yenilenebilir enerji teknolojilerine kadar geniş bir perspektifte eğitim aldı. Teknik içeriklerin yanı sıra liderlik, stratejik düşünme ve karar alma süreçlerine yönelik modüllerle desteklenen program, katılımcıların çok boyutlu bir bakış açısı kazanmasına katkı sağladı. SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici’nin katılımlarıyla düzenlenen törende, programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları verildi.
Ulusal ve uluslararası akademisyenlerin yanı sıra sektörün önde gelen uzmanlarının katkı sunduğu SOCAR Energy School kapsamında; enerji politikaları, arz güvenliği, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sektördeki dönüşüm dinamikleri gibi kritik başlıklar ele alındı. Program süresince gerçekleştirilen paneller, vaka analizleri ve etkileşimli oturumlar sayesinde katılımcılar, teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürme fırsatı buldu.
Törende konuşan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, enerji sektörünün geçirdiği dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Enerji sektörü, küresel ölçekte hızlı ve çok katmanlı bir değişim sürecinden geçiyor. Bu dönüşüme uyum sağlayabilen, analitik düşünme yetkinliği güçlü ve yenilikçi bakış açısına sahip insan kaynağı, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor. SOCAR Energy School ile bu alanda sürdürülebilir bir değer yaratmayı ve sektörün gelişimine katkı sunmayı hedefliyoruz.”
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ise konuşmasında akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Bilginin hızla dönüştüğü günümüzde, farklı disiplinleri bir araya getiren ve uygulama odaklı öğrenmeyi teşvik eden programlar büyük önem taşıyor. SOCAR Energy School, bu yaklaşımı başarıyla hayata geçiren güçlü bir iş birliği modelidir. Bu değerli programın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”
Farklı sektörlerden profesyonelleri ortak bir öğrenme platformunda buluşturan SOCAR Energy School, katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda stratejik bakış açısı ve güçlü bir profesyonel ağ kazandırmayı amaçlıyor. Program mezunları, edindikleri bilgi ve deneyimi kendi kurumlarına ve sektöre değer katacak şekilde kullanma fırsatı elde ediyor.
SOCAR Energy School, bugüne kadar gerçekleştirdiği programlarla enerji sektöründe yetkin insan kaynağının gelişimine katkı sağlamaya ve akademi-sanayi iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olmaya devam ediyor.
PETROL
Shell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede
Shell&Turcas, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödülleri, Madeni Yağlar İhracatı kategorisinde 10 yıldır aralıksız birinciliğini koruyarak şirketin global pazardaki gücünü bir kez daha kanıtladı.
19 yıldır madeni yağda küresel pazar lideri olan Shell’in, Kocaeli Derince’de faaliyet gösteren Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, 1963 yılından bu yana operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Otomotiv sektörüne yönelik motor yağlarının yanı sıra, portföyünde endüstriyel yağlar ve gresler de bulunuyor. Bu ürünlerin önemli bir kısmı Derince’de üretiliyor. Bugün yüksek kalite standartlarında üretim kapasitesi ve 400’den fazla ürün portföyüyle dünyanın dört bir yanına, 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.
Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Madeni yağ ihracatında elde ettiğimiz bu istikrarlı başarı, ekiplerimizin özverili çalışmaları ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde mümkün oldu. Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimiz yalnızca üretim gücüyle değil, Türkiye’nin ihracat kapasitesine sağladığı katkıyla da stratejik bir rol üstleniyor. 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, Türkiye sanayisinin büyümesine ve dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu vesileyle 10 yıldır aralıksız ödüllendirilmek hepimize büyük bir gurur yaşatıyor.”
İnovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Shell&Turcas’ın büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi önemli ölçüde artırılan Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, dijitalleşme uygulamaları ve verimlilik odaklı üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Enerji verimliliği ve karbon yönetimi konularında hayata geçirilen çözümler, tesisin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel performansını da güçlendiriyor.
2030 yılına gelindiğinde yüzde 50 karbon nötr olma hedefi bulunan tesis, bu hedefe 2022 yılında ulaştı. Aynı zamanda, elektrik tüketiminin de yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılayarak yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiyor. Kalan elektrik tüketimini ise uluslararası geçerli yenilenebilir enerji sertifikaları ile tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.
Madencilikten otomotive, inşaattan lojistiğe, demir çelikten enerjiye geniş bir endüstri yelpazesine hitap eden Shell&Turcas ürünleri, uluslararası pazarlarda tercih edilmeye devam ediyor. Güçlü üretim altyapısı, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hem de küresel pazarlardaki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor.
