Connect with us

PETROL

OPET’ten yeni bir sosyal sorumluluk projesi daha: ‘Doğaya Saygı’


OPET, yeni projesi “Doğaya Saygı” ile geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlardan olumsuz etkilenen köyler özelinde kalkınma çalışması başlattı. Muğla iline bağlı köylerde rehabilitasyon, eğitim ve ekonomi alanında çalışmalar planlayan OPET, proje ile köylerin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmayı amaçlıyor.  Proje ilk olarak Marmaris Bayır Köyü’nde uygulamaya alınıyor.

OPET, “Bilinçli Toplum” yaratma ilkesi doğrultusunda hayata geçirdiği Doğaya Saygı Projesi ile 2021 yılında yaşanan orman yangınlarından olumsuz etkilenen köylerde kalkınma çalışmaları başlattı. OPET’in Örnek Köy Projesi’nin uzantısı niteliğindeki ‘Doğaya Saygı Projesi’ kapsamında, köylerin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmak temel hedef olarak belirlendi. Doğaya Saygı Projesi ile orman yangınlarından etkilenen Marmaris’e bağlı Osmaniye ve Bayır, Milas’a bağlı Çökertme, Gökbel ve Bozalan, Bodrum’a bağlı Pınarlıbelen (Etrim), İrmene ve Çamlık ile Köyceğiz’e bağlı Otmanlar’da restorasyon, rehabilitasyon ve eğitim çalışmaları gerçekleştirilecek.

ORMAN YANGINLARI VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN FARKINDALIK

Doğaya Saygı Projesi kapsamındaki çalışmalar; OPET’in koordinasyonunda Muğla Valiliği, Marmaris Belediyesi, Kaymakamlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Karayolları Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Park Müdürlüğü, Kültür Turizm Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, Milli Emlak Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD ve Müftülük gibi kurum ve kuruluşlarla iş birliği ile yürütülüyor. Köylerde, fiziksel değişim ve rehabilitasyon çalışmalarının yanı sıra yöre halkına yönelik eğitim programları düzenlenerek, ekonomik ve sosyo-kültürel gelişime de katkı sağlamak hedefleniyor. Ayrıca yaşanan orman yangınları, iklim değişikliği ve diğer doğal afetlere ilişkin farkındalık yaratmak için eğitim çalışmaları yapılıyor.

İlk olarak Marmaris Bayır Köyü’nde başlayan çalışmalar kapsamında 235 hane, 639 nüfusa sahip  Bayır Köyü yeni bir çehreye kavuştu. Muğla Valiliği ve tüm bağlı kurum ve kuruluşlar ve Marmaris Belediyesi iş birliği ile yürütülen proje, aynı zamanda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin akademisyenleri Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Prof. Dr. Adnan Diler, Prof. Dr. Saniye Dedeoğlu, Prof. Dr Ummuhan Gökovalı, Doç. Dr Öncü Başoğlan Avşar, Doç. Dr. Serkan Dirlik, Doç. Dr. Rahşan İvgin Tunca ve Dr. Öğr. Üyesi İlke Tekin’den bilimsel, mimari, arkeolojik ve iktisadi konularda danışmanlık alınarak geliştirildi. Bayır Köyü ‘defne aksı’ ve ‘bal aksı’ olarak iki mimari ve yaşam alanı konsepti kurgulandı. Köy merkezinde bulunan ve yaşları 2000 yılın üstünde olduğu düşünülen iki ulu çınar ağacı, köyün yerel tarihinde önemli yeri olan ‘Kızlar Çeşmesi’ ve 1960 yılında kurulan ve tüm geleneği ile hayatta kalmış olan ‘Eski Yağhane’ bir bütünlük halinde tekrar ele alındı. Arkeolojik tarihte değeri olan Syrna Antik kentinin yer aldığı Bayır Köyü ayrıca arkeolojik tarım teraslarıyla yüzlerce yıllık tarihe ışık tutuyor. Proje kapsamında evler, köyün ruhuna uygun olarak karakteristik bir düzenlemeyle boyandı. Ayrıca köye ait bir kadın kooperatifi kurularak, kooperatif binasında üretilen yerel ürünlerin satışa sunulabileceği stantlar yapıldı. Marmaris Halk Eğitim Merkezi iş birliği ile kurslar başladı. Kurslar kapsamında İngilizce, kırsal turizm etkinlikleri, turistik ve hediyelik eşya yapımı, takı yapımı, el bakımı ve hijyen eğitimi olmak üzere 592 saat eğitim verilmesi planlanıyor. Ayrıca arıcılık yan ürünleri üretimi ile ilgili uygulamalar ve Kültür Bakanlığı destekli ev pansiyonculuğu kursları da planlanan eğitimler arasında yer alıyor.

“ÜLKEMİZİN MİLLİ AKARYAKIT MARKASI OPET, ÜLKESİ İÇİN EMSALSİZ ÇALIŞMALARA İMZA ATIYOR”

Bayır Köyü’nde düzenlenen toplantıda konuşan Muğla Valisi Orhan Tavlı,  “Kurulduğu günden bu yana eğitime, sağlığa, çevreye ve tarihi değerlere sahip çıkarak bilinçli bir toplum oluşmasına katkıda bulunma vizyonuyla çalışan, ülkemizin milli akaryakıt markası OPET, faaliyet alanı dışında ülkesi için emsalsiz çalışmalara imza atıyor. Valiliğimiz iş birliği ile yürütülen OPET Doğaya Saygı Projesi ile Bayır, yeni bir çehreye kavuştu. Çevre düzenlemesi, peyzaj, restorasyon ve renovasyon uygulamaları ile yapıların yerel kimlikleri güçlendirilirken yöremize özgü gıda, elişi ve dokumaların satılacağı satış stantları oluşturularak yangınlar nedeniyle önemli bir gelir kaybı yaşayan köyde ekonomik bir kalkınma sağlanıyor. OPET’in elinin değmesiyle köy meydanı engelli vatandaşların da kullanabileceği OPET standartlarında tuvalete kavuşurken Bayır sakinlerine İngilizce, pansiyonculuk, temizlik, hijyen ve hizmet standartları konulu eğitimler verilerek tarih, kültür, turizm, kalkınma ve ekonomik olarak gelişiminin her öğesini içerisinde barındıran bir proje kurgulandı. OPET ailesinin kıymetli üyelerine ve özellikle OPET Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı Fikret Öztürk’e ve Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Sayın Nurten Öztürk’e duyarlılıkları nedeniyle teşekkürlerimi sunarım” dedi.

‘YEREL YÖNETİMLER, HALK VE PAYDAŞLARIMIZLA BİR KEZ DAHA EL ELE VERDİK’

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “OPET’te, sosyal sorumluluk anlayışı ile toplumun nelere ihtiyaç duyduğu konusunda ayrıntılı araştırmalar yürütmek ve bu doğrultuda projeler geliştirmek en önemli önceliğimiz… Her birinin odağı toplumun öncelikli ihtiyaçları olan, yaşayan ve devamlılığı olan projeler üretiyoruz. Bilinçli toplum projeleri olarak nitelediğimiz bu projelerimizde, tüm uygulama adımlarına bizzat dahil olarak, sorunlara kalıcı çözümler sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu.   Örnek Köy Projesi ile 2005 yılından bu yana tarihi dokuya, doğal güzelliklere ve turizm potansiyeline sahip köylerde çalışmalar yaptıklarını anlatan Öztürk, “Bölgelerin ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlıyoruz. Bir değişim ve kalkınma projesi olan “Örnek Köy” kapsamında bugüne kadar 6 köyde restorasyon, rehabilitasyon ve eğitim çalışmaları gerçekleştirdik, Çanakkale’de Arkeo-köy ve Etno-köy konsept köylerimiz dışında 8 köyü rehabilite ederek bambaşka bir çehreye kavuşturduk. Doğaya Saygı Projesi ile de orman yangınlarında  maddi ve manevi anlamda büyük kayıplara uğrayan köylerimiz için yerel yönetimler, yerel halk ve diğer paydaşlarımızla bir kez daha el ele verdik” ifadelerini kullandı.

OPET TARAFINDAN BAYIR KÖYÜ’NDE NELER YAPILDI ?

• Projeye ilişkin uygulamalar belirlenmeden önce tüm köyü kapsayan, hanelerdeki durumu ortaya koymak üzere 235 hane 639 kişi ( 357 erkek, 282 kadın) ile sosyo-ekonomik veri toplamak amacıyla anket ve araştırma gerçekleştirildi. Orman yangının köyün sosyo-ekonomik altyapısı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel bir saha araştırması ile ortaya konuldu.

• Köyün kendine özgü mimari özelliklerini korunarak, köyün içinden geçen yol, ‘bal aksı’ olarak isimlendirildi ve bu aks üzerindeki yapılar restore edildi, açık alanlar ticari kamusal alanlar olarak işlevlendirildi. Köyün eski yağhanesine bağlanan aks ise ‘defne aksı’ olarak isimlendirildi. Köy meydanı ve yağhane arası yol zemini arnavut kaldırımıyla kaplandı, yol boyunca ahşap küpeşte yapıldı. Defne aksı yürünebilir hale getirilirken ve sonunda ulaşılan  atıl durumdaki yağhane ‘ Eski Yağhane’ olarak  tekrar restore edilerek canlandırıldı.

• Defne ve bal akslarının kesişiminde bulunan Çınar Meydanı çağdaş gereksinimler ve anıt ağaçların taşıdığı tarihi ve kültürel önem de gözetilerek yeniden düzenlendi.

• Köyün meydanında bulunan ve yaşları 2000 yılın üzerinde çınar ağaçlarının gerçek yaşlarının yeni bir yöntem olan luminesans yöntemi (ağaçların gövde altından ve ana köklerinden toprak örnekleri alınması) ile tespit edilmesine yönelik çalışmalar başlatıldı.

• Köy meydanını tanımlayan başlıca yapı olan köy camisi köyün özgün yalın mimari anlayışı içinde tekrar ele alınarak restore edildi. Sıva raspalaması, pencere kenarları sıva motifleri uygulamaları yapıldı. Cami etrafında bulunan üzeri yazıtlı bugüne kadar okunmamış olan bir mimari bloğun transkripsiyonu için epigraflar eşliğinde stampaj kağıdı ile kopyası alındı, detaylı incelemelere başlandı.

• Köy meydanında zemin iyileştirme ve arnavut kaldırım kaplaması, anıt ağaç çevresi düzenlemesi, cami önü sundurması ve abdesthanesi yapıldı. Köy meydanında bulunan antik bir yapıya ait mimari blokların sergilenmesi öncesinde uzman bir restoratör tarafından mermer blokların yüzeyinde mekanik temizlik işlemleri yapıldı.

• Köy kahvesi iç mekan ve dış mekan düzenlemeleri yapıldı.

• Köy meydanındaki kafenin alt bölümünde bulunan tuvaletler 1 engelli, 2 kadın, 3 erkek kabini olmak üzere OPET standartlarında hijyenik tuvaletlere dönüştürüldü.

• Otopark ve pazar alanında zemin düzenlemesi yapıldı, yağmur kanalı ve gider bağlantıları yapıldı.

• Okul binası tamamen boyandı, Halk Eğitimi Merkezi derslik alanında iyileştirme yapıldı.

• Köyün kuzeydoğusunda Yancağız Tepesi üzerinde yerleşik Syrna Antik Kenti’ne ulaşım ve antik kente ait kalıntıların haritalama çalışmalarına başlandı

• Köy çevresindeki köyün kırsal peyzajını oluşturan tarım teraslarının belgelenmesine başlandı.

• Köyün turizm potansiyelini artırmak amacıyla yöresel köy motifleriyle düzenlenen örnek pansiyon yapıldı. İçerisinde çocuk odası da bulunan bir aile odası ve bir de normal ebeveyn odası olan toplam iki odalı pansiyon köyün özelliklerini yansıtacak şekilde hazırlandı.

• Evlerin boyanması için muhtarlığa 520 teneke boya temini yapıldı. Evini boyayamayan vatandaşların evleri boyandı, evlerin cephelerinde ahşap motiflerle desen uygulamaları yapıldı. Köy evlerinin pencereleri ve duvarlarına konsepte uygun olarak desen ve süslemeler yapıldı

• Köyde kullanılmak üzere 115 masa 460 adet sandalye dağıtımı yapıldı.

• Mimari düzenlemeler için köyde 65 gün boyunca 2450 kişi/gün personel çalışması yapıldı.

6 iş makinası,4 kamyon çalışmalara eşlik etti

• Yapılan sosyo-ekonomik araştırma kapsamında köye özgü üç ürün olan kuru baklava, kaşık helvası ve Bayır yazması tespit edildi. Yörede üretilen bu üç geleneksel ürüne coğrafi işaret alınmasına yönelik çalışmalar başlatıldı. Marmaris Ticaret Odası aracılığı ile alınacak coğrafi işaretlerin sadece Bayır’a değil bütün ilçeye katma değer sağlaması hedefleniyor.

• “Bayır Köyü Güçlü Girişimci Kadınlar Koperatifi” kurulum aşamaları tamamlandı. Belediyeye ait olan atıl durumdaki fırın binası köy ürünleri için üretim ve eğitim amaçlı Köy Kooperatifi Atölye  Merkezi’ne çevrildi. Mutfak ve mobilya tefrişi yapıldı, soğutma makineleri temin edildi.

• Kısa, orta ve uzun vadede hangi yönetsel ve örgütsel adımların atılacağı kurucu kooperatif üyeleri ve üyelerin iş bölümü doğrultusunda üretebilecekleri ürünler belirlendi. Kadın kooperatifi ile ilgili bütün bu faaliyetler sadece hanelerin geçim kaynaklarına erişimini sağlamak için değil aynı zaman da kadınların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesini desteklemek amacıyla geliştirildi.

• Kooperatif merkezi ve kooperatif üretim işletmesi olarak faaliyet gösterecek bina yeniden tasarlanarak restorasyonu tamamlandı.

• Kooperatif ürünlerinin satışının yapılacağı stantların yapıldı.

• Kooperatifte satılabilecek orman ürünleri temelli kozmetik ürünleri için laboratuvar çalışmaları başladı.

• Kooperatif atölyesi ve meydan arasındaki istinat duvarı düzenlendi, çiçeklik eklenerek peyzaj bant uygulaması yapıldı. Uygun görülen yerlerde ahşap karkas ve saz malzemelerinden doğal ortama uygun satış stantları yapıldı.

• Marmaris Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile kurslar başladı. Kurslar kapsamında İngilizce, kırsal turizm etkinlikleri, turistik ve hediyelik eşya yapımı, takı yapımı, el bakımı ve hijyen eğitimi olmak üzere 592 saat eğitim verilecek. Ayrıca arıcılık yan ürünleri üretimi ile ilgili uygulamaların gerçekleştirilmesi planlanmakta olup ve Kültür Bakanlığı destekli ev pansiyonculuğu kursları da planlanan eğitimler arasında.

• Orman yangınlarından önce çam balı üretiminde önemli bölge olan Bayır ve Osmaniye’de yangınla birlikte basralı çam alanları tahrip oldu. Bölgede arıcılık yapan ailelerin ana gelir kaynakları çam balı iken yangın sonrasında arıcılar bu bölgelerde bal üretimi gerçekleştirememeye başladı.  Bölge arıcıları özelinde arıcılık faaliyetlerini sadece bal değil diğer yan ürünlerinin geliştirilmesi ve gerekli yöntem ve tekniklerin teorik ve uygulamalı olarak sahaya yansıtılması için bilgilendirme programı planlandı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PETROL

Shell&Turcas, Madeni Yağ İhracatında 10 Yıldır Zirvede


Shell&Turcas, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödülleri, Madeni Yağlar İhracatı kategorisinde 10 yıldır aralıksız birinciliğini koruyarak şirketin global pazardaki gücünü bir kez daha kanıtladı.

19 yıldır madeni yağda küresel pazar lideri olan Shell’in, Kocaeli Derince’de faaliyet gösteren Shell&Turcas Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, 1963 yılından bu yana operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Otomotiv sektörüne yönelik motor yağlarının yanı sıra, portföyünde endüstriyel yağlar ve gresler de bulunuyor. Bu ürünlerin önemli bir kısmı Derince’de üretiliyor. Bugün yüksek kalite standartlarında üretim kapasitesi ve 400’den fazla ürün portföyüyle dünyanın dört bir yanına, 80’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.

Shell&Turcas Madeni Yağlar Türkiye Kurumsal Satışlar Direktörü Can Ayvalıoğlu, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Madeni yağ ihracatında elde ettiğimiz bu istikrarlı başarı, ekiplerimizin özverili çalışmaları ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde mümkün oldu. Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimiz yalnızca üretim gücüyle değil, Türkiye’nin ihracat kapasitesine sağladığı katkıyla da stratejik bir rol üstleniyor. 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla, Türkiye sanayisinin büyümesine ve dünya çapında tanınmasına katkı sağlıyoruz. Bu vesileyle 10 yıldır aralıksız ödüllendirilmek hepimize büyük bir gurur yaşatıyor.”

İnovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, Shell&Turcas’ın büyüme yolculuğunda belirleyici rol oynuyor. Son yıllarda yapılan yatırımlarla üretim kapasitesi önemli ölçüde artırılan Derince Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisi, dijitalleşme uygulamaları ve verimlilik odaklı üretim süreçleriyle dikkat çekiyor. Enerji verimliliği ve karbon yönetimi konularında hayata geçirilen çözümler, tesisin çevresel etkilerini minimize ederken operasyonel performansını da güçlendiriyor.

2030 yılına gelindiğinde yüzde 50 karbon nötr olma hedefi bulunan tesis, bu hedefe 2022 yılında ulaştı. Aynı zamanda, elektrik tüketiminin de yüzde 25’ini güneş enerjisinden karşılayarak yılda yaklaşık 500 ton karbon salımının önüne geçiyor. Kalan elektrik tüketimini ise uluslararası geçerli yenilenebilir enerji sertifikaları ile tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

Madencilikten otomotive, inşaattan lojistiğe, demir çelikten enerjiye geniş bir endüstri yelpazesine hitap eden Shell&Turcas ürünleri, uluslararası pazarlarda tercih edilmeye devam ediyor. Güçlü üretim altyapısı, yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilirlik odaklı stratejileriyle, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hem de küresel pazarlardaki liderliğini sürdürmeyi hedefliyor.

Continue Reading

PETROL

Kırıkkale’de Kritik Zirve: Koç Holding ve Tüpraş Heyetinden Petrol-İş Sendikası’na Ziyaret!


Kırıkkale’nin en önemli endüstriyel paydaşları bir araya geldi. Türkiye’nin enerji devi Tüpraş ve Koç Holding yöneticileri, Petrol-İş Sendikası Kırıkkale Şubesi’ni ziyaret ederek çalışma hayatının güncel gündem maddelerini değerlendirdi.

Çalışma Hayatı ve Endüstriyel İlişkiler Masaya Yatırıldı

Kırıkkale’de faaliyetlerini sürdüren Petrol-İş Sendikası binasında gerçekleşen ziyarette, iş dünyası ve çalışan hakları odağında stratejik görüşmeler yapıldı. Görüşmenin temel eksenini; çalışma hayatındaki son gelişmeler, endüstriyel ilişkilerin sürdürülebilirliği ve karşılıklı fikir alışverişi oluşturdu.

Dev Katılım: Koç Holding ve Tüpraş Yöneticileri Kırıkkale’de

Ziyarete iş dünyasının deneyimli isimleri çıkarma yaptı. Görüşmede hazır bulunan isimler şunlar oldu:

  • Teoman Dayan – Koç Holding İnsan Kaynakları Koordinatörü

  • Bahattin Buğra Yağcı – TÜPRAŞ Sosyal İşler Müdürü
  • Burak Paçacı – Koç Holding Endüstri İlişkileri Yöneticisi

  • Görkem Ihlamur – Koç Holding Deneyim Tasarım Koordinatörü

  • Nurullah Özkan – TÜPRAŞ Endüstriyel İlişkiler Müdürü

  • Seval Erdoğan – TÜPRAŞ İnsan Kaynakları Müdürü

Petrol-İş Sendikası Kırıkkale Şube temsilcilerinin de katılım sağladığı görüşme, taraflar arasında samimi bir atmosferde geçti.

Karşılıklı Teşekkür ve İş Birliği Mesajı

Petrol-İş Sendikası Kırıkkale Şubesi tarafından yapılan resmi açıklamada, Koç Holding ve Tüpraş heyetinin nazik ziyaretlerinden duyulan memnuniyet dile getirildi. Sendika yetkilileri, bu tür ziyaretlerin iş barışı ve verimli çalışma ortamı için büyük önem taşıdığını vurguladı.

Continue Reading

PETROL

Petrol Ofisi Grubu ve Hicri Ercili Grup iş birliğinde inşa edilen ilk tanker “Wolf 1” suya indirildi


Petrol Ofisi Grubu için Hicri Ercili tarafından inşa edilen sıfır emisyonlu akaryakıt tankeri WOLF 1 Yalova’da düzenlenen törenle denize indirildi. Sektörde bir ilk olan ve Türkiye’nin sürdürülebilir denizcilik vizyonunda ülkemize uluslararası sularda rekabet avantajı sağlayacak olan WOLF 1 yüzde 100 Türk mühendisliği ürünü. WOLF 1 toplam dört adet akaryakıt ikmal gemisi projesinin ilk halkasını oluşturuyor.

Hicri Ercili Grup tarafından Petrol Ofisi Grubu için inşa edilen WOLF 1 adlı akaryakıt tankeri Yalova Altınova’daki tersanede düzenlenen törenle denize indirildi. Törene T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş ÜnüvarPetrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet AbbasoğluHicri Ercili Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ercili, yerel yönetim temsilcileri ve denizcilik ile enerji sektörünün önemli isimleri de katıldı. Sektörde bir ilk olarak sıfır emisyon prensibi doğrultusunda tasarlanan gemi, Türk denizciliğinin ulusal ve uluslararası sulardaki sürdürülebilir deniz taşımacılığı vizyonunun somut bir çıktısı olarak dikkat çekiyor.

Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Petrol Ofisi Grubu Mehmet Abbasoğlu: “Türkiye’nin deniz ticaret filosu dünyanın ilk 10’u arasında yer alıyor. Denizciliğin jeopolitik gündemdeki stratejik konumu ise enerjide tam bağımsız Türkiye hedefinde ve enerji geçişi ajandasında hayati rol oynuyor. Ne mutlu bize ki Petrol Ofisi Grubu olarak bu resme katkı sağlayabiliyoruz. Türk mühendislerinin emeğiyle tasarlanıp inşa edilen WOLF 1 barcımızı suya indirmek bizim için gurur kaynağı. Kızakta üç gemimiz daha inşa halinde. Sıfır emisyonlu akaryakıt ikmal tankerleri bölge ve dünya sularına örnek teşkil edecek. Hicri Ecrili ile bu projede yer almaktan gurur duyuyoruz. Bakanlığımızın temiz denizlerde güvenli, emniyetli ve sürdürülebilir denizcilik mottosu ışığında yürüttüğümüz bu öncü yatırımları daha da artırarak Türkiye yüzyılında katma değerli projelere imza atmaya devam edeceğiz. ” şeklinde konuştu.

Hicri Ercili Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ercili de “Deniz taşımacılığının çevreye daha duyarlı hale gelmesi artık bir tercih değil zorunluluk. Uluslararası gelişmeleri yakından takip ediyor; filomuzu çevre dostu, yenilikçi ve yüksek teknolojili gemilerle büyütmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz. Bu bağlamda Wolf 1 sadece yeni bir gemi değil aynı zamanda entegre üretim ve lojistik kabiliyetinin denizcilik alanındaki modern bir yansımasıdır.  Bu proje uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejimizin çok önemli bir adımıdır. Kendi sınıfında tek olarak inşa edilmiş alternatif yakıtların taşınmasında kullanılabilecek, sıfır emisyon özellikleriyle çevreye duyarlı denizciliği olarak çalışıp her iki kurum için de önemli bir değer ve prestij oluşturacağız. Projede emeği geçen tüm mühendislerimize, teknikerlerimize, tersane çalışanlarımıza, değerli paydaşlarımıza ve bizlere güvenen Petrol Ofisi Grubu CEO’su Sayın Mehmet Abbasoğlu ile kıymetli ekibine teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

Sınıfında Tek: Alternatif yakıt taşımacılığında referans proje

Petrol Ofisi Grubu için inşa edilecek toplam dört adet akaryakıt ikmal gemisi projesinin ilk halkasını oluşturan 1.750 DWT kapasiteli WOLF 1; alternatif yakıt taşımacılığına uygun altyapısı, tam otomasyonlu sistemleri ve yüksek tahliye kapasitesiyle operasyonel verimlilik ve çevresel duyarlılığı bir araya getiriyor. Sıfır emisyon yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen gemi, enerji lojistiğinde daha düşük çevresel etki ve daha yüksek operasyonel performans hedefleyen yeni nesil tanker konseptinin temsilcisi olarak konumlanıyor. WOLF 1’in denize inişi, Türk tersaneciliğinin mühendislik yetkinliği ile enerji sektörünün sürdürülebilirlik vizyonunu kesiştiren stratejik bir eşik olarak kayda geçti.

Continue Reading

En Çok Okunanlar