Connect with us

Yenilenebilir Enerji

Yeşil hidrojen geleceğin enerjisi olacak

Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda önemli yer tutan yeşil hidrojen geleceğin enerjisi olacak. Türkiye’yi yeşil dönüşümde üst sıraya taşıyacak hidrojen için YEO Teknoloji de çalışmalara başladı. YEO Teknoloji, yenilenebilir enerjiyle yeşil hidrojen üretmek üzere çözümler sunmak için çalışacak.

Daha temiz bir gelecek için Türkiye Ulusal Enerji Planı & Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası açıklandı. Buna göre Türkiye’de yeşil hidrojen geleceğin yakıtı olarak bu vizyonda önemli yer tutacak. 18 yıldır yenilenebilir enerji projeleri gerçekleştiren YEO Teknoloji de Türkiye’yi yeşil dönüşümde üst sıraya taşıyacak yeşil hidrojen için çalışmalara başladı. YEO Teknoloji, yenilenebilir enerjiyle yeşil hidrojen üretmek üzere çözümler sunmak için çalışacak.

Hedef 70 GW’lık enerji

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez geçtiğimiz gün açıkladığı Ulusal Enerji Planı’yla hidrojen enerjisinin önemine vurgu yaptı. Plana göre 2030 yılından başlayarak 2053 sonuna kadar hidrojenin doğalgaza karışım oranının yüzde 12’ye, sentetik metanın karışım oranının ise yüzde 30’a çıkarılması hedefleniyor.

Türkiye’de ilk defa doğalgaz ile yenilenebilir kaynaklardan elde edilen hidrojenin yüzde 20’ye kadar karıştırılarak şebeke ve iç tesisatlarda kullanılmasının testleri yapıldı ve başarıyla sonuçlandı. Ayrıca hidrojenin sanayide kullanımına yönelik çalışmalar da sürüyor. Türkiye’de hidrojen elektrolizör kurulu gücünün 2030 yılında 2 GW’a, 2035 yılında 5 GW’a ve 2053 yılında 70 GW’a çıkması planlanıyor.

18 yıldır Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinde sürdürülebilir enerji projeleri üreten YEO Teknoloji de hidrojen alanında çalışmalarını hızlandırdı. Güneş enerjisinden, rüzgar enerjisine, hidro enerjiden biyogaza kadar birçok farklı alanda teknoloji üreten YEO, Net Sıfır hedefine yaklaştıracak tüm projeleri hızlandırdı. Türkiye’de bu alanda çalışmalar yürüten YEO Teknoloji, Avrupa pazarı için de Almanya’da YEO Hidrojen isimli iştirakini kurdu.

Tolunay Yıldız

YEO Teknoloji CEO’su Tolunay Yıldız, hidrojenin geleceğin enerjisi olarak kabul edildiğini belirterek şöyle konuştu: “Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklı hidrojen enerjisinin desteklendiğini görmekten dolayı mutluluk duyuyoruz. Bu vizyonla biz de geçen yıl Almanya’da YEO Hidrojen isimli bir şirket kurduk. Hem Türkiye hem de Avrupa’da yeşil enerji kaynaklı hidrojen projeleri için çalışıyoruz. 3 kıtada 30’un üzerinde ülkede 225’ten fazla projeyle Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’da dünyanın her noktasına enerji ve endüstriyel çözümler ulaştırıyoruz. Emisyonların azaltılması ve dekarbonizasyon için yeşil hidrojeni destekleyeceğiz.”

Yeşil hidrojen nedir?

Hidrojen enerjisi, doğada bileşikler halinde bulunan hidrojenin dönüştürülmesiyle elde edilen enerji kaynağı olarak tanımlanıyor. Bu enerji kaynağı hidrojen atomlarının oksijen atomlarından ayrılmasıyla ortaya çıkıyor. Son dönemlerde hidrojen enerjisi Paris anlaşması kapsamındaki karbonsuzlaşma hedeflerini gerçekleştirmek için kullanılacak enerji alternatiflerinden biri olarak görülüyor. Hidrojen enerjisi farklı renklerle temsil edilen bir üretim sürecine sahip. Yani farklı enerji kaynaklarıyla hidrojen enerjisi üretilebiliyor. Bunlar; fosil yakıtlarla üretilen gri hidrojen, doğal gaz ile üretilen mavi hidrojen, henüz deneme aşamasında olan metanın termal parçalanması ile elde edilen turkuaz hidrojen ve yenilenebilir enerji ile elde edilen yeşil hidrojen olarak sınıflandırılıyor. Yeşil hidrojen, hem Paris İklim Anlaşması’nın taahhütlerini yerine getirmek için hem de dünyadaki enerji sorununun çözümü için bir fırsat olarak görülüyor. Bugün itibarıyla, tüketimi gerçekleşen 70 milyon ton hidrojen, fosil kaynaklardan elde ediliyor. 30 yıllık süre zarfında ise hidrojen üretiminin yeşil kaynaklardan üretileceği öngörülüyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüzgar Enerjisi

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay: “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri  Karbonsuz Geleceğin Anahtarı!”  

Yenilenebilir enerji sektörü; elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve kuantum bilgisayarlar gibi teknolojilerin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için büyüme hızını artırmak zorunda görünüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, uzun süredir elektrik enerjisi üretiminin merkezinde yenilenebilir kaynaklarının olduğunu belirterek, “Günümüzde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, tüm dünya için kritik bir hâle geldi. Yenilenebilir enerji teknolojilerini, iklim değişikliği etkilerinin geriye döndürülmesinde anahtar olarak görüyor, yatırımlarımıza Türkiye’nin her bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz.” dedi.

Enerji sektörü, özellikle küresel düzlemde karbonsuz elektrifikasyon ve sürdürülebilir enerji üretimi hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Fosil yakıtların yerini hızla yenilenebilir enerji kaynakları alırken, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji üretiminde tarım alanları ve doğal yaşam alanları arasındaki dengenin korunmasını gerektiriyor. Özellikle endüstriyel süreçlerde ve ulaştırmada kullanılan yeşil hidrojen, hidrokarbonların yerine geçecek önemli bir enerji taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Suyun verimli kullanımı ve atmosferin korunmasıyla doğrudan ilişkili olan elektroliz teknolojileri, tarımsal su ihtiyaçları başta olmak üzere artan enerji talebinin dikkate alınarak sürdürülebilir şekilde karşılanması ve karbon salımının doğal dengeye kavuşturulmasında kritik bir rol oynuyor. Yüzde yüz yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren Eksim Holding’e bağlı Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Teknoloji kullanımı çevresel etkileri minimize ediyor

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını belirterek, elektrifikasyonun hızlanması ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle temiz enerjiye geçişin kritik hale geldiğini vurguladı. Akbay, “Ekstrem hava olayları enerji üretim verimliliğini etkilerken, verimli tüketimi de yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Ekipman dayanıklılığının artması ve tasarımların aşırı iklim olaylarına göre gözden geçirilmesi, kesintisiz üretimi sağlamak için önemli. Yenilenebilir enerji teknolojilerini enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede anahtar olarak görüyor ve bu nedenle Türkiye genelinde temiz enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerin doğru yönetimi ve etik çerçevede kullanımı, enerji maliyetlerini kontrol etmek ve kaynakları verimli kullanmak açısından hayati önemde.” dedi

 

Yenilenebilir enerjide çığır açıcı teknolojiler

Yenilenebilir enerjide devrim yaratacak yeniliklere de değinen Akbay, “Hidrokarbon yakmanın bir süre daha devam etme zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenilir nükleer enerji teknolojileri ile enerji talebine cevap vermek, arz güvenliğini artıracak. Takip edilmesi elzem olan küçük modüler nükleer reaktörler gibi üretim kaynaklarının da hayatımıza girmesi için çalışılıyor. Aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjilerinden yararlanarak tüketim yerlerine yakın bölgelerde, elektrik üretecek dağıtık mikro şebekeler geliştiriliyor. Böylece hem iletim şebekesinin yükü bir miktar azaltılıyor hem de elektriğin yüksek taşıma maliyetinden tasarruf sağlanabiliyor.” dedi.  Yenilenebilir enerji üretimi artıklarından hidrojen ve saf su üretiminin gerçekleştirilebilmesi konusuna da değinen Akbay,  “Yüksek ısı enerjisi ihtiyacı için suyun kapalı çevrim kullanılacağı hidrojen-oksijen-su döngüsü sağlanırken, karbondioksit salımı tutularak yenilenebilir enerji desteği ile tekrar sentetik metana dönüşümü ardından saf su elde edilebiliyor. Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılması ve batarya depolama teknolojisi sayesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğunda anlık destek sağlanarak şebeke kalitesinin korunması, çığır açan teknolojiler arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

Enerjide sürdürülebilirliği, pil teknolojileri ve depolama çözümleri sağlıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarının düzensiz üretimi ve talebi karşılamak için sürekli olarak depolama teknolojileri geliştirildiğinin altını çizen Akbay,        “Pil teknolojileri ve diğer depolama çözümleri, tüketicilere ekonomik ve güvenilir elektrik sağlamanın yanı sıra enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğini de artıracak. Bu teknolojiler, enerji üretim tesislerinin üretim kapasitelerini ve verimliliğini optimize etmek, elektrik enerjisinin transferi ve ticareti ile sınırları aşan çözümler sunmak, arz-talep dengesini hassas bir şekilde yönetmek için önemli bir görev görüyor.” dedi.

Enerji altyapılarımıza son teknolojileri entegre ediyoruz

Elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve yapay zeka algoritmalarını çalıştıracak kuantum bilgisayarlarının enerji yönetiminde önemli araçlar olduğunu belirten Akbay, “Bu teknolojilerin etik çerçevede kullanılması, enerji verimliliğini artırırken doğal kaynakları korumamıza ve zamanımızı verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Eksim Enerji olarak, mevcut enerji altyapılarımızı gelişen teknolojilerle bütünleştirerek üretim ve tüketim verimliliğini artırmaya devam ediyoruz. Akıllı şebeke sistemleri, yapay zeka ve veri analitiği, enerji tüketim modellerini optimize ederek enerji tasarrufunu maksimize etmemizi sağlıyor. Yapay zeka ile enerji tesislerimizin projelendirme, yapım, üretim planlama ve bakım süreçlerinde kaynak-zaman yönetimini optimize ediyoruz. Böylece, enerji arz-talep dengesini doğru öngörebiliyor, tesislerimizin ömrünü uzatıyor ve kapasite kullanımını artırıyoruz.” dedi.

 

Continue Reading

Yenilenebilir Enerji

Haziran’da yenilenebilir enerjinin payı %50’yi geçti

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) verilerine göre Türkiye’nin 2024 Haziran ayı elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı %50’e ulaşırken, güneş enerjinin payı ise toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,38’sine ulaştı. Bu artış, Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilir kaynaklara yöneliminin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Anahtar Noktalar:

  • Yenilenebilir Enerji Payı: Haziran ayında toplam elektrik üretiminin %50,2’si yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.
  • Güneş Enerjisi: Toplam elektrik üretiminin yaklaşık %11,39 güneş enerjisinden elde edildi.
  • Jeotermal Enerji: Elektrik üretimindeki payı %2,71 olarak gerçekleşti.
  • Hidroelektrik Enerji: Elektrik üretiminin %22,95’ü hidroelektrik santrallerden sağlandı.
  • Rüzgar Enerjisi: Rüzgar enerjisinin payı %10,7 oldu.
  • Biyokütle: Biyokütlenin payı ise %2,47 oldu.
  • Termik Santraller: Elektrik üretiminin %49,8’i termik santrallerden sağlandı.
Continue Reading

Güneş Enerjisi

İBB, 2029 yılına kadar, belediye binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlamayı hedefliyor

İBB Tesislerinde Güneş Enerjisi Sistemi Yatırımları Tanıtım Toplantısı’nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, enerjinin Türkiye için çok kritik bir mesele olduğunu belirterek, güneş enerjisinden maksimum fayda sağlamayı ve yararlanmayı çok önemsediğine vurgu yaptı. 

Bu konuda seferber olduklarını ifade eden İmamoğlu, “Belediyemizin tesislerinin kullandığı enerjiyi, güneş enerji santrallerinden sağlamak için bir atılım yürüttüğümüzün de altını çizeyim. Hedefimiz; inşallah 2029 yılına kadar, belediyemiz binalarında enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlayacak seviyeye gelerek, yüzde 100 çevre dostu bir kurum, çevre dostu binalara sahip bir kurum haline gelmek. Bu sayede, yıllık 148 bin ton karbondioksit salınımını da engellemiş olacağız” dedi.

“GÜNEŞ ENERJİ SANTRALLERİNİN POTANSİYELİ, 2019’DAN BUGÜNE TAM 6 KAT ARTMIŞ DURUMDA”

“Bu hedef doğrultusunda bugün, belediyemizin Park Bahçeler Daire Başkanlığı ve İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapımı tamamlanan güneş enerjisi santrallerinin de bir nevi açılışını yapmış olacağız. Yani bütüncül bir toplantı, bir kavram bütünlüğü içinde bu sürece nasıl baktığımızı sizlere anlatan. Ama aynı zamanda bir açılışla da bunu süsleyen bir paylaşımı yapıyoruz bugün. İSKİ’nin yaptığı çalışmalarla da mevcut İkitelli İçme Suyu Arıtma Tesisleri Güneş Enerjisi Santrali’ne ilaveten; Büyükçekmece, Kağıthane ve Şile İçme Suyu Arıtma Tesisleriyle; Kartal, Esenyalı, Dudullu, Bahçelievler, Mahmutbey gibi pek çok içme suyu terfi merkezinde ve çeşitli İSKİ binalarında yenilenebilir enerji kaynakları projelerini hayata geçiriyoruz. Bu sayede, İSKİ bünyesindeki güneş enerji santrallerinin potansiyeli, 2019’dan bugüne, tam 6 kat artmış durumda. Bu çok önemli bir atılımdır. Güncel bedeliyle 275 milyon lirayı bulan bu 14 tane güneş enerji santrali, ciddi bir güç kapasitesine de sahip, 9400 kilovat. Aynı zamanda bu santraller, 6 bin 650 hanenin de yıllık enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşmış oluyor. Karbondioksit salınımını engellemiş oluyor. 138 bin ağacın doğaya kazandırılması anlamına geliyor. 4 bin 450 aracın trafikten çıkartılması anlamına geliyor.”

“PARK BAHÇELER, 60 TESİSİ TAMAMLADI”

“Bu yönüyle hareketimizin devam etmesini istiyorum. İSKİ kurumumuz, burada duracak değil. Genel Müdürümüzle de konuştuk. Bu atılım devam edecek. Özellikle Park Bahçeler Dairemiz bünyesinde, sadece 2 adet güneş santrali vardı 2019 yılında. Ama bu zaman dilimi içerisinde yaptığı yatırımla, 60 tesisin yapımını tamamlayarak, yani bulduğu her fırsatı değerlendirerek, ciddi bir yatırım yapmış bulunuyor. Bu anlamda kurulu bulundukları binalarda da yüzde 45’e yakın elektrik ihtiyacını karşılar halde. Özellikle Şile Spor Kompleksi, Tuzla Bahar Engelliler Merkezi, İBB Bakırköy ek hizmet binasından Cebeci Lojistik Merkezi’ne kadar, pek çok tesiste enerji santralleri yerini alıyor.”

“BİR MÜREKKEP VE BİR KALEM; İMZA ATACAK VE BİZ YOL YÜRÜYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Şile Kömürcüoda’da açmayı planladıkları çöp gazından enerji üretim tesisini yatırım planına alması çağrısını yineledi.

İmamoğlu, “Avrupa’nın bir başka büyük tesisini, en büyüklerinden birini yapmayla ilgili son aşamaya geldiğimizi ve uzun süredir yine Cumhurbaşkanlığı onayını, yatırım planına alınmasını beklediğimizin de altını çizmek istiyorum. Kendi kaynağından enerji üreten, 1,5 milyona yakın insanın yaşadığı bir kentin enerjisini verebilecek güce sahip bir tesisin yapılması adına, uzun süredir beklememizin tek sebebi; bir mürekkep ve bir kalem. İmza atacak ve biz yol yürüyeceğiz. Bu anlamda Şile Kömürcüoda’da açmak istediğimiz atık yakma tesisinin, bir an önce Cumhurbaşkanlığı Yatırım Planı’na alınması konusunda da çağrımızı yapıyoruz. Fırsat bulduğumuz her alanda ve her ortamda bunları hatırlatacağımızı, böylesi bir milli yatırımın, milli bir meselenin hangi saiklerle engellendiği hususunun da sorusunu sorarak, her konuşmamın içine bunu katacağımı buradan belirtmek isterim” dedi.

Continue Reading

En Çok Okunanlar